İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/661 E. 2025/564 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/661
Karar No
2025/564
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/661 Esas KARAR NO : 2025/564 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2020 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı ... Sigorta Şirketi' nin ... no.lu acentesi aracılığı ile ... poliçe no. ile ...'ya ait ... plakalı aracın Karayolu Zorunlu Maluliyet poliçesi yapıldığını, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç ile sürücü ..., 06.10.2018 tarihinde ... plakalı kamyonet ile ... istikametine doğru seyir halinde iken müvekkil ...'a çarptığını, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası oluşumuna sebebiyet verdiğini, 06.10.2018 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre olayın meydana gelmesinde sürücü ... KTK'nun 56/1-a ( Şerit İzleme ve değiştirme kurallarına uymamak) maddesini ihlal ettiğini ve kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, davacının yaralanmadan dolayı davalı ... Sigorta şirketine müracaat etmiş sigorta şirketi bünyesinde 231482 numaralı hasar dosyası açılmış, müvekkilin yaralanmasına ve sakat kalmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davacı meydana gelen kazadan sonra maslak ... hastanesine yoğun bakıma yatırıldığını ve burada tedavi gördüğünü, kaza nedeni ile birkaç gün bilincini kaybeden davacının olaydan 3 gün sonra hastanede olduğu ve kaza geçirdiği kendisine araç çarptığı söylendiğini, davacının ilk bulgularında ve tedavisinde, sağ bilekte ağrı ve eğrilik / sağ distal radius uç kırığı tedavisi uygulandığını, nörolojik muayene sonucunda da, kranial ve Servical CT de sol fontalde kontuzyon saptandığını, alacağın tazminat miktarının tam tespiti yargılama aşamasında ortaya çıkacağından belirsiz alacak olarak sigortalı aracın kusuru nedeni ile , şimdilik 10.000,00 TL sigorta maddi tazminat ( işgücü kaybı, tedavi,ilaç, evde bakım, ve sair giderler) alacağımızın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Söz konusu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, her durumda davacı taraf öncelikle HMK md.119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde yapması gerektiğini, davacı taraf, dava dilekçesinde maddi tazminat olarak toplam 10.000,00-TL talep ettiği ancak talebi alacak kalemleri olarak ayrı ayrı açıklaması gerektiğini, bu nedenle davacı taleplerini HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, her halükarda davacının geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri talepleri teminatı dışında olduğunu, somut olayda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yetkisiz açılan işbu davanın usulden reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, her halükarda maluliyet oranı bakımından uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na tevdini, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMM sigortası Genel Şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halükarda davacının teminat dışı taleplerinin reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle haksız davanın reddini, her durumda kusura ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, her durumda davalı şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, Vekaletname, Arabuluculuk Tutanağı, ... Devlet Hastanesi Tıbbi Laboratuvar Tetkik Sonuç Raporu, ... Hastanesi tıbbi belgeler/Mr/Bt sonuçları, ...Hastanesi hastane evrakları, ... Hastanesi tedavi evrakları, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen trafik tescil kayıtları, ... Şehir Hastanesi'nden gelen hastane kayıtları, Adli Tıp Raporları, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın ... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinden alınan 26/01/2025 tarihli raporunda özetle ; 06.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın; İş Gücü Kaybı Zararına İlişkin Olarak: Ödeme Tarihindeki Verilere Göre; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 7.436,56 TL , Sürekli iş göremezlik dönemine ait %13 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 67.459,64 TL olmak üzere toplam 74.896,20 TL olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ise 7.905,33 TL ödeme yapıldığı, buna göre de ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zarar arasında fark bulunması nedeniyle ödeme ile borcun sona erip ermediği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, Günümüze Kadar Bilinen Verilere Göre; Sayın Mahkemece ödeme borcun sona ermediğinin ve ödemenin kısmı ifayı içerir makbuz kabul edilmesi halinde; Günümüze kadar gerçekleşen veriler esas alınarak belirlenen zarar tutarından, ödemenin güncel tutarın tenzili sonucu davacının; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 7.436,56 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %13 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 595.238,68 TL olduğunu, davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı bakiye poliçe limiti olan 352.094,67 TL’yi aştığından davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; davalının sorumluluğunun 352.094,67 TL’lik bakiye limit ile sınırlı olacağını, Tedavi Gideri Zararına İlişkin Olarak: ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağını, tedavi gideri nedeniyle belgeli belgesiz maddi zararının 16.433,00 TL olduğunu, kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden öngörülen 16.433,00 TL belgeli-belgesiz tedavi giderinin %75’i olan 12.324,75 TL kısmını talep edebileceğini, davacının tedavi gideri zararının poliçedeki sağlık gideri teminat limitini aşmadığını, başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 02.12.2020 olarak belirlendiğini, sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte gözükmesi nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu'nun 11/06/2021 tarihli raporunda özetle ; Sürücü ...'nun %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu'nun 10/02/2023 tarihli raporunda özetle ; ... kızı, 10.11.1966 doğumlu ...’ın 06.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının , 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas İskelet Sistemi, Üst ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.6’ya göre %2+%3, Şekil 2.9’a göre %1 olup, tablo 2.3’e göre, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4(yüzdört) olduğunu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğini, başka birinin devamlı veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 17/10/2024 tarihli raporunda özetle ; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde, İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene ve ek olarak gönderilen tıbbi belgelere göre yapılan değerlendirmede; ... kızı, 1966 doğumlu ...’ın 06.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; A- 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, parmak hareket kısıtlılığı; 2. parmak özürlülük oranı balthazard formülüyle %29, tablo 2.1’e göre %6, 3. parmak özürlülük oranı balthazard formülüyle %29, tablo 2.1’e göre %6, 4. parmak özürlülük oranı balthazard formülüyle %29, tablo 2.1’e göre %3, 5. parmak özürlülük oranı balthazard formülüyle %29, tablo 2.1’e göre %3 olup tüm sağ el özürlülük oranı %18, tablo 2.2’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %16 olduğunu, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı(3+2+1)= %6, Balthazard formülüne göre sağ üst ekstremite özürlülük oranı %21 olup tablo 2.3’e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğunu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığını, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceğini, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirinin hekimin tercihine bırakılmış olduğunu bu nedenle farklı oranlar çıkabildiğini, bu durumların yönetmelikten kaynaklandığını, bu nedenle çeşitli kurumlar tarafından daha önce düzenlenmiş engellilik/özürlülük oranı raporlarının objektif olarak değerlendirilemeyebileceği ve çelişkilerden bahsedilemeyeceği tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 25/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; Dava ile talep edilen 1.999,00 TL tedavi giderini 10.325,70 TL ıslah ile artırarak 12.324,75 TL çıkarttıklarını, Geçici iş göremezlik tazminatımız 4.436,56 TL ıslah ile 7.436,56 TL , %13 maluliyet bakiye maddi zararımızı 339.658,10 TL ıslah ile 344.658,10 TL ye artırılmış olup poliçe limitleri ile sınırlı olarak toplam 352.094,67 TL, tedavi giderini 10.325,70 TL ıslah ile 12.324,75 TL artırılmış olup 12.324,67 TL kabulüne karar verilerek toplam alacaklarının 352.094,67 TL maddi zararı ile 12.324,67 TL sağlık gideri alacağına kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle hükmedilmesine yargılama giderleri ile ücreti davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları, adli tıp raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; 06.10.2018 günü saat 19:15 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile...caddesini takiben .. istikametinden ... caddesi istikametine seyirle olay mahalline gelip; kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden ve yolcu indirmek amacıyla duraklayan minibüsü sollamak üzere kontrolsüzce karşı istikamet şeridine geçip seyrini sürdürdüğünde, duraklayan minibüsten inip minibüsün önünden yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmiş ve geçişini sürdüren davacı yaya ...'a çarpması sonucu yayanın yaralanmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/06/2021 tarihli raporda sürücü ... olay yerinde gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, aynı istikamette önünde seyreden minibüsün seyir durumunu dikkate alması, bu aracın duraklayarak yolcu indirmesi durumunu dikkate alarak, bu araçtan inip yolun karşısına geçmek isteyen yayalar olabileceğini öngörüp bu aracı geçme manevrasını kontrollü ve dikkatli şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa özen göstermediği, kontrolsüzce karşı istikamet şeridine geçerek seyrini sürdürdüğünde geçtiği araçtan inip bu aracın önünden kaplamaya giren davacıya çarpması ile meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, davacı yaya ... kendi can güvenliği açısından tehlike oluşturacak şekilde indiği aracın önünden kaplamaya girdiği ve iki yönlü yolda geçişini sürdürdüğü sırada her iki yönden gelen trafiğe dair yeterli kontrolleri yapmadığı anlaşılmakla kendi yaralanmasıyla neticelenen kazada tali kusurlu olduğu anlaşılmakla olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun düzenlenen 11/06/2021 tarihli rapordaki kusur değerlendirmesine mahkememizce de itibar edilmiştir. Davaya konu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için İstanbul ATK 2.Üst Kurulundan aldırılan rapor ile Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin... E. ve ... K., ... E. ve ...K., ... E. ve ...K. sayılı kararları). ATK 2. Üst Kurulunun 17/10/2024 tarihli Maluliyet raporu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır. Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder. Sağlık giderlerinin ödenmesi hakkında trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesi 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesiy1e özel olarak düzenlenmiş, bu giderler sosyal güvenlik hukukuna bırakılmış ve SGK yükümlülüğüne dahil edilmiştir. Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesinde ilk ödeyici kurum olarak SGK görevlendirilirken sağlık hizmeti tanımında da 2918 sayılı Kanunun 98 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna referans yapılmıştır. Konu hakkında sağlık giderlerini düzenleyen 5510 sayılı kanunun 63 vd. maddelerinde ise sağlık hizmeti tanımlanmıştır. Söz konusu hüküm de sağlık hizmetleri tedavi ile sınırlı olarak tanımlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu giderlerin sigorta sektörünün yükümlülüğünde olduğu açıktır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin ... E.,... K. Sayılı kararı). 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin ...Esas ... Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren davalı aracın trafik sigortacısı zarar görene karşı sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde sigortalanmış olup meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketinin; ZMMS poliçesi dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlulukları esastır. Yargıtay 17. H.D. ... E. ... K. ve... E.... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere geçici dönem iş göremezlik tazminatı da bu sorumluluğa dahildir. Bu nedenle davalının zarardan sorumlu tutulması gerektiği dikkate alınarak, Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla; Davacı ...'ın 06/10/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası maddi zararı seçenekli hesaplandığı, davalının sigortalısının dava konusu kazada %75 kusurlu olduğu kabul edilerek davacının 6 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 7.436,56 TL, % 13 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 344.658,10TL ile 12.324,67-TL tedavi gideri olmak üzere hesaplanan tazminatın ödenmesinden sigorta şirketinin Teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı anlaşılmakla davacı ... için hesaplanan 7.436,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 344.658,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 352.094,66 ve 12.324,67-TL tedavi gideri alacağının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti sakatlık teminatı bakımından 352.094,67-TL ile sınırlı olmak üzere ve tedavi gideri teminatı bakımından 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalıdan tahsili tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Diğer yandan, dava ve bedel arttırım dilekçelerinde yasal faizi uygulanmasını talep eden davacı lehine hükmolunan maddi tazminatlara yasal faizi uygulanması gerekmiştir. Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Böylece davacı ... için hesaplanan 7.436,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 344.658,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 352.094,66 ve 12.324,67-TL tedavi gideri alacağının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti sakatlık teminatı bakımından 352.094,67-TL ile sınırlı olmak üzere ve tedavi gideri teminatı bakımından 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... için hesaplanan 7.436,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 344.658,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 352.094,66-TL ve 12.324,67-TL tedavi gideri alacağının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti sakatlık teminatı bakımından 352.094,67-TL ile sınırlı olmak üzere ve tedavi gideri teminatı bakımından 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 24.893,48-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.230,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.662,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 58.307,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 170,78-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.060,00-TL Islah Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 668,35-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.899,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/661, K. 2025/564, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-661-e-2025-564-k-0ed901fb9918