İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/86 E. 2022/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/86
- Karar No
- 2022/165
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/86 KARAR NO :2022/165 DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :19/02/2020 KARAR TARİHİ :31/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı olan ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin sipariş etmiş bulunduğu ... numaralı navlun faturalı ve ... numaralı konteyner ile taşınan Gönye Kesme Makinesi emtiası davalı şirket tarafından taşınırken ıslanarak hasarlandığını ve bu şekilde 12.09.2018 tarihinde sigortalıya teslim edildiğini, sigortalı tarafından 17.09.2018 tarihinde emtianın, taraflarına hasarlı bir şekilde teslim edildiğini içeren ihtarname yollandığını ve rücu talebinin saklı olduğunu belirttiğini, ortaya çıkan hasar neticesinde müvekkili şirket, sigorta sözleşmesi gereği hasara uğrayan emtiaya ilişkin hasar tazminatını sigortalısına ödediğini ve TTK'nın 1472. Maddesi ve sigorta sözleşmesi gereğince sigortalının hak ve alacaklarına halef olduğunu, 27.11.2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ve hasara ilişkin rücu talebinde bulunulduğunu, bu ihtarnameye cevaben 03.12.2018 tarihinde davalı şirket tarafından, hasarın içeriğinin açıklanması gerektiğine yönelik bir cevap verildiğini, bu şart yerine getirildiğinde rücu talebinin değerlendirileceği bildirildiğini fakat herhangi bir ödeme de olmadığını, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasında icra takip işlemlerine girişilmiş ancak davalı tarafın takibe, borca ve fer'ilerine itirazı neticesinde takip durduğunu, arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak 03.02.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; emtianın önce deniz yolu ile gelmiş ve sonra da karayolu ile depoya taşındığını, kara yolu ile taşınmasından sonra 12.09.2019 tarihli tutanak tek taraflı olarak firma yetkilisi ile kamyon şoförü arasında tutulmuş olduğunu, müvekkilinin imzası bulunmadığını, bu sebeple hasarın kara nakliyesinde mi deniz nakliyesinde mi olduğunu ispat etmekle yükümlü olan davacı taraf olduğunu, gümrük giriş beyannamesinde ve mallarda hasarlanma olduğuna dair bir belge veya şerh bulunmadığını, malların gümrükte teslimi sırasında da tutulmuş tutanak bulunmadığını, ekspertiz raporunda “…..herhangi bir korozyon oluşmayacağı kanaatine varılmış olup, kolilerin değiştirilmesi gerektiği” yazılı olduğunu, sigorta şirketinin hasarsız mala tazminat ödemesi sebebi ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilmiş bulunan 2.10.2018 tarihli e-postada yapılan kontroller neticesinde ürünlerin çalışmasında herhangi bir sorun olmadığı tespit edilmiştir. diye şirketlerine bildirimde bulunulduğunu, buna rağmen emtiaların satılarak emtiada bozukluk varmış gibi aradaki farkın talep edildiğini, tahlil neticesinde deniz suyu çıkmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 05/01/2021 tarih, 2020/... esas, 2021/... karar sayılı görevsizlik kararı ile davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davalı vekilinin milletler arası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. ... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 02/09/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/09/2019 tarihinde tebliği edildiği, davalı borçlunun 11/09/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın 19/02/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yılık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi Makine Mühendisi ... , Uzakyol Kaptanı ..., Deniz Ticareti alanında uzman ... dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Konteyner en alt sırasınd bulunan 36 adet gönye kesme makinesinin tatlı su ile ıslandığı ve karton kutularının hasarlı olduğu; gönye kesme makinelerinde hasar bulunmadığı ancak kutusu ıslanmış ve yırtılmış gönye kesme makinelerinin piyasada gerçek ederine satılmasının mümkün olmadığı, alternatif çözümler arasında karton kutuları hasarlı 36 adet gönye kesme makinesinin pert kabul edilmesinin en ekonomik çözüm olduğu, karton kutuları hasarlı 36 adet gönye kesme makinesinin pert hasar tutarının 2.725,70 TL olduğu, ... İcra Dairesinin 2019/... E dosyasıyla asıl alacağın işlenmiş faiz ile tahsili için 02.09.2019 icra takibi yapıldığı ancak davacı ... ... Sigorta Şirketi’nin sigortalısı ... A.Ş.’ye tazminat ödeme belgesinin dosyada olmadığı ve ödeme tarihi bilinmediği için icra takibi öncesine ait işlenmiş faiz hesabı yapılamadığı, davacının aktif, davalıların ise pasif husumet ehliyetlerini haiz oldukları, geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığı, TTK m.1185 f.4 uyarınca, taşıyan lehine olan karinenin aksinin dosyada mevcut belgelerle ispat edilemediği, ıslanma zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir. Dosya içerisinde bulunan ... numaralı, 27/07/2018 tanzim tarihli Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'nden, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... AŞ arasında davaya konu emtiaların " ... " isimli gemi ile gerçekleştirilecek Çin - Türkiye arası taşıması sırasında meydana gelebilecek nakliye rizikolarına karşı sigorta sözleşmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosyaya sunulan 12/11/2018 tarihli ödeme belgesinden, davacının sigorta tazminatını dava dışı sigortalıya ödediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının yapmış olduğu ödeme gereğince TTK 1472 maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davacı delilleri arasında bulunan 16/08/2018 tarihli navlun faturasının davalı tarafça davacı sigortalısı adına davaya konu taşıma için kesildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesi ile davaya Konu taşıma bakımından taşıyan olduklarına ilişkin davacı beyanlarına itiraz edilmemiş olduğundan, davalının uyuşmazlık bakımından pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlık konusu istem," ... " isimli gemi ile Çin Ningbo Limanı'nda Türkiye ... Limanı'na kadar olan deniz nakliyesi gerçekleştirilen ... nolu numaralı 20'lık konteyner içerisindeki gönye makinası emtiasının ıslanmak suretiyle hasarlanmasından dolayı davalının sorumlu olduğuna dayanmaktadır.ıslanma sonucu hasarlanmış olmasından dolayı davalı taşıyanın sorumlu olduğuna dayanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; ... isimli geminin ... no.lu konteyneri Çin’ın Ningbo limanında 26.07.2018 tarihinde yüklemiş olduğu konişmento ile sabittir. Geminin Ambarlı ... limanına varışını müteakip söz konusu konteynerin Gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip 12.09.2018 tarihinde ... gümrük çıkışının yapıldığı ve aynı gün karayoluyla alıcının Topkapı’daki fabrikasına sevk edildiği anlaşılmaktadır. Aynı gün sigortalının deposuna ulaşan konteynerden yapılan tahliye işlemleri esnasında konteynerin tabanının ve en alt sırada bulunan kolilerde ıslanma olduğu tespit edilmiş ve alıcının depo sorumlusu ile konteyneri getiren ... plakalı kamyonun sürücüsü tarafından 12.09.2018 tarihli bir tutanak tanzim edildiği görülmüştür. Ancak, dava konusu hasar ile ilgili olarak ... limanında bir tutanak tanzim edilmemiştir. Buna göre, emtiadaki ıslaklık hasarının, ilk defa 12.09.2018 tarihinde gönderilenin deposunda yapılan incelemede ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Ancak konteynerdeki hasara yol açan olayın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği tespit edilememiştir. Davacı delilleri arasında bulunan 02.11.2018 tarihli Ekspertiz raporundan; dava konusu ... no.lu konteyner üzerinde eksper tarafından fiili bir inceleme ve tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, raporda kolilerin ıslak kısımlarına uygulanan gümüş nitrat testi neticesinde kutularda deniz suyuna rastlanılmadığı dolayısıyla hasarın tatlı su kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan 26.07.2018 tarih ve ... nolu konişmentoda, ... kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, taşıyanın yükleme limanındaki konteyner sahasından boşaltma limanındaki konteyner sahasına kadar olan taşımadan sorumlu olduğunu göstermektedir. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ermektedir. Taşıyan her ne şekilde olursa olsun, her nasıl kaynaklanırsa kaynaklansın yükleme limanında geminin küpeştesine kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edildikten sonra mallara gelebilecek herhangi bir zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmamaktadır. Yine konişmento üzerinde ... kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, taşıma konusu eşyanın konteynere yüklenmesi, istifi, sabitlenmesi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat gönderen/yükleyici firma tarafından yapılmış olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, ... no.lu konteyner içi istiflenmiş ve mühürlenmiş bir halde kapalı olarak taşıyana teslim edilmiştir. Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip “ Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağına ” işlenmektedir. Ancak dosyada sigortalı emtianın taşındığı ... nolu konteynerin dış yapısında herhangi bir fiziki hasar olduğuna dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanılmamıştır. Gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra konteynerin limandan çıkışı esnasında ve/veya kara nakliyesi için teslim alındığı esnada düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına da rastlanmamıştır. Buna karşılık dava dosyasına getirilen maddi vakıa, emtianın tatlı suyla ıslanmış olduğudur. Ne şekilde ıslandığı, ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği belirli değildir. TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Davaya konu yükteki hasar ihbarının, Hasar alıcının deposunda 12.09.2018 tarihinde tespit edilmiş olmasına karşın dosyada davacı delillerin arasında sunulan İHTARNAME’den, hasar ihbarının davalı taşıyana, hasarın tespitinden 5 gün sonra 17.09.2018 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalıya TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak yukarıda bahsedildiği üzere, hasarın ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından gümüş nitrat testinin de negatif çıktığı değerlendirildiğinde ve taşımaya konu konişmentolardaki "SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEALED" kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği . sayıldığı ve mühürlendiği, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca ıslanmanın deniz suyundan kaynaklandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığındar hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır. Mahkememiz tarafından taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduktan sonra 22/03/2022 tarihli celsede dosyanın gelmiş olduğu aşama itibarı ile davacı vekilinin tahkikata ilişkin sunmuş olduğu taleplerinin reddine karar verilerek tahkikat sonlandırılmıştır. Bu aşamadan sonra sözlü yargılamaya ilişkin olarak davacı vekiline söz verildiği esnada davacı vekilince ıslah yapmak üzere süre talep edilmiş ve 29/03/2022 tarihli ıslah dilekçeleri ile bu aşamaya kadar davacı vekilince hiç bir dilekçesinde belirtilmeyen, dava dilekçesi ile bildirilmeyen bir görüntüye ilişkin CD nin dosyaya sunularak yeni delil sunmak üzere davayı ıslah ettikleri belirtilmiştir. Mahkememizce 31/03/2022 tarihli celsede, ara karar ile, HMK 177.Maddesi uyarınca tahkikat sona erene kadar ıslah yapılabileceği düzenlendiğinden mahkememizce 22.03.2022 tarihli celsede davacı vekiline tahkikata ilişkin olarak yeni delil toplanma talebinin reddine karar verilmiş ve tahkikatın sonlandırıldığı bildirildiğinden sonrasında davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinin HMK gereğince usulüne uygun sunulmadığı anlaşılmakla ıslah talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekilince mahkeme tarafından kendilerine HMK 184 mahkemesi gereğince tahkikata ilişkin beyanları sorulmadan tahkikatın sonlandırıldığı belirtilmişse de, bilirkişi raporuna tiraz dilekçeleri ile talep ettikleri tahkikata ilişkin tüm talepleri yukarıda belirtildiği üzere 22/03/2022 tarihli celsede reddolunmuştur. Bu noktaya kadar ıslah talebini ve ıslahına konu delilini kendisine saklayan davacının bu aşamadan sonra sunmuş olduğu ıslah talebi mahkemece HMK 182 maddesi gereğince dikkate alınmamıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM/Yukarıda bahsedilen gerekçelerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 26,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 3.189,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/03/2022 Katip ... Hakim ... -imzalıdır -imzalıdır