İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/151 E. 2024/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/151
- Karar No
- 2024/699
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/151 Esas KARAR NO : 2024/699 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketi le ile peyzaj ve otomatik sulama sistemi hizmeti konusunda ilk olarak 162.000-TL bedel üzerine anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın ise ödemesi gereken bedeli eksik şekilde ödediğini, müvekkilinin 31/05/2023, tarihinde davalı tarafa kestiği 162.000-TL bedelli fatura bulunduğunu, davalı tarafça müvekkiline 31/05/2023 tarihinde 60.000-TL, 09/06/2023 tarihinde 40.000-TL ve 16/06/2023 tarihinde 32.000-TL olacak şekilde toplamda 132.000-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın ödemesi gereken 30.000-TL'lik kısmı ödemediğini, müvekkilinin davalı tarafa 31/05/2023 tarihinde hizmet faturası kestiğini, davalı tarafın müvekkili tarafından kesilen faturayı 31/05/2023 tarihinde teslim aldığını, teslim aldığı gün zaten müvekkiline 60.000-TL'lik ilk ödemeyi de yaptığını, müvekkili tarafından yapılan hizmetler bir bütünlük teşkil ettiğini, bahse konu hizmetlerin tamamı eksiksiz ve hatasız bir şekilde yerine getirildiğini, yapılan işlem peyzaj ve otomatik sulama işlemi olduğu, sökülmesi ve iade edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın yapılan işin karşılığında anlaşılan bedelin tamamını ödemediğini, müvekkili tarafından kesilen faturayı ve ödemelere ilişkin ekran görüntülerine sunduklarını, davalı tarafça gönderilen paralar yönünden davalının banka hesaplarının bulunduğu bankalara müzekkere yazılarak bu durumun sorulmasını, davalı taraf ile müvekkili arasında yapılan anlaşma neticesinde otomatik sulama sistemi kurulduğu, mineralli elenmiş çim toprağı getirilmiş ve alana serildiğini, alanın ince tesfiyesi yapılarak rulo çime hazır hale getirildiğini, hazır rulo çim alana getirilmiş ve serildiği, serilen rulo çimin üzerinden silindir çekildiği, sistemin kurulacağı alanın tamamen çapalanması, temizlenmesi pisliğin atılması ve kaba tesfiyesi yapıldığını, dolayısıyla yapılan hizmetin büyük bir bölümünün işçilik oluşturduğunu, işçilik haricinde kalan kısmı ise iadesi mümkün olmayan malzemelerden oluşturulduğunu, İşçilik haricinde kalan kısmı ise iadesi mümkün olmayan malzemeler oluşturduğu, müvekkilinin üzerine düşenleri kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı taraf ise yapılan iş karşılığında ödemesi gereken ücretin bir kısmını ödemediğini, müvekkilinin davalı taraf ile defalarca görüştüğünü, yapılan bu görüşmelerde davalı taraf ödemeyi eksik kalan kısmın ödemesini yapacağını söylemiş ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı ile defalarca sözlü ve yazılı şekilde iletişim kuran müvekkilinin bir türlü alacağını tahsil edemediğini, davalının müvekkilini sürekli olarak oyaladığını ve ödemeyi yapmadığını, müvekkili ve davalı arasında gerçekleşen konuşmaları da mahkemeye sunacaklarını, bahse konu konuşmalar incelendiğinde davalı tarafın kötü niyetli şekilde hareket ettiğini, ayrıca bahse konu ödenmeyen kısım ile ilgili mahkeme huzurunda tanıklarının dinlenmesini istediklerini, davalı hakkında .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 09/11/2023 tarihinde başlatmış olduğumuz takibe itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine başlamış olan takibin durdurulduğunu, davalı taraf itiraz dilekçesinde müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığını ve bahse konu takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalı borcu olmadığını beyan etmesine rağmen dilekçe ekinde sunulan belgeler ve dinlenilecek olan tanıkların beyanları ile davalı şirketin müvekkiline olan borcunun açıkça ortaya çıkacağını, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, başlatmış oldukları icra takibinin devamına, takip konusu asıl alacağın davalının kötü niyetinin yoğunluğu da göz önünde bulundurularak azami miktarda %20' sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının .... İcra Dairesi 2023/... esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatmış ve icra takibindeki alacağın dayanağı olarak '' 31.05.2023 tarihli peyzaj ve otomatik sulama sistemi hizmet faturasından kaynaklanan ödenmeyen borç 30.000,00 TL '' yazdığını, itirazın iptali davalarında alacaklı taraf icra takibinde belirttiği alacağın dayanağını bağlı olduğunu, iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı taraf, müvekkiline ait ... İlçesi sınırları içinde bulunan gayrımenkulün otomatik sulama ve peyzaj işlerini üstlendiğini, bunun sonucunda davacı taraf müvekkiline, işe başlamadan iş bedelinin toplamı kadar 31.05.2023 tarihli kdv dahil 162.000 tl miktarlı faturayı kestiğini, fatura içeriği incelendiği takdirde, ''peyzaj ve otomatik sulama sistemi bedeli'' yazıldığını, faturanın baştan kesilmesi işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, fatura sadece iş bedelinde ve işin niteliğinde anlaşma delili olduğu, davacı taraf borcun bakiyesinin ödenmediğini etmiş oysa ayıplı işten dolayı kendilerine iade faturası gönderilmiş ve iade faturamıza itiraz etmediklerini, davacı taraf öncelikle bu hususta açıklama yapmak zorunda olduğunu, davacı taraf, kanunen yüklenici olarak kabul edildiği için, işi düzgün bir şekilde iş sahibine teslim ettiğininin ispat külfeti de kendisi üzerinde olduğu iade faturasını kabul etmeleri tek başına işi bitirip teslim etmediklerini, sözleşmeye uygun olarak yapmadıklarının delili olduğu, tüm bu açıklanan sebepler ile, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, davacının % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi. ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin mahkememizin 14/03/2024 tarihli ara kararı ile, Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır