İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/465 E. 2022/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/465
Karar No
2022/31
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/465 KARAR NO : 2022/31 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2020 KARAR TARİHİ : 01/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketle dava dışı ... A. Ş., ... Tic. ve San. A. Ş. arasındaki sigorta sözleşmesi uyarınca Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, bu kapsamda ... Tic. ve San. A.Ş. firmasının ihracatını yaptığı emtianın nakliye esnasında hasarlanması nedeniyle müvekkili şirketin dava dışı sigortalısına 34.251,91 TL hasar tazminatı ödediğini, bu kapsamda sigortalısına halef olduğu sigortalı şirket tarafından ... firmasına 26 makara bakır tel cinsi emtia satıldığını, emtianın ... Limanı'ndan denizyoluyla ..., İngiltere'ye oradan da karayolu ile ...'e taşınması işi için davalılarla anlaştığını, davalı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ tarafından navlun faturası düzenlendiğini ve taşıyan sıfatına haiz olduğunu, taşımanın taşımanın davalılar tarafından müteselsilen üstlenildiğini, ... ve ... numaralı konteyner muhteviyatı davaya konu yüklerin davalılar tarafından dava dışı sigortalı firmadan temiz ve rezervsiz olarak teslim alındığını, konşimentoda yükletenden iyi durumda teslim alındığına dair şerh düşüldüğünü, ... numaralı konteynerdeki yüklerin nakliye sırasında konteynerin ani ve sert bir tesire maruz kalması nedeniyle iç istifin nakliye esnasında bozularak yüklerin devrilmesine istinaden 07.08.2019 tarihinde hasarlı olarak teslim edildiğini, hasara ilişkin ekspertiz raporuna göre konteynerin belli bir yükseklikten zemine hızlıca bırakılması veya benzeri ani ve sert bir tesire maruz kalması suretiyle meydana gelebileceğinin kaleme alındığını, diğer konteynerde bir hasar olmadığından dava konusu konteynerin gemiden indirildiği sırada elleçleme faaliyetleri sırasında düşürülmesi nedeniyle meydana geldiğinin anlaşıldığını, deniz taşımasından sonra kara taşımasını gerçekleştiren ... Ltd. Firması tarafından düzenlenen konteynerin teslim alındığı esnada araç şoförü tarafından hasar notu düşüldüğünü, bu durumun 3 numaralı davalı tarafından imza edildiğini, dava dışı ... Ltd. firması tarafından düzenlenen belgeye göre 3 numaralı davalının müşteri sıfatında olduğunu, dava konusu yükün dava dışı alıcı tarafından teslim alınmasından sonra dava dışı sigortalı ... firması tarafından 08.08.2019 tarihinde 1 numaralı davalıya 2 sepet bakır tel emtianın hasarlandığına dair ihtarname gönderdiğini, taşıyan sıfatına haiz her üç davalının da müvekkillerinin dava dışı sigortalısına ait emtiada meydana gelen hasardan müştereken ve müsteselsilen sorumlu olduklarının sabit olduğunu, hasara ilişkin ekspertiz raporunda düzenlenen sovtaj bedeli de göz önüne alınarak 34.251,91 TL zarar tespit edildiğini, rapora istinaden müvekkili şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığını, hasar bedelinin rücuen tazmini için .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyanla; itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir. 1 ve 2 nolu Davalılar ... Limited Şirketi ve ... .... Firmasına İzafeten Acentesi ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Görüntü taramalarının kötü olduğunu ve okunamadığını, bu nedenle davanın temelini oluşturan ve savunmalara dayanak olacak konularda tam bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığından cevap verilemediğini, dosyaya sunulan yabancı dildeki belgelerin tercümelerinin HMK'da öngörülen resmiyet şartını karşılamadığını, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, hasar ödemesinin sigorta kapsamında olmadığını, ... firmasının taşıma işine konu emtia ile herhangi bir bağının olmaması, satış ve taşıma işi taraflarından biri olmaması, sigortalanabilir bir menfaati bulunmaması, TTK md.1459/1 uyarınca zarara uğrama imkanının hukuken ve teknik olarak mevcut olmaması ve dolayısıyla ... 'a ödenmiş bedelin sigorta kapsamında olmaması sebebiyle sigorta şirketinin anılan ödemeye halef olamayacağından davacının halefiyet iddialarına itiraz edildiğini, sigorta ödemesinin ... firmasma yapılmış olması gerektiğini, dava dışı ... şirketi tarafından iddia olunan hasar sebebiyle işbu fatura bedelinin eksik tahsil edildiğini, hasar sebebiyle alıcıdan hiçbir bedel iade almayarak dava konusu miktar kadarca zarara uğradığının kanıtlanması gerektiğini, dava konusu ihtilafa uygulanacak hukuki metnin konşimentoda yer alan sözleşme hükümleri olması gerektiğini, emtianın güvertede taşınması nedeniyle müvekkil şirketin sorumsuzluğunun mevcut olduğunu, konşimento arkasında bulunan “güverte kargo ve konteynerizasyon” açıklaması incelendiğinde akdi taşıyıcı konumundaki müvekkil şirketin emtiayı güvertede taşıma serbestisine sahip olduğunu ve güvertede taşınmış emtiaların hasarlanmasından sorumlu tutulamayacağının görüleceğini, güverte üzerinde taşındığı hususu konşimentonun ön yüzündeki “shipped on board” kaydı ile de sabit olduğunu, konşimento üzerinde emtiaların iyi durumda teslim alındığını gösterir şerhin bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde davaya konu emtianın taşıma başlangıcında müvekkili şirketçe“iyi durumda” teslim alındığını, bu hususta konşimento üzerinde “in apperent good order and condition” şeklinde şerh düşüldüğünün iddia edildiğini, ancak konşimento incelendiğinde böyle bir şerhin görülmediğini, bu bağlamda davacı vekilinin emtiaların sağlam ve iyi durumda teslim alındığına dair iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu yüklerin kapalı ve kapıları mühürlü konteyner içerisinde taşındığını, yükün nihai alıcısına teslim edilip mühürleri kırılıp incecleninceye kadar hasarın varlığının tespitinin mümkün olmadığını, hasar tespitinin bu konuda hiçbir şekilde uzmanlığı olmayan şoför unvanlı birisi tarafından yapılmasının ve görüş bildirmesinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, hasar ihbarnamesinin tebliğine dair dosyada kanıt bulunmadığını, yükte ambalajlama, istifleme ve sabitleme hatası bulunduğunu bu nedenle müvekkili şirketin hasardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3 nolu davalı ... 'e İzafeten Acentesi ... Ltd.şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin sigortalısının, taşımaya konu konşimentonun hiçbir yerinde taşımanın tarafı olarak görülmediğini, müvekkili şirketin bu taşımayla ilgili faturayı ... ... LTD.'ne hitaben düzenlediğini, bu nedenle aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davanın izafeten şubeye açılması gerektiğini, sigorta poliçesinin okunaklı olmadığını, konşimentodaki yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuki klozun özel kanun niteliğinde olan MÖHUK'un taşıma sözleşmelerine ilişkin özel hükümlerini dikkate alarak değerlendirilmesinin talep edildiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, süresinde yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde 2. sayfa 5. bendinde yazdığı kısmi çevirilerin yanlış ve yanıltıcı olduğunu, davacının dava dilekçesinde m.3'de davaya konu taşımaya ilişkin konşimentoda konteynerlerin yükletenden “iyi durumda” teslim alındığına dair şerh olduğundan bahsettiğini, müvekkili açısından bunun doğru olmadığını, yüklerin yükleten tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini, ekspertiz raporunun birçok noktada dayanaksız, afaki ve eksik olduğunu, raporun sigortalı tarafından sunulan bilgi ve belgelerle hazırlandığını, eksperin hasarı tahliye yerinde fiilen hasarı ve hasarlı yükleri görerek bir tespit yapmadığını, ekspere verilen bilgi ve belgelerin ne olduğunun ve hangi taşımaya ait olduğunun bilinmediğini, taşıyanın kim olduğunun bilinmediği bir şekilde hazırlanan raporun delil niteliği taşımadığını, konteynerin yükleten tarafından doldurulduğunu, yüklerin istiflendiği ve sabitlendiğini, bundan kaynaklanan hasar ve sorumluluktan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yükün karton sepetlerde yetersiz şekilde ambalajlandığını, konteyner içerisine istifleme ve sabitlemede de hatalar olduğunu, eksperin hasar mktarını belirleme biçiminin afaki, keyfi ve dayanaksız olduğunu, halefiyetin alındığı şirketle menfaat sahibi şirketin farklı olduğunun belirtildiğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davalılar vekillerinin milletlerarası yetki itirazlarının yerinde olup olmadğıı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün 2020- ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalılıar aleyhine 31/01/2020 tarihinde icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalılara 04/02/2020 ile 05/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekillerinin yasal süre içerisinde borca itirazları üzerine icra takibinin durduğu ve eldeki davanın da 24/12/2020 tarihinde İİK 67 maddesi uyarınca yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 10/01/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğunu, davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğunu, TTK m.1185'te öngörülen ihbar yükünün yerine getirildiğini, hasarın konteyner içi uygunsuz islifleme/sabitleme nedeniyle ortaya çıktığını, konteyner içi istifleme/sabitlemede dava dışı sigortalının sorumlu olduğunu, bu nedenle doğan yük hasarından davalıların sorumlu tutulamayacağını, mahkeme hasarın deniz yoluyla taşıma sırasında meydana geldiği kanaatine varır ise, 1.296,44 USD olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadr-i marufunda olduğunu ve bu miktarın TK m. 1186/21 uyarınca hesaplanan üst sınır toplam zarar miktarının üzerinde olduğundan, mahkemenin davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde zararın tamamından müteselsilen talep edilmesinin mümkün olduğunu, TTK'nun 1188/1. maddesi uyarınca, talep hakkının bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığını beyan etmişlerdir. Davalılar vekillerince uyuşmazlık konusu bakımından milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olduğundan öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. 1 nolu davalı ... Şirketi'nin Türkiye de mukim bir şirket olması nedeni ile MK 2 maddesi uyarınca milletlerarası yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2 numaralı davalı ... .... Firmasına İzafeten Acentesi ... Ltd. Şti. Bakımından ise Yargıtay 11 HD nin 2019/... E. 2020/... K.sayılı ilamı dikkate alınarak konşimentodaki yetki şartının Türk Mahkemeleirnin münhasır yetkisini kaldırır nitelikte olmaması nedeniyle MÖHUK 47/1 md gereğince Milletlerarası yetki itirazını reddine karar vermek gerekmiştir. 3 nolu davalının milletlerarası yetki itirazına konu konşimentoya ise davacı sigortalısının taraf olmadığı anlaşıldığından bu davalı vekili itirazı bakımından da milletlerarası yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava halefiyete dayalı olarak açılmış olduğundan öncelikle davacının TTK 1472 maddesi uyarınca halef sıfatını kazanıp kazanmadığı değerlendirilmelidir. Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir. Dosya içeriğinde yer alan DAP teslim şeklini içerir 16/07/2019 tarihli ... numaralı satış faturası, ... numaralı Nakliyat Abonman sigorta poliçesi, davacı tarafından sigortalıya 10/10/2019 tarihli 34.251,91 TL tutarlı tazminat ödemesi dekontu ile 24/09/2019 tarihli ibraname bir arada değerlendirildiğinde, dava dışı sigortalı ... firmasının davaya konu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının yapmış olduğu ödeme ile TTK 1472 maddesi uyarınca halef sıfatını ve aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. İhtilaf konusu davada, 1 numaralı davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... Tic. Ve San. A.Ş. 22.07.2019 tarih ve ... numaralı navlun faturası düzenlenmiş olup, dava dışı sigortalıya ait ... nolu konteyner içindeki emteanın İngiltere ... adresine teslimi taahhünde bulunulmuştur. Buna göre TK 921 maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışa, taşıma işleri komisyoncusu taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olmaktadır ki, Yargıtay da çeşitli kararlarında, navlun faturası düzenlenmiş olması hâlinde, faturayı düzenleyenin TTK 921 maddesi uyarınca taşıyan sayılacağına hükmetmiştir. Şu halde işbu navlun faturası sebebiyle 1 numaralı davalı ... ... Ltd. Şti 'nin de akdi (alt) taşıyan ve buna bağlı olarak pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. 2 Nolu Davalı ... ... ... tarafından 21/07/2019 tarihli ... Nolu konişmento ve 3. Nolu davalı ... Sud tarafından 20/07/2019 tarih ve ... Nolu deniz taşıma senedi düzenlenmiş olduğundan, TTK 1238 maddesi uyarınca konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır düzenlemesi gereği 2 ve 3 nolu davalıların da pasif husumet ehliyetini haiz oldukları kabul edilmiştir. TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafça yukarıda bahsedilen tutanak dışında dosyaya ihbara ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle taşıyanları TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında davaya konu emtilaların dava dışı gönderilene 07/08/2019 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. ... Tic. Ve San. A.Ş. tarafından hasar ihbarı akdi taşıyan 1. Nolu davalı ... ... Ltd. Şti. ne 08/08/2019 tarihinde bildirildiği anlaşılmaktadır. Hasar ihbarı, TTK 1185 maddesi uyanınca taşımanın deniz ayağı bakımından süresi içerisinde yapılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda teknik inceleme neticesinde; Ancak, eksperin yukarıdaki tespitine karşın dosya münderecatında yaptığımız incelemede, ... nolu konteynerin eksper tarafından görülemediği ve dosyada alıcı tarafından çekilen tahliye fotoğraflarının incelenmesinden söz konusu konteynerin dış yapısının hasarlı olduğuna dair bir ifadenin yer almadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, taşıma konusu konteynerin dış görünüşünde herhangi bir fiziki hasar, anormallik olmadığı; dolayısıyla konteynerin sağlam ve denize/yüke elverişli olduğu sonucuna varılmıştır. Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip “Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağı"'na kaydedilmektedir. Ancak dava konusu olayda trafo emtiasının taşındığı konteynerin dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemide düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmamıştır. Buna göre bilirkişiler tarafından hasarın konteyner elverişsizliğinden kaynaklandığının söylenemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda, “... ' kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, malların konteynerlere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartımı ve sayımı işlemlerinin yükleten tarafından gerçekleştirileceği anlamma gelmektedir. Şu halde ve aksinin iddia ve ispat edilmemiş olması karşısında, emtianın içinde bulunduğu kolilerin, konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı, fashingi (sabitlenmesi) ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten dava dışı sigortalı tarafından gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından uygulamada, deniz yolculuğu sırasında maruz kalınabilecek deniz tehlikelerine karşı malzemelerin konteyner içerisinde kaymasını/savrulmasını önlemek için, yüklemeden hemen sonra yükün tahta takoz, spanzet ve bağlama halatı kullanılmak suretiyle konteyner içerisinde sabitlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Kapalı bir kutu görünümünde ve kapıları mühürlü olan konteynerler, taşıma sırasında açılması da mümkün olmadığından teslim alındığı gibi nakil ve teslim edilir ve bu sebeple, içerisinde bulunan yükün veya yüklerin ne şekilde yüklendiği ve kaymasını/devrilmesini/savrulmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususlarının, gemi kaptanı/taşıyan tarafından kontrol edilebilmesi de mümkün değildir. Konşimentoda ayrıca “FCL/FCL" kaydı yer almaktadır. FCL “tam konteyner yükü” kaydı, bir konteyner içerisindeki tüm yükün aynı yük sahibine veya alıcıya ait olduğunu gösteren bir terimdir. FCL/FCL kaydı ise, bir yükleten tarafından konteynerin tümünün, bir alıcıya sevk edilmesini ifade eder. Dosyadaki fotoğraflardan bakır tel makaralarının octabin karton ambalaj malzemesine yerleştirildiği ve karton ambalajların şerit bant ile çevrelenmiş olduğu görülmektedir. Ancak dosyaya ibraz edilen fotoğraflar incelendiğinde karton kolilerin tahta paletler üzerinde konteyner içerisine yanyana istiflendiği görülmektedir. Yükleme sonrasında, bu kolilerin konteyner içinde denizaşırı taşımaya uygun olarak her üç boyut istikametinde sabitlenmesi esastır. Ancak somut olayda, deniz yolculuğu sırasında yükün konteyner içerisinde kaymasını/savrulmasını önlemek için konteynere yapılması gereken sabitleme/lashing (tahta takoz, hava yastığı, spanzet veya bağlama halatı gibi) işleminin yapılmamış olduğu bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun sonucunda ise, deniz taşıması sırasında ... nolu konteyner içinde bulunan 2 koli devrilmiş ve karton ambalajların yırtılması sonucu bakır teller deforme olmuş ve hasarlanmıştır. Sonuç olarak hasarın oluş sebebinin, taşıma konusu emtianın içerisinde bulunduğu karton kolilerin yükleyici ... tarafından konteyner içi sabitlemesinin yapılmamış olmasından kaynaklanmış olduğu kanaati bilirkişilerce belirtilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan, hasara sebebiyet veren hususun dava dışı sigortalı tarafından olması gerektiği şekilde sabitlemenin yapılmamış olmasından kaynaklanmış olduğu bu nedenle de davalıların hasar nedeni ile sorumluluğu bulunmadığı mahkemece de kabul edilmiş olup, bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 424,03 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 343,33 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.266,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/465, K. 2022/31, T. 01.02.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-465-e-2022-31-k-2d517a7e036b