İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/758 E. 2025/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/758
- Karar No
- 2025/769
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/758 KARAR NO : 2025/769 DAVA : Konkordato Tasdiki DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... Şirketinin ülkemizde tekstil sektöründe en önemli firmalardan olduğunu, ... şirketinin sermayesinin 3.000.000,00 TL olup, tamamının ödendiğini, şirket ortaklarının sermaye borcu bulunmadığını, müvekkili... Şirketinin ülkemizin tekstil sektöründe en önemli firmalardan olduğunu, ... şirketinin sermayesinin 1.000.000,00 olup, tamamının ödendiğini, şirket ortaklarının sermaye borcu bulunmadığını, firmanın bu darboğaza sürüklenmesinin en büyük nedenlerinden birinin son yıllarda ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan yasal düzenlemeler, sektördeki ekonomik dalgalanmalar, artan rekabet ve finansal (yüksek kredi) faizleri karşısında tüm tekstil sektörünün yaşadığı zorluklar nedeniyle mali sıkıntılarla karşı karşıya kalması olduğunu, müvekkillerinin tekstil sektöründe yüksek kalite standartlarına uygun hizmet vermekte ve Çatı firma olan ... Şirketine (şirket merkezi ... adliyesinde olması sebebiyle ... adliyesinde konkordato başvurusunda bulunulmuştur.) kefil olması sebebiyle konkordato isteme zarureti hasıl olmuştur ve çalışmalarının maliyetlerinin artması, maliyetlerdeki artışlar, döviz kurundaki dengesizlikler, enflasyondaki artış ve tüm bunlardan olumsuz etkilenmiştir. Sektörde maliyetler 3 yılda % 300 gibi bir artış gösterirken, gelirlerinde ise ürün fiyatlarının piyasa değerinin düşmesi sebebiyle ise gelirlerde artış bir yana azalma olmadığını, ayrıca pandemi sonrası bankacılık sektöründe beklenen finansman rahatlaması ve kredi bulunma oranı da nakit akışında sıkıntıya sebep olduğunu, bu nedenlerden dolayı şirket borçlarını ve cari giderlerini ödeyemediğinden ciddi manada sıkıntıya girmiş ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, başta banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde güçlük oluşması ve şirketin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının çözülmesi halinde yüksek teknoloji ve yüksek kaliteye sahip ürünlerle ürünlerin üretim ve arzını devam ettirecek ve daha karlı duruma geleceğini, ancak hali hazırda İİK. 285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyemem tehlikesi altında bulunma” durumunu gerçekleştiğini, kanun metnindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketlerin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesinin konkordato talebine bağlı olduğunu, konkordato talebinin kabul edilmesi halinde şirketin finansman ihtiyacını karşılamak için sermaye artırımında bulunmayı ve kredi kullanmayı planlamadığını, şirket faaliyetlerine devam edecek ve borçların belli bir vadede tasfiyesinin sağlanabileceğini, borçlarını ödemeyi ve ticari faaliyetlerini daha verimli bir şekilde devam etmeyi arzuladığını, müvekkili şirketlerin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıklarının toplam değerinin ön raporda arz edildiğini, olası bir iflas durumunda rayiç satış değeri ile varlıkların paraya çevrilerek borçların ödenmesi halinde alacaklıların alacağına kavuşma oranının %100 seviyesinde olduğunu, ancak alacaklıların alacağına daha yüksek oranda kavuşmasını sağlamak amacı ile yapılan planlamada müvekkil şirket lehine konkordato kararı verilmesi halinde şirket faaliyetlerine devam edecek, gerek sabit kıymet satışı veya rehinli borçları ile takası, gerekse diğer kaynaklar İle şirketlerin ödeme gücüne/mali durumuna katkıların yapılması mümkün olabilecek ve böylece müvekkili şirket borçları şu anki haline göre daha yüksek oranda ödeme imkanına kavuşacak, gerektiğinde sermaye artış ile de borçların tamamının ödenebileceğini, kaydi değer üzerinden yapılan borçların ne oranda ödenebileceğine ilişkin saptama realize edildiğinde farklı sonuçlar doğurduğu da herkesin malumu olduğunu, zira külli veya cüzzi tasfiyeye gidilmesi halinde şirketin malları parça parça icra ihalesi ile satılacak ve takdir edilecek değerin yarı bedeline ihale olacak böylelikle çalışma imkanı sağlanması halinde tamamı ödenebilecek olan borçların ancak %50'si belki daha da azının ödeneceğini belirterek müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici İİK. 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirketlerin yerleşim yeri, mal varlıklarının tespiti amacıyla takbis ve sicil kayıtları, UYAP entegrasyon kayıtları dosya içine alınmıştır. Davacılar ...., ..., ...ve ...'ın yerleşim yerinin ... olduğu, bu yerin mahkememizin yargı çevresinde olmadığı anlaşılmakla mahkememizin 20.10.2025 tarihli ara kararı ile davacılar ..., ..., ...ve ... hakkında açılan davanın HMK 167. maddesi uyarınca işbu dosyadan tefrikine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın mahkememizin ...Esas sırasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucu davanın kesin yetki-dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve HMK 20.maddesi uyarınca süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Talep , İİK 285 ve devamında düzenlenen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki talepli davada İİK 286. maddede sayılan belgelerin sunulması halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesi gerekip gerekmediği ve yine borçlu şirketlerin fiili muamele merkezi adresleri itibariyle mahkememizin kesin yetkili olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. 2004 sayılı İİK ‘nın Onikinci Babında “ Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında “ Adi Konkordato “ ya yer verilmiş, 285 vd maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde “ Konkordato talebi “ açıklanmıştır. 285/3. fıkrasında “ Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir “ düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, iflas yolu ile takipteki yer alan “ yetki “ üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır. 154. maddenin alt başlığı, “ İflas takiplerinde yetkili mercii”dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri de, MK hükümlerine göre belirlenir. TMK nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır. İİK 285. maddesinde atıf yapılan İİK 154. maddedeki yetki, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetkidir. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır. ( HMK. 114/1-ç, m.115). Mahkememizin 20.10.2025 tarihli ara kararı ile davacılar vekiline; ...Şirketi ile ... Şirketinin fiili muamele merkezinin ''çatı şirket'' olarak nitelendirilen ...Şirketinin fiili muamele merkezi ile aynı olup olmadığı, işlerin hangi adresten yürütüldüğü, şube ve depoların hangi adreste yer aldığı konusunda açıklama sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacılar vekili 21.10.2025 havale tarihli dilekçesi ile; ... Şirketinin merkez adresinin sicile kayıtlı ... adres olduğunu ayrıca .../ Pafta 2 Parsel ...adresinde şubesinin ve de ...adresinde ek işyeri (mağaza) bulunduğunu yine ... adresinde depo bulunduğunu ,...Şirketinin ise merkez adresinin sicile kayıtlı ...adresinde ek işyeri (mağaza) bulunduğunu ve de ...adresinde depo bulunduğunu , her iki müvekkili şirketin aynı merkez adresinde faaliyet gösterdiğini ancak bu durumun yalnızca kira sözleşmesinin ortak olmasından kaynaklandığını, fiili işleyiş ve ticari faaliyetler yönünden şirketlerin bağımsızlıklarını koruduklarını, şirketlerin muhasebe kayıtlarının, çalışanlarının, üretim alanlarının, stok takibinin, müşteri portföyünün ve ticari operasyonlarının tamamen ayrı olduğunu belirterek geçici mühlet kararı verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 21.10.2025 havale tarihli dilekçesinde borçlarına kefil olunduğu belirtilen asıl borçlu şirket ile davacı şirketlerin fiilen nereden yönetildiğini, fiili muamele merkezinin neresi olduğunu açıklamadıklarından mahkememizin 22.10.2025 tarihli ara kararı ile bu konuda açıklamak sunmak üzere son kez süre verilmiş, davacılar vekili 23.10.2025 havale tarihli dilekçesi ile grup şirketlerin fiili muamele merkezi ana üretim fabrikası olan ... adresinde bulunan fabrika binası olduğunu, bütün faaliyetlerin bu adresten yürütüldüğünü, müvekkili şirketler grubunun tüm ticari ve idari faaliyetleri, üretim, sevkiyat, muhasebe, finans ve insan kaynakları süreçleri dahil olmak üzere ...adresinde bulunan ana üretim fabrikası ve idari merkezden yürütüldüğünü, şirketlerin fiilen idare edildiği, yönetsel kararların alındığı, muhasebe ve finans kayıtlarının tutulduğu, üretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bu adres, aynı zamanda şirket grubunun fiili muamele merkezi konumunda olduğunu, diğer şehirlerde bulunan şube veya irtibat noktaları ise tali nitelikte olup, esas faaliyetlerin yürütüldüğü merkez konumunda olmadığını, dolayısıyla, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse 6100 sayılı HMK hükümleri uyarınca, davacı şirketlerin fiili muamele merkezinin ... ili, ... ilçesi, ... Merkez Mahallesi ... Sokak No:...adresi olduğunun sabit olduğunu, davacı şirketlerin fiili muamele merkezlerinin... adresinde bulunduğunun kabulüne, bu suretle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin ... Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespit edilerek dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2004 sayılı İİK ‘nın Onikinci Babında “ Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında “ Adi Konkordato “ ya yer verilmiş, 285 vd maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde “ Konkordato talebi “ açıklanmıştır. 285/3. fıkrasında “ Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir “ düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, iflas yolu ile takipteki yer alan “ yetki “ üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır. 154. maddenin alt başlığı, “ İflas takiplerinde yetkili mercii”dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri de, MK hükümlerine göre belirlenir. TMK nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas,... Karar sayılı ilamında, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır. İİK 285. maddesinde atıf yapılan İİK 154. maddedeki yetki, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetkidir. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır. ( HMK. 114/1-ç, m.115). Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut talep incelendiğinde; davacıların dava dışı şirkete olan kefalet sorumlulukları nedeni ile konkordatonun tasdikini talep ettikleri, dava dilekçesinde çatı şirket olarak belirtilen asıl borçlu ...Şirketinin sicile kayıtlı adresinin ... olduğu, asıl borçlu şirketin konkordato başvurusunda bulunduğunun belirtilmesi üzerine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının dosya içine celpedildiği, tetkikinden çatı şirket olarak belirtilen ...Şirketi hakkında 20.10.2025 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, davacılar vekilinin 23.10.2025 havale tarihli dilekçesinde de davacı şirketlerin fiili muamele merkezlerinin ... olduğunun belirtildiği,...İlçesinin ... Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırlarında kaldığı, geçici mühlet kararının ancak yetkili mahkemece verilebileceği, yetkili mahkemenin ... Ticaret Mahkemelerinin olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı (kesin yetki) yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ( kesin yetki) dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20.maddesi uyarınca süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 331/2. maddesi uyarınca, harç, masraf ve vekalet ücretinin kesin yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2025 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP