İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/437 E. 2026/448 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/437
Karar No
2026/448
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/448

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının havalandırma sistemleri yapım, satım ve montaj işi ile uğraştığını, davalının ise Kahramankazan' da bulunan fabrikasında ki havalandırma sistemini davacıya yaptırdığını, davalının fabrikasındaki havalandırma sisteminin davacı tarafında imal edilerek10/11/2023 tarihinde tesliminin yapıldığını, yapılan işe istinaden kesilen faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün .... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya 02/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından sunulan 14/10/2025 tarihli dilekçenin süresinde olmadığı anlaşılmış, beyan dilekçesi olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. DAvalı tarafından borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de; HMK' nın yetki itirazına ilişkin düzenlemelere uygun olmayan, yetkili yeri göstermeden yapılan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiştir. Davalı tarafa uyuşmazlığa konu olan döneme ait defterlerini 2 haftalık kesin sürede ibraz etmesi, ibrazında güçlük varsa inceleme yapılacak adresi ve ilgili kişinin iletişim bilgilerini bildirmesi, aksi takdirde defter ve delil ibrazından kaçınmış sayılacağı ve HMK 220/3 maddesi uyarınca kayıtların içeriği konusunda karşı taraf delil ve beyanlarına itibar edileceği hususlarını bildiren ihtarlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça ticari defter, kayıt ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Mahkememizce alınan 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, davacı defter kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş, 10.11.2023 tarih... nolu e arşiv fatura yer almaktadır. Yine, davalı tarafa ait dosyaya kazandırılan, BA-BS formlarından, davacı tarafından düzenlenen faturaların beyan edilmiş olduğu, dolayısıyla defter kayıtlarında da yer almakta olduğu anlaşılmaktadır. İhtilafa konu faturanın, davacı defter kayıtlarında ve davalı BA formlarında yer alması nedeni tespitler ışığında, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K, sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı, Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/4711 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir. ” Şeklindeki İlamı ile birlikte değerlendirildiğinde davacının, icra takip tarihi olan 16.10.2024 tarihi itibari ile, 10.11.2023 tarih, ... nolu faturadan kaynaklanan, 46.200,00.TL. Alacak bakiyesinin mevcut olduğu. ''nun belirlendiği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, davalının mahkememizce verilen sürede defterlerini ibraz etmediği ve davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi beyanında söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, bu durumun davalının söz konusu faturadan haberdar olduğunu ve davalı şirketin faturayı ve fatura içeriğindeki ürünü/ hizmeti teslim aldığını gösterdiği kanaatine varılmış, buna karşılık davalı davaya cevap vermediği gibi fatura bedelini ödediğine ilişkin belge de dosyaya sunmadığından ödeme hususunu ispatlayamadığının kabulü ile davacı kayıtlarına itibar edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK 219 maddesine göre her iki tarafın ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları, HMK 220.maddeye göre bir tarafın verilen süre içerisinde o belgeyi ibraz etmemesi halinde mahkemece o tarafın amacı değerlendirilerek diğer tarafın o belgelere ilişkin açıklamaları kabul edilebileceği öngörüldüğü, ticari defter ve yazılı belgelerin aksi ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edilebileceği , davalı tarafın, TTK 21.maddesine göre 8 gün içerisinde fatura ve içeriği ürünlerin itiraz etmediği, fatura ve içeriği ürünleri tesliminin kabul ettiği de görülmüş olduğu, davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 46.200,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak (46.200,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (9.240,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 3.155,93-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 788,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.366,94-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 788,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 14.802,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/06/2026

Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/437, K. 2026/448, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-437-e-2026-448-k-8c65ce5f261c