Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/917 E. 2024/3100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/917
- Karar No
- 2024/3100
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/507 E., 2024/60 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1- Mahkemece, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmaları kapsamından düzenlenen ceza-i faturalarına dayalı alacak davasında, ihlallerin anlık olması sebebiyle davacının önceden uyarı da bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne dair karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.11.2018 tarihli, 2016/1949 E. ve 2018/5270 K. sayılı ilamıyla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle 13.06.2012 tarihinden önceki sözleşmelerin 10. maddesine göre belirlenen cezaların uygulanabilmesi için öncelikle ihtar şartının bulunduğu, bu tarihten sonraki sözleşmelerde ise ihtar şartına yer verilmediği, bu nedenle 13.06.2012 tarihinden önce uyarı şartının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip uyarı yapılmamış ise bu tarihten önceki cezaya ilişkin taleplerin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2- Mahkemece bozmaya uyularak, 13.06.2012 tarihinden önceki ceza uygulamaları yönünden davalının ihtar edilmediği, mezkur tarihten sonraki ceza uygulamalarında ise ihtar şartının aranmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 18.10.2021 tarihli, 2021/869 E. ve 2021/908 K. sayılı ilamıyla, 02.12.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 nci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi gereğince bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemece bozmaya uyularak, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karara karşı davacı vekilince temyiz temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 04.04.2022 tarihli, 2022/1755 E. ve 2022/1863 K. sayılı ilamıyla, 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 20. maddeleri gereği vekalet ücretine ilişkin yargılama giderine görevli mahkemece karar verilmesi gerektiği de gözetilerek, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 4- Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmış, Ankara 14. İdare Mahkemesi 23.02.2023 tarihli ve 2022/1584 E. sayılı dosyasında, davanın çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 15.05.2023 tarihli, 2023/220 E., 2023/340 K. sayılı kararıyla, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, Ankara 14. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli ve 2021/637 E., 2022/87 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Mahkemenin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. 5- Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; bozma ilamı doğrultusunda 13.06.2012 tarihinden önceki ceza uygulamaları yönünden davalının ihtar edilmediği, bu tarihten sonraki ceza uygulamalarında ise ihtar şartının aranmadığı gözetilerek davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.