İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/97 E. 2026/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/97
- Karar No
- 2026/394
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/97 Esas KARAR NO : 2026/394
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/02/2026 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlık görünürde bir trafik kazası (haksız fiil) gibi dursa da, esası itibariyle sigorta hukuku ve ticari işletme hukuku kurallarına dayandığını, dava konusu zararların kaynağı; davalı tacirin (Turibo) ticari işletmesine ait aracın verdiği zarar ve akabinde davalı Sigorta Şirketinin (ve ifa yardımcısı servisin) TTK 6. Kitap (Sigorta Hukuku) kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesidir. TTK m.4/1-a uyarınca, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan (Sigorta) doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, davalı ile davalılar arasında, Tüketici Kanunu kapsamında kurulmuş iradi bir sözleşme (mal/hizmet alımı) bulunmadığını, davacı, davalı tacirin haksız fiiline ve dayatmalarına maruz kalan taraf olduğunu, tüketici ilişkisinin yokluğu ve işin TTK m.19 uyarınca 'Ticari İş' niteliği taşıması sebebiyle, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi değil, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın konusu sadece 04.12.2023 tarihli kaza anındaki hasar değil; aynı zamanda kaza sonrasında davalıların ifa yardımcıları (Servis/Sigorta) eliyle yürütülen “Ayıplı Onarım”, "Eksik Parça Takılması” ve "Hatalı İfa” eylemlerinden kaynaklanan zararlar olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatları ve TBK hükümleri uyarınca; ayıplı ifadan kaynaklanan zararlarda zamanaşımı, fiilin (ayıplı onarımın) tamamlandığı ve aracın teslim edildiği tarihten itibaren başladığını, aracın tarafımıza teslimi, kazadan 192 gün sonra (14.06.2024) gerçekleştiğinden; davanın her halükarda zamanaşımı süresi içerisinde olduğunu, 04.12.2023 tarihinde KMO yolu üzerinde maliki olduğu A.Ö idaresindeki ...... plakalı araca, davalı araç olan ... plakalı araç, 160 KM/H hızla arkadan çarptığını, davalı araç %100 asli kusurlu olduğunu, davalı aracın motor bloğundan alev aldığı kazada aracı defalarca spin atarak şans eseri durabilmiş, içindeki 3 kişi sağ kurtulduğunu, ağır hasar alan aracımızın, onarım sırasında C sütunu kesilerek çıkma C sütunu kaynaklanmış, bu haliyle aracın artık şase bütünlüğü bozulmuş ağır hasarlı niteliğinde bir araç olduğunu, kusur durumu: Jandarma Kaza Tespit Tutanağı ile sabit olduğunu, davalı aracın ZMSS poliçesi, 120.000$ gibi hasar tutarının çok altında olduğundan yetkili servis ödemesi karşılanamamış, bakiye kalan miktarını da davalı ödemeyi reddettiğini, davalının ZMSS sigortacısı aracı perte ayırmayı da reddettiğini, izah edilen nedenlerle borçlunun ifa yardımcılarının basiretli tacir ilkesine uymayarak ortaya çıkardığı tüm maddi zarar; ifa yardımcılarının seçimi borçluya ait olduğundan (davalının rücu hakkı saklı kalmak üzere) talep edilen tutarların tamamının borçludan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davasıdır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .../.... Esas ve .../... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ..../.... Esas ve .../.... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, mutlak ticari davanın bulunmadığı, İBAM .... HD. ..../.... Esas ve ..../.... Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır