İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/61 E. 2025/86 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/61
Karar No
2025/86
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/61 Esas KARAR NO : 2025/86 DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın başrol oyuncusu olduğunu, yapımcılığını davalılardan ... üstlendiği ... isimli televizyon dizisinin ilk gösteriminin...yıllarında ... isimli televizyon kanalında yapıldığını, davacının umuma iletilen dizinin 100 bölümünde de icracı sanatçı olarak performans sergilediğini, dizinin son bölümünün ilk kez 3 Şubat 2013 tarihinde umuma iletildiği, son bölümünün yayınlanmasının hemen ardından, dizi Şubat 2013 itibariyle Teve2 isimli televizyon kanalı üzerinden yeniden iletilmeye, ikinci kez gösterilmeye başlandığını, ikincil kullanım niteliğindeki bu yeniden iletim ve erişime açma faaliyetlerinin icracı sanatçının iznini gerektiren mali haklar sınıfına girdiğini, dizinin yeniden iletimi ve dijital mecralar üzerinden umuma sunulması için hakkaniyete ve FSEK m.52 hükmüne uygun bir devir yapılmadığı gibi hususları belirterek davacı yan ile davalı yapımcı arasında dizinin ilk tespit edildiği dönemde birinci gösterim için yapılanın dışında bir anlaşma bulunmadığını, Davacının, davalıların haksız eylemleri nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarına karşılık olarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin, yine davacının uğramış olduğu manevi zarara karşılık olarak da 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... tarih ve ... sayılı kanunun Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak Arabuluculuk hakkındaki yasal düzenlemeleri dikkate alındığında; madde 20. düzenlemesinde; 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. 3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir. Düzenlemesi geretirilmiştir. Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelenidğinde; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı ve dava dileçesi incelendiğinde arabulucuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, arabulucuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği anlaşıldığından davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: 1-Dava konusunun niteliği gereği huzurdaki uyuşmazlıkta zorunlu olarak Arabulucuya başvurması dava şartı olduğundan ve bu şart yerine gelmeden dava açıldığı anlaşıldığından; 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunun 18/A, HMK 115/2 maddeleri gözetilerek DAVA DİLEKÇESİNİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas hükümle birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.17/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/61, K. 2025/86, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-61-e-2025-86-k-c02c34cca79a