İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/538 E. 2025/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/538
- Karar No
- 2025/534
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/538 Esas KARAR NO : 2025/534 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 Mahkememizin 2024/188 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... 'e ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç arasında 16/04/2023 tarihinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Trafik Kaza Tespit Tutanağı doğrultusunda ... plakalı araç sürücüsünün bu kazada kusurlu bulunduğunu, davacı ...’in aracında yaşanan kaza nedeniyle 109.672,57 TL hasar meydana geldiğini ve davacının bu tutarı ödediğini, ... SBM exper rapor numaralı kesin hasar ekspertiz raporunda orijinal parça yerine muadil parça üzerinden hesaplama yapıldığını, davalı sigorta şirketinin hasar kapsamında bu raporu baz alarak davacıya 52.117,94 TL ödeme yaptığını, ancak davacının gerçek zararı ortada olduğundan bakiye hasar bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine iadeli taahhütlü talep dilekçelerinin 12/09/2023 tarihinde gönderildiğini, 14/09/2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı şirket tarafından bu güne dek herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının aracında yaşanan bu kaza sebebiyle neredeyse 110 bin TL gibi bir tramer işlendiğinden araçta değer kaybı olduğunun kaçınılmaz olduğunu, nitekim Yargıtay içtihatları ile de kaza nedeniyle aracın kazasız halinden daha düşük bedelle satılmak zorunda kalınacağından oluşan değer kaybının ödenmesi gerektiğini, bu nedenle oluşan değer kaybının tazmini amacıyla taleplerini destekler mahiyetteki somut deliller ile birlikte 12/09/2023 tarihinde PTT iadeli taahhütlü mektup aracılığı ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvurularının 14/09/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, sigorta şirketinin taraflarına 27/09/2023 tarihinde iş bu zarar karşılığında 11.407,50 TL kısmi ödeme yaptığını, ancak davacının aracının daha önce hiçbir kazaya karışmamış ve hali hazırda 50 bin km‘de olduğunu, davacının aracının teferruatlı onarım gördüğünü ve oldukça yüksek tramer kaydı işlendiğini, dolayısıyla sigorta şirketinin ödeme yaptığı tutarın müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, sigorta şirketinden talep ettikleri tutarın da sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödemenin oldukça üzerinde olduğunu, buna rağmen sigorta talebinin oldukça altında ödeme yaptığını, bu sebeple davacı ... 'in gerçek zararının tazmini gerektiğini, davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen bakiye hasar bedeli, bakiye araç değer kaybının müvekkilin aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, yaşanan bu kaza neticesinde davacının aracından yaklaşık 3 ay mahrum kaldığını, 3 aylık süreçte müvekkilinin iş yerine kiraladığı araç ile gidip gelmek zorunda kaldığını, ZMSS kapsamı dışında olan bu taleplerinin tarafının davalı ... olup kusuru ile sebebiyet verdiği kaza neticesinde davacının aracından mahrum kalması neticesinde maddi olarak zarara uğradığı bedeli tahsil etmesi gerektiğini, davacının kızı ile trafik kurallarına uygun bir şekilde aracını kullanırken davalı ... 'ın haksız eylemi nedeniyle yaşanan kaza sonucu başına dikişler atıldığını, ciddi sağlık sorunları geçirdiğini ve 1 hafta davacının işine dahi gidemediğini, bu olay nedeniyle davalı ... hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı ... ile birlikte kızının da aynı araçta olduğundan yaşanan bu kaza nedeniyle davacının ciddi üzüntü, elem duymuş ve psikolojik manada yıprattığını, yine kaza tarihinde henüz 6 yaşında olan davacı ... 'nın yaşanan bu olay nedeniyle ruh hali olumsuz yönde etkilendiğini, bu kaza nedeniyle haftalarca korkudan uyuyamadığını; bu nedenle ZMSS kapsamı dışında olan davalı ...'ın kusuru nedeniyle davacıların manevi zararını da karşılaması gerektiğini, her ne kadar kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında davacı ... 'in ... 'a ait aracın park yerinden geriye doğru çıktığından bahsedilmişse de bu durumun da gerçeği yansıtmadığını, zira davacı ...’in 24/04/2023 tarihinde kazanan meydana geldiği yerde park alanlarının olup olmadığına dair ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden bilgi talebinde bulunduğunu ve kendisine bu alanda park alanı olmadığı bilgisi verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç değer kaybı bakiye tutarı (sigorta şirketinin ödemesinden gerçek zararın mahsubundan kalan tutar) için şimdilik 500 TL’nin (HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası ) kaza tarihinden (16/04/2023) itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, bakiye hasar bedeli (sigorta şirketinin ödemesinden gerçek zararın mahsubundan kalan tutar) için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL’nin (kısmi dava) kaza tarihinden (16/04/2023) itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...’in aracından yaklaşık 3 aylık süreçte mahrum kaldığından ikame araç bedeli için şimdilik 500 TL’nin (HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası) kaza tarihinden (16/04/2023) itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... 'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, yaşanan kaza nedeniyle müvekkillerde oluşan yaralanma müvekkillerin yaşadığı korku, üzüntü, elem ve psikolojik yıpranmalar nedeniyle her biri için 35.000 TL olmak üzere toplam 70.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (16/04/2023) itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... 'tan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketinin eksper raporu ve polislerin tuttuğu tutanak, fotoğraf raporlarının bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen miktarların hayatın olağan akışına uygun yazılmadığını, kaza sonucu hasar görmeyen parçalarında değiştiği kanaatinde olduğunu; bununda bilirkişi tarafından göz önünde bulundurulmasını talep ettiğini, her ne kadar trafik polisleri tarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağında kusurun %75 kusurunun kendisine vermiş iseler de, olayda karşı tarafın kaza tespit tutanağında yazan kusur oranından daha fazla kusurunun olduğunu, kendisinin park halinden geri geri çıkarken kör noktadan karşı tarafın hem mesafeyi korumadığını, hem de duraksama yapmadan kendisine çarptığını, bu neden kusur oranının tekrardan incelenmesini talep ettiğini, kaza sonrasında henüz kesinleşmiş bir kusur raporu mevcut olmadığını, hem kusur tespiti hem de haksız fiilin aynı zamanda uzlaşmaya tabi bir suç teşkil etmesi nedeniyle uzlaşma ihtimaline binaen kovuşturma dosyasının sonuçlanmasının beklenmesi gerekeceğini, kusursuz kişinin manevi tazminatla sorumlu tutulmasının olası olmadığını, huzurda ikame edilen işbu davanın maddi ve hukuki mesnetten uzak ve kötü niyetli olarak ikame edildiğinden davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizin 16/09/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca davalı ... yönünden açılan manevi tazminat davasına ilişkin dosyanın tefrik edilerek Mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, tefrik işlemleri yapılarak Mahkememizin işbu 2024/538 Esas numarasına kaydı yapılmıştır. Tefrik edilen Mahkememizin 2024/188 Esas sayılı dosyasında Kusur ve Hasar Uzmanı ve Sigortacıdan aldırılan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı ... plakalı aracın Maliki ve Sürücüsü Diğer Davalı ...’ın, 16.04.2023 tarihli iki araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli kusurlu olduğu, kusur ORANINININ %75 (Yüzdeyetmişbeş) olduğu; 16/04/2023 Tarihli Trafik Kazasına Karışan Dava Konusu ... Plakalı Aracın Maliki ve Sürücüsü Davacı ...’nın; 16.04.2023 tarihli iki araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, tali kusurlu olduğu, kusur oranınının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, 16/04/2023 Tarihli Trafik Kazasında Dava Konusu ... Plakalı Aracın Ön Koltuğunda Bulunduğu Kolluk Kuvvetlerince Belirlenen 2017 Doğumlu Küçük ...’nın; kaza tarihinde 6 (Altı) yaşında olduğu anlaşılmakla, 6 yaşında olan küçük yolcu çocuğun araç içinde oturacağı ve bulunacağı yeri öğrenecek vasıfta ve yaşta olmadığı anlaşıldığından, küçük yaştaki çocuğun bakım ve gözetiminde ailesinin sorumluluğu bulunmakta olup, küçük çocuk yolcu ...’nın meydana gelen olayda her ne kadar kusur sorumluluğu olmasa da; araç içindeki davranışlarının araç sürücüsünün hukuki ve cezai sorumluluğunu etkileyecek olması nedeniyle kusur paylaşımına yönelik değerlendirme yapılması gerekeceği, zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu anlaşılmakta olup, bu kusurun Müterafik Kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği, Müterafik Kusur hususunun oran takdirinin ve Hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, dava konusu ... plakalı aracın 16.04.2023 tarihli hasarı sonrasında, kaza tarihi 16.04.2023 itibariyle orijinal parça kullanımı sonrasında hasar onarım tutarının 98.201,45TL olacağı, davacının davalı sigorta şirketine geç ihbarda bulunmasında ve hasar onarımını geciktirmesinde davalıların sorumluluğunun olmayacağı, tarafımızca belirlenen kusur oranına göre davalıların sorumlu olacağı hasar onarım tutarının 73.651,09TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından 26.07.2023 tarihinde yapılan 52.117,94TL ödemenin tenzili ile bakiye hasar onarım tutarının 21.533,15TL olacağı, dava konusu ... plakalı aracın 16.04.2023 tarihli hasarı sonrasında, kaza tarihi 16.04.2023 itibariyle değer kaybı tutarının 50.500,00TL olacağı, taraflarınca belirlenen kusur oranına göre davalıların sorumlu olacağı değer kaybı tutarının 37.875,00TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından 27.09.2023 tarihinde yapılan 11.407,50TL ödemenin tenzili ile bakiye değer kaybı tutarının 26.467,50TL olacağı, dava konusu ... plakalı aracın 16.04.2023 tarihli hasarı sonucunda, davacı tarafından, taraflarınca aracın makul onarım süresi olarak belirlenen 20 (Yirmi) gün için kullanılamaması nedeniyle ve kusur oranına göre hesaplanan toplam 7.500,00TL araç mahrumiyet zararından davalı ...’ın sorumlu olacağı, KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinden poliçesinin olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücüsünün kusuru nispetinde ...Şirketinin Maddi Zarar Teminatının sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak hesap yapılacağı, ... plakalı aracın kusur durumu %75 olduğu üzere, hesaplanan hasar tazminat tutarı ve değer kaybı rakamından bu oran ile Trafik Sigortacısının poliçe limitleri dahilinde (Araç Başına Maddi 120.000 TL azami ) sorumluluğu olduğu, manevi tazminat ve kiralık araç ücretlerinin Trafik Sigortasının konusu olmadığından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, Trafik sigortası limitleri üzerinde ve teminat dışında kalan hallerden / taleplerden kusuru ölçüsünde ruhsat sahibi davalının sorumluluğu bulunduğu, davacının davalı sigorta şirketine geç ihbarda bulunmasında ve hasar onarımını geciktirmesinde davalıların sorumluluğunun olmayacağı, 2918 sayılı KTK md.109'da “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığı belirtilmiştir. Dava;... A.Ş. Tarafından tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğu temin edilen davalı tarafa sigortalı ... plaka sayılı aracın davacıya ait ... plaka sayılı araçla 16.04.2023 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davacı sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan küçük ... için manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK raporları, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin kaza tarihi, zararın öğrenilme tarihi, ödeme tarihleri, davacı tarafça zararın tahsili için arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle KTK 109 md., TBK 154-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi .... sk. ...Blok önünde aracını park etmiş olduğu Lojman içi park alanından geri manevra ile taşıt yoluna katılım yapmak istediği esnada aracının arka sol köşe kısımları ile taşıt yolu üzerinde seyir halinde olan sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması, çarpma sonucunda sürücü ... ile birlikte aracın ön koltuğunda olduğu kolluk kuvvetlerince belirlenen 2017 Doğumlu Küçük Yolcu ...’nın yaralanması ile sonuçlanan iki araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1.maddesi uyarınca; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü havidir. Mahkememizce yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir Kusur - Hasar Uzmanı ve Sigortacı bilirkişiler tarafından hazırlanan rapora göre; davalı ... A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı ... plakalı aracın Maliki ve Sürücüsü Diğer Davalı ...’ın, 16.04.2023 tarihli iki araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda;KTK’nun Madde 67/a’da belirtilen “Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.” kuralını ihmal ve ihlal ederek, geri manevra ile seyri esnasında, günün gece olduğu durumda, çıkmak istediği taşıt yoluna sağından veya solundan gelen araçların far ışıklarını da dikkate alarak bekleyip, taşıtların güvenli geçişini sağladıktan sonra yola katılım yapması gerekirken, park yerinden çıkarken taşıt yolundaki ve kendi aracının trafik güvenliğin sağlayıcı ve kazayı önleyici tedbir almadığından, aracı ile geri manevrası sırasında görüşünün kapalı olması durumunda da gerekirse 3.kişilerden gözcülük desteği alması gerekirken bunu da yerine getirmediğinden, seyri esnasında yeterli dikkat, tedbir ve kontrolü sağlamayarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/j ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-8’de belirtilen asli kusurlardan “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,” kusuru nedeniyle asli kusurlu olduğu, kusur oranınının %75 (Yüzdeyetmişbeş) olduğu, dava Konusu ... Plakalı Aracın Maliki ve sürücüsü davacı ...’nın; 2918 sayılı KTK’nun Madde 46/a’da belirtilen “Sürücülerin, Araçlarını, gidiş yönüne göre olun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek orundadırlar.” kuralını ve Madde 56/a-1’da belirtilen “Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve ark etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır.” Kuralını ihmal ve ihlal ederek, Lojman içi taşıt yolu üzerinde seyri esnasında, aracı ile seyrini taşıt yolunun sağ tarafından yapması, hızını da kontrol altında tutarak park etmiş araçların taşıt yoluna her an çıkabileceklerini ön görerek seyrini sürdürmesi, günün gece olduğu vakitte, araçların geri manevrası sırasındaki beyaz ışık ile arka park lambalarına da dikkat ederek kazanın oluşumunu önleyici tedbiri alabileceği anlaşıldığından; seyri esnasında yeterli dikkat, tedbir ve kontrolü sağlamadığından, tali kusurlu olduğu, kusur oranınının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu tespit edilmiş olup, somut olaya ve dosya kapsamına uygun kusur oranlarına Mahkememizce de itibar edilmiştir. Tefrik edilen dosyada celp edilen ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava dosyasında ... adına aldırılan ATK raporunda yumuşak doku travmasına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kemik kırığı tarif edilmediği, ... hakkında aldırılan ATK raporunda kişiden alınan öykü ve yapılan muayenesine göre saçlı deride tek lezyon olarak 5 cm'den büyük cilt-cilt altını ilgilendiren yaraya neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığı tarif edilmediği, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı tespit edilmiş olup, davacıların kazaya bağlı yaralanması nedeniyle hayati tehlikesinin bulunmadığı, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebildiği, maluliyet oranı belirlenmediği, davacı tarafça sürekli-geçici iş göremezlik tazminat talep edilmediği yalnızca manevi tazminat isteminde bulunulduğu dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereği maluliyet oranın tespiti yönünden ATK'dan rapor aldırılmamıştır. Ayrıca, dosya kapsamında mevcut trafik kazası tespit tutanağı ve ifade tutanakları incelendiğinde, 16/04/2023 Tarihli Trafik Kazasında Dava Konusu ... plakalı aracın ön koltuğunda bulunduğu kolluk kuvvetlerince belirlenen 2017 doğumlu küçük ...’nın; kaza tarihinde 6 (Altı) yaşında olduğu anlaşılmakla, 6 yaşında olan küçük yolcu çocuğun araç içinde oturacağı ve bulunacağı yeri öğrenecek vasıfta ve yaşta olmadığı anlaşıldığından, küçük yaştaki çocuğun bakım ve gözetiminde ailesinin sorumluluğu bulunmakta olup, küçük çocuk yolcu ...’nın meydana gelen olayda her ne kadar kusur sorumluluğu olmasa da; araç içindeki davranışlarının araç sürücüsünün hukuki ve cezai sorumluluğunu etkileyecek olması nedeniyle kusur paylaşımına yönelik değerlendirme yapılması gerekeceği, zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu dikkate alınmış olup, Manevi tazminat talebi yönünden manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak neticeten manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, her bir davacı için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Nurullan Kılıç' dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Nurullan Kılıç' dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-10/2) göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan; 570,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 570,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 162,86-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Arabuluculuk ücreti tefrik edilen dosyada hüküm altına alındığından tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 23/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır