İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/630 E. 2026/653 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/630
Karar No
2026/653
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/630 Esas KARAR NO : 2026/653

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2021 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 06/10/2015 tarihinde müvekkili şirkette satış direktörü olarak işe başladığını, 11/12/2015 tarihinde de şirkete ortak edilerek 10 yıl süreyle tek başına şirket müdürü olarak tayin edildiğini ve imza yetkisi verildiğini, 07/06/2017 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de müdürlük görevinden istifa ettiğini, davalının şirket müdürü olduğu dönemde görevin kötüye kullandığını, şirketi zarara uğrattığını, hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının imalat ve ithalat yapacağını söyleyerek Macaristan'daki ve Çin'deki firmalara paralar gönderdiğini, Macaristan'a 110.500 ABD Doları, Çin'e de 39.241ABD Doları havaleler yaptığını, ödemelerin 180.000 ABD Doları'nı aştığını, davalının sebep bildirmeden ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığını, ödemesi yapılan malların alınamadığını, satıcı şirketlerin de teslime yanaşmadığını, TTK'nun 553. ve 626. maddelerine istinaden davalının müdürlük görevi sırasında şirkete verdiği zarardan sorumlu olduğunu, bu zararı tazmin etmesi gerektiğini, bu amaçla yapılan icra takibine itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık üçerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; limited şirket müdürüne karşı sorumluluk davası açılabilmesi için ortaklar kurulunun karar alması gerektiğini, müvekkilinin ödeme yapılan şirketler ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Macaristan' da şirket açma fikrinin müvekkiline ait olmadığını, davacı şirketin ekonomik sıkıntılar yaşadığını, Macaristan' daki firmaya gerekli ödemelerin yapılamadığını, yaşanan sorunlar nedeniyle ilerlemenin sağlanamadığını, Macaristan' da kurulan şirketin zarar ettiğini, ... arası açıldığı ve işler yürümediği için davalının istifa ettiğini ve ortaklıktan çıktığını, 22/09/2017 tarihinde ibra edilidğini, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, Yurt dışında kurulan şirket ortağı ... olup onun sorumluluğu olabileceğini, işin sahibi ... olup onların fikir ve planı olan bir iş olduğunu, parayı da onların gönderdiğini, savunarak, davanın usulden reddine, esasa geçilmesi halinde esastan reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece resen seçilen bilirkişi heyeti raporunda özetle; " davacı şirkette çok az bir paya sahip davalının yapılan işlemlerden ötürü tek başına sorumlu tutulmasının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, en önemlisi davacı şirketin 04/08/2017 tarihli ve ... numaralı ortaklar kurulu toplantısında davalının müdür sıfatı ile yaptığı tüm işlemlerden ötürü ibra edildiğini, davalının ayrılmasının ve ibra edilmesinin üzerinden yaklaşık üç yıla yakın bir süre geçtikten sonra huzurda görülmekte olan bu davanın açıldığını, paraların bir kısmının gönderildiği tarihte davalının müdür olmadığını, Macaristan şirketine ve Çin'deki tedarikçiye paraların gönderildiği tarihlerde davalı ile birlikte %99,75 pay sahibi olan ...'un da yetkili olduğu " bildirilmiştir. Mahkemelerin birleşmesi sonrası .... Asliye Ticaret mahkemesinden ... Esas dosya mahkememize devir edilmiş, yukarıdaki esasa kayıt edilerek taraflara duruşma günü tebliğ edilmiş ve yargılamaya mahkememizce devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının müdürlük görevini yaptığı 2015-2016-2017 döneminde usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığı iddiasıyla yöneticinin sorumluluğu kapsamında tazminat talepli icra takiben itirazın iptaline ilişkindir. Davacı şirketin ticaret sicil kaydına göre; Davacı şirketin 400 paydan oluşan 10.000TL lik sermayesinin tamamı ...’ya ait iken, bu sermayesinin; 399 pay karşılığı 9.975TL'lik kısmını ... 53. Noterliği’nden 10/12/2015 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle Almanya Federal Cumhuriyeti’nde kayıtlı bulunan ... şirketine devir ettiği, 1 pay karşılığı 25 TL'liklik kısmını ise ... 53. Noterliği’nden 10/12/2015 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle ...’ye devir ettiği, Davacı şirketin 11/12/2015 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında; pay devirlerinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine, hisselerinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrılan ...’nun müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, Şirket ortaklarından ...’nin 10 (on) yıl süre ile şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmesine yetki verilmesine oy birliğiyle karar verildiği, yaklaşık 8 ay sonra şirketin yabancı uyruklu ortağı ..., şirkette mevcut 399 pay karşılığı 9.975TL'lik sermayesinin tamamını ... 53. Noterliği’nden 01-09-2016 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle ...’a devir ettiği , davacı şirketin 01/09/2016 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında; pay devrinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine, Şirket ortaklarından ...’un 10 (on) yıl süre ile şirketi her hususta münferiden temsil ve ilzam etmesine yetki verilmesine oy birliğiyle oy birliğiyle karar verildiği, 10/04/2017 tarihinde sermayenin 1.510.000TL'ye çıkarıldığı, bu artırım neticesinde davalı ...’nin sermayesi de, 151 pay karşılığı 3.775 TL'sina yükseldiği, sonra davalı ... şirkette mevcut sermayesinin tamamını, ... 1. Noterliği’nden 11/05/2017 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle şirket ortaklarından ...’a devir etmiş ve ortaklıktan ayrıldığı, Şirketin ...’a ait olmuş ve şirket tek ortaklı hale geldiği, davacı şirketin 04/08/2017 tarihinde yapılan ... numaralı ortaklar kurulu toplantısında ise; Şirket müdüru ...’nin müdürlükten istifası sebebiyle kendisine verilen imza yetkisinin iptaline, müdür sıfatı ile yaptığı tüm işlemlerden kendisinin ibra edilmesine, Şirket müdürlüğüne tek pay sahibi ...’un 10 yıl görev yapmak üzere seçilmesine, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmesine karar verildiği ve böylece davalının ayrıldığı anlaşılmıştır. Davalını zaman aşımı defi ve husumet itirazı bulunmaktadır. Davalı, davacı şirketin yönetiminden 07/06/2017 tarihinde istifa etmiş, 04/08/2017 tarihli ve ... numaralı ortaklar kurulu kararı ile ibra edilmiş, ibradan itibaren 09/08/2021 olan dava tarihine kadar 4 yıla yakın zaman geçmiştir. Limited şirketlerin yönetici ve müdürlerine ilişkin TTK'da düzenleme yapılmıştır. Buna göre; Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde hükmü saklıdır. Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. Bekletici mesele yapılmış olan.... Ağır ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalının beraatine karar verildiği görülmüş, kesinleşmesi davaya bir yenilik katmayacağı değerlendirilerek kesinleşmesinin beklenmesinden vazgeçilmiştir. .... Asliye Ticaret mahkemesinde ara karar ile, zaman aşımı ve husumet itirazının esasla birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir. TTK'nın 621. Maddesinde limited şirkette genel kurulun görevi arasında sayılan ve önemli karar olarak nitelikli nisap aranan durumlardan biri de, "Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi"dir. Yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK'nın 553 ve devamı maddelerine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır. İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde hükmü saklıdır. Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. Mahkememizce yapılan incelemede, dava konusunun aynı zamanda ceza yargılamasına tabi olup zaman aşımının ceza zaman aşımına tabi olacağı ve 8 yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre yönünden yapılan incelemede ise; Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldıracağı anlaşılmıştır. İbradan sonra davaya kadar uzun bir süre geçtiği, davacının ibraya konu maddi olaylar yönünden hak düşürücü nedeniyle dava açma hakkı olmadığı açık ise de, ibra kararında eldeki dava konusu para akışına ilişkin açık bir oylama olmadığı, genel ibra yapıldığı anlaşılmış ve hak düşürücü süre geçmediği anlaşılmıştır. Limited şirket olan davacının, davalı aleyhinde sorumluluk davası açması için TTK'nın 618/3-c maddesine göre müdür hakkında sorumluluk davası açılması için ortaklar kurulu kararı alması şart olup, tamamlanabilir bir şart olan bu husus, davacı tarafından 06/03/2020 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile giderdiği ve bu itiraz yönünden sorun çözüldüğü anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu, yapılan para transferleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, davalın kendi başına karar alarak yurt dışında şirket kurduğu veya mal siparişi verdiği iddiasının ıspatlanamadığı, şirketin hakim ortakları ve yetkililerinin karar ve yönlendirmesiyle ödemeler yapıldığı, mal teslimi veya para iadesi yapılmamasında davalını kusurlu olduğunun tespiti yapılamadığı, dava konusu zarar kalemlerinin oluştuğu iddia edilen yılın 2017 olduğu ve davalı ile birlikte %99,75 pay sahibi olan ...'un da müdür ve münferiden temsile yetkili olduğu, yapılan ödemelerden davalının sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olacağı, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının, davalının kusuru ve zarar sabit olmadığından REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın davacı tarafça peşin yatırılan 14.857,43 TL harçtan mahsubu ile artan 14.125,43 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama nedeniyle davacının harcadığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-AAÜT gereğince 136.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/630, K. 2026/653, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-630-e-2026-653-k-714b51c44a27