İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/269 E. 2025/244 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/269
Karar No
2025/244
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/269 Esas KARAR NO:2025/244 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/06/2022 İSTANBUL 17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVADA : DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/02/2024 KARAR TARİHİ:16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu taşıma hizmeti sebebiyle cari hesap ilişkisine dayanan borcun davalı tarafından kabul edildiğini ve mutabakatnamenin imzalandığını, takibe konu borcun davalı tarafından açıkça inkar edildiğini, davacı şirket tarafından hiçbir şekilde sorumlu olunmamasına rağmen, fiili taşıyanlar ile yürütülen ticari ilişki çerçevesinde demuraj bedellerinin ödemek zorunda kalındığını, bu yolla davacı şirketin zarara uğratıldığını, davalı tarafından davacı şirketçe tanzim ve tebliğ edilen faturalara hiçbir şekilde itirazın edilmediğini, ek olarak cari hesap ilişkisi soncu ortaya çıkan toplam borcun bizzat davalı tarafından ikrar edilerek imzalı kaşeli mutabakat formunun gönderildiğini, davacı tarafça deniz ticareti taşınmasından kaynakla navlun ve demaruj alacağına dayalı .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya nezdinde başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz sebebiyle .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine Davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yanın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, davalı yanın sorumlu olduğu demuraj bedeli yönünden davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali ve alacak taleplerinin aynı davada talep edilmesinin mümkün olmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin yalnızca itirazın iptali davasına ilişkin olduğunu, demuraj bedeli için zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalının uyuşmazlıkta taşıtan fiili veya akdi taşıyan değil taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, bu nedenle navlun ve demuraj talepleri bakımından pasif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacı ve davalı arasında kurulan sözleşme komisyon sözleşmesi olduğunu, davalının sıfatı taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, davaya konu olan hukuki ilişkide davalının davacı ile taşıma işlerini organize etmesi hususunda anlaştığını, davacının TTK bağlamında ara komisyoncusu olarak fiili taşımayı üstlenen 3.Taraflarla taşımayı organize ettiğini, davalının navlun bedellerinden sorumluluğu kabul edilemeyeceğini, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye uyguladığı ambargo nedeniyle mücbir sebep hali oluştuğunu, bu nedenle demuraj işlemediğini, davacının demuraj talepleri bakımından hiçbir şekilde sorumlu olmadığını bir bedeli ödemesi davalı açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını, davalı taşıtan sıfatını haiz olmadığını, demuraj bedellerinden sorumluluğu kabul edilemeyeceğini, davalının taşıtan olduğu bir an için kabul edilse dahi talep edilen demuraj bedeli kabul edilemez nitelikte olduğunu, mevcut durumda söz konusu olan konteyner demurajının niteliği tazminat olup zarar miktarının ispatı gerektiğini, davalı aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın itiraz ve alacak davasının birlikte açılması, alacak talebine ilişkin arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi ve davanın yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni ile reddini, aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddini, Sayın Mahkeme tarafından işin esasına girilmesi halinde izah edilen sebeplerle haksız davanın reddini, kötü niyetli açılan işbu takip nedeni ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir Dava; Navlun alacağının tahsiline ilişkin icra takibe itirazın iptali ve fiili taşıyana ödenen demuraj (konteyner bekleme) ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Dosyadaki uyuşmazlık noktaları davalının yetki ve husumet itirazının yerinde olup olmadığı, davacının davalıdan tahsili gereken navlun alacağının bulunup bulunmadığı, davalının fiili taşıyana ödenen konteyner bekleme ücretinden sorumlu tutulup tutulamayacağı ile istenebilecek navlun ve demuraj alacağın miktarı hususlarında toplanmaktadır. Birleşen dava ise başka bir taşımadan kaynaklı demuraj alacağına ilişkindir. Davacı ...Ş. tarafından davalı borçlu ... aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla 16.04.2021 tarihinde başlatılan İcra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri ile toplam bedeli 36.770,00 USD olan fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durdurulduğu, takibe itiraz ile davanın İİK'nın 67. Maddesi gereğince süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı cevap süresi içinde müvekkilinin ticaret siciline kayıtlı adresine göre HMK'nın 6. Maddesine dayanarak mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ise de, alacak taşıma sözleşmesi ve faturaya dayandığından yetki itirazının HMK 10.maddesi delaletiyle TBK 89.maddesine göre reddine karar verilmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi heyetinden alınan 29/11/2023 tarihli Bilirkişi raporunda; Davacı ...'in dava konusu taşımalara ilişkin olarak navlun faturası düzenlemiş olması karşısında, dava konusu taşımalar bakımından akdi taşıyan sıfatını haiz olduğunu, davalının adına düzenlenen navlun faturalarına itiraz etmemesi, davacı ile arasındaki taşıma ilişkisini inkar etmemesi, yalnızca komisyoncu sıfatıyla hareket ettiğini savunması karşısında, komisyonculuk sözleşmesinin gönderenle kurulduğunu, bu sözleşmenin ifası amacıyla akdedilen navlun sözleşmesinde komisyoncunun taşıtan sıfatını haiz olacağı dikkate alınarak, dava konusu taşımalar bakımından davalının taşıtan sıfatını haiz olduğunu, bu sıfatla dava konusu navlun sözleşmeleri uyarınca ödenmesi gereken, dosyada mevcut faturalar konusu navlunun borçlusu olduğunu, konteynerlerin gönderilenlere teslim edilip edilmediğini, gönderilenlerin teslimi talep edip etmediği konteynerlerin fiili taşıyana ne zaman iade ex dosya içeriğinden belirlenemediğinden demuraj hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığını, aynı nedenle konteyner demurajının davalı taşıtandan talep edilip edilemeyeceğinin de tespit edilemediğini zira eğer dava konusu taşımalarda gönderilen eşyanın teslimini talep etti ise, konteyner demurajı ücretinin gönderilenden talep edilmesi gerekeceğini, eğer gönderilen eşyanın teslimini talep etmedi ise ancak bu takdirde konteyner demurajı ücretinin taşıtandan istenebileceğini dosyadaki belgeler çerçevesinde davalının mücbir sebep iddiası konusunda bir değerlendirme yapılamayacağına ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2025 tarihli Ek Raporda özetle; İlk raporda davalının taşıyıcı/taşıyan olduğu değil, davacı ... ile kurulan navlun sözleşmesinin taşıtanı olduğu sonucuna varılmış olduğundan, davalı vekilinin “raporda müvekkilin taşıyıcı olarak kabul edilmesi” itirazına yönelik bir değerlendirme yapılmadığını, zira ilk raporda davacı ...'in dava konusu taşımalara ilişkin olarak navlun faturası düzenlemiş olması karşısında, dava konusu taşımalar bakımından akdi taşıyan sıfatını haiz olduğunu, davalının ise dava konusu taşımalar bakımından taşıtan sıfatını haiz olduğu kanaatine ulaşıldığını, davacı vekili, “bilirkişi heyetinin hiçbir surette savunmalarda yer verilmemiş bir hususta inceleme yapmasının kabul edilemez olduğu” itirazında bulunmuş ise de,10.05.2023 tarihli ara kararı ile; fiili taşıyana ödenen demuraj ücretinin davalıya rücu edilip edilemeyeceği hususunda inceleme yapmak üzere görevlendirildiğinden bu yönde inceleme yapılmış olduğunu davacı vekilinin “rapordaki ilgili değerlendirmelerin dikkate alınmaması” talebi bakımından takdirin münhasıran Mahkeme'ye ait olduğunu, konteyner eğer TTK m. 1174/1 hükmüne göre tevdi edilirse, yani eşyayı kabul eden gönderilen, sonradan eşyayı teslim almaz ise, gönderilenle birlikte taşıtanın da taşıyana karşı söz konusu giderlerden dolayı borç altında bulunacağını, açıklanan nedenlerle, dava konusu konteynerler gönderilene teslim edilmiş ise, TTK m. 1205/1 uyarınca konteyner demurajının davalı taşıtandan talep edilemeyeceğini, ordino, yük teslim talimat formu ve benzeri bir belge dosyaya sunulmadığından konteynerlerin gönderilene teslim edilip edilmediğinin belirlenemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce seçilen muhasip bilirkişi marifetiyle davalının Ticari Defterlerinin incelenmesiyle tanzim edilen 29/10/2024 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davalı ...'nın 2020 yılında eski işletme defterine karşılık gelen “defter beyan sistemi” usulüne göre kayıtlarının tutulmuş olduğu, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin 2021 yılında bilanço esasına göre defter tutmaya başlayan davalı ...'nın ticari defterlerinde açık cari hesap şeklinde izlendiği, bukayıtlar üzerinde yapılan incelemelerde davacı ...Ş.'den hizmet aldığına dair; 14.08.2020 tarihli ... nolu ve 11.815,99 TL bedelli, 21.08.2020 tarihli ... nolu ve 22.547,53 TL bedelli, 28.08.2020 tarihli ... nolu ve 8.219,50 TL bedelli, 07.09.2020 tarihli ... nolu ve 593,06 TL bedelli, 14.09.2020 tarihli ... nolu ve 19.342,96 TL bedelli, 15.09.2020 tarihli ... nolu ve 7.655,62 TL bedelli, 18.09.2020 tarihli ... nolu ve 188,80 TL bedelli, 21.09.2020 tarihli ... nolu ve 19.740,13 TL bedelli, 21.09.2020 tarihli ... nolu ve 11.678,32 TL bedelli, 02.10.2020 tarihli ... nolu ve 8.848,79 TL bedelli, 05.10.2020 tarihli ... nolu ve 28.596,56 TL bedelli, 09.10.2020 tarihli ... nolu ve 157,86 TL bedelli, 09.10.2020 tarihli ... nolu ve 17.364,82 TL bedelli, 21.10.2020 tarihli ... nolu ve 12.129,19 TL bedelli, 23.10.2020 tarihli ... nolu ve 1.560,50 TL bedelli, 30.10.2020 tarihli ... nolu ve 292,36 TL bedelli, 02.11.2020 tarihli ... nolu ve 20.272,01 TL bedelli, 11.11.2020 tarihli ... nolu ve 100.312,04 TL bedelli, 16.11.2020 tarihli ... nolu ve 11.139,36 TL bedelli, 16.11.2020 tarihli ... nolu ve 15.488,29 TL bedelli, 18.11.2020 tarihli ... nolu ve 47.132,34 TL bedelli, 21.12.2020 tarihli ... nolu ve 53.059,62 TL bedelli, faturaların (22 adet) gider olarak kayıtlı olduğu, davacı ...Ş.'ye hizmet verdiğine dai 21.08.2020 tarihli ... nolu ve 22.547,53 TL bedelli, 02.09.2020 tarihli ... nolu ve 8.219,50 TL bedelli, 07.09.2020 tarihli ... nolu ve 1.050,20 TL bedelli, 07.09.2020 tarihli ... nolu ve 1.026,60 TL bedelli, 07.09.2020 tarihli ... nolu ve 525,10 TL bedelli, 07.09.2020 tarihli ... nolu ve 525,10 TL bedelli,30.09.2020 tarihli ... nolu ve 829,54 TL bedelli,07.10.2020 tarihli ... nolu ve 513,30 TL bedelli,01.11.2020 tarihli ... nolu ve 472,00 TL bedelli,02.11.2020 tarihli ... nolu ve 472,00 TL bedelli,15.11.2020 tarihli ... nolu ve 400,00 TL bedelli,19.11.2020 tarihli ... nolu ve 15.488,29 TL bedelli,31.12.2020 tarihli ... nolu ve 400,00 TL bedelli, faturaların (13 adet) gelir olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, eski işletme defterine karşılık gelen defter beyan sistemine sadece gelir ve gider faturaları kaydedilmekte olup, faturaların bedellerinin ödenip ödenmediği bu kayıtlardan tespit edilemediğinden (cari hesap oluşturulmadığından) eski işletme defterine karşılık gelen defter beyan sistemindeki kayıtlardan taraflar arasındaki borç alacak bakiyesi hususunda tespit yapabilmek mümkün olmadığı, 2020 yılı defter beyanı (işletme defteri) ve 2022 yılı ticari defterleri dışında davalı ...'nın Mali müşavirinin bürosunda mevcut bilgisayar kayıtlarından 2021 ve 2022 yıllarında davacı ...Ş. ile olan alışverişin muavin defter kayıtları (cari hesap hareketleri) de temin edilmiş olup, 31.12.2021 ve 31.12.2022 tarihleri itibariyle davalı ...'nın davacı ...Ş.'ne 58.097,76 TL borçlu olarak göründüğü hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan belgeler, tarafların ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ...'in davalı adına navlun faturası düzenlemiş olması karşısında, dava konusu taşımalar bakımından TTK'nun 921 maddesi gereğince taşıyanın hak ve yükümlülüklerini haiz olduğu, fiili taşımanın dava dışı taşıma şirketleri tarafından yerine getirildiği, ifa edilen taşıma hizmeti nedeniyle davalının davacıya karşı navlunun borçlusu olduğu, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... T. Nolu dosyası ile davalının 2020 ve 2022 yıllarına ait yasal defter kayıtları üzerinde yapılan mali incelemeler sonucu tanzim edilen 29.10.2024 tarihli bilirkişi raporuyla, davalının davacıya takip tarihi itibarıyla 58.097,76 TL. alacaklı gözüktüğü, davalının 2020 yılı işletme defteri kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 22 adet toplam 418.135,65 TL.'lik faturaların tamamının davalı defter kayıtlarında “gider” kaydı oluşturulmuş olduğunun tespit edildiği, söz konusu faturaların davacı yasal defter kayıtlarında davalı hesabına borç kaydının yapmış olduğu, buna göre iş bu faturalar yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, yine davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 13 adet toplam toplam 52.789,97 TL'lik “ iade” faturaların tamamının davalı defter kayıtlarında “gelir” kaydının oluşturulmuş olduğu, söz konusu tüm faturaların davacı defter kayıtlarında davalı hesabına alacak kaydedildiği iş bu faturalar yönünden uyuşmazlık olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından TL/USD/EURO cinsinden tanzim edilen fatura toplamının 418.135,6 TL, davalı tarafından tanzim edilen iade faturaları toplam tutarının 52.789,97 TL, davacı kayıtlarında yer alan davalı ödemelerinin 65.679,97 TL olduğu, neticede davacının davalıdan olan bakiye navlun alacağının 299.845,71 TL, USD cinsinden karşılığının ise 36.770,00 USD olduğu, davacının asıl dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinde bu alacağının tahsilini talep etmekle takibe itirazın haksız olduğu kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında Asıl davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline, 36.770,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit olduğundan, takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.( Bunun yanıda Asıl davaya konu demuraj alacağıyla ilgili talebin bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, Birleşen davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir.) HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Asıl davanın icra takibi yönünden KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazının İPTALİNE, 36.770,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, -Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 59.405,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, -Asıl davaya konu demuraj alacağıyla ilgili talebin bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, 2-Birleşen davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, 3-Karar harcı olan 41.297,58 TL'den peşin alınan 33.420,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.876,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (33.512,92 TL ilk harç 940,25 TL posta ücreti ve 45.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 79.453,17 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 94.684,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/269, K. 2025/244, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-269-e-2025-244-k-ead7a3b65aa6