Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5656 E. 2024/7465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5656
- Karar No
- 2024/7465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/826 E., 2023/738 K. HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2021/96 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/06363, 2017/12207 sayılı “...” ve “...” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2019/16592 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, "QOS" ve "..." ticari markalarının her ikisinin de, müvekkili tarafından IQOS sisteminin bileşenleri için ayırt edici markalar olarak oluşturulan ve ilgili tüketiciler tarafından kolayca tanınan, tamamen müvekkil tarafından yaratılmış, anlamı olmayan, kelimeler olduğunu, "..." tütün çubuğunun IQOS sisteminin temel bileşenlerinden biri olduğu göz önüne alındığında, IQOS ve ...'in itibarının bir ve aynı bulunduğunu, müvekkilinin ... ve ... ekli markaları için Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde marka tesciline sahip olduğunu, ürünlerin satılacağı ülkelerin regülasyona dair mevzuatlarına bağlı olarak ... markasının müvekkilinin Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi doğrultusunda tanınmış marka statüsüne alınmış olan ... ve ... markaları ile birlikte kullanılmakta olup, bu kullanımın da ... markasının tanınmışlığını artırdığını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının 7 Ekim 2019 tarihinde de “iqosheetsmagazasi.com” alan adını tescil ettirdiğini, müvekkilinin ihtilaflı alan adına karşı WIPO Arabuluculuk ve Tahkim Merkezi nezdinde şikayette bulunduğunu ve 10 Şubat 2020 tarihinde Heyetin, ihtilaflı alan adının müvekkiline devredilmesine karar verdiğini, davalının ihtilaflı alan adını kötü niyetle kullandığına ve tescil ettirdiğine kanaat getirildiğini, davalı markası tescil edildiğinde, müvekkili firma aleyhine haksız bir yarar sağlanacağını, markanın itibarına zarar verileceğini ve ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kapsamındaki mallarla davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduklarını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamındaki malların, davacının itirazına dayanak markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer olmadığı, dava konusu başvuru ile davacı markalarının marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak benzer olduğu, ancak emtia benzerliği olmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, davacının çok eskiye dayanan, uzun süreli ve dünyanın geniş bir coğrafyasına yayılmış kullanımının olması, davacının tanıtım sitelerine Türkiye'den de erişimin gerçekleşmesi nedeniyle davalının bugünkü teknik imkanlarla davacı markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, internet aracılığı ile söz konusu markalardan haberdar olabilecek bir konumda olduğu, "..." kelimesinin yüksek derecede ayırt ediciliği bulunan, yaygın kullanımı olmayan, tescilli olduğu sektörde bilinen, orijinal bir kelime olup davalının bu kelimeyi marka olarak seçmesinin tesadüf olamayacağı, bu itibarla davalının, davacı markasından yararlanmak kastı ile kötü niyetle hareket ettiği ve kötü niyetle başvuruda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-4582 sayılı kararının iptaline, dava konusu yapılan başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve dokuzuncu fıkraları 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı kuruma yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.