Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12760 E. 2024/1498 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12760
- Karar No
- 2024/1498
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/73 E., 2021/116 K. DAVACILAR :1- ... (Koçpınar) 2-Elif Kayabaşı (Koçpınar) : 3-... 4-..., 5-..., 6-... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... 3-HDI Sigorta A.Ş vekili ... 4-... 5-Türkiye Sigorta A.Ş DAVA TARİHİ : 06.12.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.09.2013 tarihinde davalı Güneş Sigorta AŞ'ne sigortalı, ...'in sevk ve idaresindeki, adına kayıtlı ...plaka sayılı araç ile davalı Ergo Sigorta AŞ'ne sigortalı ... adına kayıtlı olup ...'un sevk ve idaresindek... plaka sayılı araçların sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda müvekkillerinin murisi...ın hayatını kaybettiğini, davacıların çobanlık ve çiftçilikle uğraşan murisleri...ın vefatı nedeniyle onun desteğinden mahrum kaldıkları gibi manevi zarara da uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ...ve çocuklar..., ......ve ... için 100,00'er TL olmak üzere toplam 500,00TL maddi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davacı ...... için 40.000,00 TL, çocuklar..., ......ve ... için 15.000,00'er TL, kardeş ... için 10.000,00 TL olmak üzere 110.000,00TL manevi tazminatın ..., ... ve ...'den olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 02.11.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerini davalılar Ergo ve Güneş Sigorta yönünden davacı ... için 109.105,18 TL, davacı ... için 54.405,87 TL, davacı ... için 13.699,09 TL, davacı ... için 17.807,51 TL, davacı ... için 31.245,76 TL olmak üzere toplam 226.263,41 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Ergo Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde;... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı sürücüsünün kazadaki kusur oranı ve maddi zararlarla sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce müracaat olmadığını, davacılara SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak yapılmışsa hesaplanacak maddi zarardan mahsubunu talep ettiklerini, davacının kusur ve zararı ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; karıştığı trafik kazasının hayvanların yola aniden çıkması ve onlara çarpması sonucu meydana geldiğini, bu nedenle tarafına kusur izafesinin mümkün olmadığını, araç hasarlandığından sağda durduğunu ve yerinden kaldıramadığını, davalılardan ... yönelimindeki aracın çok hızlı olduğu için durmakta olan araca çok hızlı bir şekilde çarptığını, tarafına izafe edilen kusur oranını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini işlemiştir. 3.Davalı Güneş Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; ...plaka sayılı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsünün ve vefat eden...'ın kusuru bulunduğundan müvekkili şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünün gerçekleşmediğini, davacının faiz talebinin haksız olduğunu, kusur oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinden olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2013/1109 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile "Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda olayın meydana gelmesinde muris...ın %65 oranında, sürücü ...'in % l5 oranında, sürücü ...'un %20 oranında kusurlu oldukları, bu haliyle yaya olan desteğin %65 oranındaki müterafik kusuru oranında indirim yapılarak davalıların kazadaki toplam kusurları oranında davacıların maddi zararlarından müştereken müteselsilen sorumlu oldukları, gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 38.136,81 TL, davacı ... için 19.042,05 TL, davacı ... için 4.794,68 TL, davacı ... için 6.232,63 TL, davacı ... için 10.936,02 TL maddi tazminatın davalı ..., davalı ..., davalı ...'den, olay tarihi olan 18.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ..., davalı ..., davalı ... hükmedilen maddi tazminatın her bir davacı için 100,00'er TL'sinden sorumlu olmak üzere) ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. ve davalı Ergo Sigorta A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı Güneş Sigorta ve Ergo Sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendi adına asaleten davacılar ...,..., ... ve...'ya velayeten, davacı ...'a verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 4.000,00 TL, davacılar...,..., ... ve ...'in her biri için 2.750,00'şer TL, davacı ... için 500,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarih ve 2016/7330 Esas, 2019/2426 Karar sayılı ilamıyla; ".... davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün bu yönden onanmasının gerektiği, davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın tüm davacılar yararına bozulmasının gerektiği, kabule göre de, manevi tazminatlar yönünden her bir davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru görülmediği.." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı ...'in karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/4765 esas, 2021/161 karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olay tarihi, özellikle kazadaki kusur oranları ile paranın satın alma gücünün dikkate alındığı gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin mahkemece verilen ilk karar Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 14.000 TL, diğer davacılar...,..., ... ve ...'in her biri için 5.250'şer TL, davacı ... için 3.500 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacıların yaya konumundaki desteğinin meydana gelen trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı ...' in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacıların yaya konumundaki desteklerinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece verilen ilk hüküm, davacılar ile davalılardan sürücü/... tarafından temyiz edilmiş; bozmada davalı ...'in tüm, davacıların maddi tazminata ilişkin tüm temyiz itirazları reddedilerek, manevi tazminatın az olması ve kabule göre de her bir davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde davacılar yararına hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozmadan sonra verilen hükümde, maddi tazminat yönünden verilen ilk hükmün kesinleşmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, manevi tazminat miktarları artırılarak davacıların manevi tazminat istemleri kısmen kabul edilmiş ve manevi tazminat yönünden kendilerini vekille temsil ettiren davalılar Sami ve Yeter yararına davacıların her biri aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş; ikinci hüküm, davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin bozmadan önceki ilk kararında, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden davalı ... ve ... yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiş, karar bu yönden anılan davalılarca temyize konu edilmemiş, ilk karardaki vekalet ücreti belirleme şekli bakımından davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Şu halde davalılar ... ve ... yararına tüm davacılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacıların her biri aleyhine olacak şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme hükmünün vekalet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.