İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/697 E. 2026/650 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/697
Karar No
2026/650
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/697 Esas KARAR NO : 2026/650

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/01/2015 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/10/2010 tarihinde davalılardan ...'ün maliki olduğu ... plakalı araç ile diğer davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı araçların çarpışması sonucunda yol kenarındaki ...'ın ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kazaya karışan araçların davalılar ... Sigorta Aş. ve ... Sigorta Aş. tarafından sigortalandığını, davacının tedavi sürecinin halen devam ettiğini, sürekli maluliyetinin oluştuğunu, davacının kaza sırasında paketleme elemanı olarak çalıştığını, davacının kaza nedeniyle 3-4 ay yatağa mahkum olduğunu, kendi ihtiyaçlarını dahi gideremediğini belirtmiş, şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Aş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesi kapsamında kendi sigortalısının kusuru oranında zarar görenin uğradığı gerçek zararın tazmini noktasında bulunduğunu, bu nedenle davacının maluliyeti ile kusur oranının tespitinin gerektiğini, tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, davalı şirketin temerrüte düşürülmediğini bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini belirtmiş, ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kalıcı olarak sakatlandığı ve malul kaldığına yönelik beyanı kabul etmediklerini, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından aldırılan raporda davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğu ve yaşamını tehlikeye düşürmediğinin belirlendiğini, tazminat talebinin yerinde bulunmadığını, ayrıca olaya karışan araçların sürücülerinin ayrı ayrı kusurlarının tespitinin gerektiğini, talep edilen faizin de oranın da fahiş olduğunu belirtmiş, ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... savunmasında özetle; davacının kalıcı sakatlığı ve kusur durumunun saptanması gerektiğini, adı geçen davacının olay anında herhangi bir kırığı ve yaşantısını idame ettirmesine engel olabilecek bir yaralanmasının bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Aş.'ye dava dilekçesi ekli açıklamalı davetiye tebliğ edilmiş, ancak davalının yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş olduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ... vadeli ... sayılı KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı işleten ve sürücü davalı ...'e ait .... plakalı aracın 05/10/2010 olay tarihinde sürücü ...'ün sevk ve idaresindeyken olay mahalline geldiğinde davalı ... Sigorta A.Ş tarafından...vadeli... sayılı KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı davalı/işleteni... Tic. Ltd. Şti'ne ait dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında yaya konumundaki davacının yaralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yaralandığı trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketlerince sigortalanan araçların sürücülerinin olayda kusurlu bulunup bulunmadığı, kusurlu ise kusur oranının ne olduğu, davacının olaydaki yaralanması nedeniyle maluliyete uğrayıp uğramadığı/sürekli iş göremez derecede yaralanıp yaralanmadığı, davacının uğradığı maddi zararın miktarının ne olduğu, davalı işletenler ve işletenlerin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin oluşan maddi zarardan sorumlu bulunup bulunmadığı, davalı işletenlerin manevi tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı; noktalarında toplanmaktadır. Başlangıçta ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ...Karar sayılı dosyasında görülmekte olan davada verilen görevsizlik kararı davacı vekilince temyiz edilmiş, verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ilam ile bozulmuştur. Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/05/2013 tarihli rapor içeriğine göre; kazanın meydana gelmesinde... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ün asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı Ebubekir Gürbüz'ün tali kusurlu bulunduğu, davacı yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği görülmüştür. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/05/2016 tarihli rapor içeriğine göre; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ün %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ün %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacı yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Alınan rapor ile ceza dosyasında düzenlenen rapor arasında mübayenet bulunmadığı anlaşıldığından bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. .. Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21/05/2018 tarihli raporda; davacı ...'ın 05/10/2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %15,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu, geçici iş göremezlik süresinin üç ay olabileceği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 11/06/2018 tarihli rapora göre; davacının karşılanmamış kazanç kaybının 1.478,34 TL, meslekte kazanma gücündeki eksilme nedeniyle uğradığı maddi zararın 111.137,79 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilince verilen 03/07/2018 tarihli talep artırım dilekçesi içeriğine göre; dava değerinin toplam 112.616,13 TL tutarına artırıldığı görüldü. Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25/06/2012 tarihli raporda davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralandığının mütalaa edildiği görülmüş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdine karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ön raporunda eksik tedavi evrakının giderilmesi halinde raporun düzenlenebileceği bildirilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, "haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak" yapılması gerekmektedir. Somut olayda; Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü raporu ile Marmara Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu görülmüş ve davalı vekilinin itirazları ciddi bulunmuş ise de 27/12/2013 tarihinde açılan işbu davada alınacak yeni bir maluliyet raporunun yargılamayı uzatacağı, ceza dosyasında alınan raporun tek bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği, üniversite hastanelerinin maluliyet oranı tespitine ehil olduğu nazara alınarak anılan maluliyet raporuna iştirak edilmiştir Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... gün ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. ( Hukuk Genel Kurulunun... gün ...ve ...gün ...sayılı kararları ). Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, maluliyet ve kusur oranları, ceza dosyasındaki beyanlar, işleyecek faiz miktarı bir bütün olarak nazara alınmış, manevi tazminat tutarı takdir edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve yargılama neticesinde mahkememizin... Esas ... Karar sayılı kararı ile; “1-Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne; davacı ...'ın uğramış olduğu bedensel zararlar için hesaplanan 1.478,34 TL kazanç kaybı, 111.137,79 TL çalışma gücünde meydana gelen eksilmeden kaynaklı zarar olmak üzere 112.616,13 TL toplam maddi tazminatın davalılar ... (işleten/sürücü) ve ... Şti.'nden (işleten) 05/10/2010 kaza tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta Aş'den 27/12/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 2-Davacı tarafından, davalılar ... ve .. Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 20.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2010 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,” şeklinde karar verilmiştir. Karar davalılar vekilince temyiz edilmiş olup Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; “mahkemece; yukarıda açıklanan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun davacı hakkında rapor düzenleyebilmek için 14/08/2018 tarihli yazısında işaret ettiği eksiklikler tamamlanarak anılan Kurumdan, maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişen durum olup olmadığı, maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak, dosyada mevcut raporlar irdelenerek ve aralarındaki çelişkinin giderildiği, açık, anlaşılır ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile mahkememiz kararını bozmuştur. Dosya mahkememizin ...Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu. Yargıtay bozma ilamına uyularak açık yargılamaya devam olundu. Yargılama devam ederken ...’ün 01.04.2024 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği görüldü. Bozma ilamı doğrultusunda rapor tanzim etmek üzere dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olup ATK hazırlamış olduğu raporda özetle; ... ve ... kızı, 19/10/1985 doğumlu, ...’ın 05/10/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet oranının %0 (yüzde sıfır) olduğunu iyileşme (iş görmezlik) süresinin 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceğini belirtmiştir. Rapor .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile çeliştiğinden dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilmiş olup ATK Üst Kurulu hazırlamış olduğu raporda özetle; ... ve ... kızı, 19/10/1985 doğumlu ... (...)’ın 05.10.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğunu iyileşme süresinin ise üç aya kadar uzayabileceğini belirtmiştir. Tüm dosya kapsamındaki delil durumu ve denetime elverişli ATK ve ATK Üst Kurulu raporuna göre 05/10/2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının maluliyetinin oluşmadığı ancak 3 ay iyileşme süresinin olduğu, kazanın davalı ve davalıların eylemlerinden sorumlu oldukları sürücülerin kusuru ile meydana geldiği, davalıların hesaplanan 1.478,34 TL geçici iş görmezlik zararından sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... gün ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. ( Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün ... ve 23.06.2004 gün ... sayılı kararları ). Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, maluliyet ve kusur oranları, ceza dosyasındaki beyanlar, işleyecek faiz miktarı bir bütün olarak nazara alınmış, manevi tazminat tutarı takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 1-1.478,34 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalılar ... (işleten/sürücü) ve ...Tic. Ltd. Şti.'nden (işleten) 05/10/2010 kaza tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta Aş'den 27/12/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, aşan istemin reddine, 2-3.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2010 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, aşan istemin reddine, 3-Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 4-Alınması gereken 732,00- TL karar harcından peşin ile alınan 348,40‬-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 383,6-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.478,34-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 522,00-TL vekalet ücretinin tüm davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 8-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak hazineye irad kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.478,34-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta A.ş lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 11) Davacı vekili tarafından yatırılan 4.015.00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 120,45-TL ile davacı tarafından yatırılan 348,40-TL harç giderinin toplamı olan 468,85-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12) Davalılar vekili tarafından yatırılan 571,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 553,87‬-TL'nin davacıdan alınarak tüm davalılara verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 14-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.18/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/697, K. 2026/650, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-697-e-2026-650-k-3c653ac6a4cc