İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/407 E. 2024/688 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/407
- Karar No
- 2024/688
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/407 Esas KARAR NO : 2024/688 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 25/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılar arasında müvekkiline ait et restoranları zincirinin ... AVM'de kurulacak şubesinin iç mekanının inşaası hakkında bir sözleşme kurulduğunu konusu sözleşme uyarınca davalılar mimar sıfatıyla iç mekân projesi hazırlama, uygulama ve denetleme yükümlülüğünü üstlendiğini, Sözleşme uyarınca davalıların üstlendiği müvekkiline ait restorandaki barın inşaası olduğunu , yapımı davalılar tarafından gerçekleşen içki barı kısa bir süre sonra çöktüğünü ve neticesinde müvekkili şirketinin zarara uğradığını, söz konusu barın içkilerin ve diğer malzemelerin ağırlığını taşıyamayacağını düşündüklerini davalılara bildirdiklerini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik Davalıların sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle uğranılan 50.000 TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinden özetle; davacı dilekçesinin I. no'lu bendinde ".. İç mekanın inşası hakkında bir sözleşme kurulmuştur..." şeklinde bir beyanda bulunduğunu, mail olarak taraflarca paylaşılmış bu sözleşme metni taraflarca hiçbir zaman müzakere edilmediğini, neticeten imzalanmadığını ve Borçlar Kanunu'nca geçerli bir sözleşme niteliği kazanmadığını, Bu sebeple, davacının delilleri arasında yer alan bu belgenin taraflar arasındaki hukuki ilişkinin çerçevesini çizen, tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen bir belge, geçerli bir sözleşme olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile iç mimar tarafından işin ve davacının taleplerine uygun olarak proje ve iş planı hazırlandığını, bunlar davacı şirkete içinde tadilat ve dekorasyon işlerin yapılacağı AVM yönetimine sunulduğunu, her ikisinin de kabul ve onayından sonra çalışmalara başlanıldığını, çalışmalar müvekkillerin yaptığı ve davacı tarafından onaylanan projelere uygun bir şekilde bitirilerek lokanta faaliyete hazır bir şekilde davacıya teslim edildiğini, Davacı, müvekkillerinin tarafından projesi çizilen barın üstünde asılı duracak dekoratif bir yapı olarak tasarlanmış ve projesine uygun olarak imal edilerek davacıya teslim edildiğini, metal konstrüksiyonun üzerine, projesine aykırı olarak ve müvekkilleri haberdar etmediğini görüş ve onaylarını almaksızın eklemeler yaptırdığını ve bu eklemelerin üzerine kaldıramayacağı kadar ağırlık koymak suretiyle çökmesine sebep olduğunu, bu nedenle davanın reddini vekalet ve yargılama giderinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların sunduğu deliller ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizce davalı taraf tanığı dinlenmiştir. Mahkememizin 10/05/2022 tarihli duruşmasında davalı tanığı ... beyanında;"... Ben davalı şirketle taşeron olarak anlaşan davacı şirketin steakhousesuna bar dekorunu yapan ustayım. Öncelikle bar dekoru monte edilirken duvarın bu yapıyı taşımayacağını davalı şirket mimarı ... ...'a ve davacı şirket yetkililerine söylemiştim. Ancak ... ... boş şişe konulacağı için taşıyacağını söyledi. Montaj yapıldıktan sonra steakhouseda anlaşmazlık çıktı ve ... bu işten uzaklaştırıldı. Bar dekoru ilk monte edildiğinde üzerinde raf vardı. Sonradan kadeh askılıklarını monte ettik. Bir gün gece saat 01:00-02:00 civarı steakhousedan beni aradılar ve dekorun çöktüğünü söylediler. 40-45 dk sonra oraya gittim. Bana attıkları videoda yerler şarap ve içkilerden dolayı kırmızı renkteydi. Gittiğimde ise temizlenmişti ancak alkol kokusu ortamda vardı. Bar dekorunu ... ...'ın projesinin aynısı olarak uyguladık, projenin uygulanması ... ...'ın kontrolü altında yapıldı. Kadeh askılığının projede olup olmadığından emin değilim. Benim kadeh askılığının montajını yaptığım zaman ... ...'ın steakhousedan uzaklaştırılmış olduğu döneme denk gelmektedir. Rafların yapılış aşamaları boş şişelerin sergilenmesi içindir. Boş şişe konulacağı ve hayvan boynuzu takılacağı gibi konuşma üzerine dekor yapılmıştır. Bar dekorunun montajının bir tane yutong olan duvara 3 yerden çelik dübelle bir tane kiriş olan duvara çelik dübelle 3 yerden ve tavandan iki tane çelik dübelle astık. Davacı şirket yetkilisi bar dekorunun düşmesi üzerine oraya gittiğimde ben görüntülü olarak ... ... ile konuşurken ... ...'ın seni mahkemeye vereceğim dedi. Çökme üzerine yapılan bar dekorunu söküp çöpe attık. Davacı şirket çöken şeyin yeniden takılmasını istemedi. Aslında yeniden montaja uygundu, daha sağlam montajla üzerine boş şişe konulduğu takdirde çökmeyecek şekilde tekrar monte edebilirdik. Yeniden montajı ücretsiz yapacaktık. Ücret alsaydık 500-1000 TL civarında tutardı. Davacı şirket daha sonradan oraya 5-10 Bin TL değerinde daha küçük tezgahtan destekle bir dekor yaptırmıştır. Onun üzerine şişe kadeh konulmaktadır, boş şişenin ağırlığı yaklaşık 300-500 gramdır. Ancak dolu ağırlığı 2,5-3,5 kg eder. Ben bar dekoru çöktüğünde orada olmadığımdan kırılan şişelerin ve kadehlerin tezgahın üstünde mi yoksa bar dekorunun üstünde mi olduğunu bilmiyorum ayrıca ben gittiğimde kırılan masa, sandalye, lamba gibi başka bir şey görmedim..." demiştir. Mahkememizin 20/09/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanında"...: Dava konusu olay gerçekleştiğinde ben davacının iş yerinde kasiyer sıfatıyla çalışmaktayım. Ancak şu an çalışmıyorum. Dava konusu Metal Raf monte edildiğinde ben orada değildim. Rafın hangi şartlarda yapılacağı ve monte edileceğine ilişkin sözleşmelerden benim bilgim yoktur. Raf yıkıldığı esnada ben üzerimi değiştirmek için ben merdivenlerden çıkıyordum. Bir ses duydum. Dönüp baktığımda raf yıkılmıştı. Raf yıkılmadan önce üzerinde 15-20 tane dekorasyon amaçlı duran boş şarap şişesi vardı. Dolu şarap şişeleri tezgah üzerinde dururdu. Çünkü raf üzerinden servis etmek zordu. Kullanım amacına uygun olarak tezgahtan alıp servisi sağlıyorduk. Ben raf monte edildikten sonra davacı iş yeri sahibi İbrahim beye bunun gözüne pek sağlam gelmediğini yıkılabileceğini beyan etti. Dava konusu rafın üzerinde ek raf veya firkete sistemi yoktu sadece boş şişeler vardı. Raf yıkıldığında altında tezgah vardı. Tezgahta da dolu içki şişeleri vardı. Bunlar şarap, viski, bira ve rakı şişeleri vardı şu an ne kadar şişe kırıldığını ve maddiyatını hatırlamıyorum. Yıkılan rafın üzerinde kadeh askılığı vardı. Bu askılık kimin isteğiyle yapıldı bilmiyorum dedi. Beyanı okundu. İmzasıyla onayladı..." demiştir. Mahkememizin 20/09/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanında "..."Olay günü ben iş yerindeydim, bizzat gözümle olayın yaşandığı anı gördüm, iş yeri açıldıktan kısa bir süre sonra dekoratif amaçla dava konusu dekoratif davalı yanca yapıldı, montajını da davalı taraf yaptı, raf takıldıktan sonra biraz kullanıldı, sonrasında yıkıldı, yıkıldığı anda üzerinde dolu bir şişe yoktu, sadece dekoratif amaçla konulmuş 9-10 adet kadar boş şarap şişesi vardı, tanesinin ağırlığı tahminince 500-700 gramdır, bu dekoratif sistem yıkıldığı anda davacı yanca üzerine ilave edilmiş herhangi bir ekipman sistem yoktu, yani yıkıldığı anda davalı yanın ilk monte ettiği andaki gibi asılı duruyordu, hatta duyduğumuza göre patronlarımızdan biri olan ... bey davalı yana dava konusu dekoratif rafın sağlam olmadığı konusunda uyarmış..."demiştir. Hukuk bilirkişisi ... Mimar Bilirkişi ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 02/07/2020 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"... Nihai takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere; Metal Konstrüksiyon ile ilgili yeterli bilgi olmadığından hatalı uygulanıp uygulanmadığı hususunun tespit edilemediği, bu sebeple davalının borca aykırı nitelikte davranışının bulunup bulunmadığı konusunda kanaate varılamadığı, bu konudaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Tarafların 2018 Hesap dönemi Ticari defterlerinin HMK 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Her iki tarafında dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarından birbirine borcu/alacağının olmadığı, kanaat ve sonucuna varılmıştır. Keyfiyet, HMK 282 hükmü gözetilmek kaydıyla bilcümle hukuki tavsif ve takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere saygıyla sunulur. 02/07/2020..." yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür. Mimar Bilirkişi ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 13/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle;"... Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler yeniden incelendiğinde Sözleşme ekindeki cephe görünüşlerinden tefrişte şişe, bardak vb. cam materyallerin olmadığı görülmüştür. Bu nedenle kök raporda da belirttiğimiz üzere tasarıma uygun imalat ve montajın yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyasında mevcut proje doğrultusunda konstrüksiyon ve beton taşıyıcı tavana epoksili metal çubuk saplama üzeri 4x4x 1,2 et kalınlık kaynaklı profil olarak imalatın yapılmış olduğu ve kullanım amacına uygun olarak taşıyıcılığı sağlayacak şekilde monte edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Uygulama zemini ve montaj detayı önem arzetmekte olup, öncelikli montaj zemini kontrol edilmeli ve montaj detayıda statik hesap ile rafın üzerinde olması öngörülen dolu içki şişeleri ve bardaklara vs. uygun yapılması gerekmektedir. Bu sebep ile; uzmanlık alanımız dışında kalmakta olduğu için taşıyıcı sistemin yeterli olup olmadığı konusunda tarafımızdan bir tespit yapılamamıştır. Sayın Mahkeme uygun gördüğü takdirde heyete ilave edilecek konusunda uzman inşaat mühendisi ile birlikte statik olarak taşıyıcı sistemin uygun olup olmadığının tespitinin uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. 13.04.2021..."şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mimar bilirkişi ... ve İnşaat mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/12/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Olayın, 14.01.2019 tarihinde meydana geldiği; davanın da bu tarihte 5 ayt13 gün(/64 gün) sonra ikame edildiği görülmüştür. Buna karşın, taraflar çok daha önce (13.02.2019, ilk toplantı tarihinden de önce) arabulucu başvurusunda bulunmuşlar ve arabuluculuk süreci de ilk toplantı tarihinde(7 3.02.2073) başlamıştır. 08.04.2019 tarihli tutanak ilc de “yapılan müzakereler sonucu tarafların anlaşmaya varamadıkları” kayıt altına alınmıştır.İşin teslim tarihi(20179 yrlımtr bus), olay tarihi(74.01.2013) ve arabuluculuk ilk toplantı tatihi(f3.02.2019) dikkate alındığında, olaya ilişkin gizli ayıp ihbarının, davact şirket tarafından, davalılara ilk toplantı tarihinden(7 3.02.2019) de daha önce yapıldığına işarer etmektedir. Daha yukarıdaki bir paragrafta “.... davalılanın inşa ettiği içki barının sahip olması gereken nitelikleri kısmen de olsa kapsamadığının çökme/düşme ve hasat oluşturması ile ortaya çıktığı, içki barının bir öğesinin ayıplı olduğuna veya yetine özensizce monte edildiğine işaret etmektedir...” yönünde görüş belirtilmiştir. İçki banna ait iki faturanın içeriği, faturalarda yer alan ve yukarıdaki paragraflarda sıralanan içki batı için yapıları tüm işlerin nitelikleri, salt içki harının tüm maliyeti(ipbz barı bütünlün yapımı ile ilintili olarak iki ayrı fatura mevcuttur, diğer faturalar, Tokanta içinde yapılan diğer işlere gittiler) İki fatura tutarı 32.202 lira (22.29049,912) olup, ayıplı imalar veya özensiz montaj ve buna ilişkin gizli ayıp olgusu ile içki barını oluşturan bu öğenin tavana asılı olduğu yerden kopmasına bağlı olarak şalt. bar inşasına ilişkin(iğ&i barının iki tarafta alanan tüm yapısal ve dekoratif un. çurları, bar bütününün oluşturulması atıacına yönelik. Olarak yapılan ve faturalarda sıralanan bütüm işlerin kapsamı, ayıp Taşıyan öğenin içki barının tim maliyeti içindeki oranı takdiren Y025 olarak belirlenmiş ve 32.202 lira tutarlı iki fatura gözetilerek) Vazminar tutarı ; (2025) x (32.202 lira) > 8.050,50 lira hesaplanmıştır. Kırılan içki şişelerinin olası sayısı(fofoğruflardan görülebildiği kadarı (ley, yerliarap, rakı nb.) veya ithal(riski, votka, cin, vom, konyak, brendi vb.) ürün olabilecekleri dikkate alınarak; (20 şişe içki) x ortalama 150 lira) 3.000 lira hesaplarımıştır. Şarap, viski ve ayaklı kokteyl bardakları vb. cam gereçlerin kırılmasına ilişkin olası bedel delortalamta fiyat ile) (25 adet) x (12 lira) — 300 lira olarak hesaplanmıştır. İçki barımın bir öğesinin tavana asılı olduğu yerden kurtularak içki barının üzerine düşmesi ile oluşan parasal kayıp 11.350,50 lira olarak hesaplanmıştır. CD içinde yer alan fotoğraflar ile videolarda; olay nedeni ile hasar gördüğü ileri sürülen; sandalyeler ve aplikler ile ilgili kant gözlenmemiş olup, bana bağlı olarak da parasal değerlendirme yapılmamıştır. Kanaatimizi belirten raporu ve eki fotoğrafları(? 3 adet), takdiri Mahkeme Hakimi'ne ait olmak üzere saygı ile sunarız. — 23.12.2021..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mimar bilirkişi ... ve İnşaat mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "...Dosyaya sunulan projeler ve diğer tüm belgelere göretasarım “içki barı üzerinde dekoratif şekilde duracak ve içinde yalnızca aydınlatma ekipmanlarının bulunacağı dekoratif unsur” şeklinde yapıldığı, Bilirkişi heyetimizce 06.12.2021 tarihinde yerinde yapılan incelemede; projede teslim edilen ve davaya cevap dilekçesinde anılan tasarımdan dönüldüğü, Lokantadaki içki barı uygulamasında “içinde yalnızaydınlatma armatürlerinin yer aldığı∟ şeklinde tavana asılı ve iki duvara bağlantılı, projedeki tasarım ve davaya cevap dilekçesindeki anlatım ile örtüşmeyen” değişik bir konseptten hareket edildiği, Davalıların oluşturduğu içki barının sahip olması gereken nitelikleri kısmen de olsa içermediğinin düşme sonucu ortaya çıktığı, İçki barının projesinde tavana asılı olarak tasarlanan ve yerinde uygulanan yapısal unsurun ayıplı olduğu, özellikle de tavana özensizce monte edildiği yönünde oluşan görüşümüzde bir değişiklik olmadığı, Olay sonrası oluşan hasarın parasal tutarının kök raporumuzda hesaplandığı şekilde ve 11.350,50 lira olduğu yönündeki kanaatimizi belirten “ek raporu” takdiri Mahkeme Hakimi’ne ait olmak üzere saygı ile sunarız. 29.03.2024 ..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; davalı tarafından yapımı üstlenilen eserin ayıplı olması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Huzurdaki davada ; davacı, davalıların sözleşme gereği iç mekan projesi hazırlama ve denetleme yükümlülüğünü üstlendiğini ancak davalalır tarafından yapılan barda bulunan rafın sözleşmeye aykırı olarak ayıplı olarak yapıldığını, taşıması gereken içkileri taşımayarak çöktüğünü ve bu nedenle zararı doğduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise uyuşmazlığa konu rafın dekoratif bir olarak tasarlandığını dolayısıyla meydana gelen zararın davacının rafın taşıyabileceğinden fazla ağırlık koyulması ve davacı tarafından projeye aykırı olarak rafa eklemeler yapılması sebebiyle olduğunu ve bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında ... AVM - ... İç Mimari Hizmetleri Proje Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davalılar tarafından iç dekorasyon hizmetinin verildiği, barda bulunan uyuşmazlığa konu rafın davalı tarafından yapıldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme gereğince bar rafının davalı yanca ayıplı olarak yapılıp yapılmadığı, ayıplı ise ayıp nedeniyle davacının zararının oluşup oluşmadığı, davacı yanın mevcut ise zararının ne kadar olduğu ve davalı yanca karşılanması koşullarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir. Bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluğunun doğması için şu şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir: Ayıplı bir eserin teslim edilmiş olması, eserde ayıbın bulunması, ayıbın iş sahibine yüklenmemesi, eserin kabul edilmemiş olması, işveren tarafından gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi halinde iş sahibinin eseri kabul ettiği anlamı çıkar ve artık yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvurulamaz. Ancak iş sahibi eseri kabul etmiş olsa da ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.477/1). Borçlar Kanunumuzda muayene ve ihbar külfetleri bakımından bir süre düzenlenmemiş olup, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz muayene edip açık ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmelidir. TBK m.477/f.3 uyarınca gizli ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. İş sahibi bu bildirimi en geç teslimden başlayarak iki yıl içinde (TBK m.478) yapmalıdır. Bkz. Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2020, s.376). Ayıp sebebiyle iş sahibi, meydana gelen eser kullanılmayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa sözleşmeden dönebilir (TBK m.475/I, b.1). Bu seçimlik hakkı kullanmak yerine İş sahibi bedelden indirim (TBK m.475/b.1, b.2) veya eserin ayıp oranında giderilmesi (TBK m.475/1, b.3) ve/veya tazminat (TBK m.475/f.2) talep edebilir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda somut olay ele alındığında; mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında teknik bilirkişilerce incelemeler yapılmış ayrıca defter incelenmesi sureti ile farklı raporlar alınmış ve tarafların tanıkları dinlenmiştir. Alınan teknik bilirkişi raporlarında özetle bar rafının gizli ayıplı olduğu, ayıbın davalıya ihbar edildiği ve davacının ayıp nedeniyle zarar tazmin edebileceği tespit edilmiştir. Tanık İbrahim beyanında da bar rafının sağlam olmadığının yapım aşamasında davalılara bildirildiği ancak davalının "taşıyacağını biliyorum, sen yap" dediği şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığının bar rafının yapımına ilişkin beyanlarının ise mahkememizce alınan 30/06/201 tarihli raporda tespit edilen unsurlarla uyuşmadığı, bar rafının sağlam olmayacak şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla alınan teknik raporlarda yapılan tespitler ile tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı yanca yapılan eserin yapımının özellikle de tavana montajının gizli ayıplı olduğu, davacının ayıbı davalıya ihbar ettiği ve ilgili TBK 470. maddeleri ve devamı hükümleri gereği ayıba karşı tekeffül koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkememizce eserin davalı yanca ayıplı olarak yapıldığının kabulü ile davacının zararının tespiti aşamasında dosyaya sunulan fotoğraflar ve tanık anlatımları uyarınca bilirkişilerce hesaplama yapılabilmesi ve taraf itirazlarının karşılanması için rapor aldırılmış ve alınan 29/03/2024 tarihli raporun hükme elverişle olduğu belirlenmiş olup rapor doğrultusunda aşağıdaki gibi davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 11.350,50 TL tazminatın dava tarihi olan 27/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili suretiyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Davacı tarafça peşin yatırılan 853,88 TL harçtan, kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 775,35 TL karar-ilam harcının mahsubu ile bakiye 78,53 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 3- Davacı tarafça yapılan 7.884,2 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 22,7) hesaplanan 1.789,79 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı taraf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 11.350,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8- Davacı tarafça peşin yatırılan harç 853,88 TL ve başvurma hacı olan 44,40 TL toplam 898,28 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9- Devletçe karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 22,7) hesaplanan 299,65 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1020,35 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır