İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/88 E. 2024/550 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/88
- Karar No
- 2024/550
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/88 Esas KARAR NO : 2024/550 DAVA : Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.12.2019 tarihinde saat 15:58 sularında ... Merkezinden çıkarak Balıkesir iline bağlı ...na enerji sağlayan ... ve ... isimli denizaltı kablolarının (sırası ile, 11 km uzunluğunda 3x120+16mm2 ve 11 km uzunluğunda 3x240+25mm2 zırhlı ...) eş zamanlı olarak arızalanması üzerine, enerji sağlamak için ... Adası üzerinden ...nı besleyen ... isimli kablonun alternatif olarak denendiği ancak ... isimli kablonun da arızalanmış olduğunun tespit edildiğini, arıza sebebiyle müvekkili şirket yetkilileri tarafından yaptırılan incelemeler sonucu, hattın bulunduğu zeminde belirgin şekilde çapa izlerinin görüldüğü ve bahsi geçen hatların gemi çapası ile takılma ve sürüklenme şeklinde fiziksel temas sonucu arızalandığının tespit edildiğini, buna ek olarak “ ... ” web sitesi üzerinden, ... IMO numaralı ... ... isimli geminin arızanın yaşandığı zaman dilimlerinde hattın bulunduğu bölgede çokça manevra yaptığını ve geminin çapalandığını, görgü tanıklarının ifadelerinde ise ismi verilmeyen bir geminin kabloya takılarak ileri geri manevra yaptığını beyan ettiklerini, müvekkili şirkete ait denizaltı kablosunda meydana gelen arıza sebebiyle, ...nın uzun süre enerji kesintisinin yaşandığını, bu kesintinin müvekkili şirketin çabaları ile dizel yakıt ile çalışan jeneratör kullanılarak yalnızca haneler ve küçük işletmelere enerji sağlanabildiğini, mermer ocakları gibi büyük iş yerlerine enerji sağlanamadığını, müvekkili şirketin kamu hizmeti niteliğindeki enerji iletiminin yeniden sağlanabilecek ölçüle yeraltı kablosunun onarımına, geçici olarak kullanılan jeneratörlerin kira, yakıt ve ekipman ulaşımı için harcanan lojistik bedellerine, elektrik dağıtımının kesintisiz bir şekilde devam edecek şekilde onarımına ve bu enerji kesintisi halinde söz konusu bölgede meydana gelen krizin yönetimine harcanan iş gücüne istinaden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1353. Maddesi uyarınca KDV dahil 1.163.893,69 TL ve 353.787.60 USD tutarlı haciz kararı tesis edilmesinin talep edildiğini, bu talep doğrultusunda ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.01.2020 tarihli 2020/... D. İş ve 2020/... K sayılı kararı ile talebin kabulüne ve KDV dahil 416.593,09 TL ve 353.787,60 USD alacak ile sınırlı olmak üzere söz konusu geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini, haciz kararına istinaden geminin seferden men edilmesi için ... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas numaralı dosyası kapsamında kararın uygulanması için talep edildiğini, bu talep sonucunda 14.01.2020 tarihli müzekkere ile geminin seferden men edildiğine, men kararı sonucu davalı tarafın yaptığı başvuruya istinaden mahkemece tesis edilen 16.01.2020 tarihli karar uyarınca 2.839.797,57 TL bedelli teminatın depo edilmesi halinde seferden menin kaldırılacağına ve ihtiyati haciz kararının teminat üzerine kaydırılmasına karar verildiğini, işbu dava ikame edilmeden önce davacı tarafınca 12.02.2020 tarihinde uyuşmazlık konusuna ilişkin dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 02.03.2020 tarihinde gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde davacı taraf ile anlaşma sağlanamadığına ilişkin aynı tarihli Anlaşmama Tutanağının düzenlendiğini, 6100 sayılı Kanun’un 1359 ve 1354. Maddelerine atıfta bulunarak söz konusu geminin tescil limanının İstanbul olduğunu, bu sebepten ötürü davada sayın mahkemenin yetkili olduğunu, 6102 sayılı Kanun’un 1352. Maddesinin “a” ve “d” bentlerine atıfta bulunarak, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların gemi alacağı statüsünde olduğunu, 29.12.2019 tarihinde söz konusu yerde yaşanmış olan elektrik kesintisinin öncesinde, hattın bulunduğu güzergahta “... ...” isimli geminin çapa kurtarma yönelik manevralarda bulunduğu gemi mürettebatının sahil güvenlik tarafından alınan ifadeleri ve 2020/... D. İş dosyası kapmasında gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, hiçbir ek yeri bulunmayan denizaltı kablolarının dış müdahale haricinde aynı anda arızalanması durumunun mümkün olmadığını, sahil güvenliğin almış olduğu ifadeler incelendiğinde gemi mürettebatının ağız birliği yaparak ifade verdiğini, 2020/... D. İş sayılı dosya üzerinden ihtiyati haciz kararı tesis edilmeden önce, sayın bilirkişi Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 13.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu arıza ve elektrik kesintisine ... isimli geminin sebebiyet verdiğini ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/... D. İş sayılı dosyası kapsamında Sayın Bilirkişi ...’nın iştirak etmesi ile yapılan keşif gezisi ve akabinde kendisi tarafından tanzim edilen 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... isimli geminin, olay vuku bulduğu esnada olay yerinde olduğunu ve olağandışı manevralarda bulunduğunu, genel itibari ile kablolarda meydana gelen hasarın ancak çapalar ve balıkçılıkla ilgili ağır donanımlar ile meydana gelebileceğine ve olayın vuku bulduğu deniz zemininde çapa izleri rastlanması sebebiyle arızanın ancak bir çapanın fiziksel temas ile zararı sonucu meydana gelebileceğinin belirtildiğini, denizaltı kablolarında meydana gelen hasarın niteliği itibari ile onarılmasının yetersiz olacağını, onarılma sonrası kablonun kazadan önceki fiili durumuna geri dönemeyeceği sebebiyle kabloların davalılar tarafından yenileri ile değiştirilmesinin talep edildiğini, sayın mahkemenin, davacının kablo yenileme talebini reddetmesi halinde KDV dahil 353.787,60 USD ve 416.593,09 TL ücretin davalıdan tahsil edilmesinin talep edildiğini, Bunlara ek olarak davacı firmanın zararı engellemek amacıyla yapmış olduğu tüm harcamaları sunduğunu, bunların “... Tamirleri Hizmeti Alımına İlişkin Yüklenicilik Hizmetleri Sözleşmesi”, “Hasarlı kablolara ilişkin protolin bedeli”, “ Generatörler için motorin bedeli”, “Generatörlerin kira, kurulum ve nakliye bedeli”, “ Trafoların nakliyesi ve kurulumu için kullanılan vinç, kamyon ve lovbet bedelleri”, “Akü, antifriz bedeli”, “Diğer masraflar, konaklama, gemi geçiş ücretleri, fazla mesai ücretleri”, “ Arızalı kabloların onarımı için yapılan çalışmanın faturası” belgeleri olduğunu beyanla, haklı davalarının kabulünü sayın mahkemenin 2020/... d.iş sayılı dosyası üzerinden tesis edilen ihtiyati haciz kararının devamını, öncelikle müvekkili şirkete ait denizaltı kablolarının tek parça yenileri ile değiştirilmesi için sayın mahkeme tarafından gerekli maliyet tespit edilinceye kadar şimdilik 200.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, denizaltı kablolarının değişim bedeli talebinin kabul görmemesi hâlinde, KDV dâhil 353.787.640 USD tutarındaki kablo onarım bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, her ihtimalde, denizaltı kablolarının süreklilik arz etmeyecek şekilde onarılarak elektrik dağıtım faaliyetinin denizaltı kabloları ile yeninden gerçekleştirilmeye başlanana kadar geçen süre içerisinde, elektrik dağıtım faaliyetinin tali yöntemler ile gerçekleştirilmesi için yapılan 1.163.893,63 TL ile denizaltı kablolarımızın değişim talebinin sayın mahkemece kabul görmesi hâlinde, değişim bedeline ilave olarak elektrik dağıtım faaliyetinin denizaltı kabloları ile verilmeye başlanması için (süreklilik arz etmeyecek şekilde) yapılan KDV dahil 353.787,60 USD ve 416.593,09 TL tutarındaki onarim faaliyetlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu’nun 573/2 maddesine atıfta bulunularak, davalılardan ... ...’in, 1 numaralı davalı (... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) şirketin ortağı olması sebebiyle kanun gereği şirket borçlarından sorumlu olmadığını ve kendisine karşı açılan davanın reddine karar verilmesini, TTK m.105’e atıfta bulunularak, Türk Boğazlarından geçen gemilere acentelik hizmeti veren 2 numaralı davalının (... Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.) ancak aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı dava edilebileceğini, bu nedenle işbu davada kendisine asaleten veya diğer davalılara izafeten husumet yöneltilmeyeceğini, 2 numaralı davalıya açılan davanın reddinin talep edildiğini, davacının bulunmuş olduğu iddiaların tek dayanağın “ ...” isimli geminin konumu olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen deniz zemininde bulunan çapa izlerine dair fotoğraf veya video şeklinde bir delil sunulmadığını, arızanın yaşandığı söz konusu bölgeden her gün yüzlerce gemi ve balıkçı teknesinin geçtiği ve sadece konum bilgisi atfedilerek yaşanan arızanın ... ... isimli gemiye atfedilemeyeceğini, Sahil Güvenlik ekibi tarafından gemi mürettebatından alınan ifadelerin, mürettebatın yanında vekilleri olmaması sebebiyle delil kıymeti taşımadığını, arızanın yaşandığı zaman diliminde ilgili bölgede ...’a kadar ulaşmış ciddi bir fırtına olduğunu bu tip fırtınaların mücbir sebep sayıldığını ve arızaya gemi sebep olmuşsa dahi mücbir sebep varlığı nedeniyle illiyet bağının kesileceğini, ilgili tarihte ilgili bölgede hâkim olan deniz ve hava şartlarının Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden sorulmasının talep edildiğini, belirsiz alacak davasının koşullarının mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği zararlar ile gemi arasında bir illiyet bağı olmadığını, zararların muaccel olmadığı ve hatta meydana dahi gelmediğini, davacının iddia ettiği zarar kalemlerine ilişkin davalılar müvekkilinin itirazları (henüz kablo değişimi olmaması sebebiyle davacının bir zarara uğramadığını, kablo değişim ücretinin belirsiz alacak şeklinde sıfatlandırılamayacağı ve yeni kablo ile işçilik ücretlerinin belirlenebileceğini, üçüncü kişilerce davacıdan henüz talep edilmeyen tutara ilişkin tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu arızalı kabloların ... ... isimli gemi tarafından hasara uğramışsa bile davacının bir kusuru olmadığında mücbir sebep teşkil edecek bir olaydan dolayı abonelerine ve üçüncü kişilere herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü olmadığını, ... ’in tazminatın talebinin 1 numaralı davalı ile ... A.Ş. arasında sulh ile çözümlendiğini), davacının, ... San. Tic. Ltd. Şti. ile 03.01.2020 tarihinde yaptığı sözleşmede onarım bedelinin 299.820,00 USD olduğunu ancak davacının 353.787,60 USD ve 416.593,09 TL tazminat talebindeki farkın ne olduğuna dair bir açıklama sunulmadığını, davacının, arıza tespitinden sonra ilk olarak ... Ltd. Şti. ile onarım için 716.000 TL fiyat üzerinden anlaştığı ve sonrasında firmanın (Alternatif) onarım işini yapamayacağı için sözleşmenin iptal edilmesinin hangi şartlar ve beyanlara bağlı olduğunun belirsiz olduğunu, sonrasında yapılan ... tarafından yapılan onarım bedelinin neden 716.000 TL’ye göre katbekat daha fazla olduğunun davacı tarafından açıklanması gerektiğini, davacının onarımın ne şekilde yapıldığına dair belge sunmadığını, davalının ... Noterliğinde ... yevmiye numaralı 28.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile, onarımların usule uygun şekilde yapılmamasından ileri gelecek zarar artışları veya yeni zararlardan davalının sorumlu olmadığını, müvekkillerin sorumluluğunun, 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası sözleşme ile bu sözleşmeyi değiştiren 1996 tarihli Protokol çerçevesinde sınırlı olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava; Deniz alacağı niteliğindeki tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup taraflararasındaki uyuşmazlık noktaları 2 ve 3 nolu davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, ...na elektrik sağlanmasında kullanılan deniz altı kablolarının kopması ve elektrik kesintisine ... ... gemisinin sebebiyet verip vermediği, elektrik hattında davacı tarafça yaptırılan onarımın hasarın tam olarak giderilmesi için yeterli olup olmadığı, bu aşamadan sonra kabloların yenisi ile değiştirilmesinin gerekip gerekmediği, olaydan sonra alternatif yolla elektrik sağlanması için yapılan masraflar ile kalıcı onarımın davacıya yüklediği maliyetlerin nekadar olduğu, davalıların denizaltı elektrik hattı kablolarının kopması ve bunun sonucunda ortaya çıkan zararlardan masraf sorumlu olup olmadıkları hususlarında toplanmaktadır. Uyuşmazlıktaki istemin hukuki dayanağı haksız fiil hükümleridir. Donatanın kendi haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi hukuk düzenlemesine TTK’nın 5 inci Kitabında yer verilmemiştir. Donatanın sorumluluğu TTK'nın 1061 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK’nın 1061. maddesinde donatan tanımına yer verildikten sonra takip eden 1062. maddede donatanın gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğuna yer verilmiştir. TTK m. 1061 uyarınca donatan gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir. Uyuşmazlıkta “... ...” isimli geminin donatanının ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. Donatanın gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu TTK m. 1062’de şu şekilde düzenlenmiştir: Buna göre, “Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur. Ancak, donatan, yolculara ve yükle ilgili kişilere karşı, taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumludur. Donatanın, ... Cumhuriyetinin taraf olduğu sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin milletlerarası sözleşmelerden doğan sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır. Bu hüküm üçüncü kişinin kanundan doğan ek sorumluluk niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle kusurlu gemi adamının yanında kanunen zarar gören kişilere karşı donatanı da sorumlu tutmaktadır. Sorumluluk koşulları gerçekleştiği takdirde TBK m. 66’nın aksine donatanın gemi adamı seçmede, talimat vermede, denetleme ve gözetlemede gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulması söz konusu değildir. TTK m. 1062’den doğan sorumluluğun söz konusu olabilmesi için, zarara sebebiyet veren eylemi gerçekleştiren kişinin gemi adamı olması, Gemi adamının zarara sebebiyet veren eyleminin görevini yerine getirirken gerçekleşmiş olması ve zarara sebebiyet veren eyleminde kusurlu olması, Gemi adamının eyleminin hukuka aykırı olması, Gemi adamının kusurlu ve hukuka aykırı eylemi sonucunda üçüncü kişi zarara uğraması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Buna göre uyuşmazlığında bu çerçevede değerlendirmesi gerekmektedir. Somut olayda gemi adamlarının kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi için bu kapsamda alınan ifadeler irdelenmelidir.“... ...” isimli ticaret gemisinin ikinci kaptanı ... ... ifadesinde; “Gemideki görevim İkinci kaptandır. 25 Aralık 2019 tarihinden beridir bu gemide çalışmaktayım. 29 Aralık saat 05:35’te Gemlik ... iskelesinden yük alarak ... limanına yük boşaltmak maksadıyla ileri harekete geçtik, Liman çıkışında gerekli kontrolleri yaptık. Saat 14:00 sularında vardiyayı aldım Saat 16:00 sularında seyir halindeyken Ekinlik-... arasında geminin hızdan düşüp dümenin kumanda etmediğini fark ettim. Derhal kaptana konu hakkında bilgi verdim, Gemi kaptanı ... ... hızlıca köprü üstüne geldi. Gemi kaptanı nezaretinde ileri yol verdiğimizde gemi gitmemekteydi. Alabandayla geri dönünce ters tarafa 150 mt. kadar gidiyordu. Tekrar ileri yol verdiğimizde 150 mt. kadar gidiyor ancak daha fazla gitmiyordu. Biz bu esnaca Ekinlik Adası ile ... arasındaydık yolumuza devam edemeyince arızanın pervaneye bir şey takıldığım tahmin ettik. Gemi kaptanı demirlemeye karar verdi. Usta gemici "... ..." ile demirleme için hazırlık yapmak maksatlı baş üstüne gittik. Baş tarafta hazırlık yaptığımız esnada geminin zincirinin boşalmış olduğunu gördük ve kaptana bildirdik. Zincir hsrça mapasının zincirlikten kopmayıp tamamen suya gitmediğini gördük. Demiri tekrar vira ederek gemiye alınması talimatı aldık. Demiri vira ederek 8 kilitten son 2 kilite kadar gemi üzerine alabildik, İkinci Kilit baş üstüne geldiğinde daha fazla vira edip alamadık. Gemi kaptanı baş üstüne gelerek mayna vira ederek demiri kurtarmaya çalıştıysa da demiri alamadık, ikinci kilitten sonrasını demir kesme şalomasını baş üstüne getirterek alamadığımız bölümü kaptan talimatıyla denize bıraktık. Tahmini saat 19:30 sıralarıydı, ileri yol vererek seyire devam ettik. Şirket yetkilisi armatör ... ...’e konu hakında bilgi verdi.” beyanında bulunmuştur. Gemisinin ikinci çarkçısı ... ifadesinde, "gemideki görevim ikinci çarkçılıktır. 10 Eylül 2019 tarihinden beridir bu gemide çalışmaktayım. 29 Aralık saat 05:35 te Gemlik ... iskelesinden ayrıldık. Liman çıkışında gerekli kontrolleri yaptık. Vardiyayı aldım, Vardiyayı aldıktan 5-10 dk sonra egzoz ısılarının yükseldiğini makinelerin hararet yapmaya başladığını fark ettim 3. Çarkçı ‘... "’e bilgi verdim. Bir süre sonra köprü üstünden demir atılacağı bilgisi verildi. Makineler stopa çekildi. Demirin olmadığı fark edilmiş, o esnada söylenildiği kadarıyla demir kesilmiş, devamında ileri harekete geçildi. Başka bir diyeceğim yoktur.” beyanında bulunmuştur. Gemisinin güverte stajyeri ... ..., ifadesinde; “Gemideki görevim güverte stajyeri 27 Şubat 2019 tarihinden beridir bu gemide çalışmaktayım 29 Aralık 2019 saat 05:35 te Gemlik ... iskelesinden yük alarak ... Limanı na yük boşaltmak maksadıyla hareket edildi. Öğlenden sonra saat 16 00 sularında seyir halindeyken Ekinlik-... arasında geminin yavaşladığnı dümenin kumanda etmediği ikinci zabit ... ... tarafından gemi kaptanı ‘‘... ...’ya bildirmiş, kaptan talimatı ile köprü üstüne çıktım. Kaptan ileri yol verdiğinde gemi gitmemekteydi. Alabandayla geri dönünce ters tarafa 150 mt. kadar gidiyordu, Tekrar ileri yol verdiğimizde 150 mt. kadar gidiyor ancak daha fazla gitmiyordu. Yolumuza devam edemeyince pervaneye halat, balıkçı ağı yada makinede başka bir arıza olduğu düşünülerek demirlemeye kaptan tarafından karar verildi, İkinci kaptan “... ..." ile usta gemici ‘... ..." demirleme için hazırlık yapmaya başladılar. Baş tarafa hazırlık için gittiklerinde demir ve demir zincirlerinin sonuna kadar demir loçasından denize aktığını kaptana bildirdiler. Zincir hırca mapasının zincirlikten kopmayıp tamamen suya gitmediği görüldü. Demiri tekrar vira ederek gemiye alınması talimatı kaptan tarafından verildi. İkinci kilit baş üstüne geldiğinde daha fazla vira edip alamadık. İkinci kilitten, sonrasını demir kesme şalomasını baş üstüne getirterek alamadığımız bölümünü kaptan tarafından denize bıraktırıldı Başka bir arıza olmadığını anladığımızda seyire devam ettik, Şirket yetkilisi armatör ... ...’e konu hakkında kaptan bilgi verdi” beyanında bulunmuştur. Geminin usta gemicisi ... ... ifadesinde; “Gemideki görevim usta gemici 02 Şubat 2019 tarihinden beridir bu gemide çalışmaktayım. 29 Aralık saat 05:35'te ... iskelesinden ayrıldık, İkinci kaptanımız denizci asker emeklisi olduğu için her şeye ekstra özen gösterir. Liman çıkış hazırlıklarında gemi demirini netasını özellikle kontrol ettirdi, etti. Seyre çıktık Ben istirahat saatindeydim kamaramda yatıyordum. İkinci kaptan "... ' kapımı çalarak geminin baş tarafına gideceğimizi , geminin gidişinde bir sıkıntı olduğunu söyledi. Baş tarafa gittiğimizde demirin salık bir durumda aşağıda olduğunu fark ettik. İkinci kaptan gemi kaptanına bilgi verdi. Demiri almaya çalıştık 8. kilittin 2. kilite kadar güverteye alabildik. Daha sonrasını alamadık. Alamayınca kaptan baş üstüne geldi. Bir sürede o uğraştı. Demiri gemiye alamayınca bana Demiri kesmeye yarayan şalomayı getirtti ve ikinci kilitten sonrasını keserek denize bıraktık, sonrasında gemi rahatladı seyre devam ettik. Başka diyeceğim yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Gemisinin kaptanı ... ... ifadesinde, “29.12.2019 tarihinde saat 05:35’te ... iskelesinden yük alarak ... limanına yük boşaltmak maksadıyla hareket edildi. Aynı gün öğleden sonra saat 16:00 sularında seyir halindeyken Ekinlik-... arasında geminin hızdan düşüp dümenin kumanda etmediği ikinci zabit ... ... tarafından tespit edilip tarafıma rapor edildi Ben de hızla köprü üstüne çıktım. İleri yol verdiğimizde gemi gitmemekteydi. Alabandayla geri dönünce ters tarafa 150 mt. kadar gidiyordu. Tekrar ileri yol verdiğimizde 150 mt. kadar gidiyor ancak daha fazla gitmiyordu. Biz bu esnada Ekinlik Adası ile ... arasındaydık. Yolumuza devam edemeyince biz arızanın pervaneye halat, balıkçı ağı ya da makinede başka bir arıza olduğunu düşünerek demirlemeye karar verdik. İkinci Zabit ... ... ile ... ...’ün demirleme için hazırlık yapmalarını istedim. Baş tarafa hazırlık için gittiklerinde demir ve demir zincirlerinin sonuna kadar demir loçasından denize aktığını tarafıma bildirdiler. Zincir hırça mapasının zincirlikten kopmayıp tamamen suya gitmediği görüldü. Demiri tekrar vira ederek gemiye alınması talimatı verdim. Demiri vira ederek 8 kilitten son 2 kilite kadar gemi üzerine alabildik 2. kilit baş üstüne geldiğinde daha fazla vira edip alamadık, Kendim de baş üstüne giderek biraz da ben mayna vira ederek demiri kurtarmaya çalışsam da demin alamadık 2. kilitten sonrasını demir kesme kalomasını baş üstüne getirerek alamadığımız bölümü denize bıraktık Tahmini saat 19:20 sularıydı. Makinede pervanede, yekemde ve diğer sistem cihazların da arızam olmadığı için ileri yol vererek planlı seyre devam ettim. Şirket yetkilisi armatör ... ...’e konu hakkında bilgi verdim. Olay hakkında tüm yaptıklarımızı saniye saniye anlattım.Herhangi bir batık veya kayaya takıldığımı düşünüp yukarıda ifademde belirttiğim gibi gemiyi kurtarmak için manevra yaptım Kurtaramayınca demiri denize bıraktık. O anlık yorgunlukla ve demirle uğraşımız sebebi ile gemi jurnaline demirin koptuğunu yazmayı unutmuşum” şeklinde beyanda bulunmuştur. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında, 29.12.2019 günü bölgede Hava Durumunu Çok Bulutlu Yağmurlu, Rüzgâr Durumu Kuzeydoğudan 6-8 Bofor (45-70 km /saat. Fırtına), Tahmini Dalga Yüksekliği 2,0-4,0 m., görüş: iyi, yağış anında ort. olarak bildirilmiştir. Ancak söz konusu hava raporu genel olarak bölgeyi kapsayacak şekilde verilmiş olup, bilirkişi raporunda bu konuya ilişkin olarak; "bölgenin her yerinde aynı koşulların geçerli olduğu söylenemez. Keza gemi adaların güneyinde seyir ettiği için bu rüzgârdan daha az etkilenecek ve dalga boyu daha az olacaktır. Her durumda uyuşmazlıkta mücbir hali gerektirecek olağan üstü bir durum tespit edilememiştir." denilmektedir. Davacıya ait denizaltı kablolarının koptuğu söylenen saatte Gemi Trafik Hizmetlerinin AIS verileri ve ... ... gemisinin olay gününe ait seyir rotası ve hızına bakıldığında geminin geçiş zamanı ile ...ndaki elektrik kesintisi zamanının örtüşmekte olduğu anlaşılmıştır. Uzakyol kaptanının hazırladığı bilirkişi raporunda, gemi ... güneyine, doğu tarafından 264 rotası İle 06,7 knot süratiyle giriş yapmıştır. Kablonun koptuğu söylenen saatte Gemi Trafik Hizmetlerinin AIS verilerine bakıldığında aynı sürat ve rota ile tam da kablo üzerine olduğu yaklaşık 2 dakika sonra 600 metre kadar kablodan uzaklaşarak hızında düşme görüldüğü, 5 dakika sonra da hızının iyice düştüğü tespit edilmiştir. Yaklaşık 12 dakika sonra gemi kendi sancağında ekseni etrafında dönerek eski rotasına gelmiş ve yoluna devam etmiştir. Saat 16.45 05 te 281 rota ve 06,4 knot hızla koptuğu iddia edilen üçüncü kablonun üzerine gemi gelmiştir. Kablonun üzerine geldiği saatten yaklaşık 1,5 dakika sonra hızının düştüğü rotasının da kuzeye çevrildiği, 2 dakika içinde geminin durma noktasına geldiği görülmüştür. Yaklaşık 8 dakikalık gemi kendi ekseni etrafında yaptığı manevralarla normal rotasına gelip hızını artırmıştır. Kablo sahasından yaklaşık 1700 metre daha seyrettikten sonra tekrar durarak daha önce tekrarladığı sancaktan kendi etrafına dönüş manevralarını yapmaya başlamıştır. Bu manevralar saat 19.11.59'a kadar yani 2 saat 28 dakika sürmüştür. Bu saatten sonra gemi normal ve hızında kendi rotasında yani 270 rotasına seyredip Gelibolu’ya doğru seyrine devam etmiştir. ...-... Adası, ... denizaltı enerji kabloları hasar inceleme ve değerlendirme raporunda kablonun fiziki durumu ile ilgili görüntüler ve değerlendirmeler bulunmaktadır. Rapordan anlaşıldığı üzere, gemi demirini takarak kabloyu bir müddet sürüklediği akabinde kablonun hasarlanması ile birlikte demirin serbest kaldığı kanaati oluşmaktadır. Mahkememiz dosyasında alınan 20/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda, “... ...” gemisinin normal rota ve hızında batı rotasında ilerlerken geminin demirinin, demir zincirinin gemide uygun bir şekilde emniyete alınmaması (yeterli bosa vurulmaması) sonucu kablo hattının koptuğu mevkiide geminin demirini denize kaçırdıkları, gemiden kaynaklanan sebep ile geminin demirinin demir zinciri ile birlikte denize aktığı deniz dibinde taradığı, hatta öyle ki gemi demiri deniz dibinde tararken artık ilerleyemez duruma gelmiş, zorlanan gemi makinesinde egzoz ısıları yükselmiş , gemi makinesi hararet yapmaya başlamış olduğu, gemi Kaptanı ve personelinin ifadeleri de son derece açık olup, demiri gemiye neta alamayan gemi personeli 2. kilitten itibaren gemi demir zincirini kaynak makinesi ile keserek geminin demirini deniz dibine bırakarak yoluna devam ettiği, ... ... adlı geminin olay saatindeki konumu ve manevraları, geminin demirini elektrik kablolarına takıp bir müddet kabloları da sürüklediği, bilahare bu kablolardan kurtularak yoluna devam ettiğini, son (üçüncü) kablodan kurtarınca denizde bulunan demirle yoluna devam edemeyeceği için demirini gemiye almaya çalıştığı, ancak demiri gemiye alamayıp, demirinin kaynak makinesi ile (Şaloma) ile gemi adamları tarafından kesilerek 2. kilit zinciri ile denize bırakılmasıyla sonuçlandığının anlaşılmakta olduğu belirtilmiştir. Teknik bilirkişiler tarafından zarar bakımından yapılan değerlendirmelerde; "...’nın ...’a ait ..., ... ve ... isimli 3 hat ile ... Merkezi üzerinden ana kara enerji şebekesine bağlı olduğu, ... ve ... hatlarının sırası ile 11 km uzunluğunda 3x120+16mm2 ve 11 km uzunluğunda 3x240+25mm2 zırhlı ... kablodan oluştuğu, 29.12.2019 tarihinde saat 15:58 sularında ...’na bağlı ... ve ... hatlarının enerjisiz kalması ile ... hattının denendiği, ancak arızalanmış olduğunun görüldüğü, bu kablolarda arıza meydana geldiği, bu sebeple ...’nda uzun süre enerji kesintisi yaşandığı, geçici olarak dizel generatör kullanılarak yalnızca haneler ve küçük işletmelere enerji verildiği, büyük iş yerlerine enerji sağlanamadığı, ..., ... ve ... kablolarında farklı yönlerde ve miktarlarda kayma ve yer değiştirme gözlemlendiği, sırası ile yatayda en fazla 146 m (KB), 75 m (GB) ve 135 m (GB) olacak şekilde kabloların kaydıkları, yine sırası ile 1450 m, 440 m ve 885 m’lik kısımlarının çekme kuvveti ile yer değiştirdiğinin görüldüğü, olay anında o bölgedeki seyir kayıtları incelendiğinde sadece “... ...” isimli geminin var olduğu ve bu bölgede çokça ve olağan dışı manevralar yaptığının tespit edildiği, yukarıda yer verilen teknik inceleme çerçevesinde “... ...” isimli geminin donatanın meydana gelen zarardan TTK m. 1062 hükmü gereği sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, Denizaltı kabloların balıkçı tekneleri, büyük gemi çapaları ve hatta köpekbalığı ısırmaları ile hasar görebileceği, her ne kadar köpek balıklarının ısırma ile kablo koparması söz konusu olması mümkün olmasa da açılan yarıkların korozyona sebep olacağı, gemi çapaları ve balıkçılık ekipmanlarının kablolara fiziki zarar verebileceği ve hatta kopartabileceği, deniz altı kabloların normal kablolardan çok daha detaylı tasarlandığı ve üretildiği, iletken veya iletken gruplarının yalıtımlarının güçlü olduğu, ayrıca radyal ve eksenel kuvvetlere dayanımlarının arttırılması için ikincil tabakalara ve destek malzemelerini içerdiği, özel su yalıtım malzemelerine sarıldığı, kopması durumunda tüm bu tabakaların ve mekanik taşıyıcı parçaların onarılması gerektiği, onarımın kablonun su üstüne çıkarılması ile ya da sualtına batırılmış özel ortamlar olması kaydı ile sualtında kuru ortamlarda yapılabileceği, yapılan teknik inceleme çerçevesinde kabloların kopmasına “... ...” isimli geminin gemi adamlarının sebebiyet verdiği, kabloların koparılması sonrasında su altında beklediği, su altında bekleme sırasında kablonun bütünsel özellikleri ortadan kaybolduğu için tuzlu deniz suyunun kablonun içinde ilerleyeceği ve zarar vereceği, tek parça ek ile birleştirebilmek için her iki tarafta zarar gören iletkenlerin kesilmesi gerektiği, bu durumda iki ayrı ek gerekeceği, Ada ve ana kara tarafındaki kabloların birleştirilmesinin başka türlü mümkün olamayacağı, Normal şartlar altında şebekelerde de gerektiğinde ek yapılabileceği, bunun normal ve kabul edilebilir olduğu, ancak su altında ek yerlerinin karada yapılan eklerden başkaca koşullara maruz kaldığı, su altında kopmuş ve deniz suyu etkisine maruz kalmış iki parça kabloyu her iki tarafından kısaltarak iki ekli birleştirmenin daha az sağlıklı olacağı, yapılan ekin tuzlu suyun yaratacağı korozyon etkilerine dayanıklı olması gerektiği, bu tip birleştirmelerin Marmara Denizi’nden daha büyük ve derin denizlerde de uygulandığı, yapılan ekleme ve onarım işleminin işçilik kalitesinin önemli olduğu, işi gerçekleştiren ... firması ile 03.01.2020 tarihli onarım sözleşmesinin imzalandığı, onarılan kısımda hiçbir şekilde elektrik, mekanik ve termal özelliklerinde bir azalma olamayacak şekilde onarım taahhüt edildiği, ...’in 24 ay garanti sunduğu, yapılan işin teknik şartnamesine uygun yapıldığını beyan ettiği, gerekli testlerin yapıldığının tutanak altına alınmış olması ve geçici kabul ve kabul işlemlerinin yapılmasını takiben hattın enerjilendirilmesinin yapılmasının gerektiği, hattın kabul belgesi sunulmasa da enerji verilmesinden bu işlemlerin yapıldığının anlaşıldığı, kablonun hasarlı ve hasarsız kısımlarının ayrı ayrı test edildiğinin beyan edildiği, İlk denizaltı kablosunun döşemesinin 1858 yılında gerçekleştiği, denizaltı kabloların ömrünün normal şartlar altında 20-25 yıl mertebesinde olduğu, yapılan ekin kablonun bütünselliğini bozduğu, ancak normal işletme koşullarına dayanıklılığının taahhüt edildiği, enerji kablolarında eklemenin daha kolay olduğu, fiberoptik haberleşme kablolarındaki onarımlarda yaşanacak performans düşüklüğünün daha fazla olacağı, ancak burada kablonun fiberoptik olmadığı, güç kablosu olduğu, yapılan eklerin kablonun elektriksel özelliklerine etkisinin ihmal edilebilir seviyede olduğu, ancak daha çok kablo işletme ömrü, yalıtım ömrü ve mekanik dayanım yönünden başarımın önemli olduğu, deniz altında yapılacak ve deniz suyu etkisinde kalması sebebi ile kısaltılması ve iki ucundan ekle tutturulması gerektiği, elektriksel olarak eşdeğer performanslı olacağı, ancak ne kadar uzun ömürlü olacağının işçilik ve malzeme kalitesine bağlı olacağı, bunu heyetimizin dava dosyası üzerinden inceleme ile anlayamayacağı, testlerle öngörüde bulunulsa bile zaman içinde durumun ortaya çıkabileceği, Kablodaki sualtı eklerinin etkisinin (herhangi bir mekanik etkiye maruz kalmaması durumunda) hemen anlaşılamayacağı, bu yüzden yakın zamanda ölçülen işletme değerlerinin temel alınarak yorum yapılmasının doğru olmayacağı, ancak yapılan sözleşmenin onarımcı firmayı öngörülen hukuki süreler kapsamında bağladığı, davacı tarafın bu sözleşme şartlarında onarımı kabul ettiği, hattı enerjilendirdiği, Ada ile ana kara arasındaki mesafenin kuş uçuşu yaklaşık 10 km olduğu, kablonun toplam uzunluğun 11 km olduğunun açıklandığı, su dışında da kısa da olsa belli mesafelerde gittiği, ...’na çıktığı yerde dağıtım şirketine ait tesise ulaştığı, ana kara tarafında dağıtım tesisinin de kıyıya yakın olduğunun anlaşıldığı, Denizaltında döşenen elektrik enerjisi taşıyan kabloların normal işletme koşullarında çalışan kablolardan farklı olarak oluşabilecek doğal tehlikelere ve insan etkisi ile oluşabilecek fiziki etkilere karşı her durumda korunması gerektiği, ancak çapaya takılma ve fiziki zorlama sebebi ile kablonun zarar görmesinin hayatın normal akışında gerçekleşmesi doğal olmayan bir unsur teşkil ettiği, davacı tarafın müşterilerine kesintisiz enerji sağlama yükümlülüğünü sekteye uğrattığı, kablonun yeniden devreye alınması anına kadar olan tüm aşamaların kopma ve koparılma olayı ile ilişkili olduğu, Davacı tarafın hizmet vermekle mevzuat hükümlerince yükümlü olduğu, tüketicilerini mağdur etmemek adına kablo onarımını gerçekleştirene kadar geçici çözüm ikame ettiği, bunun için muhtelif sayıda jeneratör grubunu adaya naklettirdiği, bu işletim için gerekli yakıt vb ikincil ihtiyaçları sağladığı, tüm tüketicileri olmasa da öncelikli tüketicilerin temel enerji ihtiyacını karşıladığı, bunun için kablo kopmasa idi yapmayacağı bir harcama yaptığı, yaptığı harcamanın gerçekleşen arızanın bir sonucu olduğu, dava dosyasında sunulan masrafların bir kısmının geçici çözüm teşkil edilmesi, bir kısmının onarım malzeme ve işçilik tutarı olduğu, bunların faturalı ve ödenmiş meblağlar olduğu, bu sebeple tutarların şüpheye yer vermeyecek şekilde ödendiğinin belgelendiği, heyetimiz gerçekleşen tüm onarım işlemleri için rayiç bedelleri makul gördüğü,Yapılan harcamaların kablo tamir bedeli, kullanılan ilave yalıtım reçinesi vb malzeme bedeli, generatör kira, kurulum, nakliye ve yakıt gideri bedeli, kurulum için vinç vb iş makinesi ve kamyon vb nakliye bedeli, kurulum ile doğrudan ilişkili olmak kaydı ile kurulum sırasında sair işçilik, konaklama ve günlük işçi masrafları, jeneratör işletimleri için gerekli ikincil masraflar, yolculuk ve gemi ücretlerinin arızanın oluşumu sonrasında yeniden devreye alma eylemi ile doğrudan ilintili olduğu, fazla mesai ücretlerinin talebinin işin ivediliği ve hayati önem taşıması düşünüldüğünde, belgelenmesi sureti ile kabul edilebileceğine" dair görüş ve kanaat bildirilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; 29.12.2019 tarihinde, ... A.Ş.’nin işletiminde olan ... Merkezinden çıkarak ...na enerji sağlayan ... ve ... isimli denizaltı kablolarında kopma şeklinde hasar meydana geldiği, hattın bulunduğu zeminde belirgin şekilde çapa izlerinin görüldüğü ve bahsi geçen hatların gemi çapası ile takılma ve sürüklenme şeklinde fiziksel temas sonucu arızalandığının tespit edildiği, o bölgedeki seyir kayıtları incelendiğinde sadece “... ...” isimli geminin var olduğu ve bu bölgede çokça ve olağan dışı manevralar yaptığının tespit edildiği, dosya kapsamındaki delillere göre hasara “... ...” isimli geminin gemi adamlarının kusurunun sebebiyet verdiği, bu zararın gemi adamlarının görevini yerine getirirken gerçekleştiği ve gerçekleşen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağının bulunduğu, buna göre “... ...” isimli geminin donatanın meydana gelen zarardan TTK m. 1062 hükmü gereği sorumlu olduğu, olaydan sonra bölgeye bir süre geçici elektrik sağlandıktan sonra davacı ile ... arasında yapılan sözleşme çerçevesinde, geminin sebebiyet verdiği kopan kablolarda eklenti yapılmak suretiyle kalıcı onarımın yapıldığı, Teknik bilirkişiler tarafından; " eklerin kablonun elektriksel özelliklerine etkisinin ihmal edilebilir seviyede olduğu, ancak daha çok kablo işletme ömrü, yalıtım ömrü ve mekanik dayanım yönünden başarımın önemli olduğu, deniz altında yapılacak ve deniz suyu etkisinde kalması sebebi ile kısaltılması ve iki ucundan ekle tutturulması gerektiği, elektriksel olarak eşdeğer performanslı olacağı, ancak ne kadar uzun ömürlü olacağının işçilik ve malzeme kalitesine bağlı olacağı, bunu heyetimizin dava dosyası üzerinden inceleme ile anlayamayacağı, testlerle öngörüde bulunulsa bile zaman içinde durumun ortaya çıkabileceği, Kablodaki sualtı eklerinin etkisinin (herhangi bir mekanik etkiye maruz kalmaması durumunda) hemen anlaşılamayacağı, bu yüzden yakın zamanda ölçülen işletme değerlerinin temel alınarak yorum yapılmasının doğru olmayacağı, ancak yapılan sözleşmenin onarımcı firmayı öngörülen hukuki süreler kapsamında bağladığı, davacı tarafın bu sözleşme şartlarında onarımı kabul ettiği," şeklindeki değerlendirmeye göre elektrik hattında davacı tarafça yaptırılan onarımın hasarın tam olarak giderilmesi için yeterli olduğu, buna göre Balıkesir ili ...na elektrik sağlayan ...'a ait ada 1, ada 2, ada 3 isimli denizaltı kablolarında 29.12.2019 tarihinde ... ... gemisinin sebebiyet verdiği kopmadan sonra, ... tarafından yapılan bağlantı noktalarında garanti süresi sona erdikten sonra normal kullanım koşulları altında ortaya çıkıp, ... tarafından karşılanmayan hasar ve zararlar bakımından davalı gemi donatanının sorumluluğu saklı kalmak üzere, davacının sarf ettiği kalıcı onarım bedelinden davalı sorumludur. Bunun yanında davacı şirketin, tüketicilerini mağdur etmemek adına kablo onarımı gerçekleşene kadar geçici çözüm ikame ettiği, bunun için muhtelif sayıda jeneratör grubunu adaya naklettirdiği, bu işletim için gerekli yakıt vb ikincil ihtiyaçları sağladığı, tüm tüketicileri olmasa da öncelikli tüketicilerin temel enerji ihtiyacını bu şekilde karşıladığından, davalının söz konusu geçici enerji tedariki için yapılan harcamalardan da sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda bu kapsamda yapılan harcamaların kablo tamir bedeli, kullanılan ilave yalıtım reçinesi vb malzeme bedeli, jeneratör kira, kurulum, nakliye ve yakıt gideri bedeli, kurulum için vinç vb iş makinesi ve kamyon vb nakliye bedeli, kurulum ile doğrudan ilişkili kurulum sırasında sair işçilik, konaklama ve günlük işçi masraflarının belgelenmesi sureti ile kabul edilebileceğine dair kanaat bilirilmiştir. HMK'nın 31. Maddesi uyarınca 18.09.2024 tarihli ara karar ile; "Olaydan sonra bölgeye geçici olarak elektriğin sağlanması için davacının yapmış olduğu masrafların kalem kalem açıklanıp belgelerinin tasnif edilerek dosyaya sunulması, ... tarafından yapılan sonraki onarıma ilişkin olarak bu şirketin davacı adına düzenlediği faturalar ve davacının yaptığı ödemeye ilişkin ödeme belgesinin ibrazı konusunda davacı vekiline süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 18.10.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan faturalar, ödeme belgeleri ve harcama listesi incelendiğinde, ... A.Ş. Tarafından davacı adına kesilen faturaların toplam tutarının 353.727, 60 USD olduğu, Faturalarda ödenecek tutar olarak 101.738, 92 USD gösterilmiş ise de, davacı vekili aynı zamanda katma değer beyannamelerini ibraz etmiş olduğundan fatura bedellerinin tamamının davacı tarafından ödenmiş olduğu tespit edilmiştir. Olaydan sonra bölgeye geçici olarak elektriğin sağlanması eylemi ile doğrudan ilintili yapılan harcamalar ise 18.10.2024 tarihli dilekçede açıklanmış olup dilekçe ekinde sunulan fatura ve ödeme belgelerine göre bu kapsamda 1.156.647,14 TL ödeme yapıldığı, saptanmıştır. Aynı dilekçede, "onarım kapsamında yapılan masraflar" cetvelinde bildirilen, 418.347,83 TL malzeme konulu harcamaya ilişkin fatura ve ödeme belgesi sunulmadığından bununla ilgili tazminat talebinin kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden, buna göre davacının olay nedeniyle ortaya çıkan zararının 353.727, 60 USD ve 1.156.647,14 TL olduğu tespit edilmiştir. 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren 1996 tarihli Protokol çerçevesinde davalının sorumluluğunun sınırlandırılması mümkün olup ... Cumhuriyeti 1996 Protokolü’ne taraf olmasından dolayı, 1996 Protokolü ile değiştirilmiş 1976 Sözleşmesinde sorumluluk sınırlarına yönelik meydana gelecek olan değişikliklerde geçerli olacaktır. Bu madde uyarınca 2015 yılında yürürlüğe giren sınır değişiklikleri sonrasında eşya zararlarında sorumluluk sınırı 2000 GRT’ye kadar olan gemiler için 1.510.000 ÖÇH, daha büyük gemiler için 2001 tondan 30.000 GRT’ye kadar GRT başı 604 ÖÇH olarak belirlenmiştir. Somut uyuşmazlığa konu ... ... Gemisi 4045 GRT’dir. Bunun 2000 GRT’si için sorumluluk sınırı 1.510.000 ÖÇH, bakiyesi için 1.235.180 ÖÇH, toplam sorumluluk sınırı ise 2.745.180 ÖÇH'dir. Karar tarihinde geçerli olan kura göre 1 SDR= 1.33 USD ve 45.5487 TL olduğundan 2.745.180 ÖÇH= 3.651.089,40 ve 125.039.380,26 TL'ye tekabül etmektedir. Bu durumda yukarıda 353.727, 60 USD ve 1.156.647,14 TL olarak saptanan tazminat tutarı sorumluluk sınırı içerisinde kaldığından, davalı gemi malikinin 353.727, 60 USD ve 1.156.647,14 TL olan davacı zararının tamamından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyaya celb edilen gemi sicil kaydına göre, zarar sebebiyet verdiği iddia edilen ... ... gemisinin maliki/ donatanı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'dir. Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları ve davacı vekilinin 30.12.2020 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalara göre, davalı ... ...'in bu şirketin ortağı olduğu, diğer davalı ... Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de ... ... Gemisinin acenteliğini yaptığı, anlaşılmaktadır. TTK m. 573/2 gereğince şirket ortakları, şirketin borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacağından, anılan hükme göre davalı ... ... husumet ehliyetini haiz değildir. Diğer davalı ... Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. ise Türk Boğazlarından geçen gemilere acentelik hizmeti veren bir şirket olup ... ... gemisine acentelik hizmeti verdiği sabit olduğundan, TTK m. 105/2'ye göre kendisine asaleten husumet yöneltilmeyeceği kabul edilmiştir. Yukarıda yapılan tüm bu açıklamaların neticede; Davalı ...Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile Balıkesir ili ...na elektrik sağlayan ...'a ait ada 1, ada 2, ada 3 isimli denizaltı kablolarında 29.12.2019 tarihinde ... ... gemisinin sebebiyet verdiği kopmadan sonra, ... tarafından yapılan bağlantı noktalarında garanti süresi sona erdikten sonra normal kullanım koşulları altında ortaya çıkıp, ... tarafından karşılanmayan hasar ve zararlar bakımından davacının bu davalıya karşı dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, 1.156.647,14 TL ile 353.787,60 USD'nin davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı ... Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Davalı ... Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile Balıkesir ili ...na elektrik sağlayan ...'a ait ada 1, ada 2, ada 3 isimli denizaltı kablolarında 29.12.2019 tarihinde ... ... gemisinin sebebiyet verdiği kopmadan sonra, ... tarafından yapılan bağlantı noktalarında garanti süresi sona erdikten sonra normal kullanım koşulları altında ortaya çıkıp, ... Denizcilik tarafından karşılanmayan hasar ve zararlar bakımından davacının bu davalıya karşı dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, 1.156.647,14 TL ile 353.787,60 USD'nin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Karar harcı olan 229.806,83 TL'den peşin alınan 68.105,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 161.701,49 TL harcın davalı(... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden) tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 34.153,15 TL'nin ( 54.40 TL başvurma harcı, 1.098,75 TL posta gideri ve 33.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 28.810,62 TL'sinin davalı(... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden) alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı için takdir edilen 413.134,04 TL vekalet ücretinin davalıdan(... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden) tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı(... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi) vekili için takdir edilen 97.134,04 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 7-Davalılar ( ... Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi ile ... ...) vekilleri için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.147,25.-TL sinin davalıdan, (... Limited Şirketi) 212,75.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2024 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.