İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/546 E. 2022/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/546
- Karar No
- 2022/349
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2018/546 KARAR NO : 2022/349 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Müvekkili şirketin sigortalısı ... İnş.San.ve Tic.A.Ş. tarafından Japonya'daki ... ... ünvanlı firmadan satın alınan ve ... nolu ve 29.09.2015-03.11.2017 dönemli poliçe ile sigortalanmış olan boru cinsi emtianın sigortalı alıcıya teslim edilmek üzerc nakliyesinin davalı taşıyan tarafından üstlenildiğini, bahse konu sigortalı emtianın borçlu taşıyan sorumluluğu altında iken hasarlandığını, hasar sebebiyle sigorta şirketinin sigortalısına 10.11.20 17 tarihli ve ... nolu ekspertiz raporu doğrultusunda 1.857,50 USD hasar tazminatı ödediğini, yapılan 1.857,50 USD tutarlı tazminat ödemesinin %25 oranında sigortacı olması sebebiyle bu orana isabet eden tutar olduğunu, sigortalı şirkete dava dışı diğer hissedar sigorta şirketleriyle birlikte toplamda 7.430.00 USD hasar tazminatı ödendiğini, işbu tazminat ödemesi sebebiyle TTK 1472. Maddesi alacağın temliki hükümleri ve de sigortalısı ile davalı arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde sigortalısının haklarına halef olduğunu ve bu sebeple. sigortalı firmaya ödenen 1.857,50 USD tazminatın davalı taşıyandan tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itirazı sonucunda icra takibinin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşımanın, multimodel bir taşıma olduğunu, uluslararası ... kurallarına göre eşyanın ziyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteminin 9 ay içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, bu 9 aylık sürenin eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, somut olayda eşyanın varış tarihi, ambara giriş tarihi ve nihai depoya şantiyeye varış tarihinin 10.07.2017 olduğunu ve bu nedenle davacı yanın hak düşürücü süreyi geçtiğini, ... kurallarının 12. maddesine göre, emtiadaki görünür kayıp ve hasarın derhal, görünmeyen hasar ve kayıplar içinse teslimatı takip eden 6 gün içinde taşıyıcıya ihbar zorunluluğunun getirildiğini, TTK m. 1185 ve uluslararası karayolu ile eşya taşımalarının CMR md.30 gereğince ve ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere taşıyıcıya süresinde bildirim yapılmadığını, teslimden beş ay sonra yapılan ekspertiz raporunun dikkate alınamayacağını, ekspertiz raporu içerisinde yer alan tespitlerin kendi içinde çelişkili olduğunu, teslimden itibaren beş ay boyunca gönderilenin deposunda kaldığı belirtilen eşyanın depoda hasara uğramış olması ihtimalinin, deniz taşıması veya kara taşıması sırasında hasara uğramış olması ihtimalinden çok daha yüksek olduğunu, dava konusu olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafından sigortalıya ait malların taşınması esnasında gerçekleştiği iddia edilen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E sayılı emsal dosyasından alınan 14.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda değerlendirilen hususların ve uluslararası konvansiyonlarda düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkelerinin de dikkate alınması suretiyle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığının açıkça ortaya konulacağı savunmasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davada fiata kurallarının uygulanıp uygulanamayacağı ve hasar ihbarının buna göre süresinde olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 16/07/2018 tarihinde icra takibine başlandığı ödeme emrinin davalı borçluya 20/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 23/07/2018 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da İİK 67 maddesi gereğince 28/12/2018 tarihinde yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır. 15/09/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatını haiz olduğunu, dava dışı sigortalı Röncsans'ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğunu ve davacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK m 1472 uyarınca halef olduğunu, boşaltmada yapılan sörveyin yük ambarda iken yapılmış olmasının gemi ambarına gemi kaptanının bilgisi dışında girilerek sörvey yapılmasının mümkün olmaması ve gemi kaptanının fiili taşıyanına kanuni temsilci olması dikkate alındığında, ayrıca taşıma sözleşmesinin 7.1 maddesi uyarınca sörveyin bizzat davalı taşıyıcı tarafından yaptırıldığının anlaşılması karşısında, artık zararın taşıyana süresinde ve usülüne uygun olarak bildirilmemiş olduğundan bahisle TTK m. 1185/4 uyarınca taşıyan lehine ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz etmenin mümkün olmayacağını, uzman bilirkişinin “hasarın davalının sorumluluk sahasında deniz taşıması sırasında meydana geldiği" kanaatine varmış olması karşısında ayrıca boşaltma aşamasındaki sörveyde tespit edilen hasarların konşimentoda gösterilmemiş bulunmasının TTK md. 1179/1 uyarınca ispat yükü davalı taşıyıcının üzerinde olup, dosyaya zararın davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğini ispata yarayacak bir belge ya da bilgi sunulmamış olması nedeniyle, dava konusu yükün hasarından davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, %10 ilave bedel hariç, 5.000 USD muafiyet tenzilli hasar tutarının davacı sigortacının hissesine (%25) düşen kısmının 1.575 Amerikan Doları olduğunu, her parçanın brüt ağırlığının göslerildiği Özel Çeki Listesi'ndeki rakamlar okunamadığından hasar gören parçaların brüt ağırlığının tespit edilemediğini ve tazminatın üst sınırının hesaplanamadığını, dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinde FIATA Örnek Kuralları'na atıf yapılmadığı gibi, yapılmış olsa dahi hak düşürücü süreye ilişkin TTK m. 1188 hükmü emredici nitelik taşıdığından 9 aylık hak düşümü süresi öngören bir kuralın uygulanmasının mümkün olmadığını beyan etmişlerdir. 21/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, ilk raporda vardıkları sonucun değiştirilmesini gerektiren bir hususun tespit edilmediğini beyan etmişlerdir. 27/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davacı hasara uğrayan parçaların ağırlığının tespitini sağlayacak bir belge sunmadığından sorumluluğun üst sınırının belirlenmesinde yalnızca hasara uğrayan parça sayısı esas alınarak hesaplama yapılması gerekeceğini, buna göre sorumluluğunun üst sınırının 21X 666,67 ÖÇH = 14.000,07 ÖÇH olarak kabul edileceğini beyan etmişlerdir. Dosyada bulunan ve dava dışı sigortalı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan, tarafların kaşe ve imzalarını havi,11/02/2016 tarihli nakliye ve İthalat Gümrük Operasyon Hizmetleri Sözleşmesi”nin incelenmesinden, davalının dava konusu yükü Müşterinin belirteceği limandan teslim alarak “saha” olarak tabir edilen, ... Tesisi'nin bulunduğu Aşkabat adresindeki nihai varış yerine kadar deniz ve kara yolundan taşımayı üstlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim dosyada bulunan ve davalı ... tarafından dava dışı sigortalı ... adına düzenlenmiş olan 08/09/2017 tarihli taşıma ücreti faturasında da teslim yeri “Akhal, Velayat - Türkmenistan” olarak göslerilmiştir. Bu çerçevede davalı ..., dava konusu taşıma bakımından Taşıyıcı sıfatını ve pasif husumet ehliyetini haiz olup taahhüt etiği taşıma gerek deniz gerekse kara yolu ayaklarını içerdiğinden karma bir taşımadır. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ve dava dışı sigortalı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan, tarafların kaşe ve imzalarını havi, 11/02/2016 tarihli, “Nakliye ve İthalat Gümrük Operasyon Hizmetleri Sözleşmesi”; dosyada bulunan ve dava dışı satıcı ... ... Lid. Tarafından düzenlenmiş olan CIP kaydını havi 13/04/2017 tarihli mal faturası; davalı ... tarafından dava dışı sigortalı ... adına düzenlenmiş olan 080972017 tarihli Taşıma ücreli faturası ve dosyada bulunan ... numaralı, 29709/2015 başlangıç 03/11/2017 bitiş tarihli Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile 07/12/2017 tarihli, ... makbuz numaralı EFT ödeme belgesinin incelenmesinden, dava dışı sigortalı ...'ın dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının, sigorla himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği; dolayısıyla davacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK 1472 uyarınca halef olduğu ve bu hali ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekilince FIATA kuralları gereğince dava konusu uyuşmazlık bakımından 9 aşlık hak düşürücü sürenini uygulanması gerektiğinden bahisle hak düşürücü süre itirazında bulunulmuşsa da, FIATA Kuralları 20. Maddesine göre ise, kurallar ancak uluslararası antlaşmaların ya da ulusal hukukun emredici hükümlerine aykırı olmadığı takdirde ve ölçüde uygulanır. Dosyaya sunulan sözleşmede ... Örnek Kuralları'na atıf yapılmadığı gibi yapılsa dahi hak düşürücü süreye ilişkin TTK 1188 maddesi hükmü emredici nitelik taşıdığından 9 aylık hak düşürücü sürenin eldeki uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, uyuşmazlık bakımından TTK 1188 maddesi gereğince 1 yıllık sürenin uygulanması gerektiği mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekili emtiaların gemiden tahliye edildiği tarih olan 10/07/2017 tarihini hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak kabul etmişse de, TTK 1188 maddesi gereğince emtiaların alıcıya teslim tarihinin esas alınması gerektiği dikkate alınarak, dosyada bulunan 15/08/2017 tarihli hasar ihbarnamesine göre teslim tarihi olarak mahkemece tespit olunan 28/07/2017 olarak kabul edilmiş ve buna göre de takibin yasal süre içerisinde başlatıldığı anlaşılmakla hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir. Dosyaya dava konusu emtiaların durumu ile ilgili 2 ayrı rapor sunulmuştur. Bunlardan ilki davalı "... " un talebi ile "Lüojing Terminal Shanghai" yükleme Limanında ... firması tarafından 9 Haziran'da ... nolu konişmento kapsamında yükün gemiye yüklenmesi sırasında yapılan ... numaralı söryey raporudur. Raporda bazı demetlerin dağıldığı hususu kayıtlıdır. Ne var ki bu hasarlar hakkında raporda ayrıntılı bilgi bulunmadığı gibi renkli fotoğraflar da dosyaya sunulmadığından hasarın miktarı hakkında bilirkişilerce bir yorum yapılamamıştır. Dosyaya sunulan hasarla ilgili diğer rapor ise yükün deniz taşıması sonrasında, tahliyesi sırasında yapılan sörvey raporudur. THL-17-2787 mumaralı bu sörvey İran'ın ... Limanı ... Numaralı iskeleye 06/07/2017 tarihinde yanaşan geminin tahliyesi sırasında yapılmış olup, raporda belirtilen paket numaraları ile dosyaya sunulan 10/11/2017 tarihli Yeditepe ekspertiz raporunda bulunan paket numaralarının aynı olduğu tespit olunmuştur. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından; boşaltma aşamasında yapılan sörvey incelemesinin yükün tahliyesinden hemen önce ambarda başlaması nedeni ile gemiye kaptanın bilgisi ve onayı dışında girilerek sörvey yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek kaptanın da taşıyanın temsilcisi olduğundan bahisle yapılan sörveyden ve tespit olunan hasarlardan taşıyanın haberdar olduğu bu hali ile de TTK 1185 maddesi kapsamında davalıya usule uygun hasar ihbarının yapıldığı görüşü belirtilmiştir.Kaldı ki sigortalı ile davalı arasındaki sözleşme 7/1 maddesi gereğince de sörveyin davalı tarafça yaptırıldığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece de bu görüş benimsenmiş olup TTK 1185 ve TTK 1179 maddeleri bir arada değerlendirildiğinde, dosya kapsamında ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu davalının hasar nedeni ile sorumluluğu bulunmadığı hususunu ispat etmesi gerektiği mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişiler tarafından davaya konu emtiaların deniz taşımasına uygun şekilde ambalajlandığı, uygulamaya uygun ambalajlama yapıldığı belirtilmiştir. Dosyada bulunan ve yukarıda da bahsedilen ... numaralı söryey raporu ile ... mumaralı sörvey raporu dikkate alınarak bilirkişi raporundaki görüş gibi hasarın deniz taşıması esnasında meydana geldiği mahkemece de değerlendirilmiştir. Zira davalı yanca boşaltma esnasında alınan sörvey raporundaki tespitlerin aksini gösterir ve hasarın kendi sorumluluğunda meydana gelmediğini ispat eder başkaca bir delil dosyaya sunulmamıştır. Yükleme ve boşaltma aşamasındaki raporlar dikkate alınarak talebe konu edilen hasarların deniz taşıması esnasında ve bu hali ile de davalı sorumluluğunda oluştuğu mahkemece kabul edilmiştir. Talebe konu hasar nedeni ile davalı sorumluluğunun sınırlı olup olmayacağı bakımından yapılan değerlendirme neticesinde ise, talep edilen 1.857,50 USD bedelin her halükarda sınırlı sorumluluk sınırının altında kaldığı dikkate alınarak davalının hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacı vekilince her ne kadar icra takip dosyasında sigorta sözleşmes hükümlerine göre %10 İlave bedel dahil olmak üzere 1.857,50 USD asıl alacak ile ödeme tarihi olan 07/12/2017 tarihinden icra takip tarihine kadar hesap edilen 10,87 USD işemiş faiz talep edilmişse de, davalının esas zarar miktarından sorumlu olduğu, tarafı olmadığı sigorta sözleşmesi hükümlerine göre zarara ilave edilen %10 bedel bakımından davalının sorumlu tutulamayacağı mahkemece değerlendirildiğinden davanın zarar miktarı olan 1.575,00 USD asıl alacak ile mahkemece resen hesap edilen 9,21 USD işlemiş faiz bakımından kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 1.575,00 USD asıl alacak 9,21 USD işlemiş faiz bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, -Fazlaya dair istemin REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 524,92 TL'den peşin alınan 169,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 355,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak yatırdığı 169,06 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 3.474,40 TL'nin (35,90 TL başvurma harcı, 138,50 TL posta gideri ve 3.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 2.945,97 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargı gider toplamı olan 745,70 TL'nin ( 145,70 TL posta gideri ve 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 113,42 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı vekili için takdir edilen 1.378,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır