İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/531 E. 2024/880 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/531
- Karar No
- 2024/880
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/531 Esas KARAR NO:2024/880 DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/06/2022 KARAR TARİHİ:19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş bir limited şirket olduğunu, esas sözleşmesinin 04.10.2004 tarihinde tescil edildiğini ve müşterilerine sigorta aracılık hizmeti sunduğunu, davacının on sekiz yıllık acentelik faaliyeti süresince akdi ve kanunî yükümlülüklerini ihlal ve ihmal etmediğini, ancak taraflar arasındaki 06.08.2018 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız gerekçelerle feshedildiğini, davacı şirket tarafından dava dışı ... Gıda Restoran unvanlı şirkete, davalı şirket nezdinde 31.07.2019 ile 31.07.2020 tarihlerini kapsar şekilde ... numaralı sigorta poliçesini düzenlendiğini, poliçenin süresinin sona ermesinin ardından dava dışı şirket yetkilisinin talebi ile 31.07.2020 ilâ 31.07.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde yeni bir poliçe tanzim edildiğini, dava dışı şirketin, sigorta ücretini ödememesi üzerine 31.07.2020 tarihinde düzenlenen poliçenin, davacı tarafından 30.09.2020 tarihinde iptal edildiğini, bunun üzerine dava dışı şirket yetkilisinin, davacı şirketi aramak suretiyle yeni bir poliçe düzenlenmesini talep ettiğini ve ilerleyen süreçte ücretin ödenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağını belirtmesi üzerine davacı şirketin bu kez davalı şirketten değil, ... Sigorta'dan 01.10.2020 ilâ 01.10.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde yeni bir poliçe tanzim ettiğini, poliçenin tanzim edilmesinden on gün sonra (11.10.2020 tarihinde) dava dışı şirket yetkililerinin, işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiği iddiasıyla hasarın tazmini için "... Sigorta" firmasına başvuruda bulunduğu, ancak bu başvurunun ... Sigorta tarafından reddedildiğini, başvurunun reddedilmesi üzerine davalı şirket adına tanzim edilmiş herhangi bir poliçe bulunmamasına rağmen hasar ödemesi için 28.12.2020 tarihinde bu kez davalı ... Sigorta'ya başvuruda bulunulduğunu, dava dışı şirketin eylemleri neticesinde ... Sigorta'nın, davacı şirkete başvurduğunu ve kendilerine gönderilen 01.11.2019 ilâ 01.11.2020 tarihli poliçenin doğruluğunun teyit edilmesini istediğini, davacı şirket yetkililerince gerçekleştirilen incelemede poliçenin, davacı şirketin kendi unvanı ile kaşesi kullanılmak suretiyle düzenlendiğinin fark edildiğini ve konunun davalı ... Sigorta'ya bildirildiğini, davalı şirket tarafından, bahse konu poliçe üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığı ifade edilmesine rağmen taraflar arasındaki 06.08.2018 tarihli sözleşmenin "davacının, özen borcuna aykırı davrandığından hareketle" haklı (olağanüstü) sebeple feshedildiğini, sözleşmenin haklı sebebe dayalı olarak feshedilebilmesi için "borç ilişkisinin temelinin çökmüş " veya "artık devamının taraflardan beklenemeyecek ölçüde imkânsız kılınmış" olmasının gerektiğini ancak sözleşmenin feshinde bu durumlara sebebiyet verecek bir durumun söz konusu olmadığını, davacı şirketin dava dışı şirkete, hem davalı ... Sigortadan hem de ... Sigorta'dan aynı tarihleri kapsayacak şekilde poliçe kesmesinin mümkün olmadığını, bir kişiye aynı konuda iki farklı sigorta şirketinden poliçe düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 06.08.2018 tarihinde başlayan sözleşme ilişkisinin feshedildiği 18.05.2021 tarihine kadarki üç yıllık süreçte davacı tarafından 6000'İn üzerinde poliçe tanzim edildiğini, Fesih sebebiyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararlar ile doğacak kazanç kaybı ve portföy tazminatına ilişkin olarak davacının haklarının yasal yollardan aranacağı ... Noterliği'nin 03.01.