İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/975 E. 2024/1321 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/975
Karar No
2024/1321
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 20/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ...'a ait ... plaka sayılı araç davalı ...'ın sevk ve idaresinde hızlı bir şekilde seyir halindeyken, karşıdan karşıya geçmek isteyen Müvekkil ...'a çarptığını, bu çarpma sonucu müvekkilinin BTK ile giderilemeyecek nitelikte yaralanmış ve doktor raporlarıyla da sabit olmak üzere kemik kırıkları meydana geldiğini, davanın kabulü ile HMK 107 gereğince Belirsiz alacak davası olarak açmış olduğumuz bu davada 900 TL kesin iş göremezlik/makuliyet ve 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın (iş görmezlik ve maluliyet) ile 50.000 TL meni tazminat olmak üzere toplam 51.000 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek ticari faiz ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, dava harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, müvekkili sigorta şirketi geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kazaya konu kusur oranı ve zarar tespitinin (maluliyet oranının) adli tıp kurumu tarafından tespiti gerektiğini, her ne kadar davacı dosyaya maluliyet raporu sunmuş olsa dahi ilgili maluliyet raporu usul ve yasaya aykırı alınmış olup, tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, şartlar mevcut ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini, ticari faizin talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, kusur oranlarının ve maluliyet tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesini, davacı taraf delillerinin tebliği ile delilerinin tebliğine dek esasa cevap verme hakkımızın saklı tutulmasını, müvekkili şirket sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçekten de zararının olup olamadığının davacı tarafça ispatını, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine,faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderinin,faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ... tarihli maluliyet raporu;... Doğumlu ... TC ...'ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” için düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediği, özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”in 14/1. maddesinde yer alan “30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olur” hükmünce çocuktaki yaralanmalar; 30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetme hükümlerine göre değerlendirildiğinde, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığı, raporun 7 kişiden oluşan uzman doktorlar tarafından tanzim edildiği anlaşılmıştır. 3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 410.000 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır. 4-Trafik tescil kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ...'a ait olduğu, aracın hususi kullanım amacına özgülenmiş olduğu anlaşılmıştır. 5-Hasar dosyası: Davacı vekili tarafından ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, yapılan başvuru üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, ancak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. 6-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevapları; Davacı ... hakkında yapılan tahkikatta şahsın öğrenci olduğu, .. sınıfa gittiği, gelirinin olmadığı, Ortaokul öğrencisi olduğu, ... yaşında olduğu, davalı ... hakkında yapılan araştırmada ise Özel Güvenlik Görevlisi olarak çalıştığı, şahsın bu işten aylık 11.400 TL gelirinin bulunduğu, şahsın herhangi bir ek gelirinin bulunmadığı, üzerine kayıtlı gayri menkul ve menkul malın bulunmadığı tespit edilmiş davalı ... hakkında yapılan tahkikatta Ev Hanımı olduğu, şahsın bu işten geliri olmadığı, şahsın herhangi bir ek gelirinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 7-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, davacıya ait herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 8-Bismil ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında ... tarihinde Trafik bilirkişisinden aldırılan kusur raporu; ... Günü Saat:... sıralarında ... caddesi üzeri, Sanayi caddesi istikametinden, Ziraat caddesi istikametine, ... isimli işyeri önünde meydana gelen yaralanmalı ve maddi trafik kazasında (Yayaya çarpma) ; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kapalı otomobili ile Sanayi caddesi istikametinden, ... caddesine müteakiben ,Ziraat caddesi istikametine seyir etmekte iken ... isimli işyeri önüne geldiğinde, otomobilinin sol ön ayna kısmı ile, sürücünün gidiş istikametine göre yolun solundan ... Tuhafiye iş yeri istikametinden, ... isimli işyeri istikametine yolu yeterince kontrol etmeden karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...” a yolun sağ şeridi üzerinde çarpması neticesinde; yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğu; dosya kapsamının incelenmesi neticesinde Yaya ... (Ebeveynleri) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138.maddesinde yer alan açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada (Ebeveynlerinin) ASLİ KUSURLU olduğu, Sürücü ... (... plakalı) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101.maddesinde yer alan açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu Şanlaşıldığından meydana gelen kazada TALİ KUSURLU olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 9-Mahkememizce Trafik bilirkişisinden aldırılan ... tarihli kusur raporu;... günü saat ... sıralarında, ... kullandığı ... plakalı ... marka otomobil ile trafik akımı iki yönlü ... Caddesinde seyir halinded iken ... isimli işletme önüne geldiğinde, kullandığı aracın sol yan ayna/kaporta kısımları temaslı, kazalı sürücü seyir istikametine göre soldan sağa doğru aniden koşar adım taşıt seyir alanına çıkan ... doğumlu yaşı küçük ... ile çarpışma gerçekleştiği, çarpışmanın etkisi ile davacının yol üzerine savrulmasıyla dava konusu olayın gerçekleştiği, davacı ...'ın (yaya): Yukarıda sayılan hususlar kapsamında %80 (yüzde/seksen) oranında “kusurlu” olduğu, Davalı ...'ın (Sürücü/...): Yukarıda sayılan hususlar kapsamında %20 (yüzde/yirmi) oranında “kusurlu” olduğu görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, raporda sehven ... yerine ... yazıldığı bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. 10-.Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu;... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı ...'ın maddi zararının hesaplaması yapıldığı, buna göre; kaza sonucu “% 3 oranında malul kalan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem Sürekli İş gücü Kaybı tazminatına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, davacının geçici göremezlik dönemi ile bilinen dönem içerisinde ... yaşından küçük olması nedeniyle 9 aylık geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığı, Sakatlanma ve ölüm halinde ... yılı(...) için kişi başına azami teminat miktarı 410.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın azami teminat limiti dâhilinde olduğu, Dönemler ve Toplam Tazminat Hesaplanan Tazminat Geçici İşgöremezlik 0,00 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) 12.517,57 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) 375.661,84 TL, Bakıcı Gideri 2.943,00 TL, Toplam Tazminat 391.122,41 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 11-Davacı vekilinin ... tarihli belirli hale getirme dilekçesi; Müvekkilinin tüm maddi tazminat talebini ( kesin iş göremezlik/maluliyet tazminatını ve bakıcı gideri) 1.000 TL den 78.224 TL ye arttırdıkları ve 50.000 TL manevi tazminatın talebimizin kabul edilerek olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen davalılar ... Ve ... tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat kalemleri ile manevi tazminat isteminden oluşan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık noktasının ... tarihinde davacının yaya olarak seyrettiği sırada davalının kullanımındaki aracın çarparak gerçekleşen kaza nedeniyle tarafların kusur durumunun tespiti ile davacıda kaza nedeni ile maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti, sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının tespiti ve tahsili ile bakıcıya muhtaç olup olmadığının tespiti ile tahsili buradan varılacak sonuca göre de faiz talep edemeyeceği edebilecek ise başlangıç tarihi ve türünün tespiti istemi ve davalı sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar davanın usulüne uygun başvuru evrakı olmadığından bahisle usulden red talebinde bulunmuş ise de davacının usulüne uygun başvurusunun bulunduğu kaldı ki dava açmadan önce arabuluculuğa da başvurulduğu anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yapılan incelemede; 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kaza ... tarihinde gerçekleştiği taksirle yaralama suçundan ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve davanın ... tarihinde açıldığı gözetildiğinde; 2918 sayılı KTK'nın 109/2 ve 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddeleri gereğince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir. Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Dosya içerisinde bulunan ceza dosyası ve alınan bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan trafik bilirkişisi raporu dikkate alındığında kazanın ... günü saat ... sıralarında davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracı ile seyir halinde iken davacının aniden önüne çıkması neticesinde meydana geldiği ve kaza nedeni ile de davacının KTK md 68/b-c maddelerinde belirtilen trafik güvenliğine aykırı hareket etmesi nedeniyle ve yaşı gözetildiğinde davacı ebeveynlerinin asli oranda (%80) kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise KTK md.52/b gereğince hızını yolun durum be gereklerine göre ayarlanmaması nedeni ile tali oranda (%20 )oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış olduğu anlaşılmakla; bu doğrultuda dosya içerisinde bulunan ceza mahkemesince alınan trafik bilirkişisi raporu ile mahkememizce alınan ... tarihli kusur raporu aynı doğrultuda olmakla raporlar hükme esas alınmıştır. Davacı ... doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği ... tarihi itibarıyle ... yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin .... maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Dava dilekçesi ekinde davacı vekilinin maluliyet raporu alınmış olduğu, alınan ... tarihli raporun taraflara tebliğ edildiği anlaşılmış olup, alınan raporda davacının sürekli iş göremezliğinin %3 oranında olduğu, bakıcıya ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu belirlenmiştir. Alınan rapora karşı davalı vekilince itiraz edilmiş fakat itirazın somutlaştırılmamış olması nedeni ile itirazın yerinde görülmediği anlaşılmakla ve alınan raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, maluliyet doğrultusunda alanında 7 kişiden oluşan uzman doktorların bulunduğu ve rapor düzenlemeye yetkili hastaneden alındığı anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır. Mahkeme tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının öğrenci olduğu, SGK yazı cevabında davacının SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, dosyaya davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair yansıyan bir evrakın da bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 388.179,41TL, bakıcı giderinin ise 2.943,00TL olarak hesap edilmiş alınan raporun güncel asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği, raporun içtihatlara uygun olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; ... tarihinde davalı ...'nın malik olduğu ve ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın %20 oranda kusuru ile trafik kazası yaptığı, davacı asilin ebeveynlerinin (%80) kusurunun bulunduğu ve davacının kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının %3 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 1 ay bakıcıya muhtaç kaldığı, alınan aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminatının 388.179,41TL, bakıcı giderinin ise 2.943,00TL olarak hesap edildiği, davacı işletenin KTK md.85 hükümleri gereğince, sürücü ...'ın haksız fiil hükümleri uyarınca, sigorta şirketinin de poliçe şartları gereğince araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğuna gidilebilineceği, kusur oranı tenzili yapıldığında sürekli iş göremezlik tazminatının 77.635,88TL, bakıcı gideri tazminatının 588,60-TL olduğunun belirlendiği ve belirtilen bu miktarın 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin ... kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlık gideri teminatı ile sağlık gideri limitinin kişi başına ayrı ayrı 410.000TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin talebin teminat limitleri içerisinde kaldığı davalı ... ile ...'ın işleten ve sürücünün TBK ve KTK ilgili hükümleri gereğince belirlenen zarardan kusurları nispetinde sorumlu olduğu, anlaşılmakla maddi tazminata ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin ... tarihinde usulüne uygun başvurusunun bulunduğu bu tarihi takip eden 8 iş gününün...' e tekabül ettiği, davalı işleten ve sürücünün ise Yargıtay içtihatlarına göre haksız fiil tarihinde temerrüde düşmüş sayılacakları, dolayısı ile de haksız fiil tarihi olan ...'den itibaren bu davalılar yönünden faize hükmedildiği, faiz türü olarak ise aracın hususi kullanıma özgülendiği anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesine kanaat getirilmiştir. Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda hükme esas alınan trafik bilirkişi raporu ve maluliyet raporu dikkate alınarak; kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği; davalıların %20 oranında kusurlu olması, kazanın gerçekleşme şekli (davacı küçüğün aniden yola çıkması), sosyal ekonomik durumları açısından davalı ...'in güvenlik görevlisi yapmak sureti ile geçimini sağladığı, davalı ...'nin ise gelir getirici bir işte çalışmaması, davacının maluliyetinin %3 sürekli oluşu ve kazanın ... yılında gerçekleşmesi dikkate alındığında davacı yönünden 10.000TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminata yukarıda açıklanan gerekçeler ile haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulü ile; A) Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi olan 77.635,40TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, tazminata davalı ... sigorta şirketi yönünden ... tarihinden itibaren, davalılar ... ile ... yönünden ise ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, B) Davacının bakıcı gideri tazminatı talebi olan 588,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, tazminata davalı ... sigorta şirketi yönünden ... tarihinden itibaren, davalılar ... ile ... yönünden ise ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2- Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000TL manevi tazminata ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 78.224,00 TL maddi tazminat yönünden alınması gereken 5.343,48-TL harçtan 269,85TL peşin harç ile 270,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.803,63-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4- Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 10.000,00 TL manevi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5- Davacı tarafından alınan 269,85TL harç ve 269,85 TL başvuru harcı ve 270,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 809,7‬0-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, 6- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 1.900TL Dicle ATK faturası, 4.400-TL Bilirkişi ücreti,1.662,25-TL Tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.962,25-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, 7- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta harar verilmesine yer olmadığına, 8- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00- TL'ninn davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00- TL'ninn davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten ... ile ...'a verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine, 11- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalı ... sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/975, K. 2024/1321, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-975-e-2024-1321-k-bf1f6dbe7d41