İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/841 E. 2025/373 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/841
- Karar No
- 2025/373
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/841 Esas KARAR NO : 2025/373 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında kargo taşıma sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme uyarınca müvekkile ait gönderilerin davalı şirket tarafından taşındığını, 2024 yılı içinde taşıması yapılan üç adet TV emtiasının ise taşıma sürecinde hasar gördüğünü, müvekkili şirketin oluşan zararının 84.398,00 TL olduğunu, zararın tazmini amacıyla karşı taraf ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, emtianın kargo taşımasına uygun şekilde orijinal ambalajları içinde ambalajlanarak sağlam olarak kargo taşımasına verildiğini, hasarın davalının taşıma kusuruna dayandığını, emtianın kurulumu sırasında emtiaların taşıma sürecinde aldığı darbelerden dolayı hasar gördüğü, kutuların ezik ve darbeli olduğu, TVlerin de kullanılamaz duruma olduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin müvekkili şirkete ait TV emtialarını birçok kez taşıdığını, bu taşımalarda darbe izine, ambalajlarda ezilme ve TV'lerde hasar oluşmadığını; dava konusu TV'lerin ise ekranlarının kırık, hasarlı ve kullanılamaz duruma geldiğini ileri sürerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 84.398,00 TL tazminatın 05.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre hasar durumunda taşıyıcıya 60 gün içinde talepte bulunulması gerektiği, gönderenin bu süre içinde talepte bulunmaması halinde hak talep edemeyeceğini, hasar gördüğü ileri sürülen kargoların irsaliyelerinin 22.01.2024, 22.01.2024 ve 31.01.2024 tarihleri olduğunu ve davacının süresi içinde yaptığı herhangi bir başvuru olmadığını, hasardan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, emtianın itirazı kayıt ileri sürülmeksizin alıcılar tarafından teslim alındığını, davacının taşıma sürecindeki darbelerden dolayı emtianın hasar gördüğü yolundaki iddialarını kabul etmediklerini, emtianın gönderen tarafından yetersiz ambalajlanmasından zarar oluştuğunu, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Taşıma sözleşmesi, ek protokoller, taşıma irsaliyesi, servis tutanakları, fatura suretleri, ticaret sicil kayıtları, arabuluculuk tutanakları ve bilirkişi raporu celp edilmiş, incelenmiştir. Dosya, Karayolu Taşımacılığı Alanında Uzman Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Taraflar arasındaki ihtilafın özünün; davacı ile davalı şirket arasındaki kargo taşıma çerçeve sözleşmesi gereği taşınan gönderilerden üç adet TV gönderisinin taşıma sürecinde hasar görüp görmediği, hasarın ambalaj hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının sorumluluk sınırından yararlanmasının mümkün olup olmadığı, tazminat miktarı ve faiz hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı; Dava konusu emtiaların Ocak 2024 ayı içinde alıcılarına telim edildiği anlaşılmakla 28.06.2024 tarihinde açılan huzurdaki davanın bir yıllık (TTK m.855) zamanaşımı süresi içinde açıldığı, dava konusu TV emtlalarının müşteri tarafından kolilerinden çıkarılarak kontrol edilmesinin mümkün olmaması ve kurulum servisleri tarafından kurulum amacıyla yapılan kontrollerden emtianın taşıma ve/veya depolama süreçlerinde hasar gördüğünün tespit edilmesi sebebiyle hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin değerlendirildiği; dava konusu emtianın orijinal ambalajında, uluslararası bir markanın TV ürünü olması, davalının taşımasından önceki taşımalarda da aynı ambalaj içinde taşınmış olması, ambalaj yeterliliğinden normal taşıma risklerine mukavemet olarak anlaşılması gerektiği gözetilerek hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklanmadığının değerlendirildiği; dava konusu taşımanın kargo taşıması olması ve kargo operasyonları gereği taşıdığı riskler gözetilerek davalının somut olaydaki sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğu ve dava konusu hasarlardan dolayı toplam sorumluluk sınırının (21.782,05+23.457,59+28.541,71)= 73.781,35 TL olarak hesaplandığı; TTK m.880/3 hükmüne uygun olarak emtiaların fatura değerleri üzerinden hesaplama yapıldığında davacının gerçek zararının (32.299,00+30.599,00+21.500,00)=84.398,00 TL olduğu, ancak gerçek zararının sorumluluk sınırının üzerinde olmasından dolayı davalının sorumluluk sınırı olan 73.781.35 TL tazminat ödemesi gerektiğinin değerlendirildiği (TTK m.880,882) Davacının ticari/avans faizi oranında faiz talebi 3095 sayılı Kanuna uygun olduğu, ancak dava tarihinden önce davalı şirketi temerrüde düşürdüğünün dava dosyasından tespit edilememesi nedeniyle talep ettiği gibi 05.02.2024 tarihinden itibaren değil dava tarihinden itibaren işletilmesinin yerinde olduğunun değerlendirildiği kanaat ve sonuçlarına varılmıştır ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında hasarlı şekilde teslim edilen emtiaların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 10/01/2023 tarihli taşıma sözleşmesi ve ek protokoller imzalanmıştır. Davalı taşıma sözleşmesi uyarınca davacıya ait gönderileri taşıyıp alıcılara teslim etmekle; davacı işbu taşıma hizmeti kapsamında sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelini ödemekle yükümlüdür. Akdi ilişkinin varlığı ve dava konusu taşımalara yönelik çekişme yoktur. Davacı, taşıma sırasında hasara uğrayan emtia (TV) için zararının tazmini talep etmektedir. Davalı, hasarın taşıma sırasında olmadığını, aksi kabulde ambalajlamanın yetersiz olduğunu ileri sürerek sorumluluğunun bulunmadığı savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, emtiaların hasara uğramasında davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK md 875 uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Ziya, hasar veya teslimdeki gecikme TTK'nın 878/1 hükmünde sayılan hallerden birine bağlanabiliyorsa veya TTK'nın 876/1 hükmünde; zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı; md 882'ye göre, gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde, 880 ve 881.maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu ve özel çekme hakkının, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki TCMB tarafından belirlenen değerine göre TL'ye çevrileceği hükümlerine yer verilmiştir. Ancak, TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı sınırlı sorumluluktan yararlanamaz. Mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli kabul edilen ve bu nedenle hükme esas alınan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere eşyanın taşıma sürecinde hasar gördüğünün TTK 889. maddesi hükmü uyarınca alıcı tarafından taşıyıcıya yapılacak hasar bildirimi ile tespit edileceği, alıcı tarafından hasar için bildirim yapılmaması halinde ispat külfetinin taşıyıcı lehine yer değiştireceği, dava konusu olayda taşınan emtiaların TV olması sebebiyle ilgili markanın yetkili servis hizmetleri tarafından orijinal kutusundan çıkartılarak kurulum yapılması gerektiği, bu bağlamda alıcının teslim anında kutuyu açması, emtiayı incelemesi vs.. mümkün olmadığından ihtirazı kayıt ileri sürmesinin mümkün olmadığı, nihayetinde yetkili servisin kurulum için emtianın paketlerden çıkartılması sonucunda yapılan kontrollerde TV'lerin hasara uğradığının tespit edildiği ve bu hususta servis tutanakları tutulduğu, o halde emtialardaki (TV) hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin belge, servis tutanağı, resimler vs..delillerle ispat edildiği, davalı taşıyıcının taşıma sürecinde meydana gelen zarardan TTK 875.maddesi uyarınca sorumlu olduğu, öte yandan davalı taşıyıcı yetersiz ambalajlanma sebebiyle sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de ambalaj yeterliliğinin olağan taşıma risklerine mukavemet etme olarak kabul edildiği, bunun dışında emtia üzerine ağırlık konulması, sert cisimle darbe uygulanması, düşürülmesi, atılması, sert ve kaba elleçlemelere vs... maruz bırakılması olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu emtiaların - TV'lerin taşıma sürecinin tamamında taşımaya uygun şekilde orijinal ambalajları ve kutuları içerisinde oldukları nazara alındığında hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklanmadığı, bilakis taşıma sürecinde hasarın meydana geldiği, bu suretle davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, TTK 882.maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun kural olarak sınırlı sorumluluk esasına dayalı olduğu, ancak TTK 886.maddesi uyarınca davalı taşıyıcının zarara kasten veya pervasızca bir davranışla sebebiyet verdiği ispat edildiği takdirde taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, somut olayda taşıma sürecinde meydana gelen hasarda taşıyıcının kasten veya pervasızca bir hareketi bulunmadığından sınırlı sorumluluk esasına göre tazminatın belirlenmesi gerektiği, bu çerçevede kırılarak tam hasara uğrayan ve artık kullanılması mümkün bulunmayan emtia - TV'ler için TTK 882. madde hükmü uyarınca yapılan hesaplamada sorumluluk sınırının isabetli olarak 73.781,35 TL olarak hesaplandığı, fazlaya ilişkin kısımdan davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında sorumlu olmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava kapsamında taşıma sözleşmesinden kaynaklanması, tarafların tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi sebebiyle davacının ticari reeskont faizi talep edebileceği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, ihtar çekilmemişse borçlunun takip yapılması veya dava açılması ile temerrüte düştüğü, davacı 05/02/2024 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiş ise de dava konusu taşıma için oluşan zarar bakımından davalı taşıyıcının belirtilen tarihte ya da dava tarihinden önce ihtar çekilerek temerrüte düşürüldüğünün ispat edilemediği, bu nedenle mahkememizce dava tarihinden itibaren faize hükmedilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1- 73.781,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 5.040,00 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.441,31 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.598,69 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 1.441,31 TL TL peşin harç, 270,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.211,31 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.052,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 10.616,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; a) 3.147,14 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) 452,86 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır