İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/341 E. 2022/564 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/341
Karar No
2022/564
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/341 Esas KARAR NO:2022/564 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/04/2019 KARAR TARİHİ:04/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... San. Tic. A.Ş ye ait emtiaların Türkiye'den Katar'a nakliyesi işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, taşıma konu emtianın ... gemisine, 22/12/2017 tarihli ... nolu konşimento tahtında ... nolu konteyner içerisinde tam ve sağlam olarak yüklendiğini, ... isimli aktarma gemisinde iken soğutma sisteminin bozulması sebebiyle Cidde'ye indirilen konteynerin Türkiye'ye geri getirildiğini, tüm ilgilerinin katılımı ile ... ... Limanın'da bulunan konteynerin açılması sonucu ısı değerinin olması gereken değerlerin üç katından fazla yükseldiği ve soğuk zincirinin kırıldığının tespit edildiğini, taşıyıcının konteynerin alıcısına ulaştırılamamış olması sebebiyle oluşan tüm zararları karşılayacağını taahhüt ettiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 147.554,74 TL toplam zarar tespit edildiğini ve müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, TTK hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının vaki itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ... San. Tic. A.Ş ile yaptığı poliçe kapsamında ...’ın taşıma sözleşmesinden doğan zararlarını 05.06.2018 tarihinde tazmin ettiğini, İşbu durumun davacı yanın Mahkemenin huzuruna sunduğu deliller arasındaki 2 nolu ödeme dekontunda da açıkça gözüktüğünü, davacı şirketin taraflarına rücu etme hakkının, istenilen 147.554,74 TL tazminat miktarını ödediği tarihten itibaren 90 gün içinde düşeceğinin aşikar olduğunu, davacı şirketin rücu hakkını 04.09.2018 tarihine kadar kullanmadığından bahisle hakkın düştüğünü, işbu davaya husumet itirazlarının bulunduğunu, Müvekkili şirket tarafından ... San. Tic. A.Ş.’ ye ait emteanın Türkiye’den Katar’a nakliyesi işinin üstlenilmiş olmakla, müvekkil şirketin (forwarder) taşıma sözleşmesinin ifası için uluslararası alanda taşımacılık faaliyeti gösteren ... şirketine izafeten Türkiye acentesi olan ... Anonim Şirketi ile bir alt taşıma ilişkisi kurduğunu, huzurdaki dava konusu emteanın fiili taşıyanı olan ... Anonim Şirketi’ne davanın ihbarını, Müvekkili şirketin taşımayı üstlendiği ve ... Anonim Şirketi tarafından fiilen taşınan emteanın, davacı ... tarafından ... numaralı Nakliye Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, Taşıma sözleşmesi konusu emteanın, ... Gemisine, 22.12.2017 tarihli, ... konşimento tahtında, ... nolu konteyner içerisine yerleştirildiğini ve ...’dan Katar’a gitmek üzere yola çıktığını, akabinde taşıma sözleşmesi konusu emteanın 26.12.2019 tarihinde ... isimli gemiye aktarılmış olup soğutma sisteminin bozulması sebebiyle Cidde’ye indirilen konteynerın 29.12.2019 tarihinde Türkiye’ye geri getirilerek tahliye edildiğini, davacı şirketin işbu zararların tazminini taraflarından rücu etme talebinin haksız olmakla birlikte hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu beyanla öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, alacaklının icra takibinin iptali ile müvekkili aleyhinde kötü niyetle takip başlatılması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, Mahkememizden verilen 30/10/2020 tarih ve ... kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 12. Hukuk Dairesi'nin 17/05/2021 tarih ve 2020/1499 Esas 2021/688 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için ... Nöb. AHM'ye talimat yazılmıştır. Bilirkişi ...'dan aldırılan talimat raporunda; Dava konusu olan 147.54,74 TL hasar ödemesinin, ... tarafından dava dışı ... ... A.Ş.nin ... Bankası ... Şubesinde bulunan ... nolu banka hesabına toplam 147.554,00 TL olarak ödendiği, bu ödemeye ait muhasebe kaydının dava dışı şirketin 2018 yılı e-defterlerine 05/06/2018 tarih ... yevmiye maddesiyle yapıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce dava dışı sigortalının 15/12/2017 tarihli, ... sayılı mal bedelini tahsil edip etmediği hususunun tespiti için bilirkişi ...'dan aldırılan ek raporda; 15/12/2017 tarihli ... nolu satış faturası bedelinin, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 147.554,00 TL hasar bedeli ödemesinden karşılandığı, yani sigorta şirketinin hasar ödemesi bedelinden tahsil edildiği, faturanın düzenlediği ... de dahil olmak üzere başka bir firma veya kuruluştan fatura bedeli olarak yapılan herhangi bir tahsilat bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce ...'tan aldırılan bilirkişi raporunda; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetine haiz olduğu, Teknik incemeleme sonucunda emtianın dava konusu süt ürünleri, muhafaza sıcaklığı 4 C (buzdolabı sıcaklığı) olarak depolanması taşınması gereken gıda maddeleri olup, sevkiyatı sırasında konteyner soğutma sisteminin arızalanması nedeni ile yüksek sıcaklığa maruz kalarak bozulmuş, orijinal formunu, güvenli gıda olma vasfını yitirmiş, bu nedenle yurda geri gelerek imha edildiğinin tespit edildiği, Hasar gören emtianın 38.923,32 USD değerinde olduğu tenzili muafiyetin mahsubu ile 38. 534,09 USD karşılığı 147.554,74 ödenebilir tazminat olduğu ve hasar miktarının kadr-i marufunda olduğu, TTK madde 1178/2 uyarınca meydana gelen hasardan Davalı'nın sorumlu olduğu, Hasarın fiili taşıyanın bilgisi altında olduğundan dolayı ayrıca TTK madde 1185 uyarınca hasar ihbarına gerek bulunmadığı bildirilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ... Tic.A.Ş. tarafından satışı yapılan muhtelif peynir ve süt emtiasının nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, aktarma limanında soğutma sisteminin bozulması nedeniyle hasarlandığı, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin 30/10/2020 tarih ve ... kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 12. Hukuk Dairesi'nin 17/05/2021 tarih ve 2020/1499 Esas 2021/688 Karar sayılı ilamıyla İlamı ile davalı şirket adresi ile gönderilen e-mailin TTK 1188/4 ve TTK 1189 maddesindeki sürenin uzatılmasına ilişkin bir anlaşma olup olmadığının mahkemece değerlendirilmediği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. TTK 1189. Maddesinde ise sürenin tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları anlaşma ile uzatılabileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda hasarın 10/01/2018 tarihinde meydana geldiği, dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde 08/12/2018 tarihinde davalı tarafa gönderilen mailde zamanaşımı için 90 günlük süre uzatımı talep edildiği, ...@... adresinden gelen onay maili üzerine, davalı tarafça 90 günlük ek sürenin onaylandığı yönünde mail gönderildiği, buna göre taraflar arasında hak düşürücü sürenin uzatılması yönünde anlaşmaya varıldığı anlaşılmış olup, icra takibinin 15/02/2019 tarihinde uzatılan hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı görülmüştür. Dava konusu taşıma ... sayılı konişmento tahtında yapılmış olup, konişmentoya göre sigortalının yükleten, ... nin fiili taşıyan olduğu, davalının navlun faturası düzenlediği görülmekle akdi taşıyan konumunda olup pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmaktadır. Taşımaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu görülmektedir. CIF satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre taşıma sözleşmesi satıcı- göndericisi tarafından yapılıp alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı namlı hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekir. CIF satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. CIF satışa konu poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile mal bedelinin tahsil edilmediği belirtilmiş olup buna göre dava dışı sigortalının zararının oluştuğu ve sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davacının TTK 1472. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmüştür. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Hasar aktarma gemisinde, yük taşıyanın hakimiyetinde iken tespit edildiğinden ayrıca bir ihbara gerek bulunmayıp davalı taşıyanın hasarın sorumluluk alanında meydana gelmediğini ispatlaması gerekmektedir. Ekspertiz raporunda dava konusu ... nolu reefer konteyner "..." isimli aktarma gemisinde iken soğutma sisteminin bozulması nedeniyle Cidde'ye indirildiği, sigortalının bilgisi haricinde 13.01 2018 tarihinde Cidde'den “..." gemisine yüklenerek Türkiye'ye geri sevk edildiği, hasarın soğutma sistemindeki arıza neticesinde meydana geldiğinin belirtildiği, yine bilirkişi raporunda teknik incemeleme sonucunda emtianın dava konusu süt ürünleri, muhafaza sıcaklığı 4 C (buzdolabı sıcaklığı) olarak depolanması taşınması gereken gıda maddeleri olup, sevkiyatı sırasında konteyner soğutma sisteminin arızalanması nedeni ile yüksek sıcaklığa maruz kalarak bozulmuş, orijinal formunu, güvenli gıda olma vasfını yitirdiği, bu nedenle yurda geri gelerek imha edildiğinin tespit edildiği, Hasar gören emtianın 38.923,32 USD değerinde olduğu tenzili muafiyetin mahsubu ile 38.534,09 USD karşılığı 147.554,74 ödenebilir tazminat olduğu ve hasar miktarının kadr-i marufunda olduğunun belirtildiği, bu açıklamalara göre akdi taşıyan konumundaki davalının yük hasarından sorumluluğun bulunduğu, davalı taraf sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiş ise de tespit edilen hasar bedelinin TTK 1186. Maddesine göre belirlenecek bedelin altında kaldığı anlaşıldığından tespit edilen hasar bedeli yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 147.554,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 2-Yasal şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar harcı olan 11.923,83 TL'den peşin alınan 1.782,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.141,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.832,90 TL ilk harç 332,55 TL posta ücreti ve 5.500,00 TL bilirkişi-talimat ücreti olmak üzere toplam) 7.665,45 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 23.133,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/341, K. 2022/564, T. 04.10.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-341-e-2022-564-k-e7f8d6073a62