İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/66 E. 2024/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/66
- Karar No
- 2024/544
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/66 Esas KARAR NO : 2024/544 DAVA : Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... firması arasında 4 konteyner plastik hurdasının satın alınması konusunda anlaşıldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre ... Limanından müvekkili şirketi alacak şekilde 20.513,65 USD 'ye müvekkili şirkete satacağını, işbu hususun davalı yan tarafından kesilmiş olan faturadan da anlaşılacağını, tarafların anlaşması uyarınca ... davalıya ait kullanımında olan ... gemisine dava konusu konteynerleri yüklediğini, müvekkilinin yükleten sıfatına hiçbir zaman haiz olmadığını her zaman yalnızca gönderilen pozisyonunda olduğunu, dava konusu yük ve geminin 26.03.2023 tarihinde varış yapacağına dair maili ve varış bildirimini müvekkiline gönderdiğini geminin 3 gün gecikmesi üzerine de 29.03.2023 tarihinde tekrardan bir mail ve varış bildirimini müvekkili şirketine gönderdiğini, müvekkili kendisine yapılmış olan bildirimlere ve kendisi ile paylaşılan konişimentoya binaen gümrük müşaviri ile iletişme geçtiğini ve herhangi bir gecikmeye sebebiyet verilmemesi adına gümrük işlemleri başlattığını, davalı yanın basiretli bir taşıyan olarak hareket etmeyerek huzurdaki davaya konu masrafların oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı yanın vermiş olduğu özet beyan ile konşimentoda yer alan alıcıların birbirini tutması sebebiyle müvekkile malın teslim edilemeyeceğinin bildirildiğini, yükleyici tarafından özet beyan öncesinde değişikliğinin gönderildiğini, davalının bu hususta revizenin alındığına dair geri bildirimde bulunduğunu bu bilgiye sahip olmasın rağmen ... adında 3.bir firma lehine gümrük idaresine özet beyan verdiğinin açıkça anlaşıldığını, dava konusu konteynerlerin müvekkili şirketine teslim edilmesinden ortaya çıkan gecikmenin davalı taşıyanın özet beyanının yanlış olarak vermesinden kaynaklandığını, davalının dava konusu konteynerları müvekkile teslim edememesi üzerine özet beyanın, düzeltilmesi için gerekli işlemlere başladığını, 15.05.2023 tarihinde özet beyanın düzeltilmiş olduğu davalı yan tarafından müvekkili şirkete bildirilse de müvekkili şirketinin malı tekrardan teslim alması sırasında malın teslim alınmaması sebebiyle özet beyanın düzeltilmediğinin özet beyanda 3.bir kişinin adının yazdığı öğrenildiğini, dava konusu yüklerin tesliminde meydana gelen gecikmelerden doğan masrafların sorumluluğu gecikmeye sebebiyet veren tarafa ait olduğunu, müvekkili şirketin kendisinden ödemekle yükümlü olmadığı bedellerinin talep edilmesi haklı sebebine dayalı olarak yükü teslim almaktan kaçındığını, müvekkili şirketin 14.09.2023 tarihinde dava konusu yüklerin 3.kişilere satışının gerçekleştirilmiş olması eşyanın teslimine ilişkin sözler verilmiş olması sebebiyle ödemekle yükümlü olmadığı bu tutarları ödeyerek yükü teslim almak zorunda bırakıldığını, müvekkili şirketin hukuka aykırı surette tahsil edilen bedelin iadesi ve 3.kişilere ödenmek zorunda kalınan bedelin davalıdan tanziminin gerektiğini, dava konusu yük bakımından süreç de ... Nakliyat firması tarafından yönetildiğini beyanla, müvekkilin dava konusu yüklerin teslimine ilişkin iradesinin davalının aldatması sonucunda sakatlanması sebebiyle, dava konusu yüklere ilişkin olarak TTK uyarınca davalı yan tarafından usulüne uygun olarak bildirimde bulunulmamış olması sebebiyle,yükün alıcısının müvekkili olduğunun davalı yan tarafından bilinmesine rağmen 3. Bir firma adına gümrük idaresine özet beyan verilmiş olması sebebiyle, yükün geç teslim edilmesinin davalının tam kusurundan kaynaklanması sebebiyle,müvekkili şirkete TBK 106 uyarınca usulüne uygun ifa teklifinde bulunulmaması ve alacaklı temerrüdünün şartlarının gerçekleşmemiş olması sebebiyle, davalıya 14.09.2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenmiş olan 32.974,00-USD demuraj bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek temerrüt faiziyle müvekkili şirketine aynen (yabancı para üzerinden) iadesini/ödenmesini, dava konusu yükün teslim alınabilmesi için ... Liman Hizmetleri firmasına ödenmek zorunda kalınan 1.021.354,41-TL ardiye bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak ticari faiziyle birlikte müvekkili tazminini/ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklandığını, dava konusu taşıma müvekkili şirketin acentesi olduğu, armatör ... e ait 08.03.2023 tarih ve ... nolu konişimento kapsamında yapıldığını, mezkur konişimento taşıyıcı ... ... adına acente olarak ... ... tarafından imzalandığını, dava konusu konişimento incelendiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda ... Mahkemelerinin yetkili olacağının ve Alman Kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, ... ... yabancı bir şirket olduğunu, taşıyıcı şirket ve gemi yabancı olduğunu, bununla birlikte emtialar ... Limanından İstanbul'a taşınmış olduğunu dava konusu hukuki ihtilafın yabancılık unsuru taşıdığını, davanın milletlerarası yetki yönünden reddini talep ettiklerini, dava dışı yükleyici firma tarafından bildirilen alıcı bilgisine istinaden özet beyan düzenlendiğini, özet beyandan sonra dava dışı yükleyici firma tarafından alıcı değişikliğinin yapıldığını, bu bağlamda davacının gümrük firmasının gecikmeden sorumlu olduğunun sabit olduğunu, davacının kendisine herhangi bilgi verilmediği yönündeki iddiaları da mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, dava konusu yüklerin 29.03.2023 tarihinde varış yapmış olduğunu, davacı ilk defa yük teslimi için 19.04.2023 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bu kapsam da davacı 1.406.72 USD lokal masraflar ve 4.000 USD depozito ödendiğini, davacının gümrük firması tarafından beyanname 07.06.2023 tarihinde kapatıldıktan sonra nihai düzeltmenin 08.06.2023 tarihinde tamamlanmış olduğunu, yüklerin teslime hazır hale geldiğini bu kapsamda davacıya bildirim de yapıldığını, davacı TTK madde 1203 uyarınca oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, dava konusu konteynerlerin teslime hazır olduğunu, davacıya ve davacının gümrük firmasına 08.06.2023 tarihinde mail iletişmiş olmasına rağmen davacı tarafından yükler teslim alınmadığını, bu bağlam da davacı TTK madde 1203 uyarınca oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davacının bildirim yapılmadığı bu nedenle de oluşan demuraj ücretinden sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de davacıya özet beyan sürecinin tamamlandığı ve yükün teslime hazır olduğunun 08.06.2023 tarihinde firmaya bildirildiğini, bu kapsam davacının kendisine bildirim yapılmadığı ve oluşan demuraj ücretinden sorumlu olmayacağı yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı süre içerisinde yükü çekmediğinden oluşan ardiye ücretinden sorumlu olduğunu beyanla, yetki itirazları kapsamında, usul yönünden reddini, esas yönünden incelemeye karar verilmesi halinde müvekkili şirketin söz konusu zarardan sorumlu olmaması nedeniyle esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava; gemi ile taşınan mal için gümrüğe verilen özet beyanda yer alan alıcı ismi ile konişmentodaki alıcı isminin farklı olması nedeniyle yükün çekilememesinden dolayı yük ilgilisinin davalı taşıyana ödediği konteyner bekleme ücretinin iadesi istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde konişmentodaki yetki klozuna dayanarak milletlerarası yetki itirazında bulunduktan sonra, özet beyanın yükleyici firmanın ilk yükleme talimatına göre düzenlendiğini, ancak daha sonra yükletenin revize talimatı göndererek alıcı değişikliği istediğini, dolayısıyla yükün çekilememesindeki gecikmede taşıyanın kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Davalı vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK m.47'ye göre belirlenmelidir. MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlenmiştir. Eldeki dava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin değildir. Konişmentoda taşıyan sıfatıyla davalı ... ... unvanı yer almakta olup konşimentonun taşıyanın yurt dışı acentesi tarafından taşıyan adına düzenlenip imzalanmıştır. Taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz etmek mümkün değildir. TTK'nun 1237.maddesine göre taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento hükümleri esas alınacağından davacı gönderilenin konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının davacı açısından bağlayıcı hale geldiği değerlendirilmiştir. Konişmentonun arka yüzünde yer alan yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından, bu doğrultuda davalı vekili tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 34.602,39 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 34.174,79 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2024 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.