İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/485 E. 2025/688 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/485
- Karar No
- 2025/688
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/485 Esas KARAR NO:2025/688 DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/07/2025 KARAR TARİHİ:29/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında 05/09/2023 tarihli Acentelik Sözleşmesi akdedilmiş olup; Davalı Sigorta Şirketi tarafından, müvekkili Şirkete .... Noterliği’nden 05.09.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı Acentelik Vekaletnamesi verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesi kapsamında müvekkili şirket ile davalı Sigorta Şirketi'nin faaliyete bulunduğu branşta başkaca sigorta şirketi ile çalışmayacağını, davalı tarafa taahhüt etmiş olduğunu, tüm bilgisini, tecrübesini çevresini davalı Sigorta Şirketi nezdindeki portföyünü büyütmek için kullanmış olduğunu, 19.12.2024 tarihli ve ... keşide numaralı ihtarname ile sözde bazı maddelerin ihlal edildiği gerekçesiyle Acentelik Sözleşmesi haksız olarak feshedilmiş olduğunu, davalı Sigorta Şirketi Acentelik Sözleşmesini feshetmiş olmasına rağmen, işbu Sözleşme çerçevesinde, müvekkili Acente'ye verilmiş olan .... Noterliği'nin 05/09/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı Acentelik Yetki Belgesinin halen geçerliliğini korumakta olduğunu ve azledilmemiş olduğunu, bu durumun dahi davalı tarafın hukuki tutarsızlığını, alalacele feshin yapıldığını, haliyle fesih işleminin gerekçesizliğini açıkça ortaya koyduğunu, Acentelik Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmiş olduğunu, davalı Sigorta Şirketinin tek taraflı düzenlediği Denetim Raporunun müvekkili Acente hakkında sözde gerekçelerle haksız ithamlar içerdiğini, davalı Sigorta Şirketi'nin müvekkiline karşı eylemleri, Haksız Fesih'in de ötesinde haksız rekabet teşkil eder nitelikte olduğunu, haksız fesihten kaynaklı portföy tazminatının denkleştirme tazminatı ve mahrum kalınan kazançlar ile tüm zararlarının davalı tarafından tazminin gerektiğini, davalı Sigorta Şirketinin, haklı bir neden olmadan sözleşmeyi feshetmiş olmakla, TTK 113. madde 3. fıkrası gereğince davalı şirkete kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı (dönüşüm komisyonu, vb.) elde edeceği komisyon ve diğer ödül haklarına karşılık gelen alacak talebi olduğunu, Belirsiz Süreli Acentelik Sözleşmesi’nin haklı neden olmaksızın feshi nedeniyle TTK madde 121/4 ve TBK madde 112 uyarınca zararlarının karşılanması talebi olduğunu, 6102 Sayılı TTK Madde 122 ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu Madde 23/16 Uyarınca Denkleştirme Tazminatı talebinin olduğunu, her halükarda haksız fesih ve ödenmeyen alacaklara el konulması sebebiyle müvekkili Acente'nin uğradığı maddi zararların da davalı tarafından tazmini gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davalı Sigorta Şirketi’nin feshinin haksız olduğunun tespiti ile; alacağımızın miktarının belirlenebilir olduğu anda tarafımıza talep sonucumuzu rakamsal olarak belirlemek için süre verilmesi talebiyle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107 uyarınca; 6102 sayılı TTK 113. Madde 3. Fıkrası Gereğince tamamlanmamış işler nedeniyle mahrum kalınan kazançlarımızdan doğan zararımız için şimdilik 25.000-TL belirsiz alacağın; 6102 sayılı TTK madde 121/4 ve 6098 sayılı TBK madde 112 uyarınca 3 aylık ihbar öneline uyulmaksızın yapılan fesih nedeniyle, 3 aylık süreye ilişkin mahrum kalınan kazançlarımızdan doğan zararımız için şimdilik 25.000-TL belirsiz alacağın; 6102 sayılı TTK madde 122 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 23/16 uyarınca denkleştirme tazminatı olarak şimdilik 900.000-TL, ve Her Hâlükârda, Haksız Fesih ve Ödenmeyen Alacaklara El Konulması Sebebiyle Müvekkilimiz Acente’nin Uğradığı 50.000-TL maddi zarar olmak üzere, 1.000.000,00 TL (belirsiz) alacağın, her halükarda alacağının miktarının belirlenebilir olduğu anda talep sonucumuzu belirlediğimiz tutarın, fesih tarihinden (19.12.2024) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, Davalı Sigorta Şirketi’nden alınarak, müvekkili Acente’ye ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Davalı Tarafa yükletilmesine, ek olarak AAÜT md.16/c hükmü gereği, arabuluculuk faaliyeti anlaşmazlıkla sonuçlandığı için, Davalı Tarafın arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... A.Ş., hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanında faaliyet gösteren bir sigorta ve bireysel emeklilik şirketi olduğunu, Faaliyetlerine konu olan hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin Türkiye'nin dört bir yanında bulunan ... Bankası A.Ş. Şubeleri, Şirketi ile hizmet akdi kurmak suretiyle çalışan satış ekipleri ve acentelik sözleşmesi akdedilen acenteleri aracılığıyla satışa sunulduğunu, ... ve ... (Acente ortakları)'ın Şirketlerinin eski çalışanları olup 31.08.2023 tarihinde acente kurmak üzere Şirketindeki görevlerinden istifa ettiklerini, Akabinde ... Sigorta Acenteliği A.Ş. (...) adında kurmuş oldukları acente ile Şirketleri arasında imzalanan 5.09.2023 tarihli Acentelik Sözleşmesine istinaden acenteye aracılık yetkisi tanınmış olduğunu, ... isimli müşterinin şikayetine istinaden yapılan incelemede müşteriye ait sözleşmelerin aracı bilgisinin şirketi sistemlerine aracı kodun ... Bankası A.Ş. ... Bulvarı/... Şubesi olarak giriş yapılması gerekirken ... Sigorta Acenteliği olarak giriş yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, buradan hareketle ... portföyüne yönelik inceleme başlatılmış olduğunu, şirketlerini çağrı merkezi tarafından ...'nin portföyünde yer alan müşterilere yönelik aramalar yapılmaya başlandığını, müşterilerle yapılan ilk görüşmelerde satışların ... aracı koduyla sisteme girişleri yapılmasına rağmen müşterilerin bu acentenin ismini daha önce duymadıklarını ve satışların İstanbul dışındaki ... Bankası A.Ş. şubelerinde çalışan satış personelleri tarafından gerçekleştirildiği bilgisinin taraflarına aktarıldığını, Acentelik Sözleşmesinde acentenin faaliyet alanının İstanbul ili ve çevresi olarak sınırlandırılmış olduğunu, yine ...'nin İstanbul ili dışında acentelik faaliyetinde bulunmasının şirketinin iznine bağlandığını, ...'nin satışlarının gerçeği yansıtmadığının gözetilerek Şirketinin Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 24.11.2024 tarihinde soruşturma başlatıldığını, Müvekkil Şirket Teftiş Kurulu Başkanlığınca yürütülen soruşturma neticesinde 17.02.2025 tarih ve ... sayılı soruşturma raporu düzenlendiğini, ...'nin portföyünde yer alan 2.211 müşteriden 1.254'ünün (%57'sinin) ... tarafından gerçekleştirilen satışlardan önce Şirketinde müşteri kaydının bulunduğunun belirlendiğini, toplam satış adedine oranının %58 gibi ciddi bir rakam olduğunun tespit edildiğini, Davacı tarafından ... Bankası A.Ş. satışı olarak giriş yapılması gereken müşterilere yönelik satışlardan, sahte imzalı olarak oluşturulan formlarla ... aracı koduyla giriş yapılması nedeniyle Şirketinden haksız ve hukuka aykırı yollarla komisyon kazancı elde edildiğini, Acentelik sözleşmesinin işbu hukuka aykırı eylemlerin tespiti neticesinde müvekkil şirket tarafından feshedilmiş olması nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından sahte imza ile açıldığı tespit edilen sözleşmeler dolayıyla acenteye yapılan haksız ödemelerin iadesi talebiyle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine dava ikame edildiğini, Sahte imza ile açıldığı tespit edilen sözleşmelere ilişkin belge asıllarının da işbu davaya sunulduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılacak imza incelemesi neticesinde acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshine ilişkin iddiasının ispatlanacağından huzurdaki davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davacı Acentenin TTK 122, 113/3, 121/4 ve TBK 112 maddeleri kapsamında tazminat istem hakkı bulunmadığından açıklamalarımız ve Sayın Mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenlerle davanın reddine, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise huzurdaki davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsiline, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosya Uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davanın iş bu davadan önce 25/06/2025 tarihinde açıldığı, tarafların aynı olduğu, aynı taraflar arasındaki 05/09/2023 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasına dayanan acente alacaklarının tahsili için açılan icra takibine itirazın iptali talepli açılan dava olduğu, dosyanın halen derdest olduğu, mahkememiz dosyası ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.'' (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.'' hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; mahkememizdeki işbu davanın tarafları ve konusu itibariyle birbirini etkileyecek nitelikte olduğu, HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" denilmektedir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu dava dosyası ile Mahkememize ait 2025/485 Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, Mahkemenizin 2025/... Esas sayılı dosyasının daha önce açıldığı, her iki davanın taraflarının aynı olduğu, aynı sözleşmeden kaynaklanan alacak isteminden kaynaklandığı, usul ekonomisi ilkesi gereği tarafların haklılığının bir bütün halinde değerlendirmesinin gerektiği anlaşılmakla iş bu dosyanın, Mahkemenizin 2025/... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin iş bu dosyasının, 6100 sayılı Yasanın 166. maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Esasın birleştirme nedeniyle kapatılmasına ve yargılamaya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen dosyada nazara alınmasına, Dair, 6100 sayılı Yasanın 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır