İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/350 E. 2022/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/350
Karar No
2022/676
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/350 Esas KARAR NO:2022/676 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/08/2021 KARAR TARİHİ:23/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin müşterilerinin emtialarının yurt içi ve yurt dışı taşıması yapan bir lojistik firması olduğunu, davalı şirketin yegane işletmecisi olduğu ... ... hattındaki gemilerini uzun yıllardır kullandığını, davalı ile müvekkili şirket arasında geçmiş yıllardan süregelen mevcut özel indirim uygulaması gereğince, müvekkili şirketin hedeflenen ciroyu yakalaması halinde "... ücretleri Fiyat Farkı" faturası düzenlendiğini ve davalı mezkur fark ödemelerini müvekkili şirkete düzenli olarak yaptığını, mezkur faturalar tarafların karşılıklı olarak ticari defterlerinde mübrez olduğunu, fazlaya dair tüm talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkil şirketin 2016 yılı ikinci yarısı için 322.155,00 Euro alacağının bulunduğunu ciro prim alacağı ve özel indirim alacağı olarak adlandırılarak iki kısma bölünen bu alacak için aşağıdaki şekilde faturalama yapıldığını, 18.05.2017 tarih ... nolu e-fatura düzenlendiğini, davalı şirket yetkililerinin düzeltme talebi üzerinde iptal edildiğini akabinde 22.05.2017 tarih ... numaralı 486.083,28 TL ( 141.795,00 Euro) bedelli fatura düzenlendiği, bu defa açıklamasının düzeltilmesini talep etmeleri üzerine iptal edilerek davalı yetkililerinin talepleri doğrultusunda ... nolu faturanın yine aynı bedelle düzenlendiğini ve davalı şirkete tebellüğ edildiğini, 2016 yılı ikinci yarısı bakiye alacağı olan 322.155,00 Euro için ise 23.06.2017 tarih, ... numaralı e-fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini ancak ... nolu fatura davalı şirketçe kabul edilirken bakiyi kısmı ilişkin ... nolu fatura haksız olarak RET edildiğini Ret edilen 23.06.2017 tarih ... numaralı 322.155,00 Euro bedelli müvekkil şirkete ait faturanın ....Noterliği 05.07.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafın .... Noterliği 13.07.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 23.06.2017 tarih ... numaralı 322.155,00 Euro bedelli faturayı haksız ve mesnetsiz olarak iade etiğini, yıllardır süregelen özel indirim uygulanmasında olan güvenle müvekkilinin davalının ... gemilerini kullandığını kotasını veya hedefini yakaladığını ancak hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin hak ettiği alacağın kendisine ödenmediğini, taraflar arasında yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmaması halinde taraflar arasında fiili uygulama incelenerek tarafların iradesi tespit edilmeye çalışıldığını, talep konusunun anlaşmazlıkta ise müvekkili şirketin kestiği 33 adet fiyat farkı faturasının davalı taraf defterlerine işlendiğini ve ödemenin yapıldığını buna karşılık müvekkili şirketin dava konusu haklı faturası davalı tarafça ödenmekten imtina edildiğini, beyan etmekle, fazlaya dair her türlü hak ve talep haklarının yargılama sırasında talep miktarının artırılmasını saklı tutarak müvekkil şirketin 2017 yılı ikinci yarısına ait özel indirim alacağı olan 322.155 Euronun fatura tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince değişen ve değişecek oranlarla faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp müvekkili şirkete verilmesine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilafa ilişkin olarak dava öncesinde davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen .... Noterliği'nin 05.07.2017 tarihli ve ... nolu ihtarnamesine ilişkin ....Noterliği'nin 13.07.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, verilen cevapta açık olarak müvekkil şirkete gönderilen ihtarnamedeki hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin her ne ad altında olursa olsun davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını ihtar ekindeki faturayı da kabul etmediklerini ve davacıya aynen iade ettiklerini, müvekkil şirkete karşı yapmış bulundukları haksız ithamlardan ve sürekli haksız fatura gönderimlerden kaynaklanan her türlü hukuki başvuru ve talep haklarını saklı tutarak ihbar ve ihtar edildiğini, TTK Madde 1246-411 1188inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla gemi para sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrayacağını, hükmünü içerdiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzer eğer davacının ciro primi alacağı var ise bu alacak navlun sözleşmesinden ve onun düzenlenmesinden kaynaklandığı hükmü doğrultusunda davacının dava konusu ettiği navlun ücretine ilişkin talebi zamanaşımına uğramış olduğunu davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacının dava konusu ettiği faturadaki alacağını 23.06.2017 tarihinde o günkü kur üzerinden TL'ye dönüştürdüğünü, kaldı ki davacının ....ATM'nin ... Esas sayılı dosyasından açtığı ve mahkemece, HMK 20(1) maddesi uyarınca açılmamış sanılması na karar verdiği dosyasında davacı 16.08.2017 tarihli davasında var olduğunu iddia ettiği alacağını TL üzerinden talep ettiğini ve yine TL üzerinden davasını ıslah ettiğini davacının hem düzenlenmiş olduğu fatura hem de ....ATM'nin ... Esas sayılı dosyasından açtığı davasında TL olarak talepte bulunduğun işbu nedenden dolayı davacının alacağı 1.269.677,29 TL tutar üzerinden TL'ye dönüştürdüğünden artık Euro bedelli üzerinden talepte bulunmayacağını, taraflar arasında belli bir dönem için böyle bir indirim uygulandığını, olması asla ticari teamül oluştuğu anlamı taşımayacağı bir ticari teamülün oluştuğundan bahsedebilmek için bunun çok daha ötesinde bir zaman dilimi ve diğer başkaca şartların birlikte oluşması gerekli olduğunu, olayda bu bağlamda bir ticari teamülün oluştuğunun kesinlikle ileri sürülemeyeceğini müvekkili şirketin yaptığı gibi belli bir dönem için geçerli indirimler pek çok ticari şirket tarafından yapılmakta olduğunu ve dönem sona erdiğinde artık indirimden yararlanamadığını müvekkili şirketin davacı açısından indirime hak kazanılan dönemler için gerekli mahsuplaşma işlemini yaptığını, bunun dışında davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket tamamen kendi insiyatifinde olacak şekilde mevsimsel ve ekonomik arz ve talep dengelerini de gözeterek zaman zaman ciro primi uygulaması yaptığını ve bu uygulamadan yararlanan taşıyıcıların hak ediş faturaları cari hesaplarına alacak kaydedilmek sureti ile mahsuplaşma yapıldığını bu uygulama davacıya özel bir uygulama olmadığını, müvekkili şirkete ait ... gemileri ile taşıma yapan bütün şirketler bu uygulamadan yararlandığını bu bağlamda davacı tarafından da varsa anılan uygulamalara ilişkin olarak hak edilen faturalar cari hesaplarına alacak kaydedildiğini, davacı tarafından 20.01.2017 tarihli ve ... sayılı ve 486.083,28 TL tutarındaki " ... Ücret Fiyat Farkı" faturası kabul edildiğini ve cari hesabına alacak kaydedildiğini, akabinde gönderilen 23.06.2017 tarihli ve ... numaralı 1.269.677,29 TL "... Ücreti Fiyat Farkı" faturasının ise haklı olarak red edildiğini, davacının müvekkili şirketten hak edip de cari hesabına alacak kaydedilecek mahsuplaşılmayan bir alacağı bulunmadığını davacı şirketin ihtilaf konusu yaptığı ve müvekkili şirket tarafından iade edilen faturaların hiç bir dayanağının bulunmadığını davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu reddi gerektiğini, beyan etmekle, davanın zamanaaşımı nedeni ile reddini haksız ve mesnetsiz davanın reddini yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Dava; Davalıya ait ... gemileri ile ... arasında yapılan taşımalardan dolayı davacının özel indirim-ciro primi alacağı için düzenlediği fatura bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı vekili cevap süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olduğundan, öncelikle zamanaşımı ilk itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. Celp edilen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası örneğinin incelenmesinden, dosyamız davacı ... A.Ş'nin davalı ... A.Ş aleyhine eldeki davaya konu alacağın tahsili için 16/08/2017 tarihinde ....ATM'de tazminat davası açtığı, mahkemece 31/03/2021 tarihinde HMK'nun 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla açılmamış sayılma kararı ile zamanaşımının kesilmesi dahil doğan tüm hukuki sonuçlar ortadan kalkmış olacaktır. Bu durumda eldeki davada zamanaşımı itirazı bakımından esas alınması gereken tarih mahkememize davanın açıldığı tarihtir. Davanın konusu 2016 yılının 2.yarısına ait özel indirim alacağı olup, bu alacak için davacının davalıya 23/06/2017 tarihli fatura düzenlediği sunulan fatura örneğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda alacağın muaccel olduğu tarih, fatura tarihi kabul edilmelidir. Zamanaşımı süresi de fatura tarihinden itibaren başlatılmalıdır. Navlun sözleşmelerine ilişkin hükümler TTK'nın 1138 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1246. maddesinde “Zamanaşımı” başlığı ile düzenleme yapılarak hükümde; "eşyanın hasara, zıyaa uğraması veya geç tesliminden taşıyanın sorumluluğuna dayanan tazminat taleplerine ilişkin TTK m. 1188 hükmü saklı olmak üzere, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı , bu sürenin alacağın muaccel olmasıyla başlayacağı" kabul edilmiştir. Anılan hükümde navlun sözleşmesinden doğan taleplerin TTK hükümlerine dayanması gerektiği şartına yer verilmemiştir. Taşıyana karşı TTK’nın Deniz Ticareti Kitabı’nda düzenlenmemiş hallere dayalı olarak tazminat talebi yöneltilmesi mümkündür. Bu durumda sorumluluk esasları bakımından ilgili genel hükümlerin uygulanacağı muhakkaktır. Bununla birlikte talebin TTK hükümlerine dayanması gerektiği yönünde bir ifadeye yer vermeyen TTK'nın 1246. maddesinin navlun sözleşmesinden doğan her talep bakımından uygulama alanına sahip olduğu açıktır. Nitekim TTK m. 1246'da “bütün alacaklar” vurgusu yapılarak, navlun sözleşmesi tahtında ortaya çıkan tüm uyuşmazlıklar için bir düzenleme getirmenin amaçlandığı görülmektedir. Bu tür bir yeknesak uygulama, ticari hayatta hukuki güvenliği sağlamak için zorunludur. TTK m. 1246’nın saklı tuttuğu tek hüküm TTK m.1188’dir. Anılan düzenlemede zıya ve hasar için yine 1 yıllık (hak düşürücü süre) belirlenmiştir. Dolayısıyla TTK’da deniz ticareti sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların kısa süre içinde çözülmesinin amaçlandığı açıktır. Öte yandan sözleşmeye aykırılık halinde, her sözleşme için (özel bir düzenleme olmadıkça) BK m. 112 uygulama alanı bulabilir. Bu madde zamanaşımını düzenlememektedir. Navlun sözleşmesinde borca aykırılıkta TBK'nın 112. maddesi, sözleşmesel sorumlulukta kusurun ispatı ve zararın hesaplanması gibi konularda devreye girecektir. TBK'nın 112. maddesinin sorumluluğun temeli olması, TTK m. 1246’nın açıkça “navlun sözleşmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar” şeklindeki düzenlemesini değiştirmeyecektir. Açıklanan nedenlerle dava konusu uyuşmazlık açısından uygulanması gereken zamanaşamı süresi TTK'nın 1246. maddesine göre bir yıl olup bu süre alacağın muaccel olmasıyla başlayacaktır. Davacının tahsilini talep ettiği özel indirim alacağı faturaya dayandığından alacağın muaccel olduğu tarih fatura tarihi olan 23/06/2017'dir. Zamanaşımı süreside bu andan itibaren başlayacaktır. Dava 27.08.2021 tarihinde açılmış olduğundan dava konusu alacak TTK m. 1246'ya göre dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olmakla, bu kanaat ışığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 54.349,64 TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 54.268,94 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2022 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/350, K. 2022/676, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-350-e-2022-676-k-acceb1e56307