İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/428 E. 2024/690 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/428
Karar No
2024/690
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/428 Esas KARAR NO : 2024/690 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2021 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle davacı şirketin cari hesap alacağının bulunduğunu, davacının fatura alacağına ilişkin 16.474,14 TL alacağın faizi ile birlikte tahsili için 01.04.2021 tarihinde ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazı nedeniyle takibn durduğu, 28.04.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuşsa da davalı tarafla anlaşmaya varılamadığı, davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu açıklanan nedenlerle ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile 16.474,14 TL asıl alacak üzerinden takip tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında "Alt Yüklenici Sözleşmesi" akdedildiği, bu sözleşmeden ve sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümünde ... İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetkisiz yerde açılan icra takibi ve davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediği, projenin henüz geçici kabul onayı dahi almadığı, davalının teminat kesintisi yapma hakkının olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı keşide edilmiş ihtarname bulunmadığından temerrüt şartı gerçekleşmediği bu nedenle faiz talebinin reddine karar verilmesini, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan taleplerinin ukuka aykırı olması nedeniyle davacının iddia ettiği alacak hakkı, haklılık oranı ve miktarının da yargılamayı gerektirdiği açıklanan nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/02/2022 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile ''dosya incelendiğinde, davalı vekilince süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğu ve taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin "Uyuşmazlıkların Çözümü" yan başlıklı 38. Maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını ileri sürülmüştür. HMK'nın 17. Maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Kesin yetki bulunmayan hallerde yetki itirazı ilk itirazdır. HMK'nın 19. Maddesi gereği yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmaz ise davanın açıldığı yer mahkemesi yetkili hale gelir. Davalıya dava dilekçesi 06/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça 08/10/2021 tarihinde süre uzatım talep edilmesi üzerine mahkememizce 2 hafta ek süre verilmiş, sürenin son gününün 03/11/2021 olduğu ve davalının son günü cevap dilekçesi verdiği anlaşılmıştır. Davalı taraf yetki itirazını cevap süresi içinde yapmış bulunduğundan yetki itirazının usulüne uygun biçimde yapıldığı anlaşılmış ve yetki itirazını değerlendirmek gerekmiştir. Taraflar arasında akdedilen Alt Yüklenici Sözleşmesi'nin 38.maddesinde ihtilafların çözüm yerinin İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğu yazılıdır. Taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesinin münhasır nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacıya takip dayanağı olan belgelerin sunulması için süre verilmiş, davacı vekilince sunulan belgeler incelendiğinde; takip dayanağı alacağın ... tarihli fatura ve ... numaralı faturalardan oluştuğu, fatura açıklamalarında "..." olduğu, sözleşmenin konusunun da aynı olduğu görülmüş dolayısıyla davacının alacağının da yetki şartı içerir sözleşmeden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar tacir olup, yapmış oldukları yetki sözleşmesi HMK 18.madde uyarınca göre geçerli bulunmaktadır. HMK nın 17. maddesinde; tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş ve doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmamış ise davanın sözleşme ile yetkili kılınan bu mahkemede açılacağı düzenlemesi karşısında davalının yetki itirazı yerinde bulunmakla mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. Yetkisizlik sonrası mahkememizin işbu esas sırasına kaydı yapılan dosyada yapılan yargılama kapsamında dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında yapılmış olan taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı taşeronun davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 14/12/2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir hakediş uzmanı bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi kapsamında alt yüklenici olan davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ..., inşaat mühendisi ... ve hakediş uzmanı ..'ten tarafından hazırlanan 08/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile dosyaya hakediş sunulmaması nedeniyle ve yerinde incelemede inşaatın tamamlanmış olması nedeniyle teknik yönden bir değerlendirme yapılamadığı, davalının ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, envanter defterinin açılış noter tasdiklerinin tam olduğu, dolayısıyla, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının olduğu, davacının defter ibrazında bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre davalının takip ve dava tarihi itibariyle 16.474,12 TL davacıya asıl borcu olduğu, davalının ticari defterlerinin asıl alacak yönünden davacının takip ve dava konusu alacak iddiasını doğruladığı, her bir hakkediş alacağı için temerrüt tarihinden 01.04.2021 takip tarihine kadar toplam 2.578,86TL işlemiş avans faizi hesaplandığı, ancak davacı takip talebinde 686,61 TL'si işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği takibe talep gibi 686,61 TL'si işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceği, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Merkez bankası verilerinden, 01.04.2021 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %16,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren tahsile kadar %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 08/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekili tarafından 10.01.2023 tarihinde defter incelemesi için yerinde inceleme talebinde bulunulduğu halde bu hususta karar verilmediği görülmekle, yerinde inceleme yapılması için mali müşavir bilirkişiye tevdii, bilirkişi raporunda davalı tarafın incelediği defterlerine ilişkin rapor ile de karşılaştırmak suretiyle rapor tanzim etmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi Mustafa Yıldız'dan alınan 21.05.2024 tarihli ek rapor ile davalının ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, envanter defterinin açılış noter tasdiklerinin tam olduğu, davalının ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfının olduğu, davacının ek rapor aşamasında ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, davacının ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfının olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının takip ve dava tarihi itibariyle 16.474,12TL davacıya asıl borcu olduğu, davalının ticari defterlerinin asıl alacak yönünden davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının doğruladığı, her bir hakkediş alacağı için temerrüt tarihinden 01.04.2021 takip tarihine kadar toplam 2.578,86TL işlemiş avans faizi hesaplandığı, ancak davacı takip talebinde 686,61TL'si işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği takibe talep gibi 686,61TL'si işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceği, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 01.04.2021 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %16,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren tahsile kadar %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında yüklenicinin davalı; alt yüklenicinin davacı olduğu Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin konusunu ... ilçesi ... Projesi Temel Yalıtımı, Betonarme Perde Su Yalıtımı, Tüm Islak Hacim Yalıtımı, Drenaj Levhası ile Koruma Yapılması, Xps Isı Yalıtımı, Teras Yalıtımları, Dilatasyon Yalıtımları tüm işleri malzemeli+ işçilik olarak uygulama işlemlerini davacı olan alt yüklenicinin teknik şartnameye uygun tam ve eksiksiz olarak yapılması ve çalışır vaziyette teslim edilmesi işi olduğu anlaşılmıştır. ... Tic. A.Ş'ye yazılan müzekkere cevabında davalının asansör periyodik bakım için 11/06/2021 tarihinde başvuru formu oluşturulduğu anlaşılmıştır.... Yapı İşleri Şube Müdürlüğü'nün 20/07/2022 tarihli müzekkere cevabında 28/03/2018 tarihinde yer teslimi yapılarak 31/12/2021 tarihinde geçici kabul tutanağı onaylandığı ve hak ediş raporlarının müzekkere ekinde yer aldığı; kesin hak ediş raporunun henüz düzenlenmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında geçici kabullerin yapıldığı ve belediyeye iligli evrakların teslim edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında geçici kabule ilişkin ihtirazi kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacının takip tarihindeki kaydi alacağının 09.05.20019 tarihli 028917 numaralı 8.470,54TL tutarlı ve 28.02.2020 tarihli ... numaralı 8.081,86TL tutarlı hakediş faturalarından kaynaklandığı ve neticeten davacının kaydi olarak 16.474,12 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerine göre de 16.474,12 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. ... Yapı İşleri Şube Müdürlüğü'nün 20/07/2022 tarihli müzekkere cevabında 28/03/2018 tarihinde yer teslimi yapılarak 31/12/2021 tarihinde geçici kabul tutanağı onaylandığı ve hak ediş raporlarının imzalı hallerinin müzekkere ekinde yer aldığı anlaşılmakla davacının davalıdan 16.474,12 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında takibin 16.474,12 TL üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin iş bu alacak miktarı üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. Takip dosyası kapsamında davacının davalıdan 16.474,14 TL üzerinden cari hesap alacağı kapsamında takip başlatıldığı her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de davacının dava dilekçesinde "... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile 16.474,14 TL asıl alacak üzerinden takip tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına" karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebi olmadığından bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmamıştır. Hakediş belgelerinde davalı şirketin imzalarının yer aldığı ve davalı taraf defterlerinde kayıtlı olan 16.474,12 TL yönünden takip kapsamında borcu bulunmadığından borca itiraz etmesi nedeniyle davalının likit olan borcuna yönelik haksız itiraz etmesi nedeniyle davacının %20 icra inkar tazminatına hak kazandığı anlaşılmakla davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan alacak yönünden 16.474,12 TL üzerinden %20 olan 3.294,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 2-... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibin 16.474,12 TL üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin iş bu alacak miktarı üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, 3-Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan alacak yönünden 16.474,12 TL üzerinden %20 olan 3.294,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.125,35 TL karar harcının, peşin yatırılan 195,54 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 929,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.474,12 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 0.2 kuruş vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.613,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.557,61 TL yargılama giderinin ve 195,54 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı toplamı 5.812,45 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.306,80 TL'nin davalıdan alınarak 13,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2024 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/428, K. 2024/690, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-428-e-2024-690-k-2c1bc2d032d5