İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/53 E. 2025/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/53
Karar No
2025/797
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/53 Esas KARAR NO:2025/797 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/05/2024 KARAR TARİHİ:04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ile müvekkili şirket arasında 01.01.2022 tarihli sözleşme ile şirketin ... adresinde bulunan deposunda istihdam edilmek üzere muhtelif zamanlarda geçici personel temin edildiğini, ... tarafından yapılan denetimlerde, karşı tarafın, 4904 sayılı yasanın 17.maddesi gereğince, ... Kurumundan alması gereken izinlerin mevcut olmadığı tesbit edildiğini, ... ... Hizmet Merkezi tarafından, bu şirketten hizmet alıp işyerinde bu geçici personelleri çalıştıran müvekkili şirkete, 4904 sayılı yasanın 20/b hükmüne istinaden 26.01.2024 tarihli ve 53.572,00.TL tutarında idari para cezası kesildiğini, davalı şirketin kusurundan kaynaklanan bu idari para cezası şirkete bildirildiği, sorumluluğu üstlenmemeleri sebebiyle, müvekkili şirket tarafından yasal ödeme süresi içerisinde indirimden de yararlanılarak 40.179,00 TL olarak ödenmek zorunda kalındığını, yapılan ödemenin davalıdan talep edilmesine rağmen kabul edilmemesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını icra takibine de itirazda bulunulduğunu, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını, anlaşmanın sağlanamadığını, davalı, icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiğini, sözleşmenin ifa yeri müvekkilinin Pendik'te bulunan deposu olduğundan İstanbul Anadolu Adliyesi bu ihtilafa bakmaya yetkili olduğunu, davalı tarafından temin edilen personelin çalıştığı depo adresi, ... olduğunu, davalı şirket hem yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek idari para cezasının kesilmesine sebebiyet verdiğinden hem de sözleşmenin 4.25 ve 4.26. Maddelerini ihlal ederek müvekkili tarafından ödenen cezayı da karşılamadığından %20 kötüniyet tazminatına da hükmedilmesinin gerektiğini, davalının, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas ayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, alacağın, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, alacağın likit ve itirazın kötüniyetle yapılmış olması sebebiyle, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Maddi gerçeklikle bağdaşmayan, inandırıcılıktan, samimiyetten ve hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket hakkında uygulanan idari para cezasının hukuka aykırı olduğunu, geçici iş ilişkisi ile ilgili hükümlerin ve yaptırımların asıl işveren - alt işveren ilişkilerinde uygulanması mümkün olmadığını, tescil işlemlerine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, müvekkili şirketin alt işveren olarak tevkifatlı fatura kesmesi, asıl işverenin de bu kesintiyi vergi dairesine beyan ederek ödemesi, kanun ve tebliğin kendilerine yüklediği bir yükümlülüğün ifasından ibaret olup, asıl işveren - alt işveren ilişkisine halel getirmeyeceğini, alt işveren olan müvekkilin ve asıl işveren olan şirketlerin mevzuata uygun şekilde vergi yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları, aleyhte değerlendirilemeyeceğini, müvekkili hakkında idari yaptırım kararı uygulanırken, idari yaptırım kararında bahsi geçen şirketlerle müvekkili şirket arasındaki hukuki ilişki üzerinde durulmadığını, ilişkinin amacı ve süresi değerlendirilmediğini, müvekkili tarafından ibraz edilen alt işverenlik sözleşmeleri incelenmediğini, sözleşme akdedilmeyen şirketler yönünden basmakalıp bir düşünce ile hareket edildiğini, geçici iş ilişkisi olduğu iddia edilmesine rağmen hangi işçilerin geçici iş ilişkisi kapsamında hangi şirkette hangi zaman aralığında çalıştığına yönelik hiçbir tespit yapılmadığını, eksik inceleme neticesinde haksız bir idari yaptırım kararı verildiğini, Kanunda izinsiz faaliyet kapsamında düzenlenen her bir geçici iş ilişkisi için ayrı ayrı idari para cezası uygulanacağına dair açık bir hüküm olmadığını, Kurumdan izin almadan geçici iş ilişkisi düzenlediği ilk defa tespit edilen gerçek / tüzel kişiye tek bir idari para cezası cezası verileceğini, bu eylemin tekrar etmesi halinde, yani ikinci ve sonraki tespitlerde idari para cezasının iki katı olarak uygulanacağının anlaşıldığını, Kurum tarafından üstelik dayanağı da belirtilmeksizin, 18 farklı şirketle geçici iş ilişkisi kurulduğunu, 18 ayrı idari para cezasına karar verilmesi kanuna açıkça aykırı olduğunu, Kurumun, kaynağını yasadan almayan, fahiş miktarda bir cezalandırma yoluna gitmesi başta Anayasanın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu, Kurumun, müvekkili şirketin Kanunun izin verdiği asıl işveren - alt işveren ilişkisi çerçevesinde diğer şirketlerle yaptığı sözleşmeler sebebiyle müvekkili şirketi cezalandırma yoluna gitmesi, Anayasanın 48. Maddesinde güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetini açık şekilde ihlal ettiğini gösterdiğini, müvekkili şirket yaklaşık 8,5 yıldır lojistik sektöründe depolama alanında faaliyet gösterdiğini, bugüne kadar alt işveren olarak üstlendiği proje ve işlerde ciddi bir istihdam yarattığını, çalışan personellerinin ücretlerini ve diğer işçilik alacaklarını kuruşu kuruşuna ödediğini, müvekkili şirketin ne Devlete vergi borcu, ne de SGK'ya prim borcu bulunmadığını, Kanuna uygun şekilde istihdam yaratan, ekonomiye katkı sunan, vergi ve prim gibi kamusal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren müvekkili şirket, Kurumun haksız ve fahiş idari para cezası uygulaması ile adeta cezalandırıldığını, idari para cezasının miktarı göz önüne alındığında, kararın uygulanması ve para cezasının müvekkili şirketten tahsil edilmesi telafisi güç zararlara sebebiyet vereceğini, müvekkili şirket, çalışanlarının ücretlerini ve sigorta primlerini, ticari borçlarını ödeyememe, vergisel yükümlülüklerini yerine getirememe gibi ciddi sorunlar yaşayacağını, idari para cezasının, hukuka açıkça aykırı olduğu anlaşıldığını, müvekkili şirket hakkında uygulanan haksız idari para cezasına karşı müracaat ettikleri kanun yolları anayasal güvence altındaki hukuk devleti ilkesi ile çalışma ve sözleşme hürriyetini ortadan kaldıracak şekilde, kanun hükümleri keyfi şekilde aşılarak, müvekkili şirket hakkında uygulanan mesnetsiz ve fahiş para cezasına karşı tarafımızca öncelikle sulh ceza hakimliği nezdinde itiraz edildiğini, ... 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 16.06.2023 tarih ve ... Değişik İş sayılı kararı ile itirazımızın reddine karar verildiğini, itirazları doğrultusunda hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan, açık talebimize rağmen keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, duruşma yapılmaksızın, haklı itirazlarımıza karşı hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin, yalnızca dosyanın tarafı olan Kurumun beyanlarına itibar edilerek ret kararı verildiği için tarafımızca karara karşı itiraz edildiğini, ... 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 18.07.2023 tarih ve 2023/... Değişik İş sayılı kararı ile itirazımızın reddine karar verildiğini, taraflarınca 18.01.2024 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptıklarını, başvurularının derdest olduğunu, davacı şirket hakkında uygulanan idari para cezası, davacı şirketin kendi eylemine özgü olduğunu, kendi kabahati yönünden uygulandığını, davacı şirket tarafından idari para cezasına karşı itiraz edilmediğini, davacı şirketin, kendi kabahati sebebiyle doğrudan kendisi hakkında uygulanan idari para cezası sebebiyle, müvekkili şirkete rücu hakkı bulunmadığını, davacı şirket hakkında ... tarafından uygulanan idari para cezası ile ilgili olarak davacı şirketin müvekkili şirkete rücu etme hakkını veren yasal veya akdi bir temel bulunmadığını, davacı şirket müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin 4.25 ve 4.26 maddelerini ihlal ettiğini ileri sürdüğünü, bu iddiası mesnetsiz olduğunu, davacı şirket tarafından dayanılan sözleşme hükümlerinde dahi, ... tarafından doğrudan davacı şirkete, kendi kabahati sebebiyle uygulanan idari para cezası sebebiyle rücu hakkı yer almadığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili şirket, istihdam ettiği personellerin tüm işçilik alacaklarını eksiksiz ödemiş, vergi ve prim gibi kamusal yükümlülüklerini de eksiksiz yerine getirdiğini, bu kapsamda davacı şirketin aksi yönde bir iddiası olmadığını, davacı şirket müvekkili şirketin özel istihdam bürosu olmadığını, geçici iş ilişkisi kuram yetkini olmadığını en başından beri bildiğini, sözleşme kapsamında, sözleşmenin ifa edileceği yer tespit edilemediğini, HMK'nun 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Buna göre genel yetkili mahkeme, ... Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin 9.3. Maddesi uyarınca Taraflar oluşabilecek ihtilafları sulhen halletmeye çalışacaklardır. Sulhen anlaşmaya varılamayan konularda İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğunu, HMK'nun 17. Maddesi uyarınca ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' Buna göre taraflar arasındaki yetki sözleşmesi dikkate alındığında yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile, yetki itirazlarının kabulünü, haksız davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, icra inkar tazminatına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde: 40.179,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile ... Hizm. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekilince herhangi bir borçlarının olmadığını, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 29.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "Dosya kapsamındaki ... Kurumundan elde edilen yazılardan İş Kurumu idaresinin firmalar arasındaki ilişkiyi geçici iş ilişkisi kurulması olarak nitelendirdiğinin anlaşıldığı, davalı ... firmasının kanun ve yönetmeliklerin aramış olduğu geçici işçi sağlama yetkisi bulunmaksızın davacı ... firmasına işçi sağladığı, bunun neticesi olarak yapılan teftiş sonucunda ... ... ve Tic. A.Ş'ye 2022 yılı için, 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca 53.572,00 TL idari para cezası kesildiği, Kanun maddesinin ilgili bendi incelendiğinde "20b) Kurumdan izin almamasına veya yetkisi iptal edilmesine rağmen geçici iş ilişkisi düzenleyen gerçek veya tüzel kişilere elli bin Türk lirası, fiilin tekrarı hâlinde yüz bin Türk lirası, bu kapsamda hizmet alan işverenlere yirmi bin Türk lirası, idari para cezası verilir." denildiği, bu maddeden kanun koyucunun bu şekilde kanun ve yönetmeliklerin aradığı ... Kurumu'nca izin verilen Özel İstihdam Büroları tarafından gerçekleştirilmemiş firmalarca sağlanan geçici iş ilişkisi saptandığı durumlarda hem hizmet alana hem de hizmet verene ayrı ayrı idari para cezası uyguladığının anlaşıldığı, hal böyleyken, her bir firmanın kendisine kesilen cezayı ödemesinin bir kanun hükmü dolayısıyla gerçekleştiği, bu durumda, ilgili madde dolayısıyla her iki (Davacı ve davalı firmalar) firmaya da idari para cezası kesilmesi gerektiğinden, her iki firmanın da kendilerine bu nedenle kesilen cezaya ilişkin belgeyi ve varsa ödeme dekontunu dosya kapsamına sunmalarının icap ettiği, dosya kapsamında hali hazırda sadece ... ... ve Tic. A.Ş. unvanlı firmaya 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca 2022 yılı için 53.572,00 TL idari para cezası uygulandığına ve bunun firma tarafından 30 günlük kanuni süre içerisinde %25 indirim ile 40.179,00 TL olarak ödendiğine dair bir banka dekontu bulunduğu, bu cezanın doğrudan davacı ... Bilgisayara ilgili kanun nedeniyle kesilen ceza mı yoksa davalı ... Hizmetleri'ne kanun nedeniyle kesilmesi gereken ceza olup ta davacı ... şirketi tarafından ödenen bir idari ceza miktarı olup olmadığının anlaşılamadığı, 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca her iki firmaya da idari para cezası kesilmesi öngörüldüğünden, davacı ... firmasının ilgili durum nedeniyle kendisine kesilen ve 40.179,00 TL olarak ödemesini gerçekleştirdiği ceza nedeniyle davalı ... firmasına rücu başvurusunda bulunamayacağı, aralarındaki sözleşmenin bu durumu kapsamadığı, bir an için kapsadığı düşünülse dahi ilgili kanunun her iki firmanın da farklı tutarlarda idari para cezasına maruz kalacağını belirttiği, bu durumda kanunun özüne aykırı bir sözleşme şeklinde nitelendirilebileceği, ancak bahis konusu idari para cezasının hizmeti sunan davalı ... şirketine kanun gereği kesilmesi gereken ceza olması ve bunun davacı ... şirketi tarafından ödendiğinin anlaşılması durumunda davacı ... şirketinin 40.179,00 TL olarak ödediği meblağ için davalı ... şirketine rücu edebileceği şeklindeki kanaatimizi nihai takdir sayın mahkemenin olmak üzere arz ederiz. " şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Yapılan yargılama sonucunda, bilindiği üzere, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesine göre kanun koyucu, hem asıl işvereni hem de alt işvereni İş Kanunu’ndaki her çeşit sorumluluktan ve zorunluluktan mesul tutmuştur. Asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ilgili İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden de sorumlu tutulması, ihbar ve kıdem tazminiatı, kötü niyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma ve bayram tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından da sorumlu tutulması demektir. Ancak, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin Esas No: 2015/14689 Karar No:2017/1512 K.Tarihi: 08.02.2017 tarihli kararında da belirtildiği gibi burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali vardır ve taraflar, yani yükleniciler ve varsa idari kurumlar, işçiye karşı müteselsil sorumludur. Kendi aralarındaki ilişkide ise Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınmalıdır. Ancak dosya kapsamındaki ... Kurumundan elde edilen yazılardan İş Kurumu idaresinin firmalar arasındaki ilişkiyi geçici iş ilişkisi kurulması olarak nitelendirdiği, dosya kapsamındaki ... Kurumu yazılarından davalı ... firmasının kanun ve yönetmeliklerin aramış olduğu geçici işçi sağlama yetkisi bulunmaksızın davacı ... firmasına işçi sağladığı, bunun neticesi olarak yapılan teftiş sonucunda ... ... ve Tic. A.Ş’ye 2022 yılı için, 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca 53.572,00 TL idari para cezası kesildiği, Kanun maddesinin ilgili bendine göre ... Kurumu’nca izin verilen Özel İstihdam Büroları tarafından gerçekleştirilmemiş firmalarca sağlanan geçici iş ilişkisi saptandığı durumlarda hem hizmet alana hem de hizmet verene ayrı ayrı idari para cezası uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilgili madde dolayısıyla her iki (Davacı ve davalı firmalar) firmaya da idari para cezası kesilmesi gerektiği, ... ... ve Tic. A.Ş. unvanlı firmaya 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca 2022 yılı için 53.572,00 TL idari para cezası uygulandığına ve bunun firma tarafından 30 günlük kanuni süre içerisinde %25 indirim ile 40.179,00 TL olarak ödendiğine dair bir banka dekontu sunulduğu, bu cezanın doğrudan davacı ... Bilgisayara ilgili kanun nedeniyle kesilen ceza olduğunun anlaşıldığı (aksinin davacı tarafından idddia edilmediği gibi rapora itiraz dilekçesinde de herhangi bir delil belge sunulmadığı), 4904 sayılı ... Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20/b maddesi uyarınca her iki firmaya da idari para cezası kesilmesi öngörüldüğünden, davacı ... firmasının ilgili durum nedeniyle kendisine kesilen ve 40.179,00 TL olarak ödemesini gerçekleştirdiği ceza nedeniyle davalı ... firmasına rücu başvurusunda bulunamayacağı, aralarındaki sözleşmenin bu durumu kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 485,26 TL harçtan mahsubu ile eksik 130,14 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 280,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 40.179,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/11/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/53, K. 2025/797, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-53-e-2025-797-k-2c2d089028e3