İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1129 E. 2025/438 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1129
Karar No
2025/438
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/1129 Esas KARAR NO :2025/438 DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/11/2016 KARAR TARİHİ:27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket 25.08.2016 tarihli 2015 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısıyla müvekkil şirket ticaret unvanı ..., ...A.Ş. iken ...olarak değiştirilmiş anılan ana sözleşme değişikliği Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, Dava konusu sözleşme ve fatura işlemleri müvekkil şirketin ticaret unvanının değişmesinden önce tanzim edilip imzalandığından iş bu dilekçe de ... olarak geçtiğini, müvekkili şirketin 1 Mart 2014 tarihli sözleşmede yer alan edimleri yerine getirmesine karşın davalı şirketin edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 1 Mart 2014 tarihinde radyo ölçümü araştırması için kurulacak panel için gerekli veri tabanı araştırmasının saha çalışmasının gerçekleştirilmesi ve toplanan verinin analiz edilerek, gerekli formatta ...'a (Yeni Unvan ... ... AŞ) sunulması konulu sözleşme akdedildiğini, anılan sözleşmeye göre davalı şirket 17 Ekim 2012 tarih, 28444 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Yayın Hizmetlerinin İzlenme Ve Dinlenme Oranı Ölçümlerinin Yapılmasına Ve Denetlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik "hükümleri doğrultusunda ve EK 2'de yer alanı 'Radyo Dinleyici Ölçümü için Veri Tabanı Araştırmasında Kullanılacak Yöntem" dokümanında belirtilen yöntem ve prensiplere göre ve sözleşme şartlarına uygun şekilde veri tabanı araştırmasının saha çalışmasının gerçekleştirilmesi ve toplanan verinin aneliz edilerek, gerekli formatta ...'a (Yeni unvan ... ... AŞ) sunulmasını, müvekkil şirket ise sözleşmenin 8.Maddesinde düzenlenen sözleşme bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşme gereği edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesine karşın davalı şirketin edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, Davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle eksik yapmış olduğu iş dava dışı üçüncü bir şirkete daha yüksek bir bedelle yaptırıldığını belirterek, fazlaya dair her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla; Davalı şirket sözleşmeyle üstlendiği edimlerden 11.378 hanede veri tabanı araştırmasını eksik teslim ettiğinden eksik ifa ettiği bu hane ankete düşen rakama denk gelen iş davalı şirket tarafından sözleşmeye aykılı olarak yapılmadığından, fazla ödenen bedelin şimdilik 30.000,00-TL'sinin, Türk Borçlar Kanunun 125. Maddesi gereğince borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zarar da dahil tüm zararın tazminini talep edebileceğimizden maddi tazminatın şimdilik 30.000,00-TL'sinin, 01 Mart 2014 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi gereğince ayrıca cezai şart tazminatı da isteyebileceğimizden, cezai şart tazminatının şimdilik 30.000,00-TL'sinin olmak üzere, toplamda şimdilik 90.000,00-TL'nin davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23 Mart 2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, müvekkil şirketle aralarındaki sözleşme uyarınca yapılan ifanın ayıplı olduğu iddia edilerek, iş bu dava ikame edilmişse de, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan iş bu davanın, esas incelemeye geçilmeksizin usulden reddi gerektiğini, ticari satımlarda, satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle 818 sayılı BK m194 (6098 sayılı TBK m. 219 vd.) ve devamındaki hükümlere tabidir. Tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde ise, “alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi” ile “alıcının dava haklarının tabi olduğu zamanaşımı” hakkında, 6762 sayılı TTK m.25/b.3 ve b.4'te (6102 sayılı TFK m. 23) düzenlenmiş olan “özel hükümler” uygulanacağını, satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise, 818 sayılı BK m. 194 ve devamındaki (6098 sayılı TBK m. 219 vd. ) “genel hükümler” uygulama alanı bulacağını, bu hususların 6762 sayılı TTK m. 25 hükmünde, “Ticari satış...” başlığı altında;“Aşağıdaki hususi hükümler mahfuz kalmak şartiyle, tacirler arasındaki ticari satış ve trampalarda dahi Borçlar Kanunu'nun satış ve trampa hakkındaki hükümleri tatbik olunur: Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün icinde keyjiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıçı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanunu'nun 198 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur. Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesindeki müruruzaman milddeti tücçarlar arasındaki ticari satışlarda altı aydır. Şu kadar ki; bu müddet azaltılabilir.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 231. maddesine göre; “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar,” İlk data tesliminin 10.07.2014 tarihinde gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, 15.11.2016 tarihinde açılan davanın, usulden reddini talep ettiğini, davacı tarafın dilekçesinde özetle; müvekkil şirketle aralarında imzalanan 01.03.2014 tarihli sözleşme uyarınca, üstlenilen edimlerden 11.378 hanede veri tabanı araştırmasının eksik teslim edildiğini iddia ederek, fazla ödenen bedelin iadesi, uğranılan zarar ve cezai Şart istemlerinde bulunduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan 01.03.2014 tarihli sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasından ötürü, aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız sebeplerle, Mahkemeniz huzurunda ikame edilen iş bu haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında Mart 2014 tarihinde radyo ölçümü araştırması amacıyla kurulacak panel için gerekli veri tabanı araştırmasının saha çalışması aşamasının gerçekleştirilmesi ve toplanan verinin analiz edilerek, gerekli formatta davacı şirkete yöneltilmesi konulu sözleşme akdedildiğini, davacı tarafın dilekçe ekinde dosyaya sunmuş olduğu 01.03.2014 tarihli sözleşmenin, “İşin Konusu” başlıklı 3. maddesinde de belirtildiği üzere, müvekkili için, 3.043 hane ve 6.098 tamamlanmış birey anketini, davacı tarafa teslim etmeyi, dava taraf da iş bu edim karşılığı 75.000,00-TL *KDV bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafa anılan miktarda data teslimi yapıldığını, davacı tarafın iddialarının aksine, sırayla 10 Temmuz 2014, 23 Temmuz 2014, 13 Ağustos 2014, 18 Ağustos 2014, 22 Ağustos 2014 ve 2 Eylül 2014 tarihlerinde, ... Veri tabanı Araştırması bilgilerini içeren dokümanlar, ... nezaretinde tutanak karşılığı ilgili yerlere teslim edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesine, davanın öncelikle usulden ayrıca esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 08/05/2025 tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiğini belirterek feragat yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dosyaya sunulan vekaletnamesi incelendiğinde feragat dilekçesi sunan davacı vekili Av. ...'a davadan feragat yetkisi verildiği görülmüştür. Davalı vekili 08/05/2025 tarihli dilekçesinde; Tarafların anlaşması doğrultusunda davacının davasından feragatini kabul ettiğini ve dosya kapsamında müvekkili lehine hükmedilecek herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti ve sair bedel talep etmediğini belirtmiştir. "HMK MADDE 307- Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükümleri uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Feragat nedeniyle davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden karar ve ilam harcının (615,40-TL'nin) 2/3'ü olan alınması gerekli 410,26-TL harcın, peşin alınan 1.536,98-TL harçtan mahsubu ile fazla 1.126,72-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili 08/05/2025 tarihli dilekçesinde vekalet ücreti talebi bulunmadığını açıkça bildirdiğinden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine, Dair, davacı/ vekili ve davalı/ vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1129, K. 2025/438, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1129-e-2025-438-k-9ece11928310