İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/957 E. 2026/501 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/957
Karar No
2026/501
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/957 Esas KARAR NO: 2026/501 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ: 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 19/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----, davalı ----okul müdüresi ve kurucu ortağı olarak görev yapmakta iken, davacı ---- ait % 52 oranındaki hisseyi ------sayılı tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile devralmıştır. Müvekkili ---- % 52 oranındaki hissedarı olduğu davalı --- kalan % 48 hissesi de dava dışı ----aittir. Müvekkili------ davalı şirketin % 52 oranında hissedarı olduktan sonra doğal olarak öncelikle devir almış olduğu pay devrinin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesini istemiş ancak hem önceki şirket müdürü olan ---- tarafından hem de yeni ve halen şirket müdürü olarak görünen ---- tarafından kötü niyetli olarak, müvekkili ---- kanundan doğan haklarını kullanmasını engellemek amacıyla, tescil ve ilan ettirilmemiştir. Bunun üzerine hissesini devreden müvekkili ---- tarafından ---- tarihli ihtarnamesi ile davalı -------- ihtarname gönderilmiş ancak tescil ve ilan konusunda halen bir netice alınamamıştır. Pay devirinin tescili işlemi üzerinden 3 aydan fazla süre geçmiş olmasına rağmen henüz -------- pay devrinin tescil ve ilanının gerçekleştirilmemesi ve müvekkillerinin haklarına halel gelmemesi nedeniyle işbu davanın devreden ve devralan her iki ortak adına açılmak zorunda kalındığının ayrıca belirtilmesi zarureti hasıl olmuştur. Müvekkili ------ hem sahibi olduğu hem de müdiresi olduğu şirketin faaliyetlerini devam ettirmek, şirketteki iş ve işlemlerini yapabilmek için şirket merkezinin de bulunduğu okula gitmiş ancak girişte bulunan güvenlik görevlilerince şirket müdürü tarafından verilen kesin talimat nedeniyle okul binasına alınmamıştır. Hali hazırda müvekkilleri ----- şirket merkezine girememekte ve şirketin işleyişi ve yapılan işlemler hakkında hiçbir bilgileri bulunmamaktadır. Müvekkili ------davalı şirketteki hisselerine ilişkin devir sözleşmesini tescil ve ilan edilmemesi ve şirkete girişinin engellenmesi akabinde şirketteki haklarını da engellemek, gasp etmek amacıyla davalı şirkette sözde ortaklar kurulu yapılmış ve------ sayılı genel kurul kararı ile şirketin sermayesi beheri ---- değerinde olan ---- paydan 280.000 paya yükseltilmiş ve yeni ortaklık yapısı ----41.600 pay ------ olarak 24.09.2024 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Müvekkilleri işbu sözde genel kurul kararından --------sayılı ilanı ile haberdar olmuşlardır. Hemen belirtmek gerekir ki; sözde genel kurul kararı olarak ilan edilen bu karar, ne usule uygun bir çağrı ile yapılan bir ortaklar kuruluna ait karardır. Ne de bu ortaklar kurulu kararı altında müvekkillerinin imzası bulunmamaktadır. Davalı şirketin diğer ortağı ----- haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili ------- mülkiyet hakkını ve hissedarı olduğu şirketteki söz hakkını bu hukuka aykırı işlem ile açıkça gasp etmeye çalışmaktadır. Mahkemece takdir edileceği üzere çağrısız ortaklar kurulu toplantısı yapılabilmesi için pay sahiplerinin veya temsilcilerinin tamamı toplantıya katılmış ve bu duruma itiraz etmemiş olmaları gerekmektedir. Hatta ilgili kanun maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca “genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olmasının da” aranmayacağını ve “tek bir pay sahibi veya temsilcisi bulunmazsa veya toplantıyı terk ederse…” de aynı sonucun söz konusu olacağını açıkça hüküm altına alınmıştır. Anılan ortaklar kurulu toplantısına müvekkiller katılmamış ve haberleri dahi olmamıştır. Celp edilecek hazirun cetveli ile bu iddiamız ispatlanacaktır. Bu durumda ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların tamamının yoklukla sakat olduğu ve iptaline karar verilmesi gerektiği çok açık ve nettir. Yukarıda açıklanan hususlar ile hukuka aykırı sermaye arttırımı ile haksız ve hukuksuz şekilde davalı şirkette hakim ortak konumuna gelen ve halen şirket müdürlüğü görevini sürdürmekte olan ------ şirketin sahip olduğu birçok okul ve kurum dava dışı kişilere devrederek şirketin mal varlığı kaçırılmakta ve şirketin mevcut ödenmesi gereken borçları da ödememektedir. Ayrıca müvekkili ------ okul müdireliği görevinden sahte evrakla azledildiğinin tespiti üzerine ----- şirket hakkında soruşturma başlatılmıştır. Bu hususa ilişkin de ------ müzekkere yazılarak soruşturma dosyasının celbi talep edilmektedir. Şirketin sahip olduğu eğitim öğretim kurumları ile kursların devredildiğini ve ödenmeyen borçlara karşı icra takiplerinin olduğunu haricen öğrenen müvekkilleri bu işlemlere karşı külliyen itiraz etmektedir. Bu husus da müvekkillerinin her türlü dava hakları saklıdır. Neticeten----- sayılı genel kurul kararı, Türk Ticaret Kanunu'nun emredici kurallarına aykırı olarak pay sahiplerinin veya temsilcilerinin tamamı toplantıya katılmaksızın yapılmış olduğu için aynı toplantıda alınan sermaye artırımı suretiyle davalı şirket ana sözleşmenin 6. maddesinin değiştirilmesine dair kararın da yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesinin talep edilmesi zarureti hasıl olduğundan bahisle haklı davanın kabulüne, davalı şirket ana sözleşmesi 6. maddesinin değiştirilmesinin kabulünü içeren ---- sayılı genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline, verilecek kararın ticaret sicil memurluğuna tescil ve ilanına, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili --- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın varlığı müvekkili tarafından----- tarihinde öğrenilmiş olup müvekkiline dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. Diğer bir değişle huzurdaki davaya ilişkin dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, usulsüz tebligatın hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını tekrarla cevap ve beyanlar sunulmaktadır. Davacılar tarafından dava dilekçesinde belirtilen hususların tamamı gerçek dışı ve mesnetsiz olup taraflarınca kabulü mümkün değildir. Davacılar tarafından müvekkili aleyhine bir çok asılsız ithamlarda bulunulmakta olup bu isnatların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkili bir yana davacılar tarafından müvekkili aleyhine bir çok hileli ve usulsüz işlemler yapılmakta olup bu işlemlere karşı dava, talep ve şikayet hakları saklı tutulmaktadır. Davacılar tarafından ---- yevmiye numaralı ----- tarihli ihtarnamesinden bahsedilmekte olup anılan ihtarnameden müvekkilinin haberi bulunmamaktadır. Diğer bir değişle müvekkiline tebliğ edildiği iddia edilen ihtarname hiçbir zaman müvekkiline tebliğ edilmemiştir. Bu husus ilgili kayıtların celbi ile ortaya çıkacak olup, anılan ihtanamenin müvekkiline tebliğ edildiği hususuna itirazlarını tekrarla tebliğin usulsüz tebligat olduğu açıkça belirtilmektedir. Müvekkiline, davacılar tarafından keşide edilen herhangi bir ihtarname hiçbir zaman tebliğ edilmemiştir. Müvekkili şirket tarafından davacıların, dava dilekçesindeki iddiaları gibi mevzuata aykırı herhangi bir işlem yada işlemler yapılmamış olup bu husus ilgili kayıtların celbi ile ortaya çıkacağından bahisle huzurdaki haksız davanın ve davacıların tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilerek müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete, "Dava konusu ----- tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağı aslının tebliğden itibaren İKİ (2) HAFTALIK KESİN SÜRE İÇERİSİNDE MAHKEMEMİZE İBRAZ EDİLMESİNE, belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezseniz, mahkememizce, duruma göre belgenin içeriği konusunda davacı tarafın beyanının kabul edilebileceği hususu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220 nci maddesi uyarınca İHTAR OLUNUR." şerhini içerir muhtıra çıkartılmıştır.Davalı şirket -- tarihli cevap yazısıyla, talep edilen genel kurul karar defterinin kendilerinde olmadığını,----- tarihlerinde okula izinsiz giren kişilerce çalındığını savunmuştur.---- tarihli cevap yazısından, Müdürler Kurulu Karar Defteri'nin ---- tarihinde kullanıldığı anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davalı şirketin ---- karar numaralı ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti istemine ilişkindir.Davacı taraf, davacı ---- ortaklar kurulu toplantısına katılmış gibi gösterilip yerine imza atılarak karar alındığını iddia ederek alınan kararın yokluğunun tespitini talep etmektedir. Davalı taraf, iddialar gerçeği yansıtmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari Defterler A) Defter tutma ve envanter I - Defter tutma yükümlülüğü başlıklı 64 üncü maddesi "(1) ----- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. (2) Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. (3) -----Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. ----- Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. -----(…) Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır.-----Ancak anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz. Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ----- müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir. (4) Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. ----- pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır. (5) -----Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişiler, ------ defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanunun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorundadır. Bu Kanunun defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, aktifleştirme, karşılıklar, hesaplar, değerleme, saklama ve ibraz hükümleri 213 sayılı Kanun ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına, vergi kanunlarına uygun olarak vergi matrahının tespit edilmesine ve buna yönelik mali tabloların hazırlanmasına engel teşkil etmez.", Çağrının şekli 1. Genel olarak başlıklı 414 ncü maddesi "(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve --- yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.", Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.", Butlan başlıklı 447 ncı maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." ve 2. Önemli kararlar başlıklı 621 inci maddesi "(1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir: a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi. b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi. c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması. d) Esas sermayenin artırılması. e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması. f) Şirket merkezinin değiştirilmesi. g) Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi. h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. ı) Şirketin feshi. (2) Kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa, bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir. (3) ---- Bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine dair sözleşme değişikliği, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla mümkündür." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; davacı-----, dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığı halde toplantıya katılmış gibi gösterildiğini ve kendi yerine imza atıldığını ileri sürmüş, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş olup------ Soruşturma sayısıyla soruşturmanın devam ettiği, TTK 64 (4) maddesi uyarınca ortaklar kurulu defterinin de ticari defter hükmünde olup davalı şirketçe muhafaza edilmek zorunda olduğu, davalı şirketçe ortaklar kurulu defterinin çalındığı savunulmuş ise de------ tarihindeki başvuruda ------ kullanıldığı, davalı şirkete verilen kesin süreye rağmen dava konusu 26 Ağustos 2024 tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağı aslının mahkememize sunulmadığından ve delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermediğinden mahkememizce, dava konusu 26 Ağustos 2024 tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağı içeriği konusunda davacı tarafın beyanı kabul edilmiş ve tutanaktaki imzanın davacı----- eli ürünü olmadığı sonucuna varılmış, toplantıya katılmadığı halde katılmış gibi gösterilen davacı ortak ------ çıkarıldığında ilk toplantı için TTK'nın 621 inci maddesinde öngörülen (esas sermayenin artırılması) şirket sermayesinin en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şeklinde toplantı nisabının sağlanmadığından ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğuna karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalı -------- karar numaralı ortaklar kurulu kararının YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 3.290,01 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.145,21 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, Dair, davacı ----, davacılar vekilleri---- davacı ---- davalı vekili ----- davalı vekili ----- yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/957, K. 2026/501, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-957-e-2026-501-k-f78e924ea640