İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/544 E. 2024/140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/544
Karar No
2024/140
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/544 Esas KARAR NO : 2024/140 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2021 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı tarafından ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinini planlanan muhtemel ticari ilişkinin teminat olarak davalıya teslim edildiğin, sonrasında gelişen durumlar neticesinde taraflar arasında herhangi bir alım satımın gerçekleştirilmediğini, ancak davalı tarafından senetlerin iadesinin yapılmadığını ve takibe geçildiğin beyanla menfi tespit davalarının kabulüne, davacıların davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığını tespitine, 9 adet senedin iptaline, takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacının dava şartı olarak arabuluculuğa başvurmadığını, davacılardan ...'nun diğer şirketi olan ... Ltd. Şti. İle müvekkil arasında süregelen bir taciri ilişkinin mevcut olduğunu, dava konusu senetlerinde bu ticari ilişkiye istinaden verildiği, davacı şirkette ...'na ait olup, iki şirket arasında organik bağın mevcut olduğun beyanla neticeten davanın öncelikle usulden reddine, aksi karar verilece olması halinde davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Dava İİK 72. Maddesi gereği davaya konu 9 adet, toplam değeri 150.000 TL olan senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır. İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19. HD 2018/2939 Esas 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı içtihatları) Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir. Bir başka söyleyişle asıl olan senede karşı senetle ispat kuralıdır. Senede karşı senetle ispat kuralının istisnaları HMK'nın 203. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiş olup, salt borçlunun ya da alacaklının sosyal ekonomik durumu vb. soyut sebeplerden bahisle "hayatın olağan akışına aykırılık" gibi kanuni olmayan argümanlarla senede karşı senetle ispat kuralı bertaraf edilemez. ... 22. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 150.000,00 TL asıl alacak 20.869,11-TL işlemiş faiz 1.455,53‬-TL protesto gideri olmak üzere toplam 172.324,64-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 15/04/2022 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı tarafından huzurdaki davaya , davacılardan ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... A.Ş. ye düzenlenen ve kefilinin ise diğer davacı ... olan, - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 31/03/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 30/04/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 30/05/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 30/06/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 31/07/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 30/09/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 31/10/2019 vade tarihli, 20.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 30/11/2019 vade tarihli, 20.000,00.-TL bedelli - 10/07/2018 düzenleme tarihli, 31/12/2019 vade tarihli, 20.000,00.-TL bedelli 9 adet senedin konu edildiği, davacı ... Tic. Ltd. Şti. Ticari defterlerinde davalı ... A.Ş. ye ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, yine davacı şirket ticari defterlerinde takibe ve huzurdaki davaya konu senetlere ilişkin de herhangi bir kayda rastlanılmadığı, inceleme gün ve saatinde davalı vekili ticari defterlerini ibraz etmeyerek, dosyaya sunmuş olduğu dilekçe ve ayrıca inceleme tutağına vermiş olduğu beyanda :”..müvekkili şirket merkezinin ... olduğu, bu nedenle talimat yazılarak yerinde inceleme talebi..” nde bulunduğu, davalı iddialarına ilişkin dosyada ve UYAP sisteminde herhangi bir doneye rastlanılmadığı, diğer yandan, davacılardan ...Ltd.Şti. defterlerinde, (davalı yanın iddia ettiği üzere ) dava dışı ....Şti. ile arasında bir kısım ticari ilişkinin mevcut olduğu, ... nolu Serrnaye Hesabına bakıldığında da şirket sermayesinin tamamının ...’na ait olduğu, görüş ve kanaatinde rapor sunmuştur. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılıyla alınan 07/02/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret talimat raporunu özetle; İlgili mevzuat gereği; Davalı ... A.Ş.’nin 2018 - 2019 yıllarında e-defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; Davalı ... A.Ş.’nin resmi defterlerinde davacılara ilişkin hiçbir kaydın olmadığı görülmüştür. Davalı ... A.Ş.’nin resmi defterlerinde davalı ... tarafından başlatılan takibe konu edilen ve Davacılar tarafından eldeki Menfi Tespit davasına konu edilen senetlerin incelenmesi neticesinde; Senetlerin davacılardan ...Ltd.Şti. tarafından davalı ... A.Ş. adına düzenlenmiş olduğu, senetlerin kefilinin ise diğer davacı ... olduğu görülmüştür. Davaya konu 9 adet 150.000,00.-TL toplam tutarındaki senetlerin, Davalı ... A.Ş.’nin resmi defter kayıtları incelendiğinde ise; ... tarih, ... yevmiye numaralı yevmiye defteri kaydı ile 121 alacak senetleri hesabı altındaki 121.00.001 portföydeki müşteri senetleri hesabına borç kaydı, karşılığında 120 müşteriler hesabının altında.... Ltd. Şti. hesabına alacak kayıtlarının yapıldığı, Açıklama olarak da “senetlerin vade tarihleri yazılarak ...” açıklamalarının yazıldığı görüldüğünden, davalı okullu defter kayıtlarında dava dışı ... Ltd.’e ilişkin kayıtlar incelendiğinde ise; Davalı ... ile Dava Dışı ... şirketleri arasında 30.06.2017 – 31.10.2019 tarihleri arasında ticari bir ilişkinin var olduğu, Dava dışı ...’nun, Davalı...’ya olan borcuna borcuna karşılık olarak Davalı ... A.Ş.’den ...'e teslim edildiği görülen 9 adet 150.000,00.-TL toplam tutarındaki senetlerin “vadeleri yazılarak oruçdede senedi” açıklamalarıyla ... Ltd. Şti. hesabına alacak kayıtlarının yapıldığı görülmüştür. Sonuç ve kanaatinde raporunu sunmuştur. Adli Tıp Kurumunun 15/01/2024 tarihli raporunu özetle; İnceleme konusu belgede ...adına atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğu, hususlarını bildirir rapor sunulmuştur. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından, taraflar arasında hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığı, davaya konu senetlerin muhtemel ticari ilişkiye teminat olarak verildiğinden bahisle davaya konu senetlerden dolayı borçlu olunmadığı iddia edilmiş ise de; kambiyo senetlerinin ödeme aracı olduğu, davacı tarafından senetlerin başka bir amaçla verildiği yönündeki iddianın yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, davaya konu senetlerin ticari ilişkiye teminat olarak verildiğine ilişkin yazılı delil bulunmadığı, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı ancak davalının ticari defter ve kayıtlarında davaya konu senetlerin dava dışı ...LTD ŞTİ hesabında "senetlerin vade tarihleri ve ..." açıklaması ile kayıtlı olduğu, davalı tarafça yargılama devam ederken dosyaya sunulan belgede; ... ŞTİ'nin, davacıya olan borcuna karşılık ... şirketine ait davaya konu senetlerin teslimine dair kaydın bulunduğu, her ne kadar bu belgenin dilekçeler teatisi sonrası sunulması sebebiyle iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında dikkate alınmaması talep edilmiş ise de davaya konu borcun varlığını kanıtlayan belgenin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı ...'nun imzasını taşıyan belge hakkında yapılan imza incelemesinde belgedeki imzanın davacı ...'e ait olduğu tespit edildiğinden dava dışı Türkoğlu ... şirketinin borcuna ilişkin verilen senetler nedeniyle davacıların borçlu/kefil olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 2.561,63-TL den düşümü ile kalan 2.134,03-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan 700,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/544, K. 2024/140, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-544-e-2024-140-k-d8e0659d3354