İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/464 E. 2022/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/464
- Karar No
- 2022/47
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2020/464 Esas KARAR NO :2022/47 DAVA :Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :23/12/2020 KARAR TARİHİ :08/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekîli'nin dava dilekçesinde özetle: ... numaralı, 8.10.2019- 9.3.2020 vade tarihli nakliyat emtea taşıma sigorta poliçesi tahtında sigortalı bulunan ve ... A.Ş tarafından satın alınan 218 adet/ Brüt 3.308,22 mton Sıcak çekilmiş rulu saç emtiasının .../ ... Limanından .../... Limanına ... gemisi ile taşındığını, emteanın 13.3.2020 tarihinde tahliyesi sırasında bazı yüklerde hasar tespit edildiğini, bildirim yapıldığınıq, proteste ve ... teminat süreçlerinin ardından 15.3.2020 tarihinde boşaltmanın tamamlandığını ve ekspertiz incelemesi yapıldığını, emtianın seyir sırasında ağır hava sırasında ambar kapaklarındaki sızdırmazlığının yetersiz olması nedeniyle deniz içine giren deniz suyu temasına bağlı alarak hasarlanmış olduğu kanaatine varıldığını, sigortalıya 8.5.2020 tarihinde 57.147,24 TL sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, yapılan ödeme ile davalının sorumluluğu ile rücu başvurusu yapıldığını, arabulucuk dosyasından sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı olmak üzere 57.147,24 TL tazminatın sigortalıya ödeme tarihi olan 8.5.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkememizce bilirkişilerden aldırılan raporda özetle; Davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, TTK m.1185'te öngörülen muayene ve ihbar yükünün yerine getirildiği, TTK madde 1178/2 uyarınca basarın eşyanın Davalı donatan/taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiği, Davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, 31,221 ton ağırlığındaki 12 adet sac rulo deniz suyu temasından dolayı kullanılamaz duruma "hurda" haline geldiği, hasar tutarı 57.147,24 TL veya 9.379,16 USD nin gerçekçi ve kadri marufunda olduğu, TTK'nun 1188/1. maddesi uyarınca, talep hakkının bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığı belirtilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından ... A.Ş'den 09.03.2020 tarihli 4 adet fatura ile 218 Adet/Brüt 3,308,330 ton sıcak çekilmiş rulo sac emtiası satın alındığı, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma limanında emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 14/03/2020 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiği, davanın 23/12/2020 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, geminin equasis kaydından davalının donatan olduğu, gemi acentesi ve kaptan tarafından düzenlenen mate's receipt, 07/03/2020 tarihli olay raporu, yükleme ordinosu ve kargo manifestosu birlikte değerlendirildiğinde davalının taşımayı üstlenmiş olduğu ve fiili taşıyan olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu yük 15.3.2020 tarihinde tahliye edilmiş olup 13.03.2020 tarihli protesto mektubunun kaptan tarafından gemi mührü ile tebliğ alındığı görülmekle süresinde hasar ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır. TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Süresinde hasar ihbarının yapılmış olmasına göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünde karine oluştuğundan aksini ispat yükü davalı taşıyan üzerindedir. 13.03.2020 tarihli protesto mektubunda kangallarda ve ambarın yan duvarlarında ve dip tarafında uygulanan gümüş nitrat testinin pozitif çıktığının belirtildiği, ekspertiz raporunda da 12 adet ruloda gümüş nitrat testinin pozitif çıktığı, 06.03.2020 tarihli yükleme ordinosuna tüm ruloların yükleme öncesi ıslak olduğu yönünde çekince konulmuş ise de ıslaklığın tatlı sudan mı yoksa deniz suyundan mı kaynaklanmış olduğuna dair gümüş nitrat testinin yapılmamış olduğu, tahliye sırasında yapılan gözetim çalışmasında ise gemi ambarında deniz suyuna rastlanıldığından rulolarda oluşan hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin belirtildiği görülmekle, hasarın deniz suyundan kaynaklandığı ve taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin kabulü gerektiği, aksinin davalı tarafça ispatlanmadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar miktarından davalının sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, 57.147,24TL alacağın 08/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar harcı olan 3.903,72TL'den peşin alınan 914,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.989,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.038,14 TL ilk harç, 60,6 TL posta ücreti ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 4.098,74TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekili için takdir edilen 8.229,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır