İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/413 E. 2022/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/413
Karar No
2022/33
Karar Tarihi

T.C. İST ANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2020/413 Esas KARAR NO :2022/33 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :13/11/2020 KARAR TARİHİ :01/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş.'nin sigortalısı ... ... 'ye ait ... isimli tekneyi, meydana gelebilecek rizikolara karşı yat sigorta poliçesi İle teminat altına aldığını, ... teknesi seyir halinde iken, yeni yapılan ... ... Projesi İnşaat iskelesi üzerinde herhangi bir uyarı ışığı olmaması ve havanın da karanlık olması nedeniyle, iskeleye çarparak hasarlandığını teknenin kaptanı ... arafından müvekkili sigorta şirketine , söz konusu hasara ilişkin bildirim yapıldığını, yapılan incelemeler sonrasında teknenin seyir halinde iken ... ... Projesi inşaat İskelesi önünde bodoslama çarpması sonucu kazanın meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldığını, hasar sebebiyle teknede sert çarpmaya bağlı ezilme ve kırılmalar meydana geldiğini, dava dışı sigortalının uğradığı zararın müvekkilince tazmin edildiğini ve müvekkilinin kanuni halef sıfatının yanında akdi halef sıfatına da haiz bulunduğunu, hasarın meydana geldiği ... ... Projesi iskelesinin yapımının 1 nolu davalı ... ...'nin sorumluluğu altında, 2 numaralı davalı ... ... ve Ticaret A.Ş. ve 3 nolu davalı ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini ve ... ... Projesi İnşaat iskelesinde herhangi bir uyarı işareti yahut tabela bulunmaması sebebiyle, sigortalının ... i isirnli teknesinin hasarlandığını, Deniz Turizmi Yönetmeliğinin "Alt yapı nitelikleri"ni belirten 6/1 maddesinde, deniz araçlarının düzenli ve emniyetli bir şekilde yanaşabileceği ve bağlanabileceği işletme niteliğine uygun rıhtım ve iskeleler, denizcilik mevzuatına uygun denizden emniyetli yaklaşma ve girişi sağlayacak fenerler ve her türlü işaretler ve deniz turizmi tesislerinin tüm üniteleri ile çevre, iskele, rıhtım dahil sahanın sağlıklı ve emniyetli aydınlatılmasını sağlayan sistem ve jeneratörlerin düzenlendiğini, belirtilen tüm bu nedenlerle borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, takibe borçlular tarafından yapılan yetki itirazı üzerine dosyanın tefrik edildiğini, ... icra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile .... icra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyasının oluştuğunu, tefrik edilen icra takiplerine davalılar/borçlular tarafından yapılmış olan itirazların haksız olduğunu belirterek, İcra Müdürlüklerinin dosyalarına yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, Borçlular/davalılar aşeyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 1 Nolu Davalı ... Vekili 30.12.2020 kayıt tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkete sigortalı ... isimli teknenin seyir halinde iken ... ... Projesi İnşaat iskelesi önünde bodoslama çarpması sonucu meydana gelen hasarın ödenmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenmiş bedelin rücuen tahsili amacıyla kendileri aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağının hasar bedeli olarak belirtilmekte ise de takibe konu alacağın likit olmayıp, zarara sebep olduğu iddia edilen haksız fiilde kendilerinin sorumluluğu, kusur oranı ve hasarın gerçek miktarının ne olduğu gibi hususların mahkemenin yaptıracağı bilirkişi incelemesi olmadan kendilerince bilinemeyeceği ve hesap edilemeyeceğini, bu nedenle icra takibine yaptıkları itirazın haklı olduğunu ve inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini, Yargıtay H.G.K. 2006/19-295 E., 2006/341 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu, müvekkili idarenin kusurlu olduğu, kusur oranı ve hasar bedelinin yalnızca davacı yanın düzenlediği keşif ve tutanaklarla ortaya konduğunu, taraflı olduğu aşikar olan bu belgelere dayanarak kendilerinin sorumluluğunun tespit edilemeyeceğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak değerlendirme yapılması gerektiğini, belediyenin dava konusu olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu açıdan husumet itirazlarının mevcut olduğunu, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. Maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tüm yargı davalarının idari dava türü olarak kabul edildiğini, bir idari işlem veya eylemden dolayı hakları zarar görenlerin idari yargıda tam yargı davası açabileceklerini, belediyenin sorumluluğunda gerçekleştirildiği beyan edilen bir eylem nedeniyle dava konusu zararın doğduğunun iddia edildiğini, bu durumda idari yargıda dava açılarak alacağın talep edilmesi gerektiğini, likit olamayan alacağın ilamsız icra takibi ile tahsilinin mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2 ve 3 nolu Davalılar ... ... A.Ş. Vekili 25.01.2021 tarihli cevap dilekçesinde özette; Usule İlişkin itirazlarını yaptıktan sonra Esasa ilişkin olarak; ... ... Projesi'nin yapımının müvekkillerinin oluşturduğu Adi Ortaklı taahhüdü altında olduğunu, ... İskeleleri ve Yakın Çevresinin Düzenlenmesi İnşaatı işinin karadan ve denizden çalışma yapılan bir inşai faaliyet olduğunu, İskele üzerinde herhangi bir uyarı ışığı olmadığı ve havanın da karanlık olması sebebiyle iskeleye çarparak hasarlanma iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, ... tarafından 27.12.2016 tarihli yazı ile deniz trafiği ve seyir güvenliği açısından seyir yardımcılarının (2 adet güney kardinali) tesisi edilmesinin talep edildiğini, ... ekipleri nezaretinde ve gösterdikleri koordinatlara işu seyir yardımcılarının 20.04.2017 tarihinde temin edilerek çalışır vaziyette yerleştirildiğini, diğer davalı ... ... tarafından da 06.10.2017 tarihinde ödemesinin kendilerine yapıldığını, 2 adet Güney Kardinalinıda seyredilemeyeceğinin boğaz trafiğindeki teaknelere bildirmek olduğunu, dolayısıyla bu iki kardinal hattının kara tarafının müvekkili ortaklığın çalışma sahası ve girilmemesi gereken bölge olduğunu, kardinallerin etki mesafesinin minimum 5 mil olduğunu, gece ışık periyodu ve gündüz renk farklılıkları ile Denizciler tarafından manasının bilindiğini ve her kaptan tarafından dikkate alındığını, dava konusu olayın yaşanmasına müteakip 11.11.2018'den sonraki gün, müvekkilinin sahaya geldiğinde, öncesinde hazırlanmış olan kalıp-iskele ve inşaat donatılarının hasara uğradığının görüldüğünü, kim tarafından çarpıldığı henüz bilinmediğinden ve herhangi bir iletişim-temas kurulması da mümkün olmadığından ve projenin süreli bir iş olması nedeniyle, alt yükleniciye ilave ödeme yapmak suretiyle müvekkilinin hasarı telafi etmek zorunda kaldığını ve işe devam ettiğini, olayın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra davacı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılması üzerine olaydan haberlerinin olduğunu, somut olayda yegane kusurlunun tekne kaptanı olduğunu, mezkur davanın esas olarak BK 41 (eski), TBK 49 (yeni) hükmü ile düzenlenen haksız eyleme dayanan sorumluluk üzerinde temellendirilmiş olduğunu, müvekkillerinin kusursuzluğunun çekişmesiz, sabit ve kesin olmakla birlikte, ortaya çıkan zararın haksız fiili meydana getiren eylem neticesinde olması, eylem ile zarar arasında sebep sonuç ilişkisinin bulunması gerektiğini, ancak somut olayda müvekkillerinin olmayan eylemi ile olay arasında illiyet bağı kurulamayacağından, işbu davanın müvekkilleri açısından reddi gerektiğini, ayrıca somut olayda, haksız fiil sorumluluğu için aranan şartlardan olan kusur unsuru ve illiyet bağının işbu davada müvekkilleri açısından oluşmadığını, müvekkillerinin gıyabında ve tek taraflı olarak tanzim edilen eksperetiz raporununa itiraz ettiklerini, davacının icra takibi başlatıp dava açmasının Medeni Kanun'un 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, öncelikle davanın usulden reddine, müvekkillerine somut olayda izafe edilebilecek kusur bulunmadığından, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle;Davacı sigorta şirketi tarafından, davadışı ... ... 'ye ait ... ... isimli teknenin davacı sigorta şirketine ... numaralı Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, poliçe vadesinin 28.08.2018-2019 olduğu, 11.11.2018 tarihinde meydana gelen zararın poliçe teminat süresi içinde olduğu, davacının meydana gelen zararını 01.02.2019 tarihinde sigortalısına ödediği, TTK 1472. Md. gereğince yasal halefiyet hakkı kazandığı, poliçenin düzenlendiği ve uygulama önceliğine sahip ... ... NO'LU Klozun 9.1.5. md. Kapsamında belirtilen rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklanan hasarın poliçe teminatında olduğu, yapılan ödemenin klozda belirtilen teminat kapsamındaki rizikodan kaynaklandığı, davacı aktif husumetinin var olduğu, ... ... projesi inşaat iskelesinin yapım İşinin 1 no'lu davalı ... ...nin işveren olarak sorumluluğu altında, yüklenici durumunda olan ... ..., A.Ş. ve ...A.Ş. adi ortaklığı tarafından üstlenildiği, meydana gelen olayda %25 oranında kusurun varlığının tespit edildiği, ... ...nin iş sahibinin sorumluluğu düzenlemesi nedeniyle müteahhid firmaların %25 kusurundan kusursuz sorumluluk hükümleri gereği 3.şahıs zararından müştereken müteselsilen sorumluluk altında olacağı, davacıya sigortalı teknede 11.11.2018 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle poliçede yer alan %1 muafiyet düşülmek kaydıyla 64.257.10 TL olarak zararın tespit edildiği, Davalıların %25 oranındaki kusuru dikkate alınarak 16.064,27 Tl kısmının rücuya konu edilebileceği, .... İcra Müd. 2020-... ve ... İcra Müd. 2020-... E. sayılı davalılar aleyhine yapılan ilamsız icra takibinde takip tarihinden itibaren ticari faiz istenmiş olmakla, temerrüt tarihi tespiti yapılmadığı belirtilmiştir. HMK 'nun 114.maddesi gereğince görev kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanması gerekmektedir. Dava dışı sigortalıya ait ... isimli özel teknenin teknenin davacı sigorta şirketine ... numaralı Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, ... teknesi seyir halinde iken, yeni yapılan ... ... Projesi İnşaat iskelesine çarparak hasarlandığı, ... ... projesi inşaat yapım işinin 1 no'lu davalı ... ...nin işveren olarak sorumluluğu altında, yüklenici durumunda olan ... ... Ve Ticaret A.ş. Ve ... Sanayi Ve Pazarlama A.ş. adi ortaklığı tarafından üstlenildiğ, davacı tarafın iskelede gerekli uyarı ışığının bulunmaması nedeniyle davalıların meydana gelen hasardan sorumluluklarının bulunduğu iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tazmininin talep ettiği görülmüştür. Sigorta poliçesi kapsamında ödenen sigorta tazminatının rucüen tahsili istemli davalarda mahkemenin görevi davacının sigortalısı ile davalı arasındaki temel ilişkiye göre belirlenmektedir. Somut olayda TTK 1286. Maddesinde düzenlenen çatma hadisesinin söz konusu olmadığı, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğu, Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeniyle işbu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, Dair, davacı ve davalı ... ve ... vekillerini yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/413, K. 2022/33, T. 01.02.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-413-e-2022-33-k-5b5fe1327665