Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4530 E. 2024/6654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4530
Karar No
2024/6654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/297 D.İş - 371 SAYISI : 2022/KIT-192 Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin 27.05.2021 tarih, 2021/2560 Esas, 2021/1857 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle 360.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1982 T.C. Anayasasının 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (HMK)'nin 176 ile 182. maddelerinde ıslah hususu düzenlenmiş, aynı Yasanın 177/2 maddesi hükmüne göre "ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın 280 maddesi hükmüne göre "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Somut olayda davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinin ve karara esas alınan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edilmeden, itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4530, K. 2024/6654, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4530-e-2024-6654-k-dab07dc47191