İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/55 E. 2024/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/55
Karar No
2024/854
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/55 Esas KARAR NO :2024/854 DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/03/2018 KARAR TARİHİ:28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Kumaş ticaret ile uğraşan vekiledenlerinin, aynı işle uğraşan davalı ile 30.09.2012 tarihli yazılı sözleşme yaparak fiyatı 3,50 Mt/TL den 1 yıl vadeli olarak faturası malların tamamının tesliminden sonra kesilmek üzere üç renk denim gabardin kumaş alımı yaptığını, bu sözleşme esnasında davalının muhasebecisi ... isimli şahıs tarafından düzenlenen sadece 40.000 USD ibaresi içeren, davacı ... ... kaşesi ve imzası ile şirket yetkilisi davacı ...'in imzasını taşıyan kambiyo senedini satıcı davalı ...'a teminat olarak teslim ettiğini, adi yazılı sözleşmede bononun teminat olarak verildiğinin özellikle belirtildiğini ve taraflarca imzalandığını, davalının sattığı malları usun süre tesliminden kaçtığını, nihayet sözleşme tarihinden beş ay sonra kumaşların 1/4 'ünü teslim ettiğini, bu teslimden hemen sonra vekiledeninin Bağcılar adresinde bulunan deposunun, ... Sulh Ceza Hakimliği arama el koyma kararına istinaden ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce basıldığını ve bir kısmının davalı ..., bir kısmının ... firmadan alınmış olan kumaşların tamamına çalıntı olduğundan bahisle el konulduğunu, vekiledeninin malların tamamının tesliminden sonra faturasının kesilmek üzere alındığını söylediğini, ancak davalı ...'ın ... Tekstile hiç kumaş satmadığını beyan ederek olayı inkar ettiğini, başlarına böyle bir olay gelen vekiledenlerinin davalı ...'a tazminat olarak bırakılan senedi defalarca geri istediğini, senedin kaybolduğunu, bulunduğu zaman hemen iade edileceği cevabıyla oyalandığını, davalı ...'ın daha sonra iş bu senedi düzenleyerek ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla takibe koyduklarını, vekiledenlerinin ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne ... E sayısıyla açığı davanın süre yönünden reddolduğunu, takibe konu senetle ilgili ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, bu soruşturma kapsamında ... tarafından 2012 yılındaki kumaş alım satım işinin ikrar edildiğini beyanla, davanın kabulü ile, vekiledenlerinin davalıdan nakden bir borç almadıkları halde haksız şekilde ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldıkları 646.755,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkilinin kendilerine kumaş sattığını kabul ettiğini, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulan 15.06.2013 düzenleme tarihli, 30.11.2013 vade tarihli 140.000 USD bedelli senedin müvekkilinin davacılara yaptığı kumaşların bedeli olarak müvekkile verildiğini; ancak davacıların senedin vade tarihinde ödeme yapmadıklarını, alacağını alamayan müvekkili tarafından senedin icraya konulduğunu ve dosya borcunun tahsil edildiğini, davacıların senette tahrifat yapıldığına ilişkin iddilarının asılsız ve kötüniyetli olduğunu, bu hususun savcılık dosyası ile sabit olduğunu, davacıların borcu olmadığına ve senette tahrifat yapıldığına ilişkin iddialarının asılsız olduğu, gerek soruşturma dosyası gerekse İcra Mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, borçtan kurtulmak için son çare olarak huzurdaki davayı açtıklarını beyanla, davanın reddine, Kötüniyetli olarak dava açan davacı aleyhine dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmişlerdir. GEREKÇE: Dava; davacılar aleyhine kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip dosyasına yapılan ödemenin İİK'nun 72/7 maddesi kapsamında istirdadı istemine ilişkindir. Mahkememizin 18/03/2021 tarih ve ... sayılı kararı ile; "Somut olayda; davacı borçlunun satın almış olduğu mal karşılığı dava konusu senedi teminat olarak davalıya verdiğini ileri sürerek senedin ihdas nedenini talil ettiği, öte yandan davalının da kumaş sattığını, bunun karşılığında senet aldığını belirterek ihdas nedenini talil ettiği, senet metninde teminat olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayın ve değinilen hukuksal durumun değerlendirilmesi sonucunda; takibe konu senedin üzerinde ihdas sebebinin "nakden" olarak yer aldığı halde, her iki tarafında ihdas sebebini talil ettiği, bu durumda Hukuk Genel Kurulu kararında da belertildiği üzere ispat yükünün yer değiştirmeyip davacı üzerinde bulunduğu, dosya kapsamında bulunan delillere göre davacıların dava konusu senedin teminat olarak verildiğine ve bedelsiz olduğuna ilişkin elverişli bir kanıtının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı bulunmayıp, İİK.m.72/4 uyarınca davalının alacağını geç alması gibi bir durum söz konusu olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 13. HD nin 14/12/2023 tarih ve 2021/1295 Esas 2023/1967 Karar sayılı ilamı ile; "...6100 Sayılı HMK'nun 125/2 fıkrası uyarınca, davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devredilmesi halinde, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceği düzenlenmiş olup, fıkra gerekçesinde de, davacının dava konusu devretmesi halinde devralan üçüncü kişinin hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatını ve buna bağlı olarak dava takip yetkisini kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasının getirildiği açıkça belirtilmiş olup, hem devreden davacı ..., hem de devralan ... ... vekili olan Av. ...'nın alacağın devrini kabul ederek, ...'in taraf olarak dosyaya kaydını talep etmiş olması karşısında, ... ...'nün HMK'nun 125/2 fıkrası uyarınca davacı ... yerine davacı sıfatını kazandığı açık olup, mahkemece dava konusunu ve dava takip yetkisini devralan ... ... yönünden hüküm kurulması gerekirken, davacı sıfatı ve dava takip yetkisi, diğer ifade ile talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi sona eren ... hakkında hüküm tesis edilmesi yerinde olmamış, HMK'nun 297/1-b bendi ile 297/2 fıkrasına aykırı bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Kabule göre de; soruşturma dosyasında alınan ifadelerin, bononun teminat bonosu olduğuna ilişkin iddia bakımından tartışılıp değerlendirilmemesi, yine istirdat istemi yönünden icra dosyasına kim tarafından ödeme yapıldığının sonuca etkisi bulunup bulunmadığı üzerinde durulmaması yerinde olmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297/1-b, 297/2 ve 355, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine ...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. .... Noterliğinin 10/07/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı "Alacağın Devri Sözleşmesi" gereğince davacı ... yerine ... ... davacı sıfatı ile dava dosyasına eklenerek adı geçen yönünden hüküm kurulmuş ise de; ... ...'nün 01.01.2024 tarihinde vefat ettiği, davanın vekil eliyle takip edildiği, bu hususta mahkememize bilgi verilmediği, gerekçeli kararın hazırlanması esnasında yapılan güncellemede adı geçenin vefat ettiğinin anlaşılması mirasçıları dava dosyasına eklenmiş ve gerekçeli karar mirasçılarına tebliğ edilmiştir. Mahkememizce .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise kim tarafından ödeme yapıldığı hususunun sorulduğu; .... İcra Müdürlüğünün 11/07/2024 tarihli cevabi yazısı ile; 19/06/2017 tarihinde borçlu ... Tekstil İç ve Dış Tic. LTD. ŞTİ tarafından dosya borcu ödenip ... E sayılı dosyanın 19/06/2017 tarihinde İnfazen kapatıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce UYAP üzerinden celp edilen İstanbul CBS Esas ve Karar Bürosu'nun ... soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheli ... hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçundan başlatılan soruşturma neticesinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/05/2017 tarih ... numaralı kararı ile olay ile ilgili kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Davalı ...'ın soruşturma dosyası kapsamında bulunan 15.05.2017 tarihli ifadesinde; "Ben müşteki ...'i daha önce iş yaptığım için tanımaktaydım. Bende tekstil işiyle uğraşmaktaydım. 2012 yılında elimde çeşitli kumaşlar bulunmaktaydı. Koyacak yerim ve depom yoktu. ...'in deposu bulunmaktaydı. Bende malları depoya koymuştum. Oda bana iyi müşteri bulabilirim. Bulursam satarım dedi. Daha sonra bana dönmedi. Bir süre sonra malları sorduğumda bana ben bu malları sattım dedi. Bunun üzerine bende parasını neden vermiyorsun dedim. Bana şu anda para veremem, buna karşılık senet tanzim edip vereyim dedi. 150.000 Dolarlık senet düzenleyerek bana verdi. Vadesi geldiğinde yine ödeyemedi. İki veya üç sefer eski senetleri iptal ederek yeniden aynı şekilde senet tanzim edip bana verdi. En son çok ısrar edince eski 150.000 dolarlık seneti iptal ederek bana 140.000 dolarlık senet tanzimi konusunda anlaştık ve bana deposunda satmış olduğu mallara karşılık şu an icra takibine konu olan ve dosyamızdaki mevcut 30/11/2013 ödeme tarihli, 15/06/2013 düzenleme tarihli, 140.000 Dolarlık senedi tanzim edip imzalayarak verdi. Yine ödemeyince bende icra takibine koymak durumunda kaldım. Senet miktarı 140.000 Dolar olarak düzenlendi. İddialarda geçtiği gibi sonradan ekleme yapılmadı. Ben mağdur oldum. Hem mallarımı sattı hemde paramı ödemedi. İcra takibi yapmak zorunda kaldım. Tahsilat da yapamadım. Şimdi de bu şekilde asılsız iddialarla uğraşıyorum, İddialar asılsızdır. İftira mahiyetindedir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. ...'in 08/11/2016 tarihinde müşteki sıfatıyla verdiği ifadresinde; "Halen ... ilçesinde faaliyet gösteren ... Teks İç ve Dış Ltd Şti nin sahibi ve yetkilisiyilm, şüpheli ... ise Laleli ve ... bölgelerinde bulunan ... teks San ve Tic Ltd Şti nin yetkilisidir, 2012 yılında şüpheli ile aramızda bazı ticari ilişkiler oldu, kendisine 79.149.96 TL tutarında kumaş sattım karşılığında ... ... yolu şubesine ait ... seri numaralı 35.000 TL meblağlı tacir çeki verdi, ancak bu çeki vade tarihinde ibraz ettiğimde sahte olduğu ortaya çıktı hatta çeke el konuldu, daha doğrusu söz konusu çeki ben başkasına ciro etmiştim, o şahıs çeki tahsile verdiğinde sahte olduğu anlaşıldı şüpheli benden aldığı malları iade etmedi, kendisinden 73.149.96 TL alacağım kalmıştı 6.000 TL elden ödeme yapmıştı, 30/09/2012 tarihinde şüpheliden kumaş aldım alışveriş sırasında fatura kesmediği için ona 40.000 $ meblağlı teminat seneti verdim, senete tarih de atmamıştık, sadece sözleşme yaptık, alışveris sonrası 40.000 $ ödedim makbuz aldım ancak şüpheli ... bedelini ödediğim halde benden aldığı senete 40.000 $ rakamının önüne 1 yazıp meblağı 140.000 $'a çevirmiş, daha sonra avukat aracılığıyla ... icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla seneti icra takibine koymuş icra ödeme emri tarafıma tebliğ edildiğinde olaydan haberdar oldum, itirazda bulundum, ama icra takibi durmadı, kendisiyle görüştüm ben koymadım avukatım koydu dedi, daha sonra kendisiyle görüşemedim telefon cevap vermemektedir, şüpheli güveni kötüye kullanma bedeli kalmamış seneti tahsile vermek, resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlemiştir, konuyla ilgili belgeleri dilekçeme ekledim Yasal işlemlerin yapılmasını istiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Soruşturma dosyası kapsamında bulunan tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme konusu senette, senet bedelinin rakam ve yazı ile yazıldığı kısımlar kalem ucu kalibresi, mürekkep renk tonu, baskı izi, istif, meyil, istikamet yönünden incelenmiş olup, söz konusu yazıların tamamının sırası dahilinde ve birlikte yazılmış olduğu, sonradan ilave yapıldığını gösterir grafolojik tanı unsuru tespit edilmediği," hususlarının mütalaa edildiği görülmüştür. Mahkemizin kaldırılan 18/03/2021 tarihli kararında da belirtildiği gibi, 15.06.2013 düzenleme ve 30.11.2013 vade tarihli 140.000 USD bedelli, üzerinde "NAKDEN" ibaresi bulunan senedin, davacı anlatımlarında olduğu gibi teminat olarak verilen 40.000 USD tutarlı senedin tahrif edilmesi suretiyle elde edilip edilmediği, ispat külfetinin taraflardan hangisinde olduğu ve nihayet dava konusu tutarın istirdadının gerekip gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Yukarıda değinilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamına göre; dava konusu senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, senetteki tüm yazı ve rakamların sırası dahilinde ve birlikte yazılmış olduğu, sonradan yapılan bir ilavenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldırma kararında değinilen Davalı ...'ın soruşturma sırasında alınan ifadesine göre 140.000 dolarlık senedin satılan mallara karşılık olarak tanzim edildiği, ancak ...'in anlatımına göre ise teminat olarak verilen 40.000 USD tutarlı senedin tahrif edilmesi suretiyle elde edilip edildiği, üzerinde nakden ibaresi bulunan senedin ihdas nedenini n her iki taraça ta'lil edildiği, senet metninde teminat olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK'nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bonoda yazılı bulunan bedel kaydının hem borçlu hem de alacaklı tarafından talil edilmesi hâlinde ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususu da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir. Diğer bir ifade ile bu durumda ispat yükü yer değiştirmez. HMK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/19-821 K. 2019/58) Somut olayın, Bam kaldırma kararında değinilen hususların ve hukuksal durumun değerlendirilmesi sonucunda; takibe konu senedin üzerinde ihdas sebebinin "nakden" olarak yer aldığı halde her iki tarafında ihdas sebebini talil ettiği, bu durumda Hukuk Genel Kurulu kararında da belertildiği üzere ispat yükünün yer değiştirmeyip davacı üzerinde bulunduğu, dosya kapsamında bulunan delillere göre davacıların dava konusu senedin teminat olarak verildiğine ve bedelsiz olduğuna ilişkin elverişli bir kanıtının bulunmadığı, icra takip dosyasına ödemenin davacı ... Tekstil İç ve Dış Tic. LTD. ŞTİ tarafından yapıldığı, Ticaret Sicil müdürlüğü kayıtlarına göre ...'in anılan şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, istirdat istemi yönünden icra dosyasına kim tarafından ödeme yapıldığının sonuca etkisi bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı bulunmayıp, İİK.m.72/4 uyarınca davalının alacağını geç alması gibi bir durum söz konusu olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 11.044,96 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.617,36-TL harcın davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 101.013,25-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/55, K. 2024/854, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-55-e-2024-854-k-3e7e09a6b7e3