İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/89 E. 2022/309 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/89
- Karar No
- 2022/309
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2021/89 KARAR NO : 2022/309 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2021 KARAR TARİHİ : 24/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının uluslararası taşımada taşıyan acentesi olduğunu, acentelik ilişkisi taşıyanla kendi arasında olduğunu, elde edeceği kazancın gelir veya komisyon gibi unsurların müvekkili-taşıyan ile arasındaki anlaşmaya dayandığını, taşıyanın taşımak için teslim aldığı emtiayı, varma yerinde alıcısına müvekkiline teslim edene kadarki sürecin tamamının taşıma süreci ve navlun karşılığı ifa edildiğini, bu süreçte acente kullanmasıznz şube veya temsilcilerden yararlanmasıznz taşıyanın ticari kararı ve uygulaması olduğunu, davalı ile müvekkili arasında akdi bir ilişki olmadığını, müvekkilinin tek borcunun navlunun ödenmesini temin olduğunu, bunun dışında ancak zorunlu/gerekli masraflar ödeme yükümlülüğünün olduğunu, TTK'nın 1196. madde 1. fıkrasına göre taşıyan navlun dışında pey akçesi prim, bahşiş ve benzeri bir ad altında başkaca bir istemde bulunamayacağının denildiğini, davalının haksız bir şekilde ilave gelir yaratmak amacıyla standart dışı dayanaksız masraf iddiası ile ödemeler talep ettiğini, dava konusu olayda müvekkilinin Çin menşeli Dalıan firmasından 20.03.2020 tarihli ... Ltd. şirketinin düzenlediği fatura ile toplam 36.000,00 USD bedelli öğütücü makine satın aldığını, ithalata konu emtiaların ... numaralı konşimento ile Dalıan limanından yüklendiğini, İstanbul Limanına dava dışı fiili taşıyan ... S.A. şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını, Türkiye'de yerleşik acente olarak davalının ifa yardımcısı-doğrudan temsilci olarak yer aldığını, konşimentoda kayıt düşüldüğü üzere malların Freight Prepaıd navlun ücreti olarak ve CY/FO taşıma taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini, taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, ithalata konu emtiaların İstanbul Ambarlı Limanına vardığında davalı tarafından müvekkiline varış bildirimi yapıldığını, varış bildiriminde emtiaların tesliminin ... Geçici Depolama'dan yapılacağını, davalıdan tahliye ve terminal hizmetleri, ithalat liman hizmeti gibi faturalandırılan ücretler emtiaların tesliminden önce peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifa edildiğini, faturaya 11.08.2020 tarihinde itiraz edildiğini, davalı tarafından fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından bu bedellerin daha yüksek maliyete katlanılmak ve malın beklemesi gecikmesinden zararı engellemek amacıyla ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin ihtirazı kayıtla ödemek zorunda kaldığı fatura kalemlerinin müvekkilinin borcu olmayan ve ödemesi haksız talep edilen unsur olduğunu, müvekkilinin ithal ettiği emtia için kendisine veya belirtilen geçici depolama yerine teslim edilene kadar olan ödemeyi zaten yükün Çin'li ihracatçılarına tam olarak yaptığını, müvekkilinin davalı ile doğrudan bir ticari ilişkisi bulunmadığını, taşıyana karşıda müvekkilinin herhangi bir ödeme yükümlülüğünün olmadığını, davalının kendi adına veya davacı adına talep edebileceği bir navlun veya ek ödeme söz konusu olmadığını, ihtirazı kayıtla 13.07.2020 tarihinde ödeme yapılmış olduğu halde herhangi bir iade söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, davanın kabulünü, ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının kısmi iptalini, davalı tarafa %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinş talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından 21.04.2021 tarihinde verilen cevap dilekçesinde özetle; Satım sözleşmesinin şartlarının taşıma sözleşmesini ve taşıyanı bağlamayacağını, konşimento üzerinde CY diye bir kayıt olmadığını, dava konusu konşimentolar tahtında taşınan konteynerlerin zaten limandan dolu çıkış yapmış olduğunu, davacının taşıyan yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, TTK ve Deniz Ticaretine hakim teamüller açısından konşimento üzerinde ... yer aldığını, Free Out kaydı yükün gemiden çıkartılma masraflarının navluna dahil olmadığını ve bu masrafların ayrıca gönderilen tarafından ödeneceğini gösterdiğini, deniz ticaretinde kullanılan free out klozu boşaltma işleminin gönderilenin sorumluluğu altında olduğunu gösteren bir kayıt olduğunu, verilen navlun teklifinin konteynerlerin gemiye yükleme masrafını kapsamasına rağmen konteynerlerin gemiden tahliye masraflarını kapsamadığını açıklamak için kullanıldığını, bu nedenle dava konusu taşımalar bakımından konşimento da yer alan free out kayıtları uyarınca davacı gönderilene yükün gemiden çıkartılması ücretleri kesildiğini, konşimento kapsamında boşaltma işlemi konşimento üzerinde gönderilen olarak görünen davacı sorumluluğunda olduğunu, davacının dayandığı TTK md. 1196 uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça eşyanın gemiden çıkarılması ve kabul edilen konşimentoda boşaltmaya ilişkin masrafların davacı tarafça karşılanacağının açıkça belirtildiğini, TTK m. 1167 ile kanun koyucu ayrıca bir anlaşma yapılması halinde yükün gemiden çıkartılması masraflarının yük alıcısı tarafından ödeneceğini düzenlediğini, davaya konu konşimentoların arkasında bulunan tüm hükümler davacı tarafından kaşelenip imzalanarak kabul edildiğini, herhangi bir itirazı şerh düşülmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan ve ihtirazi kayıtla ödendiği belirtilen bedellerin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın kısmen iptali davası olup, uyuşmazlığın davacı adına düzenlenen takibe konu alacak kalemlerinden davacının sorumlu olup olmadığı, davalı tarafça bu bedellerin dava dışı kurum yada şirketlere ödenip ödenmediği ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti noktalarında toplanmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 13/08/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 21/08/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da İİK 67 maddesi gereğince 13/03/2021 tarihinde 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. 24/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bahse konu davacı-davalı delillerinin tetkiki ve tüm dosya muhteviyatının dikkatle incelenmesi neticesinde ve denizcilik piyasasındaki hakim teamül de nazarı dikkate alınmak sureti ile, TTK mad. 1203 tahtında, (122,50 USD) konteynerin gemiden tahliye ücreti, dokümantasyon ücreti, geçici kabul ücreti adı altındaki gümrüklü saha konteyner giriş çıkış ücreti, Terminal güvenlik hizmeti, ispatlaması şartı ile nezaret ücreti talep edebileceğini, Gümrüklü saha ekipman denetim ve kontrol ücretini boşaltma limanında gönderilen adına denetim ve survey yapılarak ödeme yapıldığının ispatlanması halinde talep edilebileceğini beyan etmişlerdir. Davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak CY/FO teslim kaydı ile ... numaralı konşimento tahtında taşınmasından dolayı emtiaların geçici depolama yerine bırakılmasına kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır. Dosyaya sunulan 10/08/2020 tarihli ... numaralı faturanın Tahliye ve Terminal Hizmetleri (250,00 USD) ve İthalat Liman Hizmeti (120,00 USD - 21,60 USD) açıklaması ile KDV dahil toplam 391,60 USD olarak düzenlendiği; ... 'a ait 13/07/2020 tarihli ödeme belgelerine göre de davacının bu bedelleri İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi adına tarafların taşımadaki rollerinin açıklanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan konşimento kayıtlarına göre davacının emtiların alıcısı olduğu, davalının ise konşimentoda "Boşaltma Limanı Acentesi" olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının gemi acentesi olduğu ve Charterer (kiracı) acentesi olarak atandığı açıklanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu halde davalının hem gemi hem de yük ile ilgili hizmetleri birlikte yerine getirmesi gerektiği buna göre davalı acentenin, - Bulundukları limanda veya bölgede ilgili geminin limana girişinden önce boğaz trafik kontrollerine, liman başkanlıklarına, sahil sağlık, emniyet teşkilatı, gümrük birimlerine geminin özellikleri, yükü, yanaşacağı timan hakkında bilgi verme, - Geminin limana gelmesinden sanra sağlık belgesinin temini, - Türk Limanlarına gelen her türlü gemi ve deniz oraçlarının yolcu, yük, bakım/onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliğinin sağlanması, - Yükleme ve boşaltma için fiman başkanlığına başvuruları yaparak, gerekli ücretleri yatırmak, - Kılavuz, römorkör talebinde bulunmak, - Geminin ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve yağ ikmalinin sağlanması , - Yük ilgiliterine gerekli bildirimlerde bulunarak boşaltma, istif, sayım kontrol, hizmetlerinde görev alacak kişileri temin etme ve hazır bulunmasını sağlamak, - Özel yetki verilmesi halinde “olaylar çizelgesi -statement of facts”, “zaman Çizelgesi -time sheet”, “konşimento- bili of lading” gibi belgelerin tanzim edilmesi, - Yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin bitiminden sonra geminin liman çıkışında gerekli iznin alınması - 6102 sayılı yasanın 112 maddesi uyarınca, Müvekkiline ait bir paranın gönderilmesi veya teslim edilmesinin zamanında sağlanması hizmetlerini vermesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. TTK 1203 maddesine göre "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." Davacı vekilince bu maddeden ve gerekçesinden yola çıkarak taşıtan olmayan gönderilen müvekkilinin 3. Kişi yararına sözleşme vasfını haiz olan navlun sözleşmesi ile borç altına sokulamayacağını savunmakta ve TTK 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında bir istemde bulunamayacağını savunmaktadır. Dosyaya sunulan konşiment kayıtları incelendiğinde eşyaları parsiyel yük olarak taşındığı ve konşimentoda CY/FO kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı hali ile CY bir teslim şekli olmayıp, Konteyner Sahası anlamına gelmektedir. Buna göre konşimentoda bulunan CY/FO kaydından, taşıyanın taşımaya ilişkin sorumluluğunun Konteyner sahasında başladığı ve geminin varma limanına ulaşması ile gemi üzerinde son bulduğu ve gemiden tahliye masraflarının gönderilene ait olduğu anlaşılmaktadır. Uygulamada ise gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. Buna göre dosya kapsamında uyuşmazlığın esasen uygulama karşısında TTK hükümlerinin tüm deniz taşıma operasyonlarına ilişkin süreçlere dair ayıntılı düzenleme içermemesinden kaynaklandığı mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda acenteler tarafından verilen hizmetlerin tek tek değerlendirilerek , alıcılardan talep edilebilecek ve edilemeyecek masraf kalemlerinin açıklanması gerekmektedir. Bilirkişiler tarafından Tahliye ve Terminal hizmeti adı altında Gemi Tahliye Ücreti, Acentelik Tahliye Nezaret Ücreti hizmetlerinin verildiği; İthalat Liman Hizmeti adı altında ise Dokümantasyon Hizmeti, Gümrüklü Saha Ekipman Denetim ve Kontrol Ücreti, Gemi Liman Güvenlik Bedeli ile Geçici Kabul Hizmetlerinin verildiği açıklanmıştır. Tahliye Nezaret Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; yük ilgilisi adına tahliye sırasında nezaret görevini yerine getiren acentanın makul oranda nezaret ücreti talep edebileceği zira, boşaltma limanında eşyanın kendisine teslimi zorunlu makamlara teslimi ile (dosya kapsamında dava dışı ... Liman İşletmesi) taşıyanın teslim borcunu yerine getirdiğine ve eşya üzerindeki hakimiyetinin sona erdiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Eşyayı teslim edene kadar yapılan tahliye nezaret ve/veya survey ücretini taşıyanın yüke özen ve gözetim sorumluluğu kapsamında olmakla birlikte konşimento kayıtlarına göre taşıyanın teslim sorumlulğu boşaltma limanında gemi üzerinde sona ermiştir. Buna göre, alıcı davacının emtiaları teslim almasına kadar olan süreçte hem liman hem de gümrük müdürlüğü nezdinde yükle ilgili muhatapın davalı acente olduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davalı acentenin bu aşamada her türlü olası inceleme ve muayene işlemlerinin yürütlmesi adına personel bulundurması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ya da survey hizmetinin verildiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiğinden bahsedilmişse de, açıklandığı üzere yük ilgilisinin eşyayı teslim alması anına kadar yükle ilgili olası her türlü işlem için hazır bulunarak hizmet veren davalı acentenin TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Gemi tahliye ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; uygulamada gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. Varış limanında taşıyanın acentesi, Liner-out konteynerler için tahakkuk eden tahliye ücretini, taşıyanın nam ve hesabına terminale ödemektedir. Free-out,CY,CFS gibi kayıtların olduğu durumlarda başka bir deyişle konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin normalde gönderilenden Liman işletmesi tarafından tahsil ve talep edilmesi gerekirken , limanlarımızdaki uygulamaya göre konteynerin gemiden tahliye edilmesi ücreti acentelerden tahsil edilmektedir. Dava dosyasına ... Liman İşletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş. Tarafında ... Gemi acenteliği adına düzenlenen 13/07/2020 tarihli ... nolu fatura sunulmuştur. Bu faturada 1 adet dolu konteynerin tahliye ücreti 122,50 USD olarak kayıtlıdır. Davalıya bu konteynerin gemiden tahliyesi için 122,50 USD ... A.Ş. tarafından fatura edildiği ve bu bedelin davalı tarafça ödendiği muhasip incelemesi ile sabit olduğundan, davacının eşyasını teslim alabilmesi adına davalı yanca katlanılan bu bedel için davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Dokümantasyon ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteyner taşımalarında gönderilenlerin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almaları TTK 1176 maddesi gereğidir. Doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesi için binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu sebeple gönderilen, gümrük idaresinden alacağı izin dışında, liman işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da elde etmek zorundadır. Böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan liman işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesi de sağlanmış olacak ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceği de yine bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu şekilde liman işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işlemi, yukarıda da açıkladığımı üzere navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına davalı acente tarafından verilen bir ek hizmettir. Bu noktada, talep edilen dokümantasyonu ücretini içeriği dosya kapsamında açık net ve açık olmamakla birlikte, bu hizmet bedeli bilirkişilerce bir nevi kırtasiye gideri olarak tanımlanmıştır. Davaya konu taşıma gemi rıhtıma varır varmaz sona erdiğinden, bu aşamadan sonra yapıları tüm hizmetler ve masraflara emtiayı teslim aldığı dosya kapsamında sabit olan davacının katlanması gerektiği kabul olunmuştur. Zira verilen hizmet davacı gönderilen lehine bir hizmettir. Bu hizmet için, davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı düşünüldüğünde, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Gümrüklü saha ekipman denetim ve kontrol ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; boşaltma limanında eşyanın kendisine teslimi zorunlu makamlara teslimi ile taşıyanın teslim borcunu yerine getirdiğine ve eşya üzerindeki hakimiyetinin sona erdiğine göre , boşaltma limanında konteyner gemiden ...'ta tahliye edildikten sonra konteyner sahasında iken (C/Y) zorunlu ve gerekli bir nezaret veya survey yapıldı ise bunun da davalı tarafından ilgililerine ödendiğinin belgelenmesi ile talep edilebileceği bilirkişilerce açıklanmışsa da yukarıda da belirtildiği hali ile; taşıyanın teslim sorumlulğu boşaltma limanında gemi üzerinde sona ermiştir. Buna göre, alıcı davacının emtiaları teslim almasına kadar olan süreçte hem liman hem de gümrük müdürlüğü nezdinde yükle ilgili muhatapın davalı acente olduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davalı acentenin bu aşamada her türlü olası inceleme ve muayene işlemlerinin yürütlmesi adına personel bulundurması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ya da survey hizmetinin verildiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiğinden bahsedilmişse de, açıklandığı üzere yük ilgilisinin eşyayı teslim alması anına kadar yükle ilgili olası her türlü işlem için hazır bulunarak hizmet veren davalı acentenin TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Gemi Liman Güvenlik bedeli -ISPS Terminal güvenlik hizmeti bakımından yapılan değerlendirmede; bu hizmet, 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de meydana gelen terör eylemlerinin ardından, Kasım 2001'de yapılan ve ülkemizin de üyesi olduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO)'nün 22. Genel Kurul toplantısında, denizde ve denizden olabilecek terör eylemlerinin önlenmesi amacıyla gemi ve liman tesislerinin güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin alınması konusunda denizcilik sektörüne getirilmesi amacıyla Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'un ülkemizin de taraf olduğu 1974 tarihli Denizde Uluslararası Can Emniyeti Sözleşmesi (SOLAS)'ne eklenmesi ve 1 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmesi tüm akit devletlerce kabul edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu kapsamda mevcut uygulama içinde, terminaller “Terminal Güvenlik Ücreti” adı altında almakta oldukları ücretleri ihracat yükleri için gemiye, ithalat yükleri için ise ithalatçıya ya da anlaşmaya göre acenteye fatura etmektedirler. Limanların ücretlendirmeye ve uygulamaya yönelik farklı yöntem uygulamaları ve gerek gemiye yönelik gerekse limana bağlı tüm masrafların yük sahiplerinden talep edilmesi, acenteler ve yük sahipleri tarafından rekabete aykırı olarak değerlendirilmektedir. Ancak, Avrupa Birliği'nde de tartışmalara yol açmış olan “ISPS Terminal Güvenlik Ücreti” uygulamasına yönelik olarak AB Komisyonu tarafından 10 Aralık 1997'de onaylanmış olan “Limanların Finansmanı ve Fiyatlandırma” başlıklı düzenlemenin - 12'nci maddesinde “Sonuç olarak, Komisyona göre liman tesisi ücretlendirmeyi, liman kullanıcılarının limandan aldıkları hizmet ve tesisi kullandıkları oranda, tahakkuk edecektir.” şeklinde ifade edildiği düzenlenen raporda belirtilmiştir. Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'u kapsamında alınması gereken tedbirler, Uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretinin davalı acente tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde davacıdan talep edilebilir. Dava dosyasına ... A.Ş. Tarafından ... Gemi acenteliği adına düzenlenmiş 13/07/2020 tarihli ... nolu fatura sunulmuştur. Bu faturada 1 adet konteynerin güvenlik tahliye ücreti 8,20 USD olduğu ve bu bedelin davalı tarafça ödendiği muhasip incelemesi ile sabit olduğundan, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Gümrüklü saha konteyner giriş çıkış ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; gümrük işlemleri bakımından harcanan emek ve mesai karşılığından eşya sahiplerinden Davalı acentenin "geçici kabul ücreti” adı altında makul nitelikte olan ücret talep edebileceği bilirkişilerce açıklandığından davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince dosyaya ibraz edilen İdari Yargı kararları doğrultusunda ordino ücretinin müvekkilinden tahsil edilemeyeceği savunulmaktaysa da; sunulan karar incelendiğinde kararın spesifik olarak ordino ücretinin tahsilini engeller nitelikte olmadığı, bu hususta davalı bulunan idarenin, eşyanın teslimi sırasında ibraz edilmesi gereken belgelerin belirlenmesi konusunda yetkisi bulunmadığından bahsedilerek yetki alanı dışında düzenleme yapılması nedeni ile tavan ücret belirlenmesine ilişkin genelgenin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara dayanarak davalının davaya konu ücretleri tahsil hakkının bulunmadığı sonucuna varılması mahkemece hukuken mümkün görülmemiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da kısmen hükme esas alınarak ve açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 2.961,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/05/2022 Katip ... ✍e-imzalıdır. Hakim ... ✍e-imzalıdır.