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtaren ve ihbaren davalı şirkete bildirildiğini, ancak ihtarnameye rağmen davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığını, sözleşmenin feshedilmesinden kaynaklı uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak TTK m. 121/f.4 uyarınca haksız fesih tazminatının, TTK m. 122 uyarınca portföy tazminatının 10.000,00 TL ve poliçe bedellerin tazmini ile 40.000,00 TL manevi zararın tazmini olmak üzere toplam da 50.000,00 TL'nin, sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından 18.05.2022 tarihinde feshedildiğini, ancak huzurdaki davanın ikame tarihinin 03.06.2022 olduğu, TTK m. 122/f.4 uyarınca 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, davacı acente hakkında davalı şirkete iletilen bir şikayet üzerine yapılan incelemelerde, ... numaralı poliçenin davalı şirket sistem kayıtlarında başlangıç ve bitiş tarihi sırasıyla 31.07.2019 ve 31.07.2020 şeklinde yer almakta iken sigortalıya iletilen poliçede başlangıç-bitiş tarihlerinin 01.11.2019 ve 01.11.2020 olarak değiştirildiğini, taksit tarihi ve düzenleme tarihinin de sistem kayıtlarından farklı olduğunun tespit edildiğini, tahrifat yapılmış olan poliçe kağıtlarının, davalı tarafından acenteliğe zimmetlenmiş poliçe kağıtları olduğunu ve bu poliçeler üzerindeki kaşenin, davalının muhtelif dokümanlardaki acente kaşesi ile uyuştuğunun belirlendiğini, ayrıca poliçe vadesinin 31.07.2020 tarihinde bitmesinin akabinde poliçenin aynı gün yenilendiğini, yenilenen poliçenin ise 30.09.2020 tarihinde acentenin talebi üzerine başlangıcından iptal edildiğinin tespit edildiğini, olağanüstü feshin, belirli veya belirsiz süreli sürekli borç ilişkisi doğuran acentelik sözleşmesinin devamı sırasında sözleşmenin devamının taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren sözleşmede veya kanunda belirlenen muhik haller dolayısı ile ortaya çıkan durumlarda kullanılan fesih yöntemi olduğunu, davacı tarafın sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğinden davalı şirket tarafından acentelik sözleşmesinin .... Noterliği'nin 18.05.2021 tarih, ... nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin "özen borcu" başlıklı 11 ve 15. maddelerine istinaden haklı sebeple feshedildiğini, ayrıca, portföy tazminatımı talep hakkı olduğu kabul edilse dahi, davacının davalı şirkete kazandırdığını iddia ettiği müşterilerin sona eren poliçelerinin yenilenmeye devam ettirdiklerini ve söz konusu müşterilerin davacının kendi çabası ile kazandırılmış olduğunun davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının iddia ettiği hususlar ispatlanamadığından, fesih işlemi haklı olsun olmasın davacının işlemleri ile davalı şirketin önemli menfaat elde etmediği ve davacı tarafın yeterli performans göstermediği açık olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, davalı şirket nezdinde yapılan incelemelerde davacının herhangi bir prim alacağı veya başkaca bir alacağının bulunmadığını, aksine davalı şirketin davacıdan 380,66 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, ihtilafta kanunda sınırlı halde sayılan manevi tazminat şartlarının hiçbirinin gerçekleşmediğini bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Taraflar arasındaki ihtilafın; acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak davasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 03/06/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Tarafların ticari defter ve kayırları ile sunmuş oldukları delilleri üzerinde dosya kapsamında inceleme yapılmak üzere dosya, smmm bilirkişisi, sigortacı bilirkişi ve nitelikli hesaplama bilirkişisinden oluşan heyete tevdi eidlmiştir. Bilirkişi ...'dan alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi ile davacının 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları Ticari defter ve dayanağı belgeleri üzerinde sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından davacının özen yükümlülüğüne aykırılığı gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedilmesine ve akabinde fesih sebebiyle davacının uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak TTK m. 121/f.4 uyarınca haksız fesih tazminatı, TTK m. 122 uyarınca portföy (denkleştirme) tazminatı ve fesih ile birlikte muaccel hale gelen poliçe bedelleri için geçici talep sonucu olan 10.000,00 TL maddi zararın, 40.000,00 TL'lik ise manevi zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Davacı Şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle, Davacı Şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiğinin kanaatine varıldığı, taraflar arasında acenteliğin koşullarını ve esaslarını belirlemek üzere 08.06.2018 tarihli sözleşme imzalanmış ve davalı şirket tarafından ilgili sözleşmenin 18.05.2021 feshedilmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle feshedildiğinin görüldüğü, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olarak değerlendirildiği ancak, dosyaya sunulan poliçelerin tahrifatından davacı şirketin sorumlu olamayacağının yine de nihai takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı, davacının taleplerinden Portföy tazminatı talebinin yerinde olduğu kanaatine varılması halinde; davacı şirketin portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 9.412,07 TL, %20 olarak kabulü halinde ise 37.648,29 TL olarak talep edebileceği, manevi zarar talebinin ise Sayın Mahkemenizin takdirleri içerisinde kaldığı," şeklinde rapor sunmuşlardır. Taraf vekillerinin itirazları üzerine önceki heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ...'dan alınan 27/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle:'Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi ile Davacının 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları Ticari defter ve dayanağı belgeleri üzerinde sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; kök raporda yer alan kanaatlerin tekrarla; dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından davacının özen yükümlülüğüne aykırılığı gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedilmesine ve akabinde fesih sebebiyle davacının uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak TTK m. 121/f.4 uyarınca haksız fesih tazminatı, TTK m. 122 uyarınca portföy (denkleştirme) tazminatı ve fesih ile birlikte muaccel hale gelen poliçe bedelleri için geçici talep sonucu olan 10.000,00 TL maddi zararın, 40.000,00 TL’lik ise manevi zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, davacı Şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle, Davacı Şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiğinin kanaatine varıldığı, taraflar arasında acenteliğin koşullarını ve esaslarını belirlemek üzere 08.06.2018 tarihli sözleşme imzalanmış ve Davalı şirket tarafından ilgili sözleşmenin 18.05.2021 feshedilmiş olduğu, taraflar arasındaki Sözleşmenin Davacının özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle feshedildiğinin görüldüğü, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olarak değerlendirildiği ancak, dosyaya sunulan poliçelerin tahrifatından davacı şirketin sorumlu olamayacağının nihai takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı, davacının taleplerinden Portföy tazminatı talebinin yerinde olduğu kanaatine varılması halinde; Davacı Şirketin portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 9.412,07 TL, %20 olarak kabulü halinde ise 37.648,29 TL olarak talep edebileceği, manevi zarar talebinin ise Sayın Mahkemenizin takdirleri içerisinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır. ' şklinde ek rapor ibraz etmişlerdir. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora kaşı beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Tarafların dava konusu iddia ve savunma kapsamında ticari defter ve kayıtları incelenerek davacı acentenin acentelik süresince davalı adına düzenlediği poliçelerin, bu poliçelerin sürelerinin, davacı acentenin kendi gayreti ile davalıya kazandırdığı müşteri portföyünün, davalının, acentelik ilişkisinin sona erdiği tarihten dava tarihine kadar davacı acentenin kazandırdığı hangi müşterilerin hangi türde poliçelerinin yenilenmesi nedeniyle ne kadar net prim elde ettiğinin, davacı acentenin sözleşmenin feshi nedeniyle ücret kaybına uğrayıp uğramadığı, sözleşmenin haksız şekilde feshedilip edilmediği, davacı acentenin ücret kaybının, elde edilen menfaatin önemli menfaat sayılıp sayılmayacağının tespiti ve davacı acentenin talep edebileceği tazminatın üst sınırının belirlenmesi ve denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için gereken koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, yenilenen poliçelerin süresi, türü, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, davalının marka etkisi, davacı acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurularak tazminat ödenmesinin hakkaniyet gereği olup olmadığının ve davacının talep edebileceği tazminat miktarının, portföy tazminatının ve diğer taleplerinin tespiti ile dosyada mevcut bilirkişi raporları ve raporlara itirazların da değerlendirilmesi için gerekmesi halinde davalı kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle dosyanın mali müşavir bilirkişi, sigortacı bilirkişi ve sigortacı bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi edilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ...'den alınan 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı Şirketin, Sayın Mahkemenizin 21/05/2024 tarihli Ara Kararında; Davacı vekilinin ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile keşif günü tayinine ilişkin talebinin, mahkememizin 21/05/2024 tarihli duruşma ara kararında verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından bahisle reddine,.. karar verildiği, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2020, 2021 ve 2022 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davacı lehine delil teşkil etmesi kararı Sayın Mahkemenin kararıdır. Davalı Şirket'in Davacı şirket ile ilgili kayıtlarına göre; ... hesabı ile ilgili olarak 31/12/2023 tarihi itibari ile -729,26 Alacak Bakiyesi verdiği, ... hesabı ile ilgili olarak 31/12/2023 tarihi itibari ile herhangi bir Borç/Alacak Bakiyesi vermediği, ... hesabı ile ilgili olarak 31/12/2023 tarihi itibari ile -729,26 Alacak Bakiyesi verdiği, görülmektedir. Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin detaylı olarak irdelenmesi sonucu, dava konusu uyuşmazlığın, davalı Sigortacı ... ... ile .... ŞTİ. arasındaki "Müeccel Borç" tan kaynaklandığının anlaşıldığı, dava konusu dosyada hesap uyuşmazlığının ortaya çıktığı ve mutabakat konusunda uyuşmazlık olduğu, Hukuki Tespitler Sonucunda; davacının ödenmeyen bir prim alacağının bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği dolayısıyla davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması halinde, yani sözleşmenin haklı nedenle feshedilmemiş olduğuna kanaat getirilmesi halinde; portföy tazminatı için davacının tekel hakkına sahip olduğu ve davalıya önemli menfaatler elde ettiği yönündeki koşulların ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan denkleştirme tazminatı talep etme koşullarının oluşmadığı, manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı, TTK. m. 121 hükmü uyarınca üç ay ile sınırlı olarak davacının kar mahrumiyeti talep edebileceği," şeklinde rapor sunmuşlarıdır. Yapılan yargılama sonucunda; dava konusunun, taraflar arasında akdedilen 08.06.2018 tarihli sözleşmenin davalı tarafından davacının özen yükümlülüğüne aykırılığı gerekçesiyle tek taraflı olarak 18.05.2021 tarihinde feshedilmesine ve akabinde fesih sebebiyle davacının uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak TTK m. 121/f.4 uyarınca haksız fesih tazminatı, TTK m. 122 uyarınca portföy (denkleştirme) tazminatı ve fesih ile birlikte muaccel hale gelen poliçe bedelleri için geçici talep sonucu olan 10.000,00 TL maddi zararın, 40.000,00 TL’lik ise manevi zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebi ile açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, dava dışı ... Gıda Restoran'a "31.07.2019 ile 31.07.2020" tarihlerini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile sigorta poliçesi düzenlediği, işbu poliçenin sona ermesinin ardından ise "31.07.2020 ile 31.07.2021" tarihleri arasını kapsayacak şekilde yeni bir poliçe tanzim ettiği, her iki poliçenin de ... Sigorta bünyesinde düzenlendiği, ancak 31.07.2020 başlangıç tarihli poliçenin, davacı şirket tarafından 30.09.2020 tarihinde iptal edildiği görülmüştür. Davacının dava dışı ... Gıda Restoran’a bu kez ... Sigorta’dan "01.10.2020 ilâ 01.10.2021" tarihleri arasında ... poliçe numaralı sigorta poliçesi düzenlediği görülmüştür. "Acentenin Borçları"nı düzenleyen TTK. m. 109/1 hükmüne göre: “Acente, sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde, müvekkilinin işlerini görmekle ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür”. Taraflar arasındaki sözleşmenin “Özen Borcu” başlıklı 11. maddesine göre: “Acente, bu faaliyetine yönelik her türlü iş, işlem ve eylemlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmek zorundadır. Acente sigorta işlemlerinde kullanılmak üzere kendisine verilecek poliçe, poliçe eki (zeyilname), yenileme (tecdit name) ve sair basılı evrak üzerinde herhangi bir değişiklik, ek ve silinti yapamaz. Bu gibi belgeler üzerinde bir değişiklik yapılması gerekiyorsa acente durumu şirkete bildirerek, değiştirilmesi önerilen belgeleri şirkete derhal iade eder. Bu belgelerin zıyaından, gerek kendisi ve gerekse çalıştırdığı kimseler veya üçüncü şahıslar tarafından usulsüz olarak kullanılmasından şirkete karşı sorumlu ve bu yüzden şirketin uğrayacağı zararları tazminle yükümlüdür. Acentenin yukarıdaki madde hükmüne uymaması acenteliğin şirket tarafından re'sen feshi için haklı bir sebep teşkil eder”. Yine, sözleşmenin 15. maddesine göre: "Şirketçe acenteye verilmiş olan yetkinin sadece teklif almakla sınırlı olduğu hallerde; acente sigorta yaptırmak isteyenlerden aldığı teklifleri en kısa sürede şirkete iletir. Şirket kabul ettiği sigorta tekliflerine ait poliçeleri ve -bunların sigorta süresi sonunda yenilenmelerini uygun görülmüşse- yenilenen poliçeleri ekleriyle beraber iki nüsha halinde düzenleyerek acenteye gönderir. Acente kendisine şirket tarafından verilen yetkiye veya yetkisi miktar itibariyle sınırlanmış bulunmaktaysa şirketten aldığı onaya dayanarak şirketi temsilen sigorta sözleşmesi kurabildiği hallerde, sigorta poliçesini ve eklerini iki nüsha olarak düzenler. Acente, her iki halde de birinci nüshayı müşteriye verir. İkinci kopya üzerine teslim alındığına dair sigorta ettirenin ya da temsilcisinin ad, soyad ve imzası alınarak teslim tarihi yazılır ve bu kopya 10 yıl süreyle acente tarafından muhafaza edilir. Şirketin talebi halinde acente ikinci kopyaları şirkete teslim etmek zorundadır. Şirketçe kabul edilmeyen bir teklif nedeniyle acenteye yüklenmesi mümkün bir iş, işlem veya eylemden dolayı şirkete bir sorumluluk gelirse şirket, acenteye rücu hakkını haiz olduğu gibi, teklifnamelerin şirketi hataya düşürecek şekilde düzenlenmesinden doğan zararları da acenteden talep etme hakkına sahiptir. Acente, portföyünden düzenlenecek vergisiz poliçelerde vergisiz düzenlemeye mesned teşkil eden belgenin temin edilmesinden, süresinin ve içeriğini kontrolünden bizzat sorumludur. Acentenin bu maddede sayılan yetki ve yükümlülüklerine aykırı davranması acenteliğin şirket tarafından re'sen feshi için haklı bir sebep teşkil eder. Şirketin uğradığı zararları ayrıca talep etme hakkı saklıdır.” hükümleri haizdir. Somut olayda kurulan ara kararla tarafların ticari defterlerinini incelenmesine dair gün tayin edildiği, HMK m.222 kapsamında gerekli ihtaratların yapıldığı, davalı vekilinin yerinde inceleme talebinde bulunduğu, davacının inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı acentenin ... numaralı poliçesinin sistem kayıtlarında başlangıç ve bitiş tarihinin sırasıyla 31.07.2019 ve 31.07.2020 şeklinde yer almakta iken sigortalıya iletilen poliçede başlangıç-bitiş tarihlerinin 01.11.2019 ve 01.11.2020 olarak değiştirildiği, taksit tarihi ve düzenleme tarihinin de sistem kayıtlarından farklı olduğu, poliçedeki kaşenin davacı şirket kaşesi ile aynı olduğu fakat imzanın uyuşmadığı, davacının sözleşmenin özen yükümlülüğü maddelerine aykırı hareket ettiği, dolayısıyla yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı kanaatine varılmış olup, davacının dosyadaki belge ve delilleriyle aksini ispat edemediği gibi, ispata elverişli herhangi bir belge ve delil sunmadığı birlikte değerlendirildiğinde davacının portföy tazminatı ve poliçe bedellerine ilişkin tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, davalının ticari defter kayıtları esas alındığında davacının talep edebileceği bir prim alacağı da bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin ve şartları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, 2-Karar harcı 427,60 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Manevi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır