İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/153 E. 2024/688 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/153
Karar No
2024/688
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/153 Esas KARAR NO :2024/688 DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/03/2023 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacının işyeri açma sürecinde, işyerinin İç Mimari Tasarımı, Marka Kimlik Çalışması, Uygulama Kontrolörlüğü Ve Danışmanlık Hizmeti Alımı için davalı ile 22.02.2022 tarihinde sözleşme akdedil taraflar arasındaki hukuki ilişkiye ait ön görüşmelerin 2021 yılı Kasım ve Aralık aylarında E.Posta yazışmaları ile başladığını, iş ilişkisinin taraflar arasında kurulan Whatsahpp Grubu kurularak görüşmelerin sürdürüldüğünü, sözleşme öncesi yazışmalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında çalışmaya başlandığını ve davacı tarafından davalıya 09.12.2021 tarihinde 7.000 USD + KDV tutarında avans ödemesi yaptığını, yapılan avans ödemesinin iş bedelinden mahsup edileceği sözleşmenin 6.3 sözleşmenin imzalanmasından sonra 02.04.2022 tarihinde 9.000 USD tutarında ara ödeme yapıldığını, sözleşmenin 64 Madde hükmüne göre yapılan 9.000 USD ödemenin ÜÇ BOYUTLU 3D görseller tam ve eksiksiz teslim edildikten sonra bir hafta içinde yapılması gerekirken 3D görseller eksik ve hatalı iken iyi niyetle ödemenin yapıldığını, sözleşme kapsamında ürün ambalajlarının hazırlanması, mottoların belirlenmesi gibi marka imajına yönelik işler de bulunduğunu ve 23.02.2022 tarihinde söz konusu işlerde sorunlar olduğunun davalıya bildirildiğini, sözleşmenin 4.1.3 hükmü gereğince 3D çalışması tamamlanması ve davacının bu çalışmalara onay vermesinin ardından davalı tarafından hazırlanacak ve uygulamada kullanılacak olan malzemelerin listesi 14 gün içinde davacıya teslim edilmesi gerektiğini, böyle bir listenin davacının zamanında verilmediğini, mobilyaların, bahçe zemin taşlarının teminin geciktiği, malzeme listesinin hazırlanması davacı tarafından katlanılamaz bir hal aldıktan ve davacının işyeri açılışı 16.06.2022 olarak planlanmış olmasına rağmen üçüncü kez ertelendikten sonra eksik malzemeler davacı tarafından temin edilerek davacının iş yeri açılış işlemlerinin hızlandırıldığını, sözleşmenin 56.3 hükmüne göre uygulayıcı yükleniciler davacı tarafından seçilecek ve sözleşmenin 4.3.2 hükmüne göre uygulama kontrolleri davalı yürüteceğinin kararlaştırıldığını, davalı kontrol ve tasarım yükümlülüğüne aykırı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iş yeri açılışın davalıdan kaynaklanan nedenlerle planlanan tarihten gerçekleşmemesinin ardından davacı tarafından açılış 09.07.2022 tarihi olarak belirlendiğini ve işlerin bu tarihe kadar bitmesi gerektiğini, davalıya bildirildiği ancak davalı geri dönüş yapmadığını, 3D çizimlerinin tam ve eksiksiz teslimi şöyle dursun davalı, projenin ne aşamada olduğu konusunda dahi kontrolü kaybettiğini, çıkış tarihinin sürekli ertelenmesi, davalının sürekli eksik ve hatalı işlem yapması nedeniyle davacının açılışını yapılamadığı her gün ticari kayba uğradığında davalıya olan bakiye 5.000 USD tutarındaki hak ediş mahiyetindeki ödemeyi yapmaktan imtina ettiğini ve işin tamamlanmasından sonra bu ödemenin yapılacağı 12.07.2022 tarihli Whatsapp yazışmasında belirtildiğini açılışla ilgili olarak, ilk açılış tarihi 16.06.2022, erteleme ile belirlenen ikinci açılış tarihi 09.07.2022, davalının hatalı çizim malzeme listesinin geç hazırlanması nedeniyle belirlenen üçüncü açılış tarihi 15.08.2022 ve bir takım eksiklikler olmasına rağmen iş yeri 07.10.2022 tarihinde açılabildiğini, davacının, davalı tarafından sözleşme ile belirlenen yükümlülükleri yerine getirmemesine rağmen davalıya 9.000 USD ödeme yaptığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunması ve muaccel olmamasına rağmen 17.08.2022 tarihli E.posta ile 5.000 USD'lık ödemeyi talep ettiğini, davacının, davalının edimlerini yerine getirmemesi ve hatta işi bırakması nedeniyle muaccel hale gelmemiş olduğundan ödeme yapmadığını, davalı söz konusu talepli ilgili olarak ... Noterliğinin 08.09.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarname gönderdiğini, akabinde de ....İcra Md. ... E Sayılı dosyası üzerinden genel haciz talepli icra takibi başlattığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk süreci anlaşmama işle sonuçlandığını, davacı tarafından ... Noterliğinin 30.09.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarname il, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğilni, davalının ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararının tazmini talep edildiğini, ihtarname 10.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, TBK'nun ilgili hükümlerine göre iş sahibinin bedel ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olacağını, eserin parça paraca teslimi kararlaştırılmış ise her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olacağını, sözleşmenin 6.4 hükmüne göre 7.000 USD + KDV avans olarak ödenecek, 9.000 USD + KDV 3D görseller tam ve eksiksiz olarak teslimden bir hafta sonra ödenecek, 3.000 USD 4 KDV ise uygulama projesinin tam ve eksiksiz tesliminden bir hafta sonra, bakiye 1.000 USD + KDV ise işin bitirilmesini takip eden bir hafta içinde ödeneceğini, davalı sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinden temerrüde düştüğünden , davacının uğradığı maddi ve manevi zararları talep etme hakkının doğduğunu, davacının haklı nedenlerle sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle, davacının uğradığı maddi ve manevi tazminat ile ilgili olarak, işyerinin 16.06.2022 tarihinde açılışının gecikmeyle 07.10.2022 tarihinde açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, gecikilen günlerden kaynaklanan uğranılan maddi zararlar için fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi zararın işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkile ait işyeri açılışının müşteri kitlesine duyurulmasında 3 kez ertelenmesi nedeniyle, müşterileri nezdindeki manevi zarara uğraması nedeniyle de fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000.00 TL'nın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalı şirket bugüne değin pek çok restoran, cafe projelerinde 2013 yılından beri mimarlık, kurumsal kimlik ve marka tasarım danışmanlığı verdiğini ve alanında önemli bir yere sahip olduğunu, taraflar arasında 22.02.2022 tarihli “İç Mimari Tasarım, Marka Kimliği, Konsept Tasarım, Uygulama Kontrolörlüğü ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi imzalandığı, Taraflar arasındaki anlaşmaya göre 09.12.2021 tarihinde davacı taraftan 7.000 USD ön ödeme alındığını, avans olarak alınan 7.000. USD'nın iş bedelinden mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşme uyarınca 17.02.2022 tarihinde Marka-Kurumsal Kimlik çalışmaları, Logo alternatifleri ve mekanın 3D perspektif çalışmaları sunumu yapıldığını, davacının ambalaj tasarımlarında sürecin uzatıldığına yönelik iddiaları ile ilgili olarak dilekçe ekinde sunulan sunumlar incelendiğinde üretilen işlerin teklifte anlaşılan iş kapsamının oldukça üstünde olduğunun da anlaşılacağını, davacının bu husustaki yükümlülüğü sözleşmenin 4.4.5 maddesinde belirlendiğini, sözleşme ile belirlenen tasarım kalemleri dışında davacı tarafından ekstradan üretilen tasarımlar olduğunu, davacı, davalı tarafından 3D giydirmenin tam ve gerektiği gibi yapılmadığına, eksikliklerin saha çalışmalarında el yordamıyla tamamlanmaya çalışıldığına yönelik iddialarına ilişkin olarak, tarif edil ahşap giydirmelerin imalat detayları yüklenici ile firma ile öncesinde zaten paylaşıldı davalının, davacının haziran 2022 ve temmuz 2022 ödemelerini yapmamasına rağmen iyi niyetle işin aksamaması için tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalının açılışın ertelenmesine sebep olunduğuna ilişkin iddialarla ilgili olarak imalat süreçlerinden, kullanılacak malzeme numunelerinin hazırlanmasından ve sahadaki uygulamalardan davalı şirketin hiçbir şekilde sorumlu olmadığı gibi bu sebeple davacının iddialarının aksine gecikmelerin sorumlusu da olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği proje bedeli 20.000 USD * KDV olarak kararlaştırıldığını, sonrasında davacının davalıya ... Noterliğinin 30.09.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarname göndererek, davalının sözleşemeye aykırı davrandığını, sözleşme hükümlerine uymadığını, işyerinin geç açılmasına sebebiyet verildiğinden bahisle sözleşmenin fesih edildiğini ve uğranılan 1.000.000 TL'lık zararın tazmin edilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtarında bulunulduğu, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını ve reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, davacının yapması gereken ödemeleri yapmadığı gibi halihazırda davalı tarafından sağlanan projeler kapsamında yapılan restoranı kullandığını, davacının maddi ve manevi her hangi bir zararı bulunmadığını, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine, her halükarda davacının hukuka aykırı manevi tazminat talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Davacının kuruluşuna ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneği, davacıya ait marka tescil belgeleri, Tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen Sözleşme, Taraflar arasında Sözleşme imzalanmadan önce yürütülen ön görüşmelere ilişkin e-posta yazışmaları, 02.04.2022 tarihinde 9.000,00 Amerikan doları tutarında ara ödeme yapıldığının davalı tarafından kabul edildiğine dair e-posta yazışması, 3D sunumunun parça parça ve eksikler içerir şekilde teslim edilmeye çalışıldığına dair e-posta yazışmaları, Taraflar arasındaki işe ilişkin WhatsApp yazışmaları, 3D giydirmelerin hatalı yapıldığına ilişkin e-posta yazışmaları, Ambalajlarda ve mottolarda sorun olduğuna dair e-posta yazışmaları, Malzeme Listesi'nin Sözleşme'de kararlaştırılan şekilde oluşturulmadığına ilişkin posta yazışmaları, Ambalajların hazırlanmasındaki gecikmelere ilişkin e-posta yazışmaları, Davalının ambalajlara ilişkin tekrar eden hatalarına ilişkin e-posta yazışmaları, davacının eksik işlerin belirtildiği, işlerin ikinci açılış tarihine yetişmesi gerektiği konusunda davalıya gönderdiği e-posta, ... tarafından müvekkile gönderilen e-postalar, Davalı yetkilisi tarafından ...'a gönderilen e-posta, ... tarafından 23.06.2022 tarihinde gönderilen e-posta, Açılış tarihinin 15.08.2022 tarihine ertelendiğine dair e-posta, Davalının hatalı işlemleri nedeniyle açılışın bir kez daha ertelendiğine ilişkin e-posta, Davalının muaccel hâle gelmeyen alacağı talep ettiği e-posta, Davalı tarafından .... Noterliği aracılığıyla gönderilen 08.09.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, .... İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyası kapsamında gönderilen ödeme emri, davacı tarafından, sözleşmenin feshine ve tazminat talebine ilişkin .... Noterliği aracılığıyla gönderilen 30.09.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, .... Noterliği aracılığıyla gönderilen 30.09.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ sürecine ilişkin belgeler, ...Arabuluculuk Bürosunun Büro Dosya No:..., Arabuluculuk Dosya No:... sayılı dosyası üzerinden düzenlenen, anlaşamamaya ilişkin kare kodlu son tutanak v.s ilişkin tüm deliller dosya arasına alınmıştır. Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler ... tarafından sunulan 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıdan yapılan tahsilatların alınan avans hesabında kayıt ve izlendiğini, davacıya her hangi bir fatura veya benzeri bir belge sunulmadığını, davalı kayıtlarına göre alınan sipariş avansları nedeniyle davalının davacıya 225.251.10 TL borçlu durumda olduğunu, taraflar arasında imzalanan 22.02.2022 tarihli sözleşme ile işin fiilen ne zaman başladığı ve ne kadarlık bir süre içinde bitirileceğine ilişkin her hangi bir tespit yapılamadığını, (Sözleşme süresi) projenin uygulanacağı taşınmaz