İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/869 E. 2026/673 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/869
Karar No
2026/673
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/869 KARAR NO : 2026/673

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında davacının davalı şirketten ticari satımdan kaynaklı cari hesap ve fatura alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının unvan değişikliğine giderek...Şirketi (eski unvanı ...Şirketi) adını aldığını ve borcu olmadığı gerekçesiyle takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tarafların tacir olması ve alacağın ticari işten kaynaklanması sebebiyle reeskont avans faizi talep edilmesinin hukuka uygun olduğunu, başvurulan ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, faturalara dayalı cari hesap alacağının likit olduğunu, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan hükmedilecek kararın infazının engellenmemesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek; öncelikle davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borca, faize ve tüm fer'ilerine yasal süresi içinde ve haklı olarak itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından tek taraflı tanzim edilen faturalar ile cari hesap ekstrelerinin müvekkilinin ticari defterlerinde yer almadığını, emsal kararlar uyarınca faturaya konu mal ve hizmetin teslim edildiğini yazılı delillerle ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ancak dosyaya irsaliye veya teslim belgesi sunulmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve borç kaydının olmadığını, mahkemenin 25.03.2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebini reddetmesinin de alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve likit olmadığını gösterdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının haksız kazanç sağlamak amacıyla kötü niyetli olarak hareket ettiğini belirterek; haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ...3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... , borçlunun ... Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 2.572.599,00 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 20/07/2026 tarihli raporda özetle, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2020,2021,2022,2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinin, TTK hükümlerine **uygun tutulduğu** anlaşılmakta Davacı şirkete ait 2020,2021,2022,2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 25.08.2025 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 2.572.599,00 TL Alacağı olduğu görüldüğü, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2020,2022,2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinden, **Davalının 2020,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine UYGUN TUTULMADIĞI, 2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu anlaşılmakta**, Davalı şirkete ait 2020,2022,2023, 2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, davalının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 25.08.2025 tarihi itibariyle Davalının Davacıya 2.572.538,00 TL Borcu olduğu görüldüğü, detayları rapor içerisinde açıklandığı üzere, davacı ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerindeki Takip Tarihi 25.08.2025 tarihi itibariyle FARKIN 61,00TL olduğu davalının ticari defterlerini dosyamıza kısmi sunduğundan ilgili farkın nereden kaynaklandığının tespit edilemediği, detayları Rapor içerisinde ayrıntısı ile açıklandığı üzere, davacının ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterleri ve dosya münderecatında sunulu evraklara göre, rapor içerisinde Tablo 1 de detayı sunulu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2020 yılında düzenlediği görünen 3 adet, 2021 yılında düzenlediği görünen 5 adet ,2022 yılında düzenlediği görünen 2 adet, 2023 yılında düzenlediği görünen 3 adet, 2024 yılında düzenlediği görünen 2 adet, Toplam 15 adet 2.977.500,00TL Tutarlı faturalardan kaynaklı, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2020,2021,2022,2023,2024, 2025 yılı BA/BS kayıtlarının Tamamının dosyamıza sunulmasının müzekkere edilip/edilmeyeceği hususunun mahkememizin takdirinde olduğu, davacı...’ nin Davalı ... ŞTİ (... LTD. ŞTİ.) Aleyhine .... 3. İcra Dairesi, .... Esas No ile 25.08.2025 tarih başlatılan icra takibi ile, takip tarihi 25.08.2025 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 2.572.599,00 TL Asıl Alacağı olacağı değerlendirildiği, davacının dava konusu takipten dolayı davalıdan Takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı görüldüğü yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLER Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün, ... Esnaf ve Sanatlar Odaları Birliği Başkanlığının, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında ticari alım satım ilişkisinin bulunup bulunmadığı, cari hesaptan kaynaklanan alacağın mevcut olup olmadığı, işbu alacağa yönelik talep edilen faiz talebinin yerinde olup olmadığı ile icra takibinde mevcut itirazın haklı olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK... e....K. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ...esas ... karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin ... esas... karar sayılı ilamı) Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 20/07/2026 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Somut olayda;davacı tarafça davalıdan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup incelenen davacı taraf 2020,2021,2022,2023,2024 ve 2025 ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,davalı tarafça defter-i kebir ve yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının sunulmadığı defterlerinin usulüne uygun olmadığı dolayısıyla aleyhine delil olabileceği,davalının kendi defterlerinde sadece açılış kapanış bakiyeleri yazıldığı ve davacıya 2.572.538,00-TL borçlu olduğunun sabit olduğu,BA-BS formu celp edilse dahi sonucun değişmeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve takibe konu likit alacağa davalı tarafça haksız itiraz edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabulü ile 1-Davalının ... 3.İcra Dairesi...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 2.572.538,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 2.572.538,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine -Devamına karar verilen 2.572.538,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olması nedeniyle 2.572.538,00-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 175.730,07.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 29.091,43.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 14.842,13.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 131.796,51.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcı ile 29.091,43.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 167,90 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.167,90.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 12.155,73.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 376.429,94.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 61,00 vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 9-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.595,40.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/869, K. 2026/673, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-869-e-2026-673-k-2f72df305a8f