İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/760 E. 2024/1014 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/760
Karar No
2024/1014
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/760 KARAR NO : 2024/1014 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2024 tarih ...Esas ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile gönderilen dosya mahkememize tevzi edilmekle yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'nun, ... Şirketi'nin 23/07/2013 yılında yayımlanan 8369 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi' nin 601. Sayfasında açıkça ilan edildiği gibi ilgili günden beri Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, ...Şirketi'nin tescil adresinin ... olduğunu, söz konusu şirketin, Türk Ticaret Kanunu' nun ilgili hükümleri gereği; 5 yıl olağan genel kurul yapılmaması nedeni ile re'sen terkin edildiğini, re'sen terkin olunan ... Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası ile, tasfiye memuru olarak müvekkilinin tayinine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya içine alınan İTO kayıtlarına göre ihyası talep edilen ... Şirketi'nin adresinin ... olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 18.12.2024 havale tarihli dilekçesi ile ''Tarafımız, TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince ihyasına ilişkindir. TTK’nın geçici 7 maddesinin 1-d maddesine göre “Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler…” tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Bu şekildeki bir şirketin kaydının silinmesi için aynı maddenin 4-a bendine göre “ Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü’ne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” 11. Bendi de " Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir." şeklinde; Kanun maddesine dayandırılmıştır. Üst üste 5 yıldır genel kurul toplantısı yapılmaması hasebi ile tasfiyesini talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin yeniden tescili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ve mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de tarafların, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, madde 31 ve madde 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Dava dilekçesinde hangi sebeplerle tasfiyenin sona ermediğinin açıklanmadığı, şirketin yeniden tescilinin talep edilmesinde nasıl bir hukuki yararının bulunduğunun somutlaştırılmadığı anlaşılmakla davacı vekiline talebini açıklayıp somutlaştırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı vekili , ... Şirketi'nin sicilden terkin edilmiş olduğunu belirterek şirketin yeniden tescilini talep etmiş, 18.12.2024 havale tarihli dilekçesi ile sicilden terkin edilen şirketin hangi nedenlerle yeniden tescilinin gerektiği veya neden ihyasının istenildiğini açıklamamış; talebini somutlaştırmamıştır. Usul ekonomisi ilkesi, pozitif temelleri olan bir ilkedir. Zira, Anayasa’nın 141 inci maddesine göre Devlet, yargılamanın basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmesi için gereken tedbirleri almak zorundadır. Bundan başka AİHS’nin 6 ncı maddesine göre, herkes davasının makul bir süre içinde adil ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir. 6100 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde “usul ekonomisi” başlığı altında düzenlenen hükme göre hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür (Aziz Serkan Arslan, E-Duruşma Hukuk Yargılamasında Videokonferans Yöntemi, İstanbul 2023, s. 82-83). Bu nedenle adil yargılama ilkelerine uyulmak şartıyla usul ekonomisi ve iş yükünün azaltılması gibi amaçlarla bazı yargılamaların duruşmadan istisna tutulması ve duruşma yapılmaksızın karara bağlanması anayasal hakların ihlâlini oluşturmaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) inandırıcılık sorunu taşımayan, karmaşık olmayan veya olaylarla ilgili hiçbir tartışmanın bulunmadığı, oldukça teknik davalar ile mahkemelerin tarafların sunduğu görüşlere ve diğer belgelere dayanarak, adil ve makul bir biçimde karar verebilecekleri davalar için duruşma yapılmasının gerekli olmayabileceğini belirtmiştir (AİHM, Jussila/Finlandiya, § 41, Döry/İsveç, B. No:28394/95, 12.11.2002, § 37, Mehmet Emin Şimşek/Türkiye, B. No: 5488/05, 28.2.2012, § 30). (Adnan Altın, kararı, § 47). Mahkememizin 03.12.2024 tarihli ara kararı gereği davacı tarafa, sicilden terkin edilen şirketin yeniden tescilinin hangi sebeple istenildiğini ve yeniden tescilinde (ihya) nasıl bir hukuki yararı bulunduğunu açıklayıp talebini somutlaştırmak üzere süre verilmesine rağmen somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmeden yeniden tescil isteminin tekrar edildiği anlaşılmakla kesin süreye rağmen davacı vekilince şirketin tasfiyesinin hangi nedenle eksik kaldığı, yeniden tescilinin hangi nedenlerle talep edildiği hususunun somutlaştırılmadığı, davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edilmesine rağmen davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı nitekim davalının savunma sunabileceği bir vakıanın ileri sürülmediği bu nedenle talebin dosya üzerinden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken 427,60 TL harç peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/12/2024 BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/760, K. 2024/1014, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-760-e-2024-1014-k-b14c5de2b420