üzerindeki kafe/dükkanının ne kadar süre gecikme ile açıldığına ilişkin her hangi bir somut belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığını, proje yüklenici davalıya eksik ve ayıplı imalatların 7 de giderilmesi için davalı tarafından yazılı ihtar ile ihtar edildiğine ilişkin dosya kapsamında ihtara rastlanmadığını, davacının, davalının eksik ve ayıplı imalatlarına ilişkin delil tespitine ilişkin her hangi bir somut belgeye dosya kapsamında rastlanmadığını, davacının söz konusu mekanın geç açılmasından kaynaklanan maddi zararına ilişkin her hangi bir hesaplama yapılamadığını, manevi tazminat taleplerinin mahkeme takdirinde olduğunu, davalı tarafın davacı adına logo tasarımları yapılmış olduğunu, motto önerilerinin davacıya sunulmuş olduğunu, davalı tarafından tasarlanmış logonun üzerinde olduğu kartvizit, davalı tarafından tasarlanmış logonun üzerinde olduğu önlük, zarf, bardak altlığı, sticker tasarımları, pelür kağıt ve ambalaj ve etiket, ürün kutularının ve taşıma çantalarının tasarım hizmetlerinin davacıya verilmiş olduğunu, menü içeriğinin davacıdan sorulduğunu, davalı firma tarafından matbaadan alınmış fiyat tekliflerinin davacı firma ile paylaşılmış olduğunu, dosya kapsamında yer alan marka kimlik çalışmaları, ürün ambalaj ve etiketleri ile ilgili araştırmaların, çalışmaların yapılmış olduğunun anlaşıldığı, ancak bu ürünlerin onaylanıp uygulama aşamasına geçilip geçilmediğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılamadığını, zira dosyada bahsi geçen ürünlerin uygulanmış numunelerinin yer almadığını, davacının beğendiği veya beğenmediği hususları davalıya bildirmiş olduğunun yazışmalarda görüldüğünü ancak davacı tarafından verilmiş kesin bir onaya dosya kapsamında rastlanılamadığını, reklam, tanıtım sektörü ve marka kimliği tasarımları kapsamında davalının uygulama aşamalarına yönelik bahsi geçen gerekli kontrol ve denetimleri yaptığına dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığını, davacıya ait mekanın ne kadar süre gecikme ile açıldığına, davacının açılışı ile ilgili her hangi bir reklam ve/veya duyuru yaptığına dair her hangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığını, davacının açılış ile ilgili herhangi bir reklam tanıtım çalışması yapıp yapmadığı, müşterilerine sosyal medya üzerinden bir bildirim yapıp yapmadığı da tespit edilemediğinden müşterileri nezdinde prestij kaybına uğrayıp uğramadığının tam olarak tespit edilemediğini ayrıca davacı tarafından yapıldığını, davalının eksik ve ayıplı hizmetlerine yönelik her hangi ayıp bildirimine, ihtarnameye ve/veya ihbarnameye dosya kapsamında rastlanılamadığını, sözleşme bedelinin (hizmetlerin tamamı için) 20.000 USD + KDV olduğunu, sözleşmede marka kimlik çalışmaları, ambalaj tasarımı ve baskı dokümanları için özellikle bir bedelin ve ödeme tarihinin belirlenmemiş olduğunu bildirir rapor tespit ve rapor edilmiştir. Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Tanık ...beyanında; "Ben ... isimli firmada seramik üretim işiyle ilgileniyorum. Davalı ... ile özel seramik projesi işi için anlaştık. Bu proje kapsamında ne miktarda anlaştığımızı da hatırlamadığım bir ücret karşılığında ... ile anlaştık. ... ... isimli firmaya daha doğrusu ... hanımın projesi için biz seramik işini yapmaya başladık tarihini tam olarak hatırlamıyorum ancak 2023 yılında bu seramikleri ... hanıma teslim ettik. Biz aslında ödemeleri direk ... hanımdan aldık. ... sadece aracı konumundaydı. Seramik işinden sonra bir de sarkıt aydınlatma işi için yine ... hanımla ... aracılığı ile anlaştık. Bizim aydınlatma işi için anlaşmamız neticesinde ufak bir gecikme yaşandı. Bu nedenle ... hanımla iletişime geçtik. Sarkıt aydınlatmaları da ... hanıma teslim ettik. Bunun karşılığında ne ücret aldığımı hatırlamıyorum. Seramik işi için ... ile iletişime geçmiştik fakat ilerleyen süreçte doğrudan ... hanımla muhatap olduk. Biz seramikleri ve sarkıt aydınlatmaları ... hanımın iş yeri olan Arnavutköy'de bulunan ... ...'ye kendimiz teslim ettik. Sarkıt aydınlatma projesini ... ile yaptığımız sözlü anlaşmaya istinaden teslim ettik. Yine bu sarkıt aydınlatma montajı sırasında ... aracığılıyla ... hanımın iş yerine gittiğimizde nasıl montajı yapılacağı hususunda bazı soru işaretleri olduğu hatırlıyorum ama projeye aykırı olup olmadığı hususunda bir bilgim yok benim görevim sarkıt aydınlatmaları teslim ettik. Sarkıt aydınlatmanın seramikleri ürünler el ürünü olduğu için teslimi bizden kaynaklı gecikmiştir. Bu işler sebebiyle alacağımız ödemeleri kurumsal hesabımıza banka aracılığıyla ... Yemek tarafından almıştık." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... beyanında; "Ben ... isimli firmanın ortağıyım. ... tarafından söz konusu projeye dahil edildik. Bu firma mimari proje kapsamında bize ürünlerin ne şekilde olacağı hususunda iletişime geçtik ama bunun dışında ticari bir ilişkimiz olmadı. Ticari ünvanlarını dahi bilmiyorum yalnızca söz konusu proje ve detaylarını ... isimli firma ile görüştük. Ödemeleri ise ... Yemek tarafından aldık. Hatırladığım kadarıyla 30.000 TL nin üstünde bir ödeme aldık. Bu ödemeleri kredi kartı ve havale yoluyla aldık. Ürünleri yanlış hatırlamıyorsam İstinye'de bulunan adrese doğrudan teslim ettik. Ürünlerin detaylarını vs. ...'da bulunan ... hanım ve ... hanımla görüştük. Fakat sonraki teslimat sürecinde ... Yemek'in şantiye şefi ile iletişime geçtik. ... firması aracılığıyla ... Yemek ile ticari ilişkimiz oldu. Bütün imalatları ... isimli firmanın tasarladığı ürünleri teslim etmek suretiyle hazırladık. ... firması bize projeyi çok erken tarihte verdiler. Biz de buna istinaden hazırlıklarımıza başladık. Hatta hatırladığım kadarıyla ... hanım açılış tarihini öne çekmek istiyordu bizde o tarihte ürünleri yetiştirip kendilerine teslim etmiştik ama açılış yapılıp yapılmadığına dair bir bilgim yoktur. Biz yalnızca ürünleri imal ettik ve teslimi yaptık ondan sonraki sürece dair bir bilgimiz yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... beyanında; " Ben peyzaj mimarı olarak görev yapıyorum. ... isimli firma söz konusu bitki tasarım hususunda benimle iletişime geçtiler. Tüm süreci ... ile sürdürmedim. Tasarım onaylarını hem ...'tan hem de ... hanımda aldım. Ben gittiğimde Arnavutköy'de bulunan ... isimli mekan henüz inşaat halindeydi %70 bitme durumundaydı. Ben gittiğimde dolap kapakları takılmıştı. Aydınlatma hatları da çekilmişti. Hatırladığım kadarıyla eylül ayında teslimatı gerçekleştirdim. Bende aynı dönemde ofisimin açılışını yapacaktım hatta 29 Eylül 2022 tarihinde açılışı gerçekleştirdim. Benden yaklaşık üç ay sonra sanıyorum ki 2023 yılının ilk aylarında açılmış olabilir. Ama şubat martı da bulmuş olabilir. ... hanımla konuşmamızda açılışımız sizinle aynı döneme denk gelecek dediğini hatırlıyorum. Daha sonrada sosyal medyadan açıldığını gördüğümü hatırlıyorum. Ben yaptığım işler sebebiyle almam gereken ücreti ... hanımdan almıştım. Ben süreç boyunda hem ... ile hemde ... hanımla iletişim halindeydim. Fakat ... hanım bana proje kapsamında onayları ...'ta bulunan ... hanımdan almam hususunda açıklamada bulunmuştu süreç bu şekilde ilerledi. Bana ... tarafından projeler tam olarak teslim edilmişti. Bende bu projelere istinaden çalışmalara başladım. Benim yaptığım iş kapsamında yani peyzaj işleri bakımından ... hanımın gösterdiği ismini hatırlamadığım bir şahıs bana sırf kapıları açma hususunda bana yardımcı olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında yapılan 22.02.2022 Tarihli eser sözleşmesine konu iş ve işlemlerin geç ve ayıplı şekilde ifa edilmiş olmasından bahisle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi” hükümlerine değinmek gerekir. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde;“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353). Türk Borçlar Kanunu’nun 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Eser sözleşmesinin yapıldığı anda başlayan özen borcu, işin eksiksiz ve ayıpsız tamamlanmasına kadar devam eder. Hatta, tamamlanan eserin iş sahibine teslim edilene kadar korunması yükümlülüğü de aslında bir özen borcudur. Eserin iş sahibine tesliminden sonra özen borcu, TBK’nın 475. maddesi gereğince “ayıp sebebiyle sorumluluk” şeklinde sonuç sorumluluğuna dönüşmektedir. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 474 ilâ 478. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. İş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imâl edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, TBK’nın 477/2. maddesine göre eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 474/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 tarihli ve 2019/(15)6-6 E., 2022/775 K.; 04.11.2021 tarihli ve 2018/(15)6-1102 E., 2021/1337 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Öte yandan bilirkişi incelemesi ve bilirkişiden rapor alınması konusuna da değinmekte fayda vardır. Bilirkişi raporu; bilirkişinin, hukukî değerlendirmeleri içermeyecek şekilde davanın çözümlenmesinde gereken teknik konulardaki açıklamalarını içeren mahkemeye sunduğu metindir. Bilirkişi raporu, mahkemenin uyuşmazlığı çözerken kullandığı kanıtlardan biri olup yargıç, bilirkişinin oy ve görüşünü öteki kanıtlarla birlikte serbestçe değerlendirir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 164). Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266/1. maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 281. maddesinde;“(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden (re’sen) bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Şu hâlde, bilirkişi raporlarında görülen eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevi mahkemeye ait olup, mahkemece raporu veren bilirkişilerden HMK’nın 281/2. maddesine göre ek rapor alınabileceği gibi, HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, tekrar inceleme yaptırılarak rapor da alınabilir. Bu açıklamalar uyarınca somut olaya gelindiğinde taraflar arasında imzalanan 22.02.2022 Tarihli Sözleşme ile işin fiilen ne zaman başladığı ve ne kadarlık bir süre içinde bitirileceğine ilişkin her hangi bir tespit yapılamadığı, Projenin uygulanacağı taşınmaz üzerindeki Kafe/Dükkanının ne kadar süre gecikme ile açıldığına ilişkin her hangi bir somut belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığı, proje yüklenici davalıya eksik ve ayıplı imalatların 7 gün içinde giderilmesi için davalı tarafından yazılı ihtar ile ihtar edildiğine ilişkin dosya kapsamında ihtara rastlanmadığı, davacının, davalının eksik ve ayıplı imalatlarına ilişkin delil tespitine ilişkin her hangi bir somut belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı, yine davacının söz konusu mekanın geç açılmasından kaynaklanan maddi zararına ilişkin her hangi bir hesaplamanın bilirkişi marifetiyle yapılamadığı, davalı yanca sözleşme kapsamında taahhüt edilen iş kalemlerinin, eksiksiz ve kusursuz olarak, davacının beklentilerini karşılayacak şekilde davacı yana teslim edilip edilmediğinin hususlarının dava dosyası içeriğine sunulan belgelerin / bilgilerin yeterlilik arz etmediği göz önüne alınarak davacının 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesi uyarınca bütün iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekmekle herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 189. vd maddeleriyle belirtildiği gibi tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu, 190. maddeyle kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yüküyle yüklü olduğu, ispatın hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu açıkça belirtilmiş olup davacı yanca iddiasını doğrulayacak mahiyette ve mahkememizce kanaat hasıl olacak nitelikte başkaca yeterli delil ve belge ibraz edilememiş olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 154,36-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/153, K. 2024/688, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-153-e-2024-688-k-0b2c4a94fae6