İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/519 E. 2026/13 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/519
- Karar No
- 2026/13
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/519 Esas KARAR NO : 2026/13
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 03/08/2026
DAVA; Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.’nin terditli olarak şirketin hâlen tasfiye halinde bulunması ihtimalinde, tasfiye işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, şirketin tasfiyesi tamamlanıp terkin edilmiş olması halinde, yalnızca müvekkilinin .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamındaki ilamlı alacağının tahsili amacıyla ihyasına, bu amaçla görev yapmak üzere, sınırlı yetkili bir tasfiye memuru/kayyım atanmasına, bu kişinin müvekkilinin alacağını tahsil anına kadar şirket adına tüm yasal takip ve işlemleri gerçekleştirmesine, verilecek kararın kesinleşmeden icraya konulmasına, kararın Ticaret ...’ne bildirilerek şerh verilmesine, müvekkilinin maddi durumunun elverişli olmaması nedeniyle, adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. Dahili davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davacının borca batık durumda bulunan ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına ilişkin talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın ihya koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h) 6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Dava açmaktaki hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297). TTK. 547. Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır. Somut olayda, davacı tarafça şirketin ihyası talebiyle dava açılmış ise de davalı şirketin sicilden terkin edilmediği, tasfiye halinde olduğu, tasfiye memuru hasım gösterilmek suretiyle dava açılabileceği, takip yapılabileceği, işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle, davalı şirkete yönelik davanın ise pasif h H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalı şirkete yönelik davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi.03/08/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır