İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/28 E. 2024/582 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/28
- Karar No
- 2024/582
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/28 Esas KARAR NO : 2024/582 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/01/2024 KARAR TARİHİ : 09/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.09.2021 tarihinde saat 20.40 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Caddesi mevkinde ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan ... plakalı aracın, müvekkilininn sevk ve idaresindeki ve müvekkiline ait ... plakalı ...marka araca sağ arkadan çarpması nedeniyle müvekkilinin, direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım üzerine çıktığnı ve duvara çarptığını, İlgili kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ... plakalı aracın asli kusurlu olması nedeniyle bakiye hasar ve ekspertiz ücretinin davalıdan tahsili gerektiğini, Müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin ortaya çıkarılması amacıyla eksper raporu alındığını, 2021 yılı ZMSS poliçe limitleri doğrultusunda ... Sigorta A.Ş. Tarafından 43.000-TL tutarında ödeme yapıldığını, akabinde bakiye hasar bedeli olan 21.207,50-TL ve 1.075,42-TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplamda 22.282,92-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsilinin yazılı olarak talep edilmesine rağmen davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, Bakiye hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin tahsili amacıyla ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, Davalı tarafından işbu icra takibine haksız şekilde, hiçbir hukuki ve rasyonel gerekçe olmaksızın sırf takibi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan uzaklaşmak amacı ile salt matbu ve mücerret nitelikte, hiçbir somut ve hukuki vasfı olmayan beyanlara dayalı itiraz edilip takip durdurulduğunu, Davalı sigorta şirketinin, dava konusu maddi vakıada sigortalı araç sürücüsünün taşıdığı kusur ve sorumluluğu bertaraf edecek veya aksini kanıtlayacak tek bir gerekçesi dahi bulunmadığından yasal süresi içerisinde haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsü, dava konusu zarara sebep olan kazada tek ve asli kusurlu olduğunu, Dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilimize ait araçta oluşan maddi zarar kapsamında hasar bedeli ve ekspertiz ücreti alacağının ortaya çıktığını, Meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında, kusur oranları dikkate alındığında KDV dahil 64.207,50-TL tutarında hasar meydana geldiğini, işbu hasar bedelinin 43.000-TL tutarı 2021 yılı ZMSS poliçe limiti kapsamında ... Sigorta şirketi tarafından karşılandığını, Bakiye 21.207,50-TL hasar bedeli ve 1.075,42-TL ekspertiz ücretinin tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğunu, sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bakiye 21.207,50-TL hasar bedeli ve 1.075,42-TL ekspertiz ücretinin tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğunu ve sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bu sebeple bakiye alacak kalemleri bakımından icra takibi başlatıldığını, İşbu nedenle rasyonel delillere dayandırılarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, mevcut durumda tüm koşulları oluşan "icra inkar tazminatının" da davalıdan tahsilini talep ettiklerini, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini, davalı yan ile yapılan arabuculuk süreci anlaşamama olarak sonuçlandığını, Huzurdaki dava açılmadan evvel 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin “Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Taraf vekillerinin, Arabulucu ... nezdinde, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince, ... Büro dosya no, ...Ticari Uyuşmazlık Arabuluculuk Dosyası ile yürütülen arabuluculuk süreci davalının anlaşma yoluna varmaması üzerine müzakerelere son verilerek 6325 Sayılı Kanun'un m.17, m.18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun m.5/A çerçevesinde anlaşamama ile sonuçlandığını, yukarıda izah edilen tüm nedenler ve sunulan deliller ışığında, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesi ve ilgili diğer tüm mevzuat kapsamında; haklı davalarının kabulü ile; davacı müvekkilnin haklı, kesin, likit ve muaccel nitelikteki alacağına dair başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli şekilde durdurularak sürüncemede kalmasına sebep olan itirazın iptali ile takibin devamına; bununla birlikte şartları oluşan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 01/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacağını, 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-i maddesi uyarınca aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olduğunu, Somut olayda; başvuran tarafça huzurda görülen başvuru öncesi, aynı poliçeye dayanılarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ... sayılı başvuru ile maddi zarar tazminatı talep edildiğini, Açıklanan nedenler ile, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar 303 Maddesi gereği kesin hüküm teşkil ettiğinden ilgili dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonundan getirtilerek davacı tarafın taleplerinin HMK'nın 114/1-i bendi gereğince reddini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, Takdiri Sayın Mahkeme'ye bırakmakla birlikte kanaatimizce hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı taraf delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, dava konusu talep muaccel olmadığını, Henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, Davaya konu olan kazanın 21.09.2021 tarihinde gerçekleştiği iddia edildiğini, huzurdaki davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Mevcut poliçede limitinin 250,000.00 olduğunu, Müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedelin istenemeyeceğini, Müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, Sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılmasının gerektiğini, Tüm bu nedenlerle Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarıının dikkate alınarak usulden reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Takibe, asıl alacağa, ferilere ve faize ilişkin itirazlarının kabulüne, ... 37. İcra Dairesi ...Esas Sayılı icra dosyasındaki takibin iptaline, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş TTK anlamında tacir olmasına karşın, davacı, ... plakalı hususi aracın sahibi gerçek kişi olduğu gibi aracın kullanım şeklide hususidir. Dosya arasına celp edilen ticaret sicil kayıtları ile vergi dairesinden gelen yazı cevaplarında da davacının tacir olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) Ayrıca 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Somut uyuşmazlıkta eldeki davada davacı gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan" bir dava olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ...Esas...Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine, 5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/09/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır