İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/524 E. 2024/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/524
Karar No
2024/821
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/524 Esas KARAR NO : 2024/821 DAVA : Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan şirkete özel denetçi tayin edilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müdürü olan ...'in %100 ortağı olduğu ...Ltd. Şti tarafından 19/11/2021 tarihinde kurulduğunu, şirketin kuruluşunda aksi karar alıncaya kadar müdür olarak ...'in seçildiğini, müvekkili şirketin 31/03/2022 tarihinde davalı şirkete %50 oranında ortak olduğunu, ancak şirketin yönetim yapısında herhangi bir değişiklik yapılmadığını, ...'in müdürlük sıfatını menfaatine aykırı şekilde kötüye kullandığını ve müvekkili şirketin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının haksız şekilde engellendiğini, müvekkili şirketin 17/01/2023 tarihli e-posta ile bilgi alma hakkını kullanmak istediğini ancak bu durumun ... tarafından engellendiğini, müvekkili şirketin keşide ettiği 20/02/2023 tarihli ihtarname ile davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların bilgi alma ve inceleme çerçevesinde 28/02/2023 tarihinde davalı şirket merkezinde hazır bulundurulması istenmiş ise de defter ve belgelerin hazır edilmediği, müvekkili şirketin keşide ettiği 21/03/2023 tarihli ihtarname ile defterlerin inceleme için hazır edilmesi ve başka konularda talep ve ihtarlarda bulunulduğunu, 18/04/2023 tarihli cevabi ihtarname ile detaylı bilgilerin genel kurulda aktarılacağının bildirildiğini, bu sürecin akabinde müvekkili şirket vekili 18/05/2023 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısından ayrı gün öncesinde inceleme için hazır edilmesi gereken kayıt ve belgeleri incelemek için 15/05/2023 ve 16/05/2023 tarihlerinde şirket merkezine gitmiş ise de kayıt ve belgeler hazır edilmediğinden herhangi bir inceleme yapılamadığını, davalı şirketin 18/05/2023 tarihinde yapılan 2021-2022 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 8. maddesinde şirketin finansalları ve ilişkili taraf işlemleri hakkında bilgi talep edilmiş ise de bu talebinin davalı şirket müdürü olan ... tarafından dikkate alınmayarak bilgi verilmediğini, genel kurul toplantısında müvekkili şirketin özel denetim yapılması talebinin 9.madde ile gündeme alındığını, ancak bu talebinin davalı şirket müdürü olan ...'in pay sahibi ve müdürü olduğu ... Ltd. Şti'nin olumsuz oyu neticesinde reddedildiğini, davalı şirket müdürü ...'in şirket kaynaklarını %100 hissedarı olduğu ...Şirketi, ...ŞTİ. şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını, bu konularda müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarının da sistematik bir şekilde engellendiğini, şirketin gelir ve gider ile uygunluklarının denetlenmesinin gerektiğini, davalı şirketin 2021 ve 2022 faaliyetler dönemlerindeki sonuç kısmında sayılan başlıklar başta olmak üzere ilişkili taraf işlemlerine ilişkin olarak özel denetçi atanmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK m.438-439 hükmünde öngörülen koşulların hiçbirinin gerçekleşmediğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiçbirinin yasanın ilgili maddelerinde sayılı şartları sağlamadığını, huzurdaki davanın müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davacının %100 ortağı olan ... Şirketinin müvekkilinin müşteri protföyüne ve ticari sırlarına ulaşmaya yönelik olarak açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, pay sahipliği hakkının kullanılmasının söz konusu olmadığını, pay sahibinin güncel bir menfaatinin bulunmadığını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının cevapsız bırakılmadığını, davacının bilgi alma ve inceleme taleplerinin yerine getirildiğini, yalnızca davacının müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren şirket ortağı olması nedeniyle ticari sır niteliğinde müşteri listesinin paylaşım dışı tutulduğunu, bu hususun TTK m.437/3 hükmü gereği bilgi verme kapsamı dışında kaldığının kabulünün zorunlu olduğunu, davacı tarafından şüpheli herhangi bir olgunun ortaya konmadığını, zarar hususunun yaklaşık ispat ile açıklanmadığını, özel denetçi atanması yoluyla hangi olguların araştırılması gerektiğinin ileri sürülmediğini, soyut ve genel ifadelerle özel denetçi talebinde bulunulduğunu, hukuka aykırı şekilde şirketin zarara uğratıldığına ilişkin hiçbir bilgi, belge ve somut iddia olmadığını, müvekkilinin vergi ya da başkaca kamu borcu olmadığını, şahsi menfaat sağladığı hususunda ikna edici hiçbir husus öne sürülmediğini beyan ve iddia ederek davacının TTK m.438 ve devamı maddelerindeki şartları sağlamayan davasının reddini savunmuştur. HMK m.320 gereği dosya üzerinden gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK m.438 ve m.439 hükümleri,somut koşul vakıalar ve somutlaştırılan deliller dikkate alındığında,davacının özel denetçi atanması talebinin kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının talebinin, özel denetçi atanmasına yönelik olduğu, HMK m.319 gereği dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile bağlı kalınarak inceleme yapılması gerektiği açıktır. 6102 sayılı TTK'nın m.437.hükmüne göre; "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir." 6102 sayılı TTK'nın m.438 hükmüne göre; "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. 6102 sayılı TTK'nın m.439 hükmüne göre; "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." Genel kurulun, özel denetim istemini reddetmiş olması karşısında, davacının mahkememizden özel denetçi atanması talebinin kabulünün gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Yeterli pay sahibi olan azınlık durumundaki davacının, yetkili ve görevli mahkemede ve süresi içinde davasını açtığı,bu haliyle genel dava şartlarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçe içeriği ve özellikle dava dilekçesinde belirtilen "TTK m.438 hükmünde yer alan şartların varlığının belgeye dayalı olarak dosyadan ve yerinde incelemelerden anlaşılır olup olmadığı, TTK m.438 maddesindeki şartların gerçekleşmiş olduğu hususlarının davacılar vekili tarafından tam ve açık şekilde somutlaştırıldığının anlaşılması sonrası, davacılar vekilinin kanun veya esas sözleşmenin ihlal edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılması, bu durumun muhasebesel, finansal ve işletmesel anlamda itibar edilebilir kayıt ve belgelerden anlaşılıp olup olmadığı, ne şekilde anlaşıldığı veya anlaşılmadığı, bu çerçevede davacıların özel denetçi atanması taleplerinin kabulü için şartların oluşup oluşmadığı hususlarının irdelenmesi" açısından bilirkişi incelemesine dair ara karar oluşturulmuştur. Mahkememizce atanan bilirkişi kurulu 09/09/2022 tarihli raporunda "davalı şirket ile ...,... Şirketi ve ... şirketi başta olmak üzere ... ile ilişkili diğer şirketler arasındaki borç alacak ilişkilerinin, faturalaşmaların ve bu nitelikteki ilişkili taraf işlemlerinin incelenmesi ve piyasaya uygunluğunun denetlenmesi talebi yönünden; davalı şirketin şirket müdürü olan ..., şirketin sermayesinin yarısına sahip olan ... Şirketi ve yurt dışında mukim olan... şirketi ile olan ilişki hacimlerinin toplam hacimlere kıyasla normal gözüktüğü ve davacı tarafından ilişkili taraf işlemlerinin gerçeği yansıtmadığını ve şüpheli olduğunu ispata yarar herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı hep birlikte göz önünde bulundurularak davacının ileri sürdüğü gibi şirketin ilişkili kişi işlemlerinin özel denetime tabi tutulmasını gerektiren şüpheli bir işlemin varlığından söz etmenin mümkün bulunmadığını, davalı şirkete ait vergi ve SGK borçlarının güncel durumlarının incelenmesi ve denetlenmesi talebi yönünden; 2021 yılında ilk işe başladığı 19/11/2021 tarihi ile 31/12/2021 tarihi arasındaki dönemde detayları aşağıda gösterildiği şekilde 104.053,56 TL vergi borcu ve 2.850,00 TL sigorta primi borcu tahakkuk ettirildiği, vergi borcunun 268,31 TL'lik kısmının ödendiği ve 101.203,56 TL'lik kısmının ödenmediği, sigorta prim borcunun ise hiç ödenmediği hesap ve tespit edildiğini, şirketin 2022 yılında kamu borçlarının büyük bir kısmını ödediği, yılsonunda tahakkuk eden bir kısım kamu borçlarının vadelerinin gelmediği ve Ülkemizde komu borçları ile ilgili sıklıkla af çıktığı ve şirketlerin genelde bu aflardan yararlanıp borçlarını yapılandırarak ödemeyi tercih ettiği hususları hep birlikte göz önünde bulundurularak davacının ileri sürdüğü gibi şirket tarafından kamu borçlarının ödenmemesi gibi bir durumun varlığından söz etmenin mümkün bulunmadığını, davalı şirketin vadesi geçmiş olmasına rağmen tahsil edilmeyen alacaklarının ve muhataplarının belirlenmesi ve buna ilişkin alınan hukuki aksiyonların incelenmesi ve denetlenmesi talebi yönünden; şirketin en son olarak 31/12/2022 tarihi itibariyle detayları aşağıda gösterildiği şekilde mal ya da hizmet sattığı müşterilerinden 330.571,28 TL tutarında, ortaklarından 280.558,29 TL tutarında ve sipariş avanslarından dolayı 363.911,01 TL tutarında alacağının bulunduğu hesap ve tespit edildiğini, şirketin 2022 yılı içerisinde alacaklarının çok büyük bir kısmını tahsil ettiği, geriye kalan yani tahsil edilmemiş olan alacakların oransal ve miktarsal olarak maktul sayılabilecek ölçüde alacak olduğu, şirketin 19/11/2021 tarihinde kurulmuş olması sebebiyle alacakların tahsilinde sorun yaşanmasının ticari hayatın olağan akışının gereği ve günümüz ekonomik şartlarında normal sayılabileceği hususları hep birlikte göz önünde bulundurularak davacının ileri sürdüğü gibi şirket tarafından kamu borçlarının ödenmemesi gibi bir durumun varlığından söz etmenin mümkün bulunmadığını, 2021-2022 faaliyet dönemlerinde özellikle şirket ile ..., ...dahil bu tür ilişkili taraf işlemlerinin miktar/fatura ve sair detayları ile şirketin banka hesaplarına yapılan ödemelerin şirkete kesilen faturalarla karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve denetlenmesi talebi yönünden; davalı şirketin şirket müdürü olan ..., şirketin sermayesinin yarısına sahip olan ... Şirketi ve yurt dışında mukim olan... şirketi ile olan ilişki hacimlerinin toplam hacimlere kıyasla mahkul gözüktüğü, bunun aksini gösterir bir bağımsız denetim raporu bulunmadığı ve davacı tarafından ilişkili taraf işlemlerinin gerçeği yansıtmadığını ve şüpheli olduğunu ispata yarar herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı hep birlikte göz önünde bulundurularak davacının ileri sürdüğü gibi şirketin ilişkili kişi işlemlerinin özel denetime tabi tutulmasını gerektiren şüpheli bir işlemin varlığından söz etmenin mümkün bulunmadığını, davalı şirketin gelir ve giderlerinin ve ticari ilişkilerinin piyasaya uygunluğunun incelenmesi ve denetlenmesi talebi yönünden; şirketin 2021-2022 yıllarında gelir ve gider kalemlerinin tek düzen hesap planına uygun olarak sınıflandırıldığı, gelir ve gider kayıtlarının tek düzen hesap planı ile muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak yapıldığı, gelir ve gider tablosunun finansal raporlama standartlarına uygun olarak hazırlandığını, yine yukarıda da ifade edildiği üzere tüm gelir ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ve de piyasaya uygun olup olmadığının tespiti özel denetim ile değil ancak ve ancak faaliyet denetimi ve uygunluk denetimi gibi bağımsız denetim ile mümkün olduğunu, gelir ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığını gösteren şirkete ait herhangi bir bağımsız denetim raporu bulunmadığı gibi davacı tarafından dosyaya gelir ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığını ispata yarar herhangi bir kayıt ve belge de sunulmadığını, buna göre şirket gelir ve giderlerinin gerçeği yansıtmadığı ve piyasaya uygun olmadığına dair herhangi bir tespit yapılamadığından bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirildiğini, rapor içerisinde ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle davalı şirketin 18/05/2023 tarihinde gerçekleştirilen 2021 ve 2022 yıllarına ait genel kurul öncesinde davacının 17/01/2023 tarihli e-posta ve 20/02/2023 tarihli ve 21/03/2023 tarihli ihtarnameler ile bilgi talep ettiği, 18/05/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda faaliyet raporu ise finansal tabloların görüşülmesi esnasında bilgi istediği ve özel denetim talebini reddedilmesi sebebiyle özel denetçi atanmasının talep ettiği dava dilekçesinin sonuç kısmında belirttiği konular ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri ile davacının dosyaya sunduğu kayıt ve belgelere göre özel denetçi atanması koşullarının oluştuğu yönünde herhangi bir tespit yapılamadığından özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı," şeklinde görüş bildirmişlerdir. Öncelikle belirtmek gerekir ki talebin kabulü açısından bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması, belirli olayların aydınlatılmasının talep edilmiş olması, pay sahibinin belirli oranda sermaye sahibi olması, özel denetimle ilgili GK’nın kabul veya ret kararı olması, genel kurulun talebi reddetmesi halinde davanın üç ay içerisinde açılmış olması, pay sahibi haklarının kullanılması için gerekli olması, belirli bazı olayların açığa kavuşturulması, davacının, kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle şirketi veya sahiplerini zarara uğrattığını inandırıcı şekilde ortaya koyması gerekmektedir. (Aslan KAYA, Özel Denetim İsteme Hakkının Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı İle İlişkisi, BATIDER, 2015, S.1, Sayfa 61) Somut olayda özel denetçi atanması talebi açısından asgari pay oranı koşulunun sağlandığı, davanın üç aylık süre içinde açıldığı, davacının bilgi talebinde bulunduğu, bir kısım bilgiler verilmiş ise de özel denetim talebinin reddolunduğu açıktır. Doktrinde de kabul olunduğu üzere özel denetçi atanması talebi ikinci nitelikte bir hak durumunda olup belirli olayların aydınlatılması ihtiyacının tespit olunması gerekmektedir. Davacı şirket, özel denetçi atanmasını talep etmekle birlikte bu iddiasını doktrinde de kabul olunduğu üzere yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Esasen talebin niteliği gereği tam ispatın gerçekleşmesini beklemek de mümkün değildir. Ancak alınan bilirkişi kurulu raporu içeriği dahi gözetildiğinde davacı pay sahibinin, özel denetçi atanmasına esas kıldığı vakıalar nedeniyle pay sahipliği haklarının kullanabilmesi için gerekli olduğu noktasında yaklaşık ispatın oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacının iddiaları önem arz etse de bu iddiaların basit iddia veya muhtemel iddia düzeyinde ortaya konulmuş olması ve bu düzeyde ispatlanmış olması yeterli kabul olunamaz. Kaldı ki davacının özel denetçi atanması talebine esas olan vakıalar genel olarak incelendiğinde şirketin ticari defter ve kayıtlarının, bilançolarının, kâra dair hesapları ve diğer şirket kayıtlarının muhasebesel, işletmesel açıdan incelenmesi bu aşamada gerekli ve yeterlidir. Bilirkişi kurulunca muhasebesel ve işletmesel açıdan yapılan araştırmaya rağmen ise davacı lehine yaklaşık ispat durumunun ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce atanan bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu rapor içeriği inceleme konularını ele alan, gerekçeli ve denetime elverişli nitelik taşımaktadır. Davacı vekilinin rapora itirazı var ise de söz konusu rapora itibar etmeye engel bir itirazın varlığı ise mevcut dosya kapsamına göre tespit edilememiştir. TTKm.439/f.2 hükmü çerçevesinde özel denetim talebine esas olan usuli şartlar yerine gelmiş olsa da davacının talebine konu hususların özel denetçi atanmasını bu aşamada gerektirmediği, mali müşavir bilirkişilerin yer aldığı bilirkişi kurulu raporu ile anlaşılmaktadır. İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da, ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir... Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64). Bu şartlarda sonuç olarak davacı şirketin, davalı aleyhine hüküm oluşturulmasına yol açabilecek şekilde somutlaştırabildiği vakıa ve delil bulunmadığı, davalı aleyhine hüküm oluşturulamayacağı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının özel denetçi atanması talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacının özel denetçi atanması talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsup edilerek bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan gider ve delil avansının harcanmayan kısmının iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olarak ve oy birliği ile karar verildi. 25/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/524, K. 2024/821, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-524-e-2024-821-k-007892e2b175