İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/704 E. 2026/118 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/704
- Karar No
- 2026/118
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/704 Esas KARAR NO : 2026/118
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.08.2024 tarihinde ... ili ... ilçesinde sigortalı ... plaka sayılı aracın, tazminat talep eden ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu hasarın meydana geldiği kaza sonrası müvekkilinin aracı kaza sonucu ağır hasar gördüğünü ve perte çıktığını, aleyhinde başvuruda bulunulan ... plakalı araç tarafından tanzim edilmiş olan ZMMS sorumlusu ... Sigorta A. Ş. sigorta şirketine, zararın karşılanması talebinde bulunulduğunu, akabinde ... Sigorta müvekkilinin aracını perte çıkartacağını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin aracına tek taraflı olarak 115.000,00 TL rayiç belirlendiğini, aracın sovtajı olarak 35.500,00 TL belirlediğini, sigorta şirketi 79.500,00 TL ödeme yaptığını, toplamda ise 115.000,00 TL ücret belirlendiğini, aracın değeri tek taraflı belirlenen rayiç değerin çok daha üzerinde olduğunu, pert total bakiye için taleplerinin karşılanması adına başvuruda bulunulmuşsa da aradan geçen süreye rağmen bir dönüş ve ödeme gerçekleşmediğini belirterek trafik kazası nedeniyle HMK 107. Maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açtıkları davanın zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda harcı ödenerek artırılmak üzere pert total farkı için 100.00 TL, ikame araç bedeli için 100,00TL olmak üzere toplamda 200.00 TL zararların işleten yönünden olay tarihi, Sigorta şirketi yönünden temerrüd tarihi itibariyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, müvekkili şirket tarafından başvuruya konu hasar bedeli dava öncesinde ödenmiş olduğundan haksız ve mükerrer talepleri içeren başvurunun reddi gerekmekte olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemece dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere davacının kazadan kaynaklanan gerçek zararının tespiti gerektiğinden bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektiğini, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket dava konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhlerine faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektiğiden davacının avans faizi talebi mevzuata aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada motorun sürücüsü olan ve kaza geçiren şahıs kendisini müvekkiline en başından itibaren ... olarak tanıttığını, müvekkilinin kendisine yöneltilen dava sonucunda karşı tarafın ruhsat bilgilerini incelediğinde ruhsatta bulunan fotoğraftaki kişiyle kazayı geçiren şahsın aynı kişi olmadığını fark ettiğini, kaza tespit tutanağı sahte imza ile düzenlendiğini ve bu sahte imzaya dayanılarak açılan mesnetsiz davanın kabulü mümkün olmadığını, davacının müvekkilinden ikame araç bedeli isteme hakkı bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğu karşı tarafın zararını garanti altına alan zorunlu trafik sigortasını yaptırmak olduğunu ve müvekkilinin de bu sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı işbu dava konusu araç yerine herhangi bir araç kiralamadığını, dosyaya araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgesi sunulmadığını, davacının ikame araç kiralamayıp bedelini talep etmesi kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, sigorta şirketinin rayiç bedel kadar ödeme yapmış olması ve araç malikinin zararının tamamen giderilmiş olması sebebiyle artık pert sebebiyle tazminat davası açması hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -... Sigorta Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı -Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nün yazı cevabı -İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün yazı cevabı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 28/08/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle bakiye pert total bedelinin tüm davalılardan, ikame araç bedeli talebinin ise davalı ...'dan tahsili istemine ilişkindir 6100 sayılı HMK’nun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. HMK’nun “harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü getirilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde ise: “Madde ile, dava açılırken yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir. Maddede ayrıca, 1086 sayılı Kanunda yer almayan, yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Avans miktarının, davanın türü ve özelliklerine göre her yıl Adalet Bakanlığınca ilân edilecek tarifeye göre belirleneceği, maddede yer almıştır. Maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır” ifadelerine yer verilmek suretiyle, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirildiği vurgulanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesinde: (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” hükmü getirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davacı vekili 28/08/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle bakiye pert total bedelinin tüm davalılardan, ikame araç bedeli talebinin ise davalı ...'dan tahsilini talep etmiş olup dosya kapsamında davalı vekilinin kaza tespit tutanağına karşı itirazları ve mahkememiz dosyasına davalı tarafça sunulan ve mahkememiz kasasına alınan 28/08/2024 tarihli saat:22:00'da düzenlenen kaza tespit tutanağı aslı ve davacı vekilince dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı gözetilerek kusur durumunun tespit edilmesi ve tarafların iddia ve savunmaları ile davacıya ait ... plakalı araçta oluştuğu iddia edilen bakiye pert total bedeli bulunup bulunmadığı, var ise bedelin ne kadar olduğu, ayrıca davacının 28/08/2024 tarihli kaza nedeniyle ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek durumda ise buna ilişkin ikame araç bedelinin ne kadar olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesi için dosyanın Makine mühendisi ve Sigorta Hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdine, bilirkişilere emek ve mesaisine karşılık ayrı ayrı 10.000,00 TL ücret takdir edilerek davacı vekiline bilirkişi görevlendirmesi için eksik 20.000,00 TL delil avansını Mahkemeler veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine verilen kesin sürede eksik delil avansı tamamlanmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosyada mevcut delillere göre yargılamaya devam edileceği hususunun duruşma zaptının tebliği ile ihtar edilmiş sayılmasına karar verilmiş ve duruşma zaptının 22/04/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği davacı vekili tarafından delil avansı yatırılmadığından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilememiştir. Davacı vekili duruşma gün ve saatine kadar delil avansını yatırmamış e duruşma talebinin kabulüne rağmen duruşmaya katılmadığı anlaşılmış olup davalı vekili tarafından davanın takip edildiğinin bildirilmesi nedeniyle yargılamaya devam edilerek davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen bakiye pert total bedeli , ikame araç bedeline ilişkin zararı ve kusur durumu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir HÜKÜM:( Yukarıda açıklanan nedenlerle ) 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve diğer davalının yokluğunda belirsiz alacak davası olarak açılan davada gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır