İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/364 E. 2024/793 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/364
Karar No
2024/793
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/364 Esas KARAR NO :2024/793 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2024 KARAR TARİHİ:30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..."nun işletmesinin davacı şirket tarafından yürütülmekte olduğunu, Davalı-Borçlu ...'a ait ... plakalı araçlar ile 09.03.2023-26.05.2023 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiği, ancak d: rafından davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı Şirketçe; Davalı-Borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 12.11.2023 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğunu, Davalı-Borçluya ödeme emrinin 20.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Ancak Davalı-Borçlu, “borcun tamamına, faize, faiz oranına ve her türlü ferilerine” itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, Davalı-Borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, Davalı-Borçlunun Borcun Tamamına Yönelik İtirazları Asılsız olduğunu, Davalı-borçlunun kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı- şirketin sorumlu tutmaya çalışması kabul edilemez nitelikte olduğunu, Davalı-borçlunun kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı-alacaklı şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, Davalı-Borçluya ait ... plakalı araçlarca, işletme hakkı Davar Alacaklı Şirket'e ait Otoyoldan 09.03.2023-26.05.2023 tarihleri arasında ( Ç.... vb. istasyonlardan) ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmış olduğunu, Davalı-borçluya ait araçların otoyolu kullandığı anlarda HGS/OGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS/OGS hesabını müsait tutmanın davalı-borçlunun sorumluluğunda olduğunu, Ayrıca Davacı-Alacaklı Şirketçe, Davalı-borçluya ait plakalara tanımlı HGS hesabına ilişkin provizyon sorgusu kontrolünün yapılmış olduğunu ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun “İptal Ürün/Tanımlı Olmayan Ürün” sonucu ile döndüğü anlaşıldığını, hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının OGS/HGS etiketinden geçiş ücretinin çekilemediği ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ve bu geçiş için ceza bedeli borçları tahakkuk ettirildiğini, yapılacak olan hesaplamayla da görüleceği üzere davacı Şirketin kanuna uygun olarak ihlalli geçiş ücreti tahakkuk ettirerek cezai yaptırım uygulamış olduğunu, Ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemler, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün — Hizmetleri Hakkında Kanun'a uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, 6001 Sayılı Kanun'un 30. maddesinin 7. fıkrasında “geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.” Hükmünün düzenlendiği, bu kapsamda araç sahiplerine, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı sunulduğu, Söz konusu düzenlemeler kapsamında Davacı-Alacaklı Şirket tarafından, geçiş yapan araçlara ait OGS veya HGS hesaplarından geçiş ücreti tahsil edilmektedir. OGS veya HGS cihaz ve hesaplarının uygun olmaması halinde araç sahipleri, ihlalli geçiş tarihinden başlayarak on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebildikleri, belirtilen süre içinde ücreti ödemeyenler hakkında ise kanunun açık hükmü uyarınca ücretin dört katı tutarında ceza uygulandığı, Davacı-Alacaklı Şirketin söz konusu cezayı uygulamamasının kanuna aykırılık teşkil edeceğinden bu konuda Davacı-Alacaklı Şirket'e bir sorumluluk yüklenmesi hukuka aykırı olacağını, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiklerini, Davalı-borçlunun icra takibine konu faize , faiz oranına, borcun tüm ferilerine (kdv alacağına) yönelik itirazları da mesnetsiz olduğu, Davalı-borçlu; mesleği'ticari işi gereği ücretli otoyolu kullanmakta olup, araçlar ticari amaçla kullanıldığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. Maddesinde Ticari İş; “Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller” olarak tanımlandığı, Davalı-Borçlu hakkında ... Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükte olan ticari faiz oranı- değişen oranlarda ve faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü hakkımız saklı tutularak talepte bulunulduğunu, Söz konusu yasa maddesi gereğince; arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden istenebildiği, Ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı, 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi hükmüne göre değişken bir özellik taşıdığı, İİK MD.67/2 uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluşmuş olup, davalı- borçlu aleyhine alacak ile birlikte en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bahse konu davada, Davacı-Alacaklı Müvekkil şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyadan olan alacağı; takip tarihi itibariyle takip talebinde 8.725,22-TL olarak belirlendiğini, bu tutarın 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30.maddesinin 5. Fıkrası gereği geçiş ücretinin 4 katı oranında artırılarak ve 15 günlük ödeme süresinin bitiminden itibaren faiz ve KDV işletilerek belirlendiğini, Dolayısıyla takibe konu alacağın likit olduğu ve Davalı-Borçlunun kötü niyetli olarak ve takip sürecini sürüncemede bırakmak maksadı ile takibe itiraz ettiğini, bu durumda itirazın iptali ile takibin devamı yanında Davalı-Borçlu aleyhine en az %20 tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları Ana Kontrol Merkezi Başmühendisi Birimi'ne müzekkere yazılarak dava tarihi ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun bildirilmesi istenilmiştir. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ihlalli geçişe konu araçların aktif - pasif mülkiyet kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir. PTT'ye müzekkere yazılarak dava konusu geçiş tarihi ve 15 gün sonrasındaki HGS kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir. 08/11/2024 tarihinde Tazminat Hesapları Uzmanı vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmıştır. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş alacağına dayalı icra takip dosyasında itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir. İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Somut olayda davacı, davalının maliki olduğu ... plakalı araçlar ile 09/03/2023 – 26/05/2023 tarihleri arasında ücret ödemeden geçiş yaptığını ve alacağın tahsili için başlatılan takipte davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın TBK md. 89 uyarınca yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gözetilerek, Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı “Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden” şeklindeki ilamı uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir. Tarafların belirttiği deliller toplanmış, dava dilekçesi, tensip zaptı, ara kararlar ve bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş ve beyanda bulunmaları için yasaya uygun olarak süre verilmiştir. Davalı tarafın tacir olması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu, ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen araçların davalı tarafa ait olduğu anlaşılmıştır. Geçiş tarihlerini kapsayacak şekilde geçiş sistemlerinde arıza bulunmadığı görülmüş ve araçların HGS kayıtları araştırılmıştır. 08/11/2024 tarihli usulüne uygun olarak hazırlanan ve denetime elverişli bilirkişi raporunda ,,,plakalı aracın geçiş ücretlerinin ödendiği, ancak diğer iki aracın belirtilen tarihlerde 11 kez ihlalli geçiş yaptığı, bu geçişler sebebiyle 896,00 TL geçiş ücreti ve 3.584,00 TL ceza bedeli alacağı doğduğu hesaplanmıştır. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler gözetilerek davalının maliki olduğu ,,, ve ,,, plakalı araçlar ile davacının işlettiği otoyoldan 11 kez ücret ödemeden geçiş yaptığı ve takip talebinde belirtilen miktarda borçlu olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davalının itirazının yerinde olmadığı kanaati ile takipte yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. Davacı taraf davasını açarken takip çıkış miktarı üzerinden dava değerini gösterip harç yatırması gerekirken, dava tarihi itibariyle kapak hesabına göre dava değerini belirterek fazla talepte bulunmuştur. Bu sebeple takipteki itirazın tamamının iptaline karar verilmesine rağmen davanın kısmen kabul kısmen reddine dair hüküm kurulmuştur. Alacağın likit olması sebebiyle takip miktarının %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine; -.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafın yaptığı itirazın iptaline; takibin 4.480,00 TL asıl alacak, 432,30 TL işlemiş faiz ve 86,46 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 4.998,76 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, -Davacı tarafın dava değerini takip çıkış miktarından fazla göstermesi sebebiyle fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-999,76 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.469,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.469,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.117,29-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.998,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak, 1.146,70 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 933,30 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/364, K. 2024/793, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-364-e-2024-793-k-1c52d61c128b