İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/774 E. 2025/3 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/774
Karar No
2025/3
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/774 Esas KARAR NO :2025/3 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:31/01/2024 KARAR TARİHİ:02/01/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davaya ilişkin dava dosyasının .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas .... karar sayılı 07/11/2024 tarihli Görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi olunduğu, Mahkememizin 2024/774 esas sayılı numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmakla, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin işletmeciliğinde olan Köprü ve otoyollardan davalı olduğu ...'a ait ..., plakalı araçlarla 18.12.2019-24.02.2023 tarihleri arasında ücret ödemeksizin geçişler yapılmış olduğunu, araçların ihlalli geçişinden dolayı müvekkilinin alacaklı olduğunu, davalıya icra takibi yapıldığını, davalının borca faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, dolayısıyla alacaklarının tahsili için dava açtıklarını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, isteklerinde yasa değişikliklerine dikkat edildiğini, bu gerekçe ile davalı-borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkili olunan şirketin talep ettiği asıl alacağın içinde yer alan gecikme cezaları 7144 Sayılı Kanun'un 18. maddesi ile 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30. Maddesinin 5. Fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmiş olduğunu, bu nedenle harca esas 3.652,43 TL bedelli itirazın iptali davasını açtıklarını, davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçludan tahsil edilerek müvekkiline verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerin zaman aşımına uğradığını, itirazın iptali davalarının dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlı olduğunu, itirazın iptali davasının itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğunu, davanın takibe bağlılığı, alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, somut olayda ise, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinde talep edilen alacağın, hangi alacağa ilişkin olduğunun belirtilmediğini, davaya konu icra dosyasında da alacağa dayanak herhangi bir ek evrak bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kural olarak, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü, diğer bir menfaatin sağlandığını, ispat yükünün bu hususları iddia eden konumundaki faturayı düzenleyip gönderen taraf üzerinde olduğunu, dolayısıyla işbu davada ispat yükünün davacı kurumda olduğunu, davacının haklılığını somut deliller ile ispat edemediğini, itirazın iptali davası için usulüne uygun olarak başlatıldığını ve borçlunun itirazı ile durmuş bir ilamsız icra takibinin varlığının dava şartı olduğunu, ayrıca HMK M.6'ya göre borçlunun takip tarihindeki yerleşim yerindeki icra daireleri dolayısıyla icra takibinin müvekkilinin yerleşim yeri olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin yerleşim yerinin Kahramankazan/... olduğunu bu sebeple başvurulan icra dairesinin yetkisiz olduğunu, izah edilen tüm bu sebepler ve yargıtay emsal kararları doğrultusunda davacının taraflarına yönlendirmiş olduğu işbu haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... 'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi, istenmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi, istenmiştir. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dosyası, .... Tüketici Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi olmuştur. Tüketici Mahkemesince dava konusu üç araç için açılan davada ... plakalı araç yönünden, aracın ticari araç olması gerekçesiyle, davayı tefrik ederek görevsizlik kararı vermiştir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Dava konusu alacak hizmet sözleşmesine dayanmakta olup mutlak ticari davalardan değildir. Dolayısıyla ticaret mahkemelerinin görevli olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerekir. Dava konusu aracın ticari nitelikte olması ticaret mahkemelerinin görevinin belirlenmesinde ölçüt değildir. Çünkü Ticaret Kanunumuz nispi ticari davaları belirlerken tarafların tacir olmasını aramıştır. Davalının tacir olup olmadığı hususunda mahkememizce yapılan araştırma sonucu, davalının potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Vergi dairesinin müzekkere cevabında davalının şirket ortaklıkları olduğu belirtilmiştir. Davalının şirket ortağı olması tek başına onun tacir olduğu anlamına gelmez. Zira şirketin hukuki kişiliği ortakların şahsından bağımsız olup, tacir sıfatı da şirkete aittir. Gerçek kişi ortak, tacir olsa bile taraf olduğu hukuki işlemlerin ikili bir ayrım yapılarak incelenmesi gerekir. Bu kapsamda gerçek kişi tacirlerin hem adi işlem sahalarının hem de ticari işlem sahalarının bulunduğu kabul edilmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre eldeki dosyanın incelenmesinde ... plakalı aracın ticari nitelikte olmasının mahkememizi görevli kılmayacağı, davalının tacir olmadığı, davalının şirket ortaklığının bulunmasının onun tacir olduğu anlamına gelmediği ve davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı kanaatiyle mahkememizin görevsizliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/01/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/774, K. 2025/3, T. 02.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-774-e-2025-3-k-a9e8985af1c5