İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/471 E. 2022/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/471
- Karar No
- 2022/67
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2018/471 Esas KARAR NO :2022/67 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :12/12/2018 KARAR TARİHİ :22/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket taşıma, lojistik ve depolama aracılık ve operasyon hizmetlerini organize eden (“forwarder”) bir firma olduğunu, davalıya ait bir kısım mermer ürünleri Türkiye’den Amerika’ya ihracı neticesinde, paletlerin ısıl işlem gördüğüne dair damgası olmaması nedeniyle Amerika’da gümrük sürecinden geçemediğini, bu nedenle ürünlerin tekrar Türkiye’ye re-exportation şeklinde iadesi sözkonusu olduğunu, Müvekkili şirketin, anılan ürünlerin ... nolu konteyner içerisinde Long: Beach-ABD’den Mersin Limanına deniz yolu ile taşıma işini organize ettiğini ve yük Mersin Limanı’na getirilerek teslim edildiğini ancak davalı firmanın, kendisine yapılan tüm bilgilendirme ve uyarılara rağmen yükü limandan çekmediğini ve konteynerin boş olarak iadesini sağlamadığını, bu nedenle beher gün için oluşmakta olan demuraj bedelleri ve liman masraflan artarak devam ettiğini, müvekkilinin davalı firmaya bunun üzerine 23.07.2018 tarihinde 2.280 ABD Doları tutarında demuraj faturası kesip tebliğ ettiğini, davalının tüm resmi, sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen ürünleri çekmemesi neticesinde, taşıyıcı sıfatıyla ürünler müvekkili şirket tarafından tasfiye sürecine sokulduğunu ve millileştiğini, Tasfiye tamamlanıp konteyner, konteynerin sahibi ... A.Ş. (“ ... ”) tarafından iade alındığında, ... müvekkil şirkete 4.920 ABD Dolar tutarında fatura kesildiğini, yapılan pazarlıklar sonucunda 1.230. ABD Doları tutarında indirim alındığını ve ... ye 1.230 ABD Doları tutarında iade faturası kesildiğini, anılan işlemler nedeniyle, ilaveten 944.- TL tutannda Mersin Limani’ndan Tasiş ambara nakliye masrafı, 708.- TL tutarında Tasiş ambarına yükü indirme vinç masrafı ve 375,00 TL tutarında Mersin Uluslararası Liman îşletmesi’ne ödenen tahliye masrafı doğduğunu, müvekkili şirket anılan tutarların tahsili için davalıya 2.026,59 TL ve 3 690 ABD Dolan tutannda 2 adet fatura kesip gönderdiğini, davalı anılan faturalara itiraz etmemiş olup, bilakis müvekkili şirketin anılan taşıma nedeniyle doğacak olan tüm demuraj, ardiye, liman vs her türlü zararını ve harcamasını karşılayacağını 21/06/2018 tarihli taahhütname ile taahhüt de ettiğini, ancak davalı taahhüdünü yerine getirmediğini ve yapılan icra takibine itiraz ettiğinden davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazından mütevellit % 20 icra inkar tazminatı ile ücret-i vekalet ve dava masraflarmın davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin merkezi ...’da olup gerek icra takibinin gerekse iş bu davanın yetkili olan Adana Asliye Ticaret Mahkemelerinde Ve Icra Müdürülüklerînde açılması gerektiğini, Ayrıca icra dairesinde yapılan genel haciz yolu ile ilamsız takibe karşı borçlunun hem yetki ve hem de esas yönden itirazda bulunup, takibi durdurmasından sonra, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında mahkemenin önce icra dairesine davalı borçlunun yaptığı yetki itirazını incelemesi ve bu itirazı yerinde bulmaması halinde esasa yönelik itiraz'ı incelemesi gerekeceği Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yeni kararlarında da mevcut olduğunu, davalı müvekkil aleyhine başlatılmış olan söz konusu takibe karşı da yetki İtirazlarımızı sunmuş olup açılan dava bir itirazın iptali davası olup olayımızda da genel yetki kuralının geçerli olduğu açıkça ortada olduğundan HMK’nun ilgili maddeleri gereğince, yetkili mahkemeler ADANA Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Davacı taraf ile davalı müvekkili şirketi arasında akdedilen yazılı bir sözleşme olmadığından genel yetki kuralı geçerli olduğunu, mahkemece bu hususun göz önünde bulundurularak öncelikle tarafımızca icra müdürlüğüne yapılan yetki itirazımızın kabulü ile Adana İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun tespitine ve dosyanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafindan iddia edildiğinin aksine davalı müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığını, İş bu husus müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarından da açıkça belli olup, söz konusu defter ve kayıtlar incelendiğinde ortaya çıkacağını, davacı tarafın kendi kusuru ile meydana gelen zarardan müvekkili şirket kusurlu olmayıp bunun talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkili şirketin davacıya karşı iddia edildiği gibi bir borcu olmadığını ve açıkça bu borca itiraz ettiğimizi ve davacının iddia ettiği bu hususu ispat mükellefiyeti altında olduğu aşikar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ... Ltd. Şti.’nin düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 08.11.2018 tarihi itibariyle davalı ... San. A.Ş.’den 3.690,00 USD ve 2.026,59 TL alacağının bulunduğu, dava ve icra takibine konu olan Demuraj Ücretinden kaynaklı alacak ile ilgili olarak dava dışı ... A.Ş. tarafından 06.09.2018 tarihinde ... seri nolu 4.920,00 USD bedelli “Demuraj” açıklamalı E-Faturanın davacı şirket ünvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin tarafına düzenlenen fatura bedeli için dava dışı şirketten indirim talebinde bulunduğu, dava dışı şirketin 1.230,00 USD indirim yapmayı kabul etmesi ile davacı şirketin 03.10.2018 tarihinde ... seri numaralı 1.230,00 USD bedelli iade faturasını dava dışı şirkete düzenlediği, ( 4.920,00 USD – 1.230,00 USD =3.690,00 USD ) davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaya karşılık olarak banka dava dışı ... A.Ş.’ye havale göndererek fatura bedelini cari hesaba istinaden ödediği ve yaptığı ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği Nakliye – Vinç Hizmet Bedeli-Tahliye masraflarından kaynaklı alacak ile ilgili olarak dava dışı Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği tarafından 14.08.2018 tarihinde ... seri numaralı 374,59 TL, ... Tic. Ltd. Şti. tarafından 04.09.2018 tarihinde ... seri no’lu 708,00 TL ... Nakliyat – ... tarafından 05.09.2018 tarihinde ... seri no’lu 944,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve davacı şirketin tarafına düzenlenen fatura bedelini banka aracılığı dava dışı şirketlere ödediği ve yapmış olduğu havale işlemlerini ticari defterlerinde kayıt altına aldığı( 375,00 TL + 708,00 TL + 944,00 TL = 2.027,00 TL ) davacı şirketin icra takibi öncesinde ... San. A.Ş.’den faiz talebinde bulunmadığı, davacının dava dışı gönderenden de ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin bir konteyner demuraj ücreti almadığını ispat etmesi durumunda talebinin uygun olduğu, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dava; konteyner bekleme ücreti (demuraj) için düzenlenen fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasıdır. ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyasının celbedilip incelenmesinden, davacı tarafından 12//10/2018 tarihli 3.690,00 USD bedelli, demuraj ve 2.026,59 TL bedelli nakliye, vinç hizmet bedeli ve tahliye açıklamalı faturalar nedeniyle alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının ise İİK'nun 67.maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davalı tarafça ithal edilen ... sayılı konteyner muhtevası mermer emtiasının Amerika'da gümrük işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle iade edildiği, bu taşımaya ilişkin olarak davacı tarafından ... sayılı konişmento ve ... S.A. tarafından ... sayılı seawaybill düzenlenmiş olduğu, konişmentolara göre davacının akdi taşıyan, davalının gönderilen konumunda olduğu görülmüştür. ... Gümrük Müdürlüğünün yazısına göre konteynerin 05.06.2018 tarihinde gemiden tahliye edilerek Limanın İthal Dolu Konteyner sahasında istife alındığı, Mersin Tasfiye İşletme Müdürlüğünce eşyanın ,konteyner acentesinin bilgisi dahilinde 04.09.2018 tarihinde ... No.lu Eşya Teslim/tesellüm Belgesi Ve ... Sayılı Tutanak ile teslim alındığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça düzenlenen 21/06/2018 tarihli taahhütnamede özetle yükün teslim alınacağı, aykırı hareket edildiği takdirde sevkiyata ilişkin tüm masraflar, demurajlar ve depolama masraflarının karşılanacağını taahhüt edildiği görülmüştür. TTK'nın 1203.maddesine göre taşıma senedi uyarınca gönderilen tarafından eşyanın teslimi istendiğinde, bu istemin dayanağı olan sözleşmenin veya konişmentonun hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacaklar ile kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da ödeyip, üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmesi gerekmektedir. Gönderilen konumundaki davalının taahhütname ile de konteynerın geç teslim edilmesi nedeniyle oluşacak demuraj ücretini ve diğer giderler ödemeyi kabul ettiği anlaşıldığından davalının demuraj bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı taraf 3.690,00 USD bedelli demuraj ve 2.026,59 TL bedelli nakliye, vinç hizmet bedeli ve tahliye açıklamalı faturalar nedeniyle nedeniyle alacağının bulunduğu iddiasında olup dosyaya sunulan bilirkişi raporunda varış ihbarnamesi sunulmadığından taahhütname tarihi demuraj başlangıcı olarak kabul edildiğinde, tasfiye sürecine giren eşyanın gümrük müdürlüğünce teslim alındığı 04/09/2018 tarihine kadar 3.840,00 USD demuraj bedeli oluşacağının belirtildiği görülmüştür. Dosyaya fiili taşıyan tarafından davacı adına düzenlenmiş 4.920,00 USD bedelli demuraj faturası sunulmuş olup, bilirkişilerce yapılan mali incelemede, yapılan indirim sonrası davacının fiili taşıyana 3.690,00 USD ödeme yapılmış olduğunun tespit edildiği, buna göre davalının fiili taşıyana ödenen 3.690,00 USD yönünden sorumluluğunun bulunduğu, yine fatura konusu diğer masraflar yönünden davacının dava dışı şirketler tarafından adına düzenlenen fatura bedellerini ödemiş olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasın yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 3.690,00 USD yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (USD) 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranın üzerinden faiz uygulanmasına, 2.026,59 TL yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 2-Asıl alacağın %20'si oranında hesap olunan 4.372,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı olan 1.491,56 TL'den peşin alınan 263,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.227,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (304,69 TL ilk harç, 200,00 TL posta ücreti ve 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 3.204,69 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır