İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/541 E. 2024/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/541
Karar No
2024/954
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/541 Esas KARAR NO : 2024/954 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 31/07/2022 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... plakalı 2016 model ... aracı davalı firmadan hasarsız kaydı ile satın almış, 01.02.2018 tarihinde ise dava dışı ... ... hasarsız olarak sattığını, aracın satışından uzunca bir dönem geçtikten sonra dava dışı ... ... aracı bir başka kişiye satmak istediğinde ise aracı satın almak isteyen kişi tramer sorgusu yaptırdığında araç kaydında 14.05.2017 tarihinde davalı ... A.Ş.'de iken çarpma sonucunda hasarlandığı ve 18.014.00TL hasar kaydı bulunduğu ortaya çıktığını, yani davalının mülkiyetinde iken oluşan hasar sonradan kayıtlara işlenilmiş, bu durumda davalı tarafından gizlendiğini, dava dışı ... ... vekili aracılığıyla müvekkiline ihtarname göndererek değer kaybını talep ettiğini, söz konusu ihtarnameye davalı da eklenerek cevap verilmiş ve 3. Kişinin talepleri ve mağduriyeti giderilmesi davalıya bildirildiğini, davalı buna rağmen söz konusu mağduriyeti gidermediğini, 3. Kişi tarafından müvekkili hakkında ... Tüketici Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının davası mahkemece kabul edilerek kabul kararı sonrasında .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında icraya verildiğini ve müvekkili tarafından söz konusu borcun ödenmek durumunda kalındığını, müvekkili tarafından ödeme yapıldıktan sonra davalı hakkında ödeme yapmış olunan miktar ile ilgili olarak .... İcra Müdürlüğünün 2022/ ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye aracın hasarlı olması sebebiyle ödenen bedelin gizli ayıp hükümleri kapsamında davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalı firmadan hasarsız kaydı ile ... plakalı 2016 model ... aracı satın aldığını, 01.02.2018 tarihinde ise dava dışı ... ...'a hasarsız olarak sattığını, dava dışı tüketici tarafından yapılan tramer sorgusunda da hasarın çıkmadığını, aracın satışından uzunca bir dönem geçtikten sonra dava dışı ... ... 'ın aracı bir başka kişiye satmak istediğinde yapılan tramer sorgusunda ise araç, 14.05.2017 tarihinde davalı ... A.Ş.'de iken çarpma sonucunda hasarlandığı ve 18.014.00 TL hasar kaydı bulunduğu ortaya çıktığını, bu kaydın davalı tarafından gizlendiğini, davacı hakkında ... Tüketici Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve mahkemesince verilen kararın .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu, davacı tarafça icra dosyasında borcun ödendiğini, bu borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından 18.557,56 TL üzerinden başlatılmış olan takibe davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Dosya arasına celp edilmiş olan ... Tüketici Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ... ..., davalılarının ise ... ... ( ... ) ve ... ... (... Otomotiv) olduğu, yapılan yargılama sonucunda "Dava; davacı tarafından davalılardan ... ...'dan alınan aracın ayıplı olduğu iddiası ile açılan ayıp oranında bedel indirimi ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı ile davalılardan ... ... arasında dava konusu aracın satımına dair noterde satım sözleşmesinin imzalandığı, ... plaka sayılı aracın 01.02.2018 tarihinde davalı ... ... tarafından davacıya 50.250,00 TL bedelle satıldığı, eldeki davanın davalı ... ... yönünden malın ayıplı olduğu iddiasına, davalı ... ... yönünden ise aracın satın alınması sırasında bu davalı tarafından düzenlenen ekspertiz hizmetinin ayıplı olduğu iddiasına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. ... Mahkememizce celp edilen tramer kayıtları ile dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere dava konusu aracın kayıtlarında 14.05.2017 tarihli çarpma nedenli hasar kaydının yer aldığı, söz konusu hasarın davalı satıcı ... ... tarafından aracın satımı anında davacıya bildirildiği hususunun iddia ve ispat edilemediği, bu nedenle davalı satıcının söz konusu ayıptan dolayı sorumlu olduğu, davacının aracın alımı sırasında tramer sorgusu yapma zorunluluğunun bulunmadığı gibi hasarın aracın davalı ... ...'un uhdesinde olmadığı dönemde gerçekleşmiş olmasının da bu davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve davalı ... ...'un ayıp oranında satım bedelinin indirilmesi yönündeki talepten sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı ... ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 11.050,00 TL nin 1.000,00 TL sinin dava kalanının ıslah tarihi olan 04/03/2021 tarihinden (kısmi dava olması nazara alınarak) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, her ne kadar dava dilekçesinde davacının aracı alıp satarken uğradığı zararın denkleştirici adalet ilkeleri gereğince tazmini istenilmiş ise de bu yönde talepte bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davalı ... ... yönünden fazla istem reddedilmiştir. Davalı ... ... yönünden ise bu davalının düzenlemiş olduğu ekspertiz raporunda açıkça aracın pert ve hasar kaydına bakılmadığının raporda yazılı olduğu, bu hususun davacının bilgisinde olduğu, bu nedenle bu davalının sunduğu ekspertiz incelemesinin ayıplı olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından davalı ... ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçesi ile hüküm tesis edilmiş olduğu, işbu hüküm sebebiyle .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından toplam 15.381,40 TL üzerinden takibe girişildiği, işbu dosyanın davacısı ... ... tarafından 08/02/2022 tarihinde yapılan kapak hesabına göre 18.557,56 TL ödeme yapılarak aynı tarihte icra dosyasının infaz ile kapatılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması sebebiyle öncelikle TTK m.23 hükmünün göz önünde bulundurulması gerekmekte olup bu kapsamda "Ticari satış ve mal değişimi" başlığını taşıyan 23. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. ... c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca tacirler arasındaki satımlarda dahi TBK hükümlerine atıf yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nın 219 ve davamı maddelerinde Ayıptan sorumluluk düzenlenmiştir. Buna göre; 219. Maddenin "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." 222. Maddenin "(1)Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. (2) Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." 223. Maddenin "(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " 225. Maddenin "(1)Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. (2)Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olay bir bütün olarak incelendiğinde; davacının davaya konu aracı 16.01.2018 tarihinde davalıdan 46.750,00 TL bedel ile satın almış olduğu, akabinde 01.02.2018 tarihinde 50.250,00 TL bedel ile dava dışı ... ...'ya satmış olduğu, ... Tüketici Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda 01.02.2018 tarihi itibariyle aracın hasarlı hali ile gerçek değerinin 39.200,00 TL olduğu, davacı tarafça bu bedelden daha yüksek bir fiyata davalı taraftan satın alınmış olduğu, her ne kadar uhdelerinde aracın hasarsız olarak satın alındığına ilişkin bir belge bulunmadığı beyan edilerek mahkememize ibraz edilememiş ise de dava dışı tüketici tarafından davacı aleyhine açılmış olan davadan önce davacıya gönderilen ihtarname kapsamında davacının düzenlemiş olduğu cevabi ihtarname ile davalı ... A.Ş.'ye durumun ihbar edildiği, cevap dilekçesi ile de ihbar talebinde bulunulmuş ise de mahkemece bu talebin kabulü ya da reddine yönelik olarak herhangi bir karar tesis edilmediği, dosya evrakları incelendiğinde işbu dosyanın davalısına ihbara ilişkin gönderilmiş olan herhangi bir tebliğ mazbatasının bulunmadığı, davaya konu aracın 25.10.2016 tarihi ile 16.01.2018 tarihleri arasında davalı uhdesinde bulunduğu 14.05.2017 tarihinde hasarın gerçekleşmiş olduğu hususunun davacı tarafından bilindiği hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı, her ne kadar davacı taraf da bu işi meslek edinen kişilerden ise de TBK m.225 hükmü uyarınca davalının sorumlu olduğu, sorumluluğun ortadan kalktığını gösterir herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın davalının tarafı olmayan, ihbar edilmeyen dosyada yapılan yargılama neticesinde belirlenmiş olduğu, bu hali ile alacağın davalı açısından likit olduğundan bahsedilemeyeceği kanaatine varılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 1-Davalının ... İcra Müdürlüğünün 2022/ ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, 3-Alınması gerekli olan 1.269,03-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 224,37-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.044,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 316,57-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 34,50-TL olmak üzere toplam: 351,07-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 18.577,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/541, K. 2024/954, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-541-e-2024-954-k-e8da084b1db6