Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5635 E. 2024/7124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5635
- Karar No
- 2024/7124
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/742 Esas, 2023/678 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/207 E., 2021/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/74467 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “...” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markasıyla benzer olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markalardaki esas unsurun "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin markasındaki “...” kelimesinin Türkçe’de “...” anlamına geldiğini, ayırt edici vasfının bulunmadığını, dava konusu markadaki “...” ibaresinin de benzer şekilde “bee” ibaresine herhangi bir ayırt edicilik sağlamadığını, tüketicinin taraf markalarını birbirlerinin serisi olarak düşünmelerinin kaçınılmaz olduğunu, dava konusu markanın da müvekkili markaları gibi 09 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescil edilmek istenildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, müvekkili şirketin www.hepsiburda.com e-ticaret platformunun sahibi olduğunu, anılan platformun son derece tanınmış ve bilinir bir ticaret platformu olduğunu, dava konusu markanın tesciline izin verilmesinin, müvekkilinin “... bee” markalarının tanınırlığına zarar vereceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek YİDK'in 2020-M-4522 sayılı kararının iptali ile 2019/74467 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların bütün olarak birbirlerinden oldukça farklı olduklarını, bu farklılığın hem görsel, hem işitsel, hem kavramsal, hem de genel görünüş itibariyle ortaya çıktığını, müvekkili markası “motobi” şeklinde okunurken davacı markasının “...” şeklinde okunduğunu, markaların başlangıç seslerinin birbirlerinden farklı olduğunu, bu kısımların daha önemli olduğunu, markalardaki tek ortak unsurun “bee” kelimesi olduğunu, müvekkilinin “bee” ibaresi ile tescilli çok sayıda markasının bulunduğunu, davacı markasının tanınmış olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili markasında “bee” ibaresinin yer alıyor olmasının kötüniyet ve haksız rekabet göstergesi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının markasını kullanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markalarının görsel olarak birbirleriyle herhangi bir benzerlik taşımadıkları, birbirlerine en ufak bir yanaşma içerisinde olmadıkları, markaların başlangıç seslerinin (...–...) birbirlerinden tamamen farklı olup her iki markanın “bi” sesiyle bitiyor olmasının markaların işitsel olarak benzer algılanmaları için yeterli olmadığı, tüketicilerin, markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle daha fazla odaklandıkları, taraf markalarının kavramsal olarak da birbirlerinden farklı sözcük unsurları içerdikleri, “bee” kelimesinin, taraf markalarının ortak oldukları emtia grubunda, pek çok marka başvurusuna konu edildiği, dolayısıyla tek heceli ve tek sesten oluşan böylesi bir ibarenin, sonraki markalarda çeşitli ek unsurlar ile birlikte kullanımı ile oluşan bütünsel algıda, davacının önceki markasına bir yanaşma göstermediği sürece, sonraki marka ile önceki davacı markası arasında tüketicinin bağlantı kurmasını gerektiren bir ilişki ortaya çıkmayacağı, uyuşmazlık konusu emtiaların tüketici kitlesinin dikkat, özen ve bilinç düzeyi nispeten daha yüksek olduğundan salt son seste yer alan “bee” ibaresinden kaynaklı bir yanılgı yaşamayacakları, davacının “bee” ibaresi etrafında yarattığı bir seri marka ailesi bulunmadığından başvurunun davacı markasının yeni bir serisi olarak algılanma ihtimalinin de son derece zayıf olduğu, tüketicinin markalar arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı kurmayacağı, davacının itiraza mesnet markasının tanınmış olmadığı, kötü niyete ilişkin delil bulunmadığı, haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan "bee" ibaresi nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların "..." ve "..." şeklindeki başlangıç kısımlarının markaları birbirinden yeterince farklılaştırdığı, başvuru ile itiraza mesnet markanın tertip tarzları ve bıraktıkları bütünsel algı itibariyle de birbirlerinden oldukça farklı oldukları, davalının başvuru markasını gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden anlayabilecekleri, davacı markasının tanınmış olduğu kanaatine varılamadığı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, markalar benzer bulunmadığından haksız rekabetin de gerçekleşmediği, kötüniyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.