İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/446 E. 2025/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/446
- Karar No
- 2025/586
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/446 Esas KARAR NO : 2025/586 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2019 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun işletmesi Davacı Müvekkili Şirket tarafından yürütüldüğünü, Davalı-Borçlu ... Şti.ne ait ekte sunulmuş olan plakalı araçlar ile 01.09.2016-06.01.2018 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğini, davalı-borçlu aleyhine ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 17.08.2018 tarihinde icra takibi başlatılmış Davalı-Borçlu Şirkete ödeme emri 04.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı-borçlu şirket tarafından itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı-Borçlu Şirketin Kendi İhmal ve Kusurunun Sonuçlarından Davacı-Alacaklı Müvekkili Şirketi Sorumlu Tutmaya Çalışması Kabul edilemeyeceğini, davalı-Borçlu Şirkete ait ekte sunulmuş olan plakalı araçlarca, işletme hakkı Davacı-Alacaklı Müvekkili Şirket’e ait Otoyol'dan 01.09.2016-06.01.2018 tarihleri arasında tarihleri arasında ...(vb, istasyonlardan) ücret ödenmeksizin İhlalli geçişler yapıldığını, davalı-Borçlu Şirkete ait araçların Otoyolu kullandığı anlarda HGS-OGS hesapları müsait olmadığını, Takdir edileceği üzere HGS-OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak Davalı- Borçlu Şirketin sorumluluğunda olduğunu, Otoyoldaki tüm levha ve uyarılarla yolun genel durumuna dikkat ederek araç kullanmak araç sahiplerinin ve sürücülerin kendi sorumluluk arında olduğunu, Benzer şekilde ... ve Müvekkili Şirket tarafından yapılan ilanlarda vatandaşa yeterli bilgilendirmeyi sağladığını, bu durumda ücretli otoyolları kullanan Davalı-Borçlu Şirket HGS hesabını müsait tutmayarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket'in sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal etmiş olduğunu, Davalı-Borçlu Şirketin kendi ihmal ve kusurunun neticesini Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket'e yüklemeye çalışması kabul edilemeyeceğini, davacı şirketçe, Davalı-Borçlu Şirkete ait plakalara tanımlı HGS hesabına ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapılmış ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun "Ürün Bakiyesi Yetersiz, Banka tarafı time out oldu, OGS'de tanımlı olmayan plaka, Bankadan provizyon isteğine yanıt alınamadı. Başarılı İşlem, İptal Ürün, Kayıt bulunamadı, Orijinal işlem referans no bulunamıyor, provizyon iptal edilmiş, provizyon ya da iptal isteği önceden onaylandı, referans no tekrar geldi, talimat onayı verilmedi, sistem hatası, ürün kara listede, ürün sisteme tanımlı değil, veri ya da işletim hatası" sonucu ile döndüğü anlaşılmıştır. Hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının OGS/HGS etiketinden geçiş ücreti çekilememiş ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ve bu geçiş için yukarıda açıklandığı üzere ceza bedeli borçları tahakkuk ettirildiğini, yapılacak olan hesaplamayla da görüleceği üzere Müvekkil Şirket kanuna uygun olarak ihlalli geçiş ücreti tahakkuk ettirdiğini ve cezai yaptırım uyguladığını, ücret Ödemeden Geçiş Yaptığı Tespit Edilen Araç Sahiplerine İlişkin Tesis Edilen İşlemler, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna Uygun Şekilde Yürütüldüğünü, Bu Kapsamda Başvuranın Yaptığı İhlalli Geçişlerle İlgili Ceza Uygulanması Hukuka Uygun olduğunu, ... işletiminden sorumlu olan Davacı - Alacaklı Müvekkili Şirketin, köprü ve otoyollardan İhlalli geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine ilişkin işlemleri, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'a ("6001 Sayılı kanun") uygun şekilde yürütmektedir. İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiklerini, dosya kapsamındaki İhlalli geçiş tarihlerinde cezalar hakkında sorgulama yapılabilecek ve davacı şirkete ödeme yapılabilecek kanallar açıktır. ... Bankası, ... Bankası web sitesi ve mobil uygulamalar üzerinden hem sorgulama hem de Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket'e sanal pos aracılığı ile kredi kartı ve banka kartı vasıtasıyla ödeme yapılabildiğini, bundan bağımsız olarak Davacı-Alacaklı Müvekkili Şirktin gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında İhlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, dolayısıyla Davacı-Alacaklı Müvekkilin uyguladığı tüm işlemlerin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğu açıkça görüldüğünü, davalı-borçlu şirketin, Mesleği/Ticari İşi Gereği Ücretli Otoyolu Kullanmakta Olup, Araçlar Ticari Amaçla Kullanıldığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. Maddesinde Ticari İş; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler ve fiiller" olarak tanımlandığını, Davalı-Borçlu Şirketin sunulmuş plakalı ticari kullanım niteliği bulunan araçları ile 01.09.2016- 06.01-2018 tarihleri arasında mesleki ve ticari faaliyetini gerçekleştirdiği sırada, işletme hakkı Davacı- Alacaklı Müvekkili Şirket'e devredilen otoyoldaki serbest geçiş bölgelerinden ücret ödenmeksizin takibe konu edilen ihlalli geçişleri yapıldığını, Davalı-Borçlu Şirket hakkında ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt faizine İlişkin Kanunun 2 nci maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükle olan %9,75 ticari faiz oranı- değişen oranlarda ve faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü hakkımız saklı tutularak talepte bulunulduğunu belirterek davanın kabulü ile, davalı-borçlunun ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, dava dilekçesi ekinde plakalı araçlardan burca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine, davalı-borçlu şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle beraber, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, dava dilekçesinde, davacının İşletme hakkı olan yollardan müvekkiline ait araçların 01.09.2016 - 06.01.2018 tarihleri arasında ücret ödemeksizin geçiş yaptığı, geçiş yapılan sırada müvekkiline ait araçların HGS - OGS hesaplarının müsait olmadığı belirtildiğini, belirtilen tarih aralığında, müvekkiline ait araçların HGS - OGS dahil tüm hesaplarının müsait olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin ücret ödemeksizin geçiş yapması gibi bir durum söz konusu olmadığını, Müvekkiline ait araçların 01.09.2016 - 06,01.2018 tarihleri arasında ve diğer tüm zamanlarda, belirtilen yollardan geçişlerinde hesapları müsait olduğunu, davacının sistemsel arızalı nedeni ile geçişlerde ücretlerin kesilmemesi müvekkilin kusuru olmadığını, Sistem arıza nedeni ile müvekkiline ait araçların geçişlerinde ücret kesilmedi ise müvekkili, geçiş ücretinin ana parasını ödemeye hazırdır olduğunu, ancak, bunun davacı tarafça somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulması gerektiğini, davacı talebin faiz talebi ve oranı hukuki olmayıp, yersiz olduğunu, -Yine aynı şekilde, icra inkar tazminatı talebi de yersiz olduğunu, Şartları olmamasına rağmen İhtiyati haciz talep edilmesi hukuka aykırı olduğundan, reddi gerektiğini, ...’nda HGS sistemindeki arızanın yol açtığı plaka okuyamama sorunu, ulusal basına da yansıdığını, davalıya ait araçların, 01.09.2016 - 06.01.2018 tarihleri arasında ve diğer tüm zamanlarda, belirtilen yollardan geçişlerinde hesaplarının müsait olduğuna dair bilgi ve belgelerin hazırlanması, gerek tarih aralığı gerek araç sayısı ve gerekse geçiş sayısı göz önüne alındığında, uzun bîr zaman gerektiğini belirterek davanın reddine, davacının alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava otoyol geçiş ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67.m. göre iptali talebidir. Bilindiği üzere kanun koyucu, uzayan yargılamaların önüne geçmek amacıyla temel adli yasalarda 2000li yılların başından beri köklü değişikliklere gitmiştir. Neredeyse Cumhuriyetle yaşıt olan TMK, BK, TTK, HUMK, TCK, CMUK gibi kanunları ilga ederek, yerlerine yeni kanunlar ihdas etmiştir. Hatta yargının iş yükünü azaltarak, mevcut yargılamaların bir an evvel neticelenmesi için alternatif çözüm yolları olan uzlaşma, arabuluculuk ve hedef süre gibi düzenlemelere gidilmiştir. Örneğin 6100 sayılı HMK’nın 119/1-(e,f) maddesinde her bir vakıanın açık özeti ile bu vakıaların tek tek ne ile ispat edileceğinin dava dilekçesinde yer alması gerektiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu bununla da yetinmeyip, aynı kanunun 121. maddesinde, daha dava açılırken davacı tarafın elindeki tüm bilgi ve belgeleri dava dilekçesine eklemesi mecburiyeti düzenlenmiş olmasına rağmen, uygulamada bu hükümlerin karşılık bulmadığı görülmektedir. Ne var ki bu hususlar, davalı tarafın Anayasal hakkı olan, savunma hakkı ile de ilintili hususlardır. Davacı delillerini anılan amir hükümler gereği baştan bildirmeli ki, davalı da bu deliller muvacehesinde savunmasını hazırlayabilsin. Mahkeme daha tensip aşamasında, bildirilen deliller için ilgili yerlere müzekkereler yazabilsin, delillerin çoğu ön inceleme duruşmasına kadar toplanabilsin. Böylece kanun koyucunun yirmi seneyi aşkın zamandır uygulamaya koymaya çalıştığı yargı reformları, tatbikatta da netice verebilsin. Kanunun bu sistematiğinden anlaşılan odur ki, dava dilekçesi daha mahkemeye sunulmadan, davacı vakıalara dair elindeki tüm belgeleri dilekçeye eklemek ve elinde olmayanların de nereden celp edileceğini, dava dilekçesinde belirtmek zorundadır. Bunun için, avukat eliyle takip edilen davalarda, avukatın müvekkilini, kanunun bu düzenlemeleri ışığında aydınlatması ve gerekli bilgi ve belgeleri alıp, dava dilekçesine dercedip davayı açması gerekir. Görüldüğü kanun koyucu delillerin daha dava dilekçesinde belirtilmesi mecburiyeti getirmiş ve HMK 145. Maddesinde ise sonradan delil bildirilmesini men etmiştir. Hatta 194. Madde ile de somutlaştırma yükü getirmiştir. Öte yandan, davalı tarafın her bir geçiş kaydının sadece davacı nezdinde tutulduğu hususu da izahtan varestedir. Tabiri caiz ise, eldeki davada davalıya ait hangi araçların, hangi tarih ve saatte, hangi otoyoldan, kaç kez geçtiği bilgileri sadece ve sadece davalının elindeki kayıtlarla ortaya konulması mümkün vakıalardır. Na var ki davacı taraf dava dilekçesinde bu meyanda bir izahat sunmamış, ancak mahkemece sonradan yapılan ihtarlar üzerine bir kısım listeleme ve geçiş kayıtları dosyaya sunabilmiştir. Öte yandan davalının bankalar nezdinde tanımlı OGS ve HGS hesapları da celp edilmiş, hareketleri dosya içerisine alınmıştır. Tüm bu izahatlarla beraber HMK 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirme ilkesinden de anlaşılacağı üzere, hukuk yargılamasında mutlak ya da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ile uğraşılmaz; sübut gerçeğinin ortaya çıkarılması hedeflenir. Dolayısı ile tarafın getirdiği deliller, mutlak ya da maddi gerçek için yeterli değilse, hukuk yargılamasında bu gerçeğe muvafık karar verilmesi teknik olarak mümkün değildir. Gelinen aşamada, taraflarca getirme ilkesi, somutlaştırma ilkesi, süresinde delil bildirme ilkesi birlikte nazara alınarak, artık delil toplama safhası geçtiği nazara alınarak dosya bilirkişiye verilmiş ve bilirkişiden, sadece taraflarca bildirilen ve dosyaya celp edilen deliller muvacehesinde inceleme yapması istenmiştir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, hesap kayıtları, araç kaydı,... Bankasından gönderilen Flash bellek, OGS ekstre, HGS- OGS dekontları, davacı tarafça sunulan CD,USB bellek, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, banka hesap hareketleri dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 19/06/2021 tarihli bilirkişi rapor da da, yine aynı bilirkişiye dosya yeniden tevdi edilmiş, 22/08/2022 tarihle ek raporda dosyada eksiklikler bildirilerek belirlenen eksiklerin eksiksiz sunulması neticesinde ara karar gereği davacı tarafın davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda net bir tespitin yapılabileceği belirtilmiştir. Dosya bir önceki bilirkişinin yanında alanında uzman bilirkişi de eklenerek yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 15/12/2023 tarihli raporda; 2. ek rapor kapsamında dosyaya davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi yapılmış olup, kök rapor ve ek Rapor kapsamında beyan edilen görüşümüzü değiştir gerektirecek nihai bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, ek rapor sonrasında 11.10.2022 tarihinde davacı tarafça sunulan CD sunulan belgelerin tekraren sunulduğunun görüldüğü, otoyol üzerindeki geçiş sistemlerinde hangi tarihlerde hangi saat aralıklarında arıza bulunduğuna ilişkin olarak Mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ve davacı tarafa yollanan müzekkerelere cevaben davacı tarafından 27.04.2023 tarihinde verilen cevapta, 17.03.2023 tarihinde müzekkereye cevap verildiği ayrıca verilen bu cevabi yazının tekraren yollandığının beyan edildiği, gerek dava dosyasında gerekse uyap sisteminde 17.03.2023 tarihli cevabi yazı görülememiş olup, 27.04.2023 tarihli yazının eki olarak da böyle bir yazı bulunamadığı, davacı tarafın ihlalli geçiş olduğunu beyan ettiği geçişlere ilişkin excel tablosunda; (KÖK Raporda detaylı açıklandığı üzere) İhlalli geçişlerin provizyon red gerekçelci muhtaç olduğunun görüldü; tabloda Giriş istasyonu, 290 satırda giriş zamanı ve çıkış zamanı bilgilerinin aynı olduğu, bu hususta detay bilgiye ihtiyaç bulunduğu, 6 satırda giriş zamanından daha önceki bir saatte çıkış yapıldığının görüldüğü, 6598 satırda giriş zamanı bi bulunmadığı, Bazı plakaların | dakikadan kısa süre zarfında iki ayrı gişeden geçiş yaptığının görüldüğü, davacı tarafından sunulan excel tablosunun kendi içerisinde eksik veri ve çelişkiler içerdiği, açıklanan eksik veriler sebebiyle söz konusu veriler kontrole müsait olmayıp ispat edici bir özellik taşımadığı, davalının hizmet aldığı bankalardan gelen bilgilerin tüm plakaları kapsamadığı, ... Bankası tarafından müzekkere cevabı olarak yollanan 04.02.2022 tarihli yazıda, HGS etiketlerinin satışına ve geçişlere istinaden ...'nün ya da ilgili kurumların (Özel otoyol ve köprüler) Bankamıza bildirdiği geçiş ücretlerinin müşterilerimizin etiketlerinden tahsil edilmesine aracılık ettiği, Bankamız sadece ödeme işlemlerine aracılık yapmakta olup geçişleri/geçiş ihlallerini bilen taraf değildir. HGS uygulamasında, etiket bakiyesi, uygulamanın işleticisi olan PTT tarafından takip edilmekte ve yapılan geçişin ücretinin etiketten — karşılanıp karşılanmayacağına PTT sistemi karar vermektedir. Geçişin tahsil edileceği tarih ve saatteki güncel bakiye bilgileri sadece PTT sisteminde tutulmaktadır. Bu kapsamda Bankamız sistemi aracılığıyla HGS etiketleriyle ilgili anlık bakiye bilgisi tespit edilememektedir. HGS ile ilgili ekstre, provizyon bilgisi, bakiye gibi talep edilen bilgilerin PTT'den istenmesi gerekmektedir.” denildiği, ... bankası müzekkere cevabına kadar gerekli bilgilerin PTT'den talep edilmesi yönünde taraf talebi bulunmadığı, taraf delilleri arasında bu yönde bir delile dayanılmadığı, dosya kapsamında PTT'den bu aşamaya kadar gelen bilgi ve belge görülmediği, davalı tarafından sunulan koli içeriğindeki görüntülerin geçiş anındaki hesap bakiyesini göstermediği hususunda da daha önceki raporlarımıza bilgi verildiği, gerek davacı tarafın sunduğu tabloların eksiklikler ve hatalar içermesi, gerek geçiş anında ve sonrasındaki bakiye bilgilerini tutmakla görevli PTT'den bilgi gelmemesi nedeniyle, davalı araçları tarafından gerçekleştirilen geçişlerin ihlalli geçiş olup olmadığının mevcut dosya kapsamında tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dosya yeniden bir önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ise de bilirkişi ...'nin tek olarak sunmuş olduğu 10/04/2025 tarihli raporda; inceleme bölümünde ayrıntılı anlatıldığı dosya çok kapsamlı, buna karşılık sunulan belgeler karışık ve bilirkişi tarafından ayrıştırılması çok zaman alacak şekilde ve eksik olarak sunulduğu, 174 araca ilişkin talep olmasına karşılık 42 araç görüntüsü sunulduğu, araç görüntüleri tarih sırasında olmadığı, 10797 adet gibi çok sayıda olan ihlalli geçiş listesi araç bazında ayrıştırılmadığı gibi tarih sırasında da olmadığı, 1000 sayfa ve on binlerce hareket içeren HGS hesap hareketleriyle tarih ve plaka sırasında olmayan geçişler kontrol edilmeye çalışıldığı, listede olmadığı halde görüntüsü bulunan, görüntüsü olduğu halde listede bulunan çok sayıda hareket bulunduğu, davacının bu hususun önemli bir kısmını tespit etmesine karşılık listeden çıkarmamış olmasının anlaşılamadığı, tahsil edildiği beyan edilmesine karşılık birçok geçiş listede bırakılmış ve görüntü sunulduğu, listede plaka yok açıklaması olan talep bile bulunduğu, görüntüsü sunulan araçlara ilişkin geçişler ihlalli geçiş listesi ile karşılaştırılmış, eşleşen görüntüler ihlalli listesine alındığı, PTT'den gelen hesap hareketleriyle tespit edilen ihlalli geçişler karşılaştırılmış, hesapta para bulunduğu tespit edilenlerin ceza tutarları alacaktan tenzil edilmiş, para bulunmayan ihlalli geçişlerin cezaları ile birlikte alacak listesinde bırakıldığı, enetime açık faiz hesabı yapılmış, TCMB taflanından değiştirilen faiz oranı dikkate alındığı, bu çerçevede davacının davalıdan 17.08.2018 takip tarihi itibarıyla alacak toplamının 66.309,64 TL, asıl alacak tutarının 53.884,50 TTL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişken oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanabileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdiri olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan bu inceleme, dosya içerisine alınan ve delillendirilebilen geçişlerle örtüştüğünden hadiseye ve hukuka uygun görülerek, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gereçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, ... 22. İcra Müdürlüğünün...E sayılı takibine vaki itirazın kısmen iptali ile takibin, -53.884,50 TL asıl alacak , 10.529,78 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 1.895,36 TL KDV üzerinden devamına, -Alacağın %20'si olan 13.261,92 TL İcra İnkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.529,61-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.246,32-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 283,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 4.246,32-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 46.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 359,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 46.859,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.838,03-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.071,03 TL'sinin davacıdan, 248,96 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır