İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/813 E. 2025/783 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/813
Karar No
2025/783
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/813 Esas KARAR NO :2025/783 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/11/2025 KARAR TARİHİ:14/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/09/2025 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ticari minibüs plakası olması nedeniyle araçtan mahrum kaldığı her gün ticari kazancında eksilme meydana geldiğini, müvekkilinin aracının onarımında kaldığı gün sayısınca aracını kullanamadığını, hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişi tarafından onarım gün sayısı ve günlük kazanç bedelinin tespiti ile haksız fiil sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin davalıdan tanziminin gerektiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracındaki hasarın onarımı için eksper atanmasını beklemek, eksper ataması sonrası onarım onayı, onaydan sonra parça temini gibi işlemlere başlandığını, bu işlemlerin dahi en kısa 3 gün sürdüğünü ve bu bekleme süresinde dahi kişilerin araçlarını kullanamadığını, aracın mahrumiyet bedeli hesaplanırken bu bürokrasi diye nitelendirilebilecek günlerin de hesaba katılmasının gerektiğini, zira bu kaza olmasaydı müvekkilinin bu beklemesine sebebiyet veren işlemlere maruz kalmayacağını, müvekkilinin aracı ile ticari taksi hizmeti vermekte olduğunu, geçimini bu şekilde sağladığını, müvekkilinin aracının yaklaşık 10 gün serviste kaldığını ve onarımının tamamlandığını, müvekkilinin günlük kazancının ortalama 5.000,00-TL olduğundan bilirkişilerin bu rakamları baz alarak araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmasını talep ettiklerini, davalının haksız fiilin faili olduğunu, oluşan trafik kazasında tam kusurlu olduğunu, aracın işleteninin ise diğer davalı ... olduğunu, borçlar kanunu 49. Vd hükümleri uyarınca, kusurlu fiili sonucu kazaya sebep olan ve bunun sonucunda ortaya çıkan tazminattan davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, tarafların ticari araç plakası sahibi olması nedeniyle, öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, tarafların anlaşamaması sonucu işbu davanın ikame edildiğini, taraflar arasındaki araç mahrumiyet bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 sayılı HMK 107. md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını, belirlenecek miktar kadar arttıracaklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ; 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Sigorta A.ş'ye müzekkere yazılarak 19/09/2025 tarihli kazaya ilişkin ... plakaya ait sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin okunaklı onaylı suretinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın, kaza, hasar, tazminat bilgilerinin ve TRAMER kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İ...Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Tarafların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ...Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Tarafların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Tarafların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ...Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Tarafların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... müzekkere yazılarak Tarafların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/813, K. 2025/783, T. 14.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-813-e-2025-783-k-dfb580e98b2e