İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/649 E. 2024/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/649
- Karar No
- 2024/545
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/649 KARAR NO : 2024/545 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 11/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili adına taraflarınca ... İcra Dairesinin 2023/... sayılı dosyasıyla başlattıkları ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu, davalının itirazının iptalini, davacı müvekkilinin ... adına davalıdan 1.767.000,00 EURO bedelle gayrimenkul satın alınması için 2.000,00 Euro kaparo ödemesi yaptığını, taşınmaz bedeli ödendikten sonra müvekkiline gayrimenkulun tapuda devredildiğini davalı tarafa kaparonun geri ödenmesi için davalıya çok kez talepte bulunduklarını ama bir dönüş alamadıklarını, ödeminin yapıldığı tarih enflasyon ve döviz kurundaki değişikler nedeniyle müvekkilinin sürekli zarara uğradığını, bu nedenle davalının ayrıca kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, davanın kabulünü icra takibinin devamını, %20'sinden aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirketin herhangi bir borcunun davacı tarafa olmadığını, davacının iddia ettiği borcu tapu devri sırasında müvekkilinin ifa ettiğini, davacı şirketin bu borcu dair ispatının olmadığını, bu nedenle davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'sinden az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... , tarafından hazırlanan 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce celp edilen .... İcra Dairesinin 2023/... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlusu ... Anonim Şirketi aleyhine 09/08/2023 tarihinde 60.258,43,00TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... , tarafından hazırlanan 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...Verilen görev ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda yapılan inceleme ve değerlendirmede; Davacı yana satışı yapılması kararlaştırılan gayrımenkul için davalı hesaplarına 22.09.2022 tarihinde 2.000 Eur kaparo gönderildiği, Yapılan ödemenin davalı kayıtlarında da aynı tarihte 226.70.001 nolu hesaba “açıklamaya “... İADE EDİLECEK KAPARO 2000 EUR (18,1312)” açıklaması ile kayıt edildiği, davalının söz konusu bedeli iade ettiğine ilişkin ödeme dekontu sunmadığı, 27.04.2023 tarihli whatsap yazışmalarında ödenen kaparo bedelinin iadesi talep edilerek davalının temerrüde düşürüldüğü, takip tarihi olan 09.08.2023 tarihine kadar geçen süre için ise davacının 2.000.-Eur asıl alacak için yabancı para alacalarında %5 olan faiz ile 28,21 Euro bedeli davalıdan talep edebileceği, Yönünde oluşan görüş ve kanaatimi içerir iş bu raporumu hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkeme’nize ait olmak üzere, saygılarımla arz ederim. 25.06.2024... " sonuç ve kanaaatine varılarak rapor düzenlenmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, tarafların dilekçe ve beyanları ile duruşma esnasındaki sözlü açıklamaları, davalının icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına dair bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı itiraz dilekçesinde ilişkinin bulunmadığına dair bir savunma ileri sürmemekte borcun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği görülmüştür. Mahkememiz yargılamasında sunduğu cevap dilekçesinde ise borcun zamanında ifa edildiği, tapu devir işlemlerinin gerçekleştirildiği, geçerli olmayan bir akit dolayısıyla ödenmiş bulunan pey akçesin geri verilmesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği ancak somut olayda böyle bir durumunun bulunmadığı, davacının fatura düzenlememesi nedeniyle davalının ödeme yapmasının usulsüz olacağını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı şirketin danışmanlık hizmeti verdiği, davalı şirketin 'istanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel sayılı, A blok 3 numaralı gayrimenkulü acenteliğini yaptığı ... adına satın alınmak üzere 1.767.000 Euro bedel ile anlaşma sağlandığı bu kapsamda davacı şirketin davalı şirkete 2.000,00-Euro kaparo verdiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık verilen 2.000,00-Euro kaparonun hukuki niteliğinin ne olduğu, davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır. kaparo ödemesi TBK anlamında hükme bağlanmamış olduğunda gönderilen paranın hukuki niteliğinin mahkememizce tespit edilmesi gerekir. TBK'nın 177. Maddesinde bağlanma parası ''Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.'' TBK'nın 178. Maddesinde de Cayma parası ''Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.'' olarak düzenlenmiştir. Mahkemeye ibraz edilen tapu kaydında 29/12/2022 taşınmazın devrinin sağlandığı, 22/09/2022'de davacı şirket tarafından davalı şirkete 2.000-Euro gönderildiği tespit edilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi raporunda davalının defterlerinde 22.09.2022 tarihinde gönderilen dava konusu 2.000 Euro kaparonun '' ziraat iade edilecek kaparo'' olarak diğer ticari borçlar hesabına kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalıya ödenen 2.000-Euro kaparonun hukuki niteliğinin TBK 178. Maddesinde düzenlenen cayma parası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Cayma parası, bir tarafın sözleşmede kendisine tanınan dönme hakkını kullandığında diğer tarafa vermeyi taahhüt ettiği tazminattır. Ancak TBK 178 hükmünde belirtildiği gibi cayma parasının da sözleşmenin kuruluşu sırasında diğer tarafa verilmesi gerekmektedir. Şayet sözleşmeden doğan borç ifa edilirse, cayma akçesinin de iadesi gerekir. (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ikinci sayfa yayınları, şubat 2016, sf 577, Mehmet Remzi, Sezer Aydın) Cayma parasına ilişkin olarak kanunda sözleşmeden cayma halinin sonuçlarına yer verilmiş ise de kanunun mefhumu muhalifinden ve doktrinde de kabul edildiği üzere sözleşmenin gereği gibi ifa edildiği takdirde verilen paranın iadesi gerekir. Nitekim davalı tarafça da bu husus kendi defter ve kayıtlarına iade edilecek kaparo bedeli olarak kayıt edildiğinden esasen davalı tarafça da bedelin iadesi gerektiğinin benimsendiği ticari defter ve kayıtlarla da anlaşılmıştır. Somut olayda taşınmaz devri gerçekleşip sözleşme ifa edilmesine rağmen davalıya gönderilen 2.000-euro kaparonun davacıya iade edilmemesinin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, davacıya iadesi gerektiği anlaşılmıştır. Temerrüt tarihi bakımından yapılan değerlendirmede ise whatsapp yazışmaları ile bedelin iadesinin talep edilmesinin davalının temerrüde düşmüş kabul edilmesi için yeterli olmadığı, nitekim tarafların tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüklerinin olduğu, TTK'nın 18 .maddesinde ''Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.'' düzenlemesinin mevcut olduğu aksine bir anlaşma bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği TTK'nın 18. Maddesi gereğince ihbar veya ihtarın noter aracılığıyla yapılması gerektiği anlaşıldığından icra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davanın kısmen kabulü ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince ve takipte talep edilen faiz oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmak sureti davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2. Maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, İİK'nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının, takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kurlarına göre belirlenecek Türk Lirası karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiği,(3. Hukuk Dairesi 2021/2600 E 2022/1376 K) anlaşılmakla icra inkar tazminatı hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İle, .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 2.000,00-EURO alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince ve takipte talep edilen faiz oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi gereğince asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 11.920,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 4.025,01 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 727,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.297,23 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yatırılan 727,78-TL peşin ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 997,63-TLnin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5- Davacı tarafça yapılan 3.282,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 98,57) hesaplanan 3.235,06 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 851,13-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 10- Devletçe karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 97,9) hesaplanan 3.054,49 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 65,51 